• 7417
    ya beyler siz ne bekliyorsunuz taraftardan? daha dogrusu ne istiyorsunuz ? her şey bitti taraftar mı başladı. ya ben anlamıyorum bazı arkadaşları, yok taraftar takımı desteklemiyormuş yok uğultu sesi geliyormuş. kardeşim bir zahmet et de gel azıcık sen destekle oldu mu ? sen evinden çayını çorbanı içeceksin elinde telefon yanında bilgisayar, elin göbeğinde maçı izleyeceksin. ohh aç değilsin açıkta değilsin. sırtın pek.

    ben zaten bütün gün çalışmışım , o yollarda çilekeş olmuşum yıllardır. metrosu bir dert araba ile gitsen park sorunu bir dert. zar zor maça koşa koşa yetişebilmişim. terler bir yerimden geliyor. ona rağmen o futbolcular azıcık koşsun diye bir yerimi yırtıyorum. tribün desen 36 bin kişi gelmiş. nerdesin kardeşim sen. evinden atıp tutacağına gelsene maça? nerdesin kız arkadaşlarınız mı izin vermedi anneniz mi eşiniz mi ? yoksa cebinizdeki parayı daha güzel yerlere mi harcadınız?

    beni maça gitmemiş adamlar eleştirince çıldırıyorum. yıllarımı vermişim tribüne ama adam evinden oturup '' yeaa taraftarın sesi çıkmıyor yeaaa '' gel de sen bağır azıcık ben dinleneyim olur mu ? gel birazcık senin her yerin donsun da ısınmak için çay iç tribünde. o samiyen çilesini çek, gıttlağın çıkana kadar bağır, kaybettiğinde o dönüş yolu ölüm yolu gibi senin için de gelsin bir kere. doğru siz büyük maçlara gidip diğer maçlarda susanlardandınız değil mi ? en büyük sizsiniz kardeşim, biz sadece uğultuyuz.

    bakın işinize de o maça giden taraftara her gün dua edin. takacak başka şeyler bulun. mesela babel. nasıl fikir ?

    tanım: sarı kırmızı takımın taraftarıdır.
  • 7418
    icinde parasi olmadigi icin de maca gidemeyen barindirir , sinavi oldugu icin de maca gidemeyeni barindirir , ayni sehirde olmadigi icin her macina gelemeyeni de barindirir.
    kizabilirsiniz ama tribun bagirmiyor mışıl mışıl uyuyor. bagiran adam niye aliniyor ki buna ? alinganliga gerek yok bagiran adamin vicdani rahat olsun soz soyleyen ona soylemiyor ki.
  • 7419
    maça giden gitmeyen kimsenin şu gelinen durumda gram suçu yoktur. özellikle maça gidenlere yapılan eleştiri haksızlıktır.
    taraftar cuma olmasına rağmen stadı 36 bin kişi doldurmuş.
    bir umut futbol izlemeye gitmiş.
    ama dakikalar geçtikte herkes her şeyin farkına varmaya başlıyor. kısır oyundan o kadar umutsuz ki bir yerden sonra ne sesi çıkıyor ne de içinden bağırmak geliyor.
    çünkü biliyor ki sorun çok derinde bağırarak bir yere kadar bazı şeyleri değiştirebilir.
    bir basket maçında bir smaç neden taraftarı çoşturuyorsa futbol maçında da girilen kaçırılan pozisyonlar taraftarı havaya sokar.
    ama düşünün ki neredeyse bizim maçlarda kaleye şut dahi yok. kaleciler tertemiz soyunma odasına geri dönüyor rakiplerin.
    özellikle bu sene komple kombineleri bitiren taraftarda ne heyecan bıraktılar ne umut.
    kombine sahibi olarak ben de bu saydığım taraftar içindeyim.
    diskoya giderseniz eğlenirsiniz ama ninni dinlerseniz uykunuz gelir. iş bu kadar basit.
    (bkz: 22 kasım 2019 galatasaray istanbul başakşehir maçı)
  • 7420
    22 kasım 2019 gs başakşehir maçında hiç fena değildik. gayet yerinde reaksiyonlarla maçı götürüyorduk. ne var ki gol yedikten sonra düştük. bu iş biraz böyledir. takım azıcık alevlense tribün de yine alevlenirdi. ancak sözlükte ısrarla yazdığımız ama anlatamadığımız bir konu var. tribün işi takımla momentum kazanır. mesela tribüne kalkın diyecek bir melo lazımdır. ya da bir şutla tribünü ateşleyecek bir hagi, sneijder lazımdır. sertlik lazımdır. baskı lazımdır. yoksa tribün dakikalar geçtikçe umut ışığı göremezse yavaş yavaş göçer.
  • 7421
    32-33 yaşındaki futbolcular hakkında "gelirse sınıf atlatır, marka değeri yükselir, şampiyonlar ligi'nde 2 maç kazandırsa maliyetini çıkartır" seviyesinde yorumlar yaptığı sürece burnu boktan çıkmayacak taraftardır.

    daha 2 sezon önce beşiktaş bunu yapıp battı. biz bunu devamlı olarak yaptığımız için batık durumdayız fakat taraftar kesinlikle akıllanmıyor.
  • 7422
    "karamsarlık" içerisinde değildir zira karamsar bir anlamda "kötümser" demektir.

    fatih terim'in sezon başından bu yana hem oyuncu hem de oyun tercihleri? kötü.
    takımın sahada oynamaya çalıştığı şey? kötü.
    formsuzluklar, sakatlıklar? kötü.
    özellikle divan ve yönetim kurulları babında kulüp hiyerarşisi? kötü.
    yöneticilerin bilhassa iletişim noktasındaki çıkışları? kötü.
    ultraslan'ın tribün performansı? kötü.

    kötü, kötü, kötü...

    bu kadar çok "kötü"nün olduğu bir ortamda taraftar hala "şu devre arasına atalım hele bi' kendimizi de, sonra evelallah toparlarız" diyebiliyorsa yine de, bu, taraftarın ciddi şekilde "iyimser" olduğunu gösterir aksine. taraftar belli şeylerden hayıflanıyorsa şu ara, bunun sebebi ortadaki onlarca "kötü"nün neden olduğu psikolojik buhrandır.

    galatasaray taraftarı en kötü günde bile umut etmeyi bilmiştir, bilir; ancak gerçekleri de görür ve maalesef gerçekler kötü. durum bundan ibaret.
  • 7425
    ne istediğini bilmeyen taraftardır.

    "biz kötü gün taraftarıyız" der ama 2 sene üst üste şampiyon olunduktan sonra kötü giden bir sezonda hemen istifa ister.

    "genç oyuncu alalım, sabredelim, sonra satalım" der, ama kendi genç oyuncularına gram sabır göstermez, her maçta yerin dibine gömer.

    "borçları ödeyen, kulübün parasını kendi parası gibi gözeten bir yönetimimiz olsun" der, bu kadar sıkışık duruma rağmen yine de oldukça iyi transfer yapan yönetime demediğini bırakmaz.