254
yıllardır başarılı transferleri incelediğimde, transfer planını çok net ortadayken hala garip işlere gebe olan politika. bize gelen çok iyi performans veren oyuncular genelde orta bir kulüpte çok iyi performans vermiş, bu performans ile güzel bir bonservis ile büyük takım yapmış ancak o büyük takımda tutmamış oyuncular genelde bizde iyi performans veriyor mesela davinson, mesela torreira, mesela icardi... dolayısıyla proje net, man city'nin, arsenal'in, chelsea'nin, madrid'in deneme usülü aldığı ama tutmayan transferlerine yönelmek...
255
son üç senedir acayip bir yöne evrilmiştir. 2 sezon önce elimizde 20 milyon euro vardı ve saçacak adam arıyorduk, gidip sara'yı aldık. geçen sezon bu miktar 25 milyon euro oldu ama buna rağmen kimse alınamadı. bu sezon ise bu miktar 30 milyon euro'ya çıkmış gibi duruyor. öyle ki bir futbolcunun bonservis bedeli 30 milyon euro'nun aşağısındaysa dursun özbek yönetimi ona selam bile vermiyor.
çok enteresan bir transfer politikası gerçekten. ihtayaca göre değil cepteki parayı tek bir oyuncuya tek seferde harcamaya yönelik. galatasaray'ın transferde bu kadar rahatken bu kadar beceriksiz olduğu bir dönem adha olmadı. allah akıl fikir versin, ne diyeyim.
edit: sentinel uyardı, uğurcan'ı aldık diye. 25 milyonluk orta saha alacaktık hesapta ama onu alamadık, o "kalan" parayı da başkan uğurcan'a yatırdı. sonuç kötü olmadı belki ama orta sahasız kaldık.
256
erden timur öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırmak istiyorum. erden timur'u da burada büyütmek istiyorum.
2015 sonrası girdiğimiz buhranın en büyük sebebi olan dursun özbek sonrası zaten ffp yüzünden ya sattığın kadar al yapacaktık ya da kiralık oyunculara yönelecektik. üstüne çok iyi bir insan ve başarılı bir yönetici olmasına rağmen mustafa başkanın altında çok iyi bir yapı yoktu ve para da yoktu. yok falcao, yok diagne derken bomboş işler gerçekleşti. onlara da transferde çok kızdık. şampiyonlar ligine forvetsiz yolladılar bizi.
sonrasında burak elmas geldi bir yapı kavuşturmak istiyoruz dedi ve ilk bonservisli satın almaları gerçekleştirdi.
terim ile birlikte "gençleşiyoruz ve geliştirip satacağız" politikası başarı da gelmeyince ellerinde patladı.
sonra dursun özbek geldi yanına da erden timur ve cenk ergün'ü getirdi.
cenk 2 transferde batırınca maddi olarak erden timur onu kızağa çekti ve yükselişimiz başladı.
avrupa'da untulan, ismi toz tutan, dışlanan, futbolculuğu bitti sanılanları çekti getirdi. bir iskelet kurdu. hoca istedi o getirdi. sol bekse sol bek, forvetse forvet dedi.
tabi ki tutmayanlar da oldu ancak yürüttüğü bu politika doğru ve başarılı çıktı.
en yüksek bonservisi zaniolo'ya, maaşı icardi'ye verdi. o zamanlar 10 milyonu nasıl vereceğiz diyorduk. yetmedi satışta da başarılı oldu. boey'i okuttu çok iyi paraya. cenk'e kalsa 20 milyona verecekti.
doğru vizyon, doğru araştırma ve seçim ile çok iyi takımlar kurulabiliyor. sonra kendisi el çektirildi zorla. "tutunacak dal" bırakmadılar kulüp içindeki irlandalılar.
gittiler yüksek bedeller tamamen yaptık oldu mantığıyla 11 jelert, 20 sara, 8.5 cuesta patlattılar. allah büyük kuş taşa çarptı da son gün osimhen indi. yoksa o seneden çöküş başlayacaktı.
ben galatasaray'da son 2 yılda bir çöküş olduğunu düşünüyorum. şaşalı bir oyunu geride bırakarak yaşlanmış kadroya revizyon yapmayı göz ardı ederek kendi topuğumuza sıktığımızı düşünüyorum.
bir transfer politikamız yok ne yazık ki. ortaya politika koyabilecek seçilmiş adamın atadığı bir yönetici dahi yok.
bu bakımdan çok karamsarım.