• 1
    son sezonlarda iyice ayyuka çıkmış, özellikle 2021-22 sezonunda iyice uç noktaya yükselmiş bi durum. takımımızda yokları oynayanlar, bizden gidince gittikleri takımlarda yıldızlaştılar. gittikleri takımlar küçüktü, zaten yıldızlaşmaları beklenirdi diye düşünsek bu sefer de takımımıza karşı oynadıkları futbol tezimizi çürütecek.

    son zamanlarda herkesin kabul edeceği mbaye diagne, okan kocuk, yunus akgün, adem büyük (biraz istisna çünkü bizde de fena değildi), hatta hatta radamel falcao bile bizde verdiklerinden daha iyi performans verdiler yeni takımlarında. özellikle kiralık gidip bu kadar kısa sürede bu kadar farklı performans vermeleri düşündürücü.

    giden çoğu futbolcuda dikkat çeken şey ise performanstan önce yüksek fiziksel kapasite. galatasaray'da bişeylerin yanlış gittiği belli ama yanlış olan şey uzun zamandır olan bi yanlış. takımımız kötü durumda ama hala taraftarın yarısı çözümü fatih hocada arıyor, beni asıl korkutan ve bu girdiyi yazdıran şey de bu maalesef.
  • 4
    bir trend olacak kadar yaygın olmayan durum. bu örneklem setinde bulunan radamel falcao bir iki maça çıktı gol attı 3 aydır yok. bizde de farklı değildi zaten, oynayınca gol atıyordu.

    adem büyük'ün takımı kümede kalmaya oynuyor. geçen sene de penaltıdan atıyordu zaten gollerin çoğunluğunu. biz de andone'li falcao'lu takımın 1. forveti olmuştu, gayet de iyi oynuyordu.

    okan-fatih ikilisi 2020-2021 sezonunda kaleciyken ligin en az gol yiyen takımıydık. okan net olarak yaptığı iyi ve kötü şeyler olan bir kaleci. penaltılar da iyiydi yan topları ise çok büyük bir zaaf. iki penaltı üst üste kurtardığı için 17 ocak 2020 trabzonspor giresunspor maçinda; bir hype yaratıldı ama okan zaten galatasaray'dan performans sebebi ile gönderilmedi. burada olsa olsa bir planlama zaafı vardır.

    yunus akgün bu sene adanademirspor'da harija oynuyor. biz de onu bunun için yolladık zaten. bizdeki performansını ölçümleyebileceğimiz bir veriseti yok çünkü neredeyse hiç oynamadı ve aynı adam geçen sene de kiralıktı.

    emre akbaba'yı hoca ısrarla oynatıyor diye sürekli evlatçı deniyordu galatasaray sözlükte. üzerinde de yoğun bir baskı vardı oyuncunun gitti rahatladı. bence yine de galatasaray oyuncusu değil o ayrı mesele.

    ucundan bir şey yakalayıp üstüne istediğimiz sonucu çıkartacak doğru olmayan bilgiler koymak etik bir şey değil. bizden giden -ki mevzubahis oyuncuların çoğu bizim oyuncumuz- oyuncuların bazıları ile alakalı planlama hatası, gereksiz baskı kurmamız gibi konularda dersler çıkarılabilir ama hic alakası olmauan yerden vurmaya çalışmak hoş değil.

    kaldı ki, çok net bir soru: yunus akgün giderken durun bu çocuk gitmesin diyen tek kişi var mıydı? günün sonunda tespit yapmak işin en kolay kısmıdır her zaman.

    galatasarayın fiziksel kapasite sorunu yok. avrupa'da catır çatır oynadı bu sene. fenerbahçe ve beşiktaş deli gibi sakatlar verirken bizde böyle bir sorun olmadı. hoca da gitti hala arkasından ısrarla çoğu gerçek olmayan durumlarla sallamanın mantığını anlayamıyorum. yorgan gitti ama kavga bitmedi.
  • 5
    ben günde tek idman yaptığımızı torrent' in gelişi ve daha sonrasında çıkan haberler sonrasında öğrendim. bu işin bilimsel tarafı nedir hangisi doğrudur bilmem ama yıllarca amatör futbol oynamış biri olarak başka bir işte çalışıp futbolu zevkine amatör oynayanlar ancak tek idman yapardı. bal ligindeki takımlar bile oyuncularına geçimlerini sağlayacakları paraları ödedikleri için günde çift idman yaparlar. profesyonel takımların tek idman yapması inanılmaz saçma geldi bana. konu hakkında daha donanımlı olan birinden neyin daha doğru olduğunu da öğrenmek isterim. bizden giden oyuncuların performanlarındaki bu artışın kaynaklarından bir faktörü bu olabilir.
  • 10
    antrenman programı ve takım içi dinamiklerle açıklanabilecek olay. her oyuncuda aynı karşılığı görüyorsan burada bir sorun var demektir. fatih terim antrenmanı görmeyen oyuncuların yaşadığı gelişim herkesin malumu. bunun yanında gittikleri takımda daha serbest, daha özgür ve daha huzurlu bir ortam buldukları da açık. enerjisini öfkeden ve gerilimden alan futbol aklı altında olmayınca gelişim kaçınılmaz oluyor görüldüğü üzere.
  • 11
    öncelik bu tanıma uyan 3 bilemedin 4 oyuncu var. geri kalanları neredeler birinuyarırsa sevinirim; o 3-4 oyuncu için de bir kaç sebebi var;
    1- taraftar baskısı
    2- rakiplerin takımdan takıma deşişen oyun mentalitesi
    3- hakemler.(2021-2022 sezonu özellikle)

    burada gedson 3 maç üst üste 11 oynadı garanti verilmiş dendi, emre akbaba her oynadığında evlat dendi, torpilli dendi öyle bir ruh haliyle ne oynaması bekleniyorsa.

    recep gül
    ozornwafor
    sekidika
    badou ndiaye
    garry rodrigues
    onyekuru
    maicon
    sinan gümüş
    artı olarak alt liglerde yedek kalan oyuncular…
    kim var performansı artan? son golünü 6 kasım 2021 de atan falcao mu?
  • 15
    hakemlerle uzaktan, yakından, sağından, solundan alakası olmayan mesele.

    hakem yanlış karar verdi diye hiçbir topçu sahada sarhoş gibi gezip kötü oynamaz. bu hakem bahanesi gerçekten o kadar anlamsız ki.

    daha da kötü olan şey şu:

    sık kurulan bir cümle var. "biz kötü oynasak da hakem maçı doğru yönetmek zorunda." cümlesi. sonuna kadar haklı bir cümle. hakemin görevi o.

    lakin bunun üzerine başka bir cümle geliyor ve ilkiyle sanki aynıymış gibi yansıtılıyor: "hakemler yüzünden bu haldeyiz."

    bu iki önerme birbirinin sebebi veya sonucu değil. ne takım hakemler yüzünden bu halde ne de oyuncu performansları hakemler yüzünden düşüyor. biz berbat oynuyoruz ve momentumu yakalayamayınca hakemlerin yaptığı hatalar daha çok göze batıyor. bütün mesele bu.

    "hakem kötüydü de o yüzden emre akbaba kötü oynuyordu." olur mu öyle şey allah aşkına ya? emre yanlış oynatılıyordu, o yüzden de kötü oynuyordu. okan varken fatih gibi saçma bir topçu alındı ve adamın bir sezonunu bu saçma transfer yüzünden yedik, kiralanınca düzenli oynayıp gerçek kalitesini gösterdi. vs. vs.

    demem o ki galatasaray uzun süredir kötü bir kenar yönetimine sahip ve bu yüzden sürekli geri gidiyor. bu apaçık gerçeği bulandırdıkça daha da geri gidecek. örneğini kadıköy'dekilerden bilahare yıllardır gördüğümüz halde aynını yapıyoruz.
  • 16
    galatasaray’a gelen futbolcuların performanslarının düşmesi ile aynı şekilde açıklanabilecek durumdur. antrenman kalitesi(içinde değilim detaylı bilemiyorum.), takımdaki disiplinsizlik bunlarda etken. ama en çok dikkat ettiğim durum fatih terim dönemi boyunca luyindama’nın, mostafa’nın en ufak hatalarında dönüp kenara bakacak kadar baskı altında olmaları ile açıklanabilir. ya da luyindama’nın iyi oynadığı bir maçtan sonra bile basit hata yüzünden kesilip oynatılmaması. dikkat ederseniz bunu diğer futbolcularda da görebilirsiniz. emre akbaba için ise tamamen taraftar baskısı ile alakalı durum. ayrıca bir diğer etken de sistemsizlik, doğaçlama oynamaya çalışmak ancak doğaçlama oynarken hata yapmaktan bu kadar korkmak. ne zaman futbolcular rahat psikolojiyle maça çıkarlar o zaman durum değişir.
  • 17
    ülkede sosyal medya yüzünden herkes düşüncesini çok rahat büyük kitlelere ulaştırabiliyor. aziz nesin'in sözü ister istemez akla geliyor bu durumda. aziz nesin'in %60* olarak oran verdiği grup bırakın düşüncesini büyük kitlelerle paylaşması, normal şartlarda düşüncesini dile getirmeye cesareti olmaması lazım. ama günümüz türkiye'sinde bu insanlar çok büyük takipçi sayılarına ulaşıp, bu işten büyük paralar kazanabiliyor.

    galatasaray'dan ayrılan performansının artmasında, yanlış antrenman yöntemleri, kötü oyun felsefesi, şanssızlık gibi sebepleri sayabiliriz ama en büyük sebep 30 milyon taraftara sahip bu camiada, futbolculara taraftarlar tarafından uygulanan siber zorbalıktır. bu kadar yüksek baskıda kim olursa olsun konsantrasyonunu işine tam anlamıyla veremez.
  • 18
    en büyük nedeninin antrenman yöntemi olduğu gerekçesi dayanaksız bir iddiadır. bir kaç futbolcu böyle bir genelleme yapmak için yeterli bir veri olamaz. farklı dönemlerde yaşanmış münferit bir kaç örnek üzerinden tam tersi de burada konuşulmuştu;
    galatasaray'dan ayrılan futbolcuların takım bulamaması
    galatasaray'dan ayrılan futbolcuların başarılı olamaması

    örnek verilen oyuncuların neredeyse tümü henüz yeterli görülmediği için kiralık gönderilen oyuncular, gittikleri yerde de başarılı olup bize dönmüşler ki bu yapılan seçimin ne kadar doğru olduğunun kanıtıdır. okan kocuk sezonun başında gösterdiği kötü performans yüzünden giresun yedek kalecisine yerini kaptırdı takım yedek kaleciyle daha kötüye gidince tekrar yerini alıp şu anki formuna ulaştı.

    asıl dikkat çekmek istediğiniz fatih terim’in oyunculardan o ya da bu sebeple verim alamaması ise başlığı ona göre seçip örneklendirin.
  • 19
    yanlış bir önerme içeren başlık. eğer bir önermenin doğru olması için bunun su götürmek bir gerçek olması ve bunun istatistiklerle desteklenmesi gerekmektedir.

    başlık açılan ilk entryde örnek olarak kiralık oyuncular verilmiş ki bunun kadar saçma az şey vardır futbol aleminde. bir takım oyuncusunu kiraya verme sebebi orada oynaması, gelişmesi ve kendini psikolojik ve fizyolojik olarak hazırlaması içindir. dünyada galatasaray taraftarından başka kiralık oyuncusu gelişiyor diye üzülen başka kitle yoktur. gerçi üzülme sebepleri de az çok belli ama ben elimden geldiği kadarıyla somut bilgilerle bu durumun olmadığını ispat etmeye çalışayım.

    falcao : 2021-2022 sezonunda rayo vellacano takımında 22.01. 2022 tarihi itibariyle sadece 12 maçta 456 dakika oynayabilmiş ve 5 golü var. bizde de hemen hemen aynı istatistikleri vardı hatta dakikaya vuracak olursak bizde daha iyi.

    maicon: bizden sonra arabistan takımına gitti.

    tolga ciğerci: bizden sonra fb'de de süre bulamadı şimdi başakşehirde.

    garry rodrigues: bize 2 şampiyonlukta da katkı veren oyuncu bizden sonra neredeyse futbolu unuttu.

    eren derdiyok: bizden sonra göztepe'ye gitti, orada bizde olduğu kadar da katkı veremedi. şuan bir alt ligde.

    onyekuru: bizdeki performansına monaco tarafından 13 milyon euro değer biçildi ve monaco'da her hoca kadro dışı bıraktı. şuan yunanistan'da ve performansı kötü.

    badou: en son futbolu bizde oynadı.

    fernando: bizde iyi oynadığı için o yaşında sevilla gibi takım tarafından bonservis verilerek transfer edildi. bizden sonra kötü değildi bizde de kötü değildi.

    linnes: norveç liginde molde de şimdiye kadar 816 dakika süre bulabilmiş.

    gomis: bizde de iyiydi, bizden sonra arabistan'da da bizimkine benzer performans sergiledi.

    seri: bizden gittikten sonra yaklaşık 900 dakika oynadı.

    gedson: bizden önce ve sonra takımlarında oynamadı. bizde 6 ayda şampiyon yapacak performansı sergiledi.

    en önemlisi de diagne: insanlar sürekli diagne üzerinden bir şeyler söylüyor ve aslında söylediklerine bakıldığında sürekli kendileriyle çelişiyorlar. diagne galatasaray tarafından iki kere kiraya verilmiştir. ilk kiraya gittiğinde takımı tarafından kadro dışı bırakılmış ve neredeyse bir sezon oynamamıştır. bir sene top oynamadıktan sonra yaz kampını bizimle yapmış ve bu yüklemeyle ingiltere'ye gitmiştir. yani orada ekstra bir yükleme yapılmamıştır. ingiltere'de 3 günde 1 maç olduğu için sadece maç idmanları yapılır aslında genelde böyle olur. yani orada diagne'ye ekstra yükleme olmadı zaten diagne'nin wba performansı ve 2021-2022 sezonunda bizdeki performansına bakılırsa hemen hemen aynı olduğu görülür. görmeyenler ya orada ya da burada maçlarını izlememiştir demektir.

    başta da söylediğim gibi bu denkleme kiralık oyuncuları yerleştirmek çok yanlış. çünkü onların amacı zaten iyi oynayıp dönmesi. eğer bunu yaptılarsa yaptığımız işi iyi yapmışız demektir.

    ayrıca 2020-2021 sezonunda barış alper yılmaz'ın ptt 1. lig performansı yunus akgün'den iyiydi. şimdi barış alper'in başlığına giderek ne kadar doğru karar verdiği görülebilir.

    emre akbaba için de aynı şey geçerli. burada ne zaman oynasa maç başlamadan hakkında olumsuz bir sürü entry yazanlar şimdi niye gönderildi diyorlar. bir de yanlış yerde oynatıldı diyenler var. 2020-2021 sezonunda gedson geldikten sonra biz orta sahayı 2'li kurduk ve akbaba'yı forvete yakın oynattık. yani tam 8 oynatmadık. daha da ilginci 2021-2022 sezonunda da özellikle alanya'ya farioli geldikten sonra 8 numarada oynamakta.

    somut veriler olmadan bir şeyleri sallamak en kolayı. bunun doğru olduğunu kabul etmek ise başka bir konu.

    umarım sözlük bu yanlış başlıkların önüne geçebilir. geçebilir ki, sözlük anlamını yitirmesin.