• 6929
    takımından beklentisini düşürmesi gerek artık. olmuyor arkadaş her avrupa maçı öncesi aynı gaz biz şöyleyiz, avrupa fatihiyiz. maç sonu rezil ötesi furbol ve sonuç. on yılda bir tur atlayan takım avrupa fatihi falan olmaz. istikrar sağlaman lazim, iz bırakman lazım oyununla. ben kişisel olarak avrupa maçları öncesi beklentiye girme işini uzun süre önce bıraktım. sizede gerekçi olmayı tavsiye ederim.
  • 6930
    şımarıklık yapmaması gereken taraftardır. 2018-19 sezonununda benfica'yı eleyebilecek potansiyele sahip yegane türk takımı galatasaray'dı. ancak ispanyol hakem ilk maçtaki penaltıyı uydurarak fişimizi çekti. deplasmanda atılan ilk gol, bir golden fazlasıdır. bugün ki vermedikleri golü de geçiyorum. ben fatih hocaya güveniyorum. yavaş yavaş kadroyu oluşturacaktır. fakat keşke zenit bize gelseydi :(
  • 6932
    hepimizin gönlünde galatasaray uefa avrupa ligi'ni kazanabilecek, şampiyonlar ligi'nde yarı final yapabilecek bir takım ama gerçekler öyle değil malesef.

    önce bir ayaklarımızı yere basacağız, o götlerimiz bir aşağı inecek. sonra da yavaş yavaş, üzerine koya koya, yerel ligde şampiyon ola ola, avrupa'da dayak yiye yiye bazı hayallerin peşinden koşmaya devam edeceğiz.

    türk olmayan takımları yine yeneceğiz ama arzuladığımız başarılar için oldukça zamana ve başka şeylere ihtiyacımız var...

    ---

    2018-2019 sezonuna dönersek ise bir an önce lig yarışına adapte olup, tekrar o arenalara(şamp. ligi) katılmak için şampiyon olmamız gerektiğini anlamamız lazım.

    şu an tek derdimiz var,

    (bkz: hedef 22)

    yapmamız gereken ise,

    (bkz: kon2antra2yon)
  • 6933
    tüketim toplumu hastalığına yakalanmış taraftardır.
    gerçi bu hastalık sadece bize özgü değil, cahil kalmış memleketimize özgü.

    mesela bakıyorum da tüm oklar diagne üzerinde. adamı çöp ilan eden de var, asrın kazığı diye niteleyen de. açıkcası alınmasını istemeyen biriydim. hatta mitroglu transferini yeterli görüyordum. ama şu an diagne'nin oynadığı ve oynayamadığı futbola bakıyorum da, sorumlusu tamamıyla galatasaray kadro yapısıdır.

    kimi tarz forvet vardır, beslerseniz çok iyi iş çıkarır. jardel bunlardan biriydi mesela. kimi tarz forvet de ekmeğini taştan çıkarır. bunun iyisi gerçekten inanılmaz pahalı. bana göre yaşımın yettiği oyuncular arasında en iyisi weah'dı. topu kendi ceza sahanız önünde de verseniz adam gol pozisyonunu bir şekilde hazırlardı.

    diagne kasımpaşa gibi düşük profilli bir takımda neredeyse maç başına 1 gol ortalaması tutturmuş. üstelik söylenenin aksine toplu oyunda becerileri de oldukça iyi. misal vermek gerekirse 21 şubat 2019 benfica galatasaray maçı'nda feghouli'nin sağdan belhanda'yı kaçırmak yerine çektiği saçma sapan bir şut var. ikinci yarıda sanırım. topu feghuoli'ye ayağının dışı ile aktaran diagne'ye iyi bakın. daha önce yani kasımpaşa'dayken bu toplar kale sahası içinde tekrar kendisine dönüyordu. o da gol yapıyordu.

    malesef bir hücum planımız yok. malesef ofansif oyuncularımız hele avrupa seviyesinde hücum yapabilecek mental özelliklere sahip değiller. onyekuru'nun sadece ligimizde her maç ezdiği umut vaadeden atakla millet 2-3 gol buluyor.

    bu ortamda diagne verimsizse suçu onda aramak bana komik geliyor. diagne'nin yerine kimi koyacaksın da başarılı olacak? weah'ı koyamayacağına göre... galatasaray'ın kanat oyuncuları orta yapamıyor. pas veremiyor, verkaca giremiyor. beklerini orta yapacak pozisyona sokamıyor takım. ne orta sahamız bek koşularına karşılık veriyor, ne kanat oyuncularımız beklere alan açıp uygun pası veriyorlar.

    e göbekten de tek planın bireysel yetenekler...

    haliyle top alamayan forvet oyuncun da verimsiz kalıyor.

    yoksa oynadığı maçlarda diagne beslendiği taktirde verimli olacağını çok net gösterdi.

    burada tekrar galatasaray taraftarına dönersek... yapması gereken yani efektif ve takım için faydalı olan diagne'den nasıl verim alırım sorusunun cevabını aramak. ilkel, cahilce, elindeki malın kıymetini düşüren, takıma güç kaybettiren, tüketim kültürüne uygun olansa sahip olduğun oyuncuya çöp, asrın kazığı, çapsız, güçsüz, akılsız gibi sıfatlar yakıştırmak.

    peki galatasaray taraftarı hangisini yapıyor?
  • 6934
    içlerindeki bazı aklı başında, şuurlu taraftarları tenzih ederek söylüyorum ki tamamı şımarık, sosyal medya budalası, gösterişçi ve sabırsız taraftarlar olmuşlardır.

    arena'ya takımlarını desteklemek yerine instagram'a fotoğraf atmaya gelirler. tamam anı olsun diye maç başlamadan bir kaç fotoğraf çekersin ama maç esnasında takıma destek olman gerekir. bu takımın mental sorunları bilindiği halde, 2-0 önde olsa dahi ilk golü yediği anda 2. golün de yeneceği belliyken takımı ateşlemek yerine ışık şovlarla daha da uyutuyorlar. fener maçında bunu yaptık 2-0'dan 2-2'ye geldi maç. tamam akıllandılar artık bir daha yapmazlar derken rize maçı, yine 2-0 öne geçilmiş yine aynı hareketler ve yine 2-2'ye gelen maç. sırf şu 2 maçı vermeseydik şu an puan farkı 2'ydi, belki de liderdik bile. allah'tan ultraslan durumun ciddiyetini anladı da trabzon maçında bir faciaya daha izin vermediler.

    sırf forvet alamadı diye, göreve geldiği ilk günden beri d.a.ö. isimli şahsın pisliklerini temizlemeye uğraşmış, fatih hocayla uyum içinde hareket ederek ona daha rahat bir çalışma imkânı sağlamış, borçları ciddi derecede eritmiş, iyi niyetinden ve galatasaraylılığından emin olduğumuz mustafa cengiz'in ne hainliği kaldı, ne başka bir şeyi. hatta d.a.ö. ile kıyaslanıldı. evet koca bir transfer sezonu boyunca tek bir opsiyonda kalmaları, alternatiflere yönelmemeleri kesinlikle bir eleştiri konusu. fakat hiç kimse bir galatasaray başkanına "yukarıdaklilerle anlaştı başakşehir'i şampiyon yapmak için transfer yapmıyor, fatih terim'in kuyusunu kazıyor, aslında fatih hocayı istemiyor, vb." gibi ağır ithamlarda bulunamaz. kaldı ki bu adamlar, galatasaray'ın parasını menajerlere yedirmemek için* veya ileride hukuksal sorunlarla uğraşmamak için* bu transferleri yapmadılar (veya yapamadılar). eğer söylendiği gibi mustafa cengiz, fatih terim'i istemeseydi zaten terim'in istifasını kabul ederdi. hatırlayacaksınız başkan göreve başladığında fatih hoca mustafa cengiz yönetiminin önünü açmak için usûlen istifasını sunmuş, başkan bunu kabul etmemişti.

    forvet transferi bir şekilde yapıldı, bu sefer de bu transfer gol atamıyor diye instagram'da küfür yağmuruna tutuluyor. yahu kimlere kimlere sabretti bu taraftar. ben hiçbir zaman bir futbolcunun 3 maçta kazma ilan edildiğini, 3 maçta koca bir çöp ilan edildiğini görmedim. bu adam sezonun ilk yarısında kasımpaşa'dayken bazı takımlardan* daha fazla gol attı beyler, hatırlatayım dedim. fatih hoca bile diagne hakkında olumlu konuşurken, "zamana ihtiyacı var eminim bir süre sonra gollerini sıralamaya başlayacak" derken bizim bilgiçlik taslayan taraftarlarımız(!) adama instagram'dan küfür etme yarışına girdiler. luyindama gelecek diye, zaten moralman yerlerde olan, ailevi sorunlar yaşayan maicon'u yerin dibine sokarak gönderdiler, adam bu yüzden instagram hesabını yorumlara kapattı. işin garibi luyindama da ilk maçında bu seyirci güruhu tarafından "kongolu servet çetin" ilan edildiyse de allah'tan sonraki maçlarında iyi oynayarak bu güruhu "şimdilik" susturdu. aynen böyle devam et aslan.

    ama tabi sorsan bu arkadaşlar kendilerine taraftarız abi derler. hani taraftarlık? hani parçalıyı giyene sonsuz destek? hakan şükür'ün bile haftalarca gol atamadığı dönemler oldu. şimdiki taraftar o dönem olsaydı o başarılar gelir miydi? fatih terim "imparator" olur muydu? 8 eylül 1996 galatasaray fenerbahçe maçında biz şimdiki seyirci güruhu önüne çıksaydık, fener'den 4 yediğimiz maçtan sonra ne fatih terim kalırdı ne diğerleri, belki de o uefa kupası hiç gelmeyecekti. veya 20 ekim 1999 galatasaray chelsea maçında twitter olsaydı tarihin akıbeti nasıl olurdu?

    o dönemki başarıları takım kadar; takımına sahip çıkan, hatalarında bile bağrına basan, yetersiz olsa bile sırtında parçalı var diye oyuncusuna destek olan taraftarlar da haketti. şimdiki gibi 3 maçta adamı kazma ilan eden, paraları saçıp yıldızlar alıp sonra da ceza yemek varken kulübün geleceğini düşünüp ona göre hareket eden yönetime "forvet almadı" diye hakaretler eden, gelen forvete de daha 3. maçında "kazma, çöp, senin ben aq daha gol atamıyor." diyen bir seyirci* güruhuyla biz avrupa'da başarıyı da haketmiyoruz söyleyeyim ben. başarı için önce bu taraftarın özüne dönmesi gerekiyor ve bu taraftarın da bunu yapabilecek olgunlukta olduğunu düşünüyorum. bizi fenerbahçe ve beşiktaş'tan ayıran da bu zaten.

    not: yaklaşık yarım senedir gördüklerimin üstüne, 2 haftadır mbaye diagne'ye edilen anlamsız küfürleri de okuduğumda artık bu yazıyı yazmaya ve içimi buraya dökmeye karar verdim. bu yazı twitter ve instagram'daki taraftar profiline yönelik bir eleştiridir. eğer ki sözlükte buna alınan ve kırılan olduysa hakkını helal etsin. ofsaytlayan kardeşlerimin de canları sağolsun.
  • 6935
    türkiye sınırları içinde takımının başarısını en çok isteyen ama takımına en çok köstek olan taraftar grubuyuz. bir ingiliz kendini beğenmişliği hakim. 2018 dünya kupası'nda yarı finalde elenecekleri ayan beyan ortadayken dünya kupası için "it's coming home" diye az kafa ütülememişlerdi. gören de ingiltere'yi kupa sayısında brezilya'yla yarışıyor sanacaktı. bizim durumumuzu da benzer görüyorum. türkiye'nin en büyük, en başarılı, en ilkeli kulübüyüz ama gerçekçi olmak lazım bu çağ dışı futbolla değil benfica, dinamo zagreb'i bile eleyemezdik. diagne için basının gazlamasına on katıp çanak tutan da bu zihniyetin ürünü. şahsen diagne'nin transferini yanlış buluyorum ama "diagne yüzyılın çöpü" diye haber yapan galatasaray düşmanı medya organlarına da prim vermemek lazım. yine de aynı zamanda en yapıcı eleştirileri yapan, başkan deviren, sözü geçen taraftar grubu da bizim. sivri uçların törpülenmesi, takımın faydası düşünülüyorsa çabuk gaza gelme huyunun yok edilmesi gerekiyor.