• 8627
    iyi niyetlidir ama takımına çok büyük zarar vermektedir.

    kendi futbolcusunun kötü performansı sonrasında o futbolcuya instagram kapattıracak kadar tepki gösterir mesela.

    komşunun tavuğunu kaz görür hep. kendi futbolcusunu beğenmez, gözü hep dışardadır. hep bir transfer ister. ne yazık ki istediklerinin bir çoğu eldekinden kötü olan futbolculardır. o kötü futbolcu gelince de haliyle onu da beğenmez zaman içinde. taraftarımızın bu büyük vizyonu bana çok komik geliyor.

    anadolu takımlarının yaptığı transferlere özenir hep. mesela antalyaspor fernando'yu alınca biz niye almadık diye sorgular.

    sadece performansa bakar, f/p düşünmez. aslında performansa da bakmaz, isme bakar. hatayı yapan fernando olunca ses etmez taylan olunca linç eder. falcao 2 sezonun 70%'ini sakat geçirse de kendisine klipler yapar çünkü o falcao'dur ama kendisinden binlerce kat katkı veren halil dervişoğlu ise galatasaray kariyerinin yarısında linç yemiştir.

    teşhisi hep yanlış yere koyar. gomis'ten 6 milyon euro kazanmayı hata olarak görür mesela. hatanın gomis'ten kazanılan paranın üçte ikisinin emre akbaba için harcamak olduğunu göremez bir çoğu.

    sert 6 numara takıntısı vardır. asıl sorunun orda olduğunu düşünür hep ama sorun b2b eksikliğidir. sert 6 numara alınıp sorun çözülmeyince de sorunun alınan futbolcuda olduğunu düşünür.

    ve en kötüsü... popülizmin hastasıdır. kendi düşüncesi yoktur bir çoğunun. sosyal medya fenomenleri ne düşünüyorsa onu sorgulamadan kabul eder.
  • 8628
    hak ettiğini yaşayandır. hayatın gerçeklerinden kopup her galatasaray başkanını görevden almaya kalkarlarsa bu duruma düşmemeleri mucize olurdu. en büyük hata; adnan polat'ın gönderilmesinde yapıldı. zaten ondan sonra da başkanlık makamı istikrarsızlığa büründü. yaklaşık 20 senedir tecrübeli yönetici kaynağını tüketti bu taraftar. o yüzden de dalga geçerek, hakaret ederek gönderdiği kişiyi kurtarıcı olarak geri çağırıyor. dursun özbek dip değil, burak elmas'ta dip nokta değildi. daha dibi görmedik.