• 11000
    biraz anın tadını çıkarması gereken taraftar. artık biraz da yaşadığımız dönemin keyfini sürmek lazım.

    3 yıldır şampiyon oluyoruz, bu sezon da an itibariyle 4 puan öndeyiz. şampiyonlar ligi'nde yarın son 16 maçına çıkacağız. ziraat'te bile 4/4 yapıp lider çıkmışız amk.*

    hala fenerbahçe'nin fikstürünü falan hesaplayan, fenerbahçe'nin kazandığı maç için ertesi gün hala yazıp çizen galatasaray taraftarı var. yahu fenerbahçe'nin kendisi bile inanmıyor şampiyonluğa. laf olsun diye takip ediyorlar işte. 10 yıldır en iyi yaptıkları iş bu zaten.

    sizin takımınız liverpool maçı öncesi çıkıp atıştırmalık niyetine beşiktaş'ı yemiş deplasmanda. bu takım şampiyonlar liginde giderse ne ala, gidemezse zaten ligi güle oynaya bitirir. siz galatasaray ve fenerbahçe maçlarını izlerken denk, rekabet edebilecek takımlar görüyor musunuz? 2 hafta önce çıkıp deseydim ki ''beşiktaş deplasmanından çıktığımızda 4 puan önde olacağız.'' herhalde buradaki herkes ''şampiyon olmuşuz lan.'' diye düşünürdü.

    yani biraz da mutlu olun. gidin liverpool maçını falan oynayın kafada. kulüp tarihinin en başarılı 2. dönemini geçiriyoruz. 2013'ü falan geçeli çok oldu. bu takım başka. bir daha ne zaman böyle bir hoca, böyle bir takım denk gelir ömrümüzde bilinmez. o yüzden hocanızın, takımınızın, yaşadığınız günlerini tadını çıkartın. siktir edin yani medyanın size rekabet diye ittirdiği modası çoktan geçmiş takımları. yarın hepsi imrenerek sizin takımınızı izleyecek televizyonda.
  • 11001
    anın keyfini çıkartmaya fırsat sunulmayan taraftar grubudur. öyle bir hal almaya başladı ki, lig sampiyonlugunu veya başarıyı kendisi için değil, diğer kulüplerin başarısızlığı ve hezeyanları için ister duruma geldik. yoksa ligi ikinci bitirsek dahi bir şey kaybetmeyiz. gelir anlamında şampiyon olan kadar para kazanır, mevcut avrupa futbolu ile şampiyonlar ligi gruplarına yine kalırız. ama dedim ya, iş kendimiz için başarılı olmayı geçmeye başlayıp, sırf karşı tarafın üzüntüsünü görmek için başarılı olmayı istemeye kadar gitmeye başladı. en nihayetinde bu öfkeden en çok zarar görecek olan da yine biz oluruz. o yüzden bir şekilde biraz daha içe dönüp, kendimizi daha çok geliştirmeli, daha kusursuz olmaya odaklanmaliyiz.
  • 11003
    öyle bir cendere içindeyiz ki, anın keyfini çıkartmak mümkün olmuyor. öyle şeyler yapılıyor ki, yenilir yutulur değil. sinir,stres sahibi olduk. altı üstü futbol diyemiyoruz. ülke sporda neyse ,gerçekte o durumda.
    nefes alalım diyoruz, başımıza naylon torba geçiriyorlar. yüzsüzler, arsızlar. onlar yerine de biz utanıyoruz. iyi olan tek şey ,bizim kenetlenmemiz. iyi ki varız.
  • 11004
    ucl'de son 16 maçları gelirken, 4. şampiyonluğa koştuğumuz şu günlerde 10 kişi ile çok rahat derbi kazanınca, lige koyduğumuz ambargodan rahatsız olanların elbirliği ederek(fbjk) bizi aşağı çekmeye, bizi ötekileştirmeye çalıştığını görün.

    bu yüzden özellikle hocaya ve takıma sahip çıkmak, dursun aydın özbek ve yönetimini de diri tutmak, haklarımızı savunmaları hususunda gereini yapmaları için baskı oluşturmak boynumuzun borcudur.

    ülkedeki toksik hal ve sürekli başarı hali, sizi şımartmasın.

    13. olduğumuz, tek golle şampiyonluğumuzun çalındığı yıllar çok da uzak değil.

    ayık olun.
  • 11005
    yarın takım tarihi bir liverpool maçına çıkacakken hala ve ne yazık ki yereldeki leş gündemle meşgul olan taraftar. ilk kez mi hakemler tarafından kurtarılıyor çubuklu örgüt bu neyin tantanası? sanki her hafta liverpool’la maç yapıyoruz.

    isteyen istediğini yazar elbette ama çok daha fazla liverpool maçıyla ilgili bir gündem görmek isterdim. biz rezil yerel ligi bırakıp, avrupa’ya odaklanamazsak futbolcular hiç odaklanamaz. şu an en önemli iki konumuz ilk maçtan nasıl galibiyetle çıkarız ve nasıl sarı kart görmeden çıkarız olmalı. karşı tarafın leşliklerini konuş konuş bitmez.
  • 11006
    başlığa soru sor özelliğini kullanarak en iyi 20 özeliğini sorduğum harikulade topluluk.

    1. türkiye'nin en coşkulu, en atmosferik ve en güçlü tribün desteğine sahip olmaları.
    2. organize tribün aktivitelerinde rakipsiz olmaları.
    3. haklı ve mağrur bir egoya sahip olmaları; erişemediklerine erişmiş olmanın verdiği ağır abi havası.
    4. futbolu çok iyi bilen, taktik, teknik ve futuristik tahminler yapabilen analitik bir taraftar kitlesi olmaları.
    5. türkiye'nin en olgun taraftar topluluğu olmaları.
    6. akıl ve mantıkla hareket etmeleri.
    7. doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmeleri.
    8. sürekli kendini yenileyen ve geliştiren bir yapıya sahip olmaları.
    9. genç futbolcu algısında gelişmişlik; genç oyunculara sabırla destek olmaları.
    10. farklı görüşlere saygı duymaları, herkesin beğenme ve eleştirme özgürlüğüne sahip olduğunu kabul etmeleri.
    11. futbolu iyi bilen, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda akılcı çıkarımlar yapan bir topluluk olmaları.
    12. takımına ve efsanelerine saygı duymaları, atatürkçülük, insan hakları ve vatan sevgisi gibi değerleri benimsemeleri.
    13. takımın hakkını savunma konusunda duyarlı olmaları.
    14. kötü günlerde bile takımın ve oyuncuların arkasında durmaları.
    15. karşılıksız sevgi ve bağlılık göstermeleri; futbolcuyu yuhlamamaları, saygı göstermeleri.
    16. kulübe maddi ve manevi destek sağlamaya çalışmaları.
    17. takımı için işini, gücünü, ekmeğini bırakıp fedakarlık yapabilmeleri.
    18. zeki, esprili, efendi ve objektif bir taraftar kitlesi olmaları.
    19. takımın kötü dönemlerinde bile stadyumu doldurup destek vermeleri.
    20. farklı düşünce ve davranışlara rağmen galatasaraylı olmanın bilincinde olmaları ve bu aidiyeti korumaları.
  • 11007
    kimsenin taraftarlığını kategorize etmek haddimiz olmasa da, ruhsal iniş çıkışları azaltıp, daha ılımlı olması gereken bir topluluk olduğunu düşünüyorum.

    sadece ve sadece 16 gün önceki konyaspor maçında yediğimiz gollerden sonraki mesajları okumanızı rica ediyorum. şampiyonluğun gittiğini, ligi verdiğimizi belirten sayısız mesaj var. o sırada 4 puan geride değil, 3 puan öndeydik.

    (bkz: 21 subat 2026 konyaspor galatasaray maci)

    aradan 16 gün geçti. o maçın bitiş düdüğü çaldığında, sözlüğe, "10 martta şampiyonlar ligi son 16 turunda liverpool karşısına çıkarken fenerbahçe'nin 4 puan önünde olacağız" desek, daha sözümüzü bitirmeden herkes dans etmeye başlardı. geçtiğimiz cumartesi, kağıt üzerindeki zorlu 4 maçlık fikstürün 1'ini de atlattık. ama nedense fenerbahçe, samsunspor karşısında 90. dakikada 3 puanı aldı diye, sanki puan farkı kapanmış gibi davranılıyor. futbolda bunlar olur. biz de samsun'dan 3 puanı 90+'da aldık hatırlayalım. bunlar oluyor. biz bunlara yanacaksak, fenerliler de "kasımpaşa maçında uzatmada 10 kişiden gol yemesek, şimdi göztepe ile oynamayacak galatasaray'ın üstüne çıkacaktık" diye düşünüyor. futbolda olsaydı, kalsaydılara takılmayıp eldekinden en iyi sonucu çıkarmak lazım. ligin bitimine 9 hafta kala 4 puan önde olmak ligi kazandığınız anlamına gelmiyor ve evet fenerbahçe dün takılsaydı, 6 puan, nerede ise ligi, seyrantepe'deki galatasaray - fenerbahçe maçında bitirecek noktaya getirebilirdi. ama futbol bu. 4 puan da az buz değil. üstelik rakibinle kendi evinde oynayacaksın.

    dolayısıyla, evet işin erken bitmesini istiyoruz, ama sabırlı olmalıyız. tek bir puan kaybında daha tepetaklak olacak olan rakibimiz, ama biz liderlik koltuğundan 3. haftadan beri inmemişken, her puan kaybında felaket senaryoları yazmaya başlıyoruz. biraz sakin kalmak lazım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın