• 7461
    önemli bir bölümünün istifa ve vefa kavramlarını karıştırdığını düşünüyorum.

    bugün fatih terim, ümit davala ve hasan şaş'ı görevden alınca veya bu isimler istifasını verince sanırım huzur evinde kimsesiz bir şekilde ölümü bekleyeceklerini falan sanıyor insanlar. bu 3 isimle tarifsiz başarılar yakaladı bu kulüp. bu 3 isme daha çokları da eklenebilir. vefa borcu demek arabasının önünü kesip, küfredene kadar görevde tutmak değildir. bu isimler bu akşam görevlerini bıraksa yarın sabah sokağa çıktıklarında aslan abim diye sarılacak milyonlarca taraftarla karşılaşacak zaten. vefa budur. bülent korkmaz, suat kaya, hakan ünsal ve daha nicelerinin futbolu bıraktıktan sonra bize bir hayrı olmadı. sokakta görseniz ne yapacaksınız? dövecek misiniz adamları? tam tersi uefa kupası dün alınmış gibi bu isimleri başınızın üstünde taşırsınız. görev alıp, almamaları, başarılı olamamaları sizdeki değerinden bir şey kaybettirmez. istifa isteyen ekip bu adamların adı tarihten silinsin, polis zoruyla atılsın, yerlerde sürünsün mü istiyor. istifa ulan istifa. etmeyenler bilmez dünyanın en rahatlatıcı aksiyonu. kuş gibi hafiflersin.

    yetmediği apaçık belli olan efsanelerini vefa diyerek zorla kredisi tüketene, tüm enerjisini çekene kadar başında tuttuktan sonra ne anladım ben vefadan. bizimkisi biraz eşini öldürene kadar dövüp, mahkemede çok seviyordum hakim bey diyen sosyopatların hikayesine dönüyor. salın kardeşim biraz. merak etmeyin giden de kalan da bugün için değerinden bir şey kaybetmez.
  • 7463
    yine beyinsizlik yapmaya devam eden bazen aynı renklere gönül veriyoruz diye tiksindiğim grup. bu söylediklerime herkesi katmıyorum. 14 aralık 2019 galatasaray ankaragücü maçı sonrası marcao'nun eşine instagram sayfasından "go home"lar küfürlü yorumlar. ne zaman insani seviyelere çıkabileceğiz acaba. ne zaman empati yapabilecek duruma geleceğiz. bunu yapanlar galatasaray ismini en çok kirletenler. bunu yapanlar galatasaray'ın hainleridir. sen onu yaptın da sorunlar çözüldü mü? yarın öbür gün marcao gittiğinde veya başka futbolcumuz kendi ülkesinden bir futbolcuyu transfer etmek istediğimiz zaman marcao'ya sorsa ve marcao gitme kardeşim kötü oynarsan eşine çocuklarına küfür ederler dese sizler galatasaray için bir şey mi yapmış olacaksınız. dediğim gibi sözüm bunları yapanlardır. galatasaray armasına gönül verdiğim için her zaman gurur duydum duymaya da devam edeceğim.
  • 7465
    bünyesinde sahadaki futbolcusuna, oyuna girmek için hazırlanan futbolcusuna, kenardaki teknik adamına, yardımcılarına küfreden ve bundan zevk alan bir ekibi barındıran taraftar.

    amacınız ne?

    çileği alıp onu oynatacak hocayı da bulan aysal babanız kaçmadı mı? elinde drogbalı, sneijderli kadroyla fenerbahçe'ye nisan'da şampiyonluk kutlatan mancini hocanız kendi isteğiyle 'yapamam' diyip parasını bile bırakıp gitmedi mi?

    bu kulübü on kat daha iyi yönetecek görünmez hayaletler var da elini kolunu tutan mı var?

    şımarık ve doyumsuz çocuk edasıyla bu kulübün efsanelerine hakaret etme haddini ve hakkını kim veriyor size?

    siz kimsiniz?
  • 7467
    ciddi şekilde feda sezonlarına hazır olmak zorunda olan taraftarlarız.
    bu sezon itibari ile - mevcut şartlarda ve gidişatta - şampiyonluk şansmızı oldukça düşük. takımın iskeleti olarak kabul edilecek futbolcuların bir çoğunun maaş yükü çok fazla. nagatomo, mariano, babel, belhanda, feghouli, falcao sözleşmeli oyuncularımız ve hepsi yüksek maaşlar alıyorlar. sezon sonu içlerinden sadece feghouli ve falcao kalacak şekilde yolları ayırabiliriz, gerek devre arası gerekse de sezon sonunda bu futbolcuları mümkün olan en fazla bedellerle satmalı ve yerlerine 25 26 yaş altı oyuncular almalıyız.
    uzunca bir süre isim yapmış futbolcuların hayalini kurmadan, gerek fransa 2. ligi gerek almanya - türk futbolcular- liglerini gözümüze kestirip takım iskeletini oluşturmalıyız.
    bu iskelet birden kurulmayacağı için 2 sezon kadar başarı beklemeden geleceğe yatırım yapmalı, bu gelecek planını sistem ile kurgulayacak bir teknik direktör edinmeliyiz.
    tüm bu sürece sabır ile yaklaşabilir miyiz çok önemli, son 8 senedir attığımız transfer adımları maalesef sürdürülebilir değil ve mantıklı olan yolu bulmalıyız.
  • 7468
    sorun galatasaray tarafyarinda değil, yeni nesil dünya düzeninde, bu düzen herşeyi çabuk tüketiyor ve sosyal medya sayesinde fikirlerini istediği şekilde paylaşabiliyor. önemli olan onlar için bir şeyler paylaşmak ve bundan dolayı beğeni almak. falcao geldi ve karşı taraf sürekli dalga geçiyor, van persie içinde biz yapıyorduk. maçı kazanalım dalga geçelim, rakip yenilsin dalga geçelim, transfer yapalım hava atalım. her konuda karpuz gibi ortadan ikiye ayrılalım ve sen oncusun sen buncusun diye birbirimize laf atalım, terim gitsin ben demiştim diyebilsin, bu konuda çokta suçlamıyorum dünyanın düzeni bu. yalnız şahsım nezdinde bu isten çok sıkıldım. eksinin saçma sapan spor girdilerinden sıkılıp, burayı kesfettigim de derin bir nefes almıştım. ama burası daha kotu bir hal aldı. çünkü eksi de saçma sapan her türlü yazıda olsa rakip takım yazarlari var. burası sadece biz ama herkes rakip gibi birbirine giydiriyor. terim'i eleştirmek için yazı yazmak istiyorum okuduklarimdan sonra şövalyesi olmak için yazıyorum. okumaktan keyif aldığım çok yazar da olsa burdan da gideceğim gibi diruyody, benim gitmem sözlüğe bir şey kaybettirmez, insanları çok fazla bilgilendiren bir yazar değilim, ama böyle devam ederse o yazarlarda bir gün gidecek ve burası sadece birbirine laf sokan galatasaray taraftarına kalacak.
  • 7469
    fatih hoca'nın başarısızlığında hala daha mustafa cengiz başkana laf çakmaya çalışan garip garip insanlar var. adam 10 kişi takıma 2-0'dan maç vermiş, hala daha terim başarısız olursa o çok sevdiğiniz başkanınız gider, terim'e bir şey olmaz diyor. sanki 3 kez giden terim değilmiş gibi.

    terim galatasaray'ın efsanesidir, ama bu sezon rezalet bir teknik direktörlük görevi icra etmektedir. sizler memnunsunuz galiba, galatasaray'ın boktan takımlara, hele ki onlar eksik kaldığında önde olduğu maçı vermesinden. başka biri olsa elli kere kovulmuş, dikilitaş meydanında sallandırıyor olurduk. istifa etmesi gerektiğini, yapamadığını söyleyince niye "terim düşmanı ve ali koç'un ekmeğine yağ sürmüş" oluyoruz, anlamıyorum. oldu olacak bizlere zillet ittifakı falan da deyin.

    musfata cengiz de galatasaray başkanıdır, bu sezon oldukça iyi işler yapmıştır. florya'nın tapusunu tekrar kulübe kazandırmak gibi inanılmaz başarılı bir işe imza atmıştır.

    aynı zamanda kulübün eski başkanlarının pisliklerini temizlemek ile uğraşıyor mustafa cengiz. ben de uyarayım, o sürekli laf çakmak için fırsat kullandığınız başkanımız giderse ortalık böyle tiplere kalacak.

    sonra dursun özbek'le uefa kupası, 96-2000 ruhu bilmem ne diye anlatır durursunuz.

    https://twitter.com/...150544672378890?s=19

    --- alıntı ---

    mustafa cengiz: “dursun özbek ile görüştüm. kendisine gel taksit yapalım dedik. ancak o kulübün hisselerini istediğini söyledi. ben buraya kulübün hisselerini vermeye gelmedim.“

    --- alıntı ---
  • 7470
    üzülerek söylüyorum ama fenerbahçelileşme hastalığına yakalanma oranının bir hayli arttığı canım renktaşlarım. bunu birkaç kişi ve olay üzerinden açayım ve en rahatsız olduğumdan başlayayım.

    ezeli rakiplerin başarısızlıklarıyla mutlu olma ve kendini avutma. fbjk'nin bugünkü mağlubiyetlerinden sonra bayram havasına dönmüş birçok renktaşın ortamı. elbette puan farkını koruyacak şeylere sevinelim ama takımın bu aşırı (gerçekten aşırı) kötü durumunda ben sevinecek ya da avunacak birşey göremiyorum. ya arkadaşlar dün ne yaşadık siz farkında mısınız? 5 dakikada lig sonuncusu 10 kişilik takımdan 2 gol yedik. iç sahada. ve sanırım yine net pozisyon bulamadık. o dalga geçtiğimiz fbjk maalesef bizden çok daha iyi; en azından coşkulu ve ne yaptığını bilen şekilde oynuyor. fb avunmasıdır, "biz olamadık ama neyse gs de olamadı" mazareti. hadi diyelimki onlar da rezil, rezalet olsun. bu senin içinde bulunduğun durumu örtüyor mu? yahu 8-0 rekoru kırılmasın; aman 6 kasım'da 6 olmasın'ı yaşıyor olduk bizler. bu mu galatasaraylılık? türk olmayan takımları yenme kültürü? hatta birşey söyleyeyim mi; keşke fbjk uçsa da, bizim rezilliğimiz daha da ayyuka çıksa. nolacak, fbjk yerine sivas şampiyon olsa, sana yarım şampiyonluk mu verecekler? ya da şampiyonlar ligine direk katılım? 40 milyon euro?

    başka bir örneğe geçelim: o kadar övülen fb ya da ersun yanal'ın, burada yerden yere vurulan hocadan 1 puan önde olması muhabbeti. yahu fatih terim dediğin adam, mourinho'yu titretmiş, ronaldo'yu tersinden solutmuş adamdır. bu mu fatih hoca'yı öveceğimiz kıstas. çok övülen ersun'dan 1 puan geride. öyle mi ha tamam o zaman, rezil futbola devam edebiliriz. e rıza'dan, hani aranda meşhur koca bir makasın olduğu rıza'dan 10 puan yedin, onu ne yapacağız? bir de yeni modeli: ali koç hocaya saldırıyormuş, eee onunla aynı dili konuşmayalımmış? kimse aynı dili falan konuşmuyor kardeşim, ama sen dalga geçer hatta meydan okur gibi, selçuk inan'ı orta ikilinin biri yapıyorsan 2019'da, ki yanındaki de belhanda, bu taraftar (ya da seyirci) sonuna kadar eleştirir seni. bakın birini öbürüne tercih etme değil konu, selçuk'tan bahsediyoruz. selçuk var ya. yıllardır top oynamayan, ayakta duramayan. sabri gibi sözleşmesini sonlandırsan klüp bulamayacak selçuk'tan.

    biz galatasaraylıyız, bizim onun bunun ne yaptığıyla, ya da bir düşman yaratıp onun polemikleriyle işimiz olmaz. biz kupa isteriz, kupa olmasa da coşkulu ne yaptığını bilen futbol isteriz. o da olmasa da onun için bir çaba isteriz. ya da istemeliyiz. fener'e son yıllarda ne olduysa, serdar ali'nin de dediği gibi "vasata alışmaktan" oldu. yapmayın; bize de olmasın.