• 2878
    galatasaray taraftarina uyelik yolu kolaylasmadikca tek kurus harcamayacagim isletmedir.

    galatasaray’in mevcut tuzugune gore bir yilda 400’den fazla uye alinamiyor. a,b,c,d gruplarindan, yani liselilerden, baskanin 15 kisilik kontenjanindan, uye yakinlarindan ve eski sporculardan sonra e grubuna zaten bir elin parmaklari kadar yer kaliyor. hal boyleyken beni surekli dislayan, beni ikinci sinif goren bir camianin en fazla uzaktan duygusal destekcisi olabilirim, musterisi olamam. bu ozsaygima aykiri.

    parayi uyeler harcasin, sistem degisene kadar ben mevcut sistemi beslemeyecegim.
  • 2879
    22. şampiyonluk tişörtünü 70 liraya satan mağazamız. geçen sezonki tişörtü alamadığım için bunu el mahkum ve çok istediğim için aldım fakat 70 lira bir tişört için baya fahiş bir fiyat.

    taraftar memnuniyetini biraz olsun umursuyorlar ve daha iyi bir hizmet vermek istiyorlar ise fiyat politikasını acil bir şekilde gözden geçirip bir düzenlemeye ve indirime gitmeleri gerek. yok biz az satıp az kazanalım diyorlar ise bu fiyatlarda kalabilirler.
  • 2880
    70 liraya tişört olmaz kardeşim. baba oğul nesilden nesile isimli 2 tişört alalım giyelim diyoruz. 140 tl vermemiz gerekiyor.

    hani forma nike diye 189 tl.yi anladık da kendi ürettiğimiz bu ürüne 70 tl fazla.

    tişörtler de 2 yıkamada sağı solu kayacak kalitede.

    yapın şunu en fazla 40-50 tl alsın insanlar.

    zaten şampiyonluk tişörtleri en fazla o yaz giyilen şeyler. kalitesini ve maliyetini ya da kar marjını düşürüp satın onları insanlar da şampiyonluk coşkusuyla alıp giysin. açıkçası 22. şampiyonluk tişörtünü alsam ve önümüzdeki sezon sonunda şampiyon olamasak da, giymem. o ürünler o sene yaz sezonunun ürünleri .

    sürümden kazanmak diye bir şey de var mağazacılıkta.

    kaldı ki ben sokakta, orada burada lisanslı ürün giymiş insanlar, çocuklar, aileler görünce çok mutlu oluyorum.

    bırakın daha fazla insan giysin... kendisini de kulübe daha ait daha bağlı hissetsin.
  • 2883
    bir tekstil mühendisi, pazarlamacı ve proje yönetiminden sorumlu birisi olarak inanılmaz başarısız bulduğum bir kurum.

    nereden bakarsanız bakın elinizde kalıyor. hedef kitle analizi yok, pazarlama stratejisi yok, marka konumlandırma yok, tek olan şey masraftan kaçmak için niteliksiz tasarımcılara hazırlatılmış berbat koleksiyonların, bir amaçtan uzak bir şekilde nasıl olsa alırlar mantığıyla piyasaya sürülmesi.

    hiç bu işlerle uğraşmayıp nike ile bir anlaşma yapıp galatasaray markasını yıllık franchise olarak verseler çok daha fazla para kazanırlar.

    iddia ediyorum düzgün yönetilse bütün amatör branşların masrafını tek başına çıkarabilecek potansiyeli var normalde.
  • 2884
    şampiyonluk tshirtü dediğin şeyin satış süresi 2, bilemedin 2,5 ay. bu süre geçince
    a) şampiyonluk coşkusu geçiyor
    b) yeni sezon ürünler formalar çıkıyor, üstüne 50 lira koyarım yeni forma alırım deniyor
    c) yaz bitiyor, sonbahar uzaktan kendini gösteriyor.

    bu firma o kadar beyinsizce yönetiliyor ki, şampiyonluk tshirtleri bu 2,5 ay boyunca son derece yüksek fiyattan satılmaya çalışıyor. atıyorum 50 liradan 100.000 adet satabilecekleri yerde, 70 liradan 20.000 tane satabiliyorlar. sonra da kışa doğru deli gibi indirimle 20 liradan filan damping yapmaya çalışıyor, kendilerini, marka değerlerini gülünç duruma düşürüyorlar.

    ben şahsen beğendiğim hiç bir ürünü çıkar çıkmaz almıyorum. nasıl olsa şişirilmiş fiyat koymuşlardır, iki üç ay sonra yarı fiyatına trendyol filan bir indirim sitesinden alırım diyorum. her defasında da dediğim çıktı, alacağım eyi %40-60 arası indirim ile aldım. 100.yıl ürünlerinde de bu oldu, retro firmalarda da bu oldu. bunun adı markanın ayağa düşmesidir, kötü yönetimdir.
  • 2885
    bugünün ülke gerçeklerinden yola çıkarak 69,99'a satılan, basic olarak adlandırabileceğimiz baskılı t-shirtler ile ilgili yaklaşık fiyat analizini değerli sözlük üyeleri ile paylaşmak istiyorum. çok uzun zamandır storedan alışveriş yapmadığımı ve ilgili modelleri sadece internet sitesi ve sokakta giyenlerin üstünde gördüğümü de belirtmek isterim.

    hesaba kitaba dalmadan önce, türkiye'de tekstil ve hazır giyim sektörlerinin iş gücü haricinde bütün maliyet unsurlarının tamamen dolarize olduğunu ve peşin para haricinde ham madde temin etmenin özellikle 2018 ağustos ayından beri çok zorlaştığı da aklımızın bir köşesinde tutalım. buna ilave olarak geçtiğimiz yıl sonu itibariyle elektrik, doğal gaz, asgari ücret ve benzeri bütün giderlere ciddi oranlarda zam geldiği gerçeğini de unutmayalım.

    (bkz: #2689094) numaralı entryde mocuishle'nin bahsetmiş olduğu nesilden nesile modeli üzerinden hesaba başlıyorum;

    - sağ olsun gsstore ürünle ilgili bir detay paylaşmadığı için, düz mantık ürünlerin %100 pamuk süprem olduğunu ve sitedeki ölçü tablosuna göre orta bedenin bir üst bedenini baz alarak model için 250 gr kumaş harcandığını düşünelim. bugün itibariyle orta kalite (karde) pamuk süpremin kilosu 5,25 €. sadece kumaştan 1,3125 € karşılığı tl olarak güncel kur ile yuvarlak hesap 8,65 tl,

    - baskıların digital olmadığını, su bazlı parça baskı olduğunu ön görerek ense+kol+ön için toplam 3 tl,

    - aksesuar olarak ense etiketi olmadığı için sadece yıkama talimatı, varsa pelur kağıdı, poşet vs diğer sarf malzemeler için de 0,25 tl,

    - kesim+dikim+paket için de 5,50 tl yazalım.

    17,40 tl ham maliyet üzerine %5 fire koyarsak 18,27 tl yapar. üreticinin organizasyon gideri+karlılık için maliyetin üzerine ne koyduğunu tam olarak bilme şansım yok ancak satış fiyatından da yola çıkarak bunun ürün başına ortalama 5 tl olduğunu düşünüyorum ki bu da yaklaşık %28 yapar. ya da şöyle diyelim fire+organizasyon gideri+karlılık için toplam %30 üzerinden hesap yaparsak galatasaray store'un alış fiyatı 22,62 tl noktasına gelir ki bu da piyasaya göre şu an için normal.

    şimdi işin perakendecilik kısmına geçecek olursak, store belli ki 1 e 3'le satış yapmaya çalışıyor ve günümüzün sektör gerçeklerine göre bu da normal. 1 birim ürün maliyeti, 1 birim kira+istihdam+yatırım+vs giderler ve 1 birim de karlılık ve indirim için düşünülebilir. türkiye'de iç piyasa uzun süre 1 e 2 mantığında çalıştı, yani aynı malı store daha önce 44,99 veya 49,99'a satabilirdi ancak bugün için çok zor, kurtarmaz. şunu da eklemek istiyorum, özellikle yabancı perakende sistemleri ve herkesin alışveriş yaptığı markalarda ortalama mark-up minimum 4-5 ve üzeridir *.

    galatasaray ile taraftarlık haricinde hiçbir bağım olmadığı gibi, gs store etiketi ile satılan ürünlerin kalitesini beğenmeyen ve uzun zamandır nike ürünleri harici alışveriş yapmayan biri olarak siz değerli sözlük yazarlarını bilgilendirmek istedim.

    saygılar.
  • 2887
    burayı kulüpten birileri okuyor mu bilmiyorum ama bir fikrim var. bu sene geç kaldık ama gelecek sezon şampiyon olmamız durumunda bu fikir uygulanabilir.

    şampiyon olduktan sonra twitter resmi hesabımız "as bayrakları as" diye bir hastag açtı ve fotoğraflar paylaşmaya başladı. bu durumu hem kulübümüz için kazanca hem de güzel bir şölene dönüştürmek kimsenin aklına gelmedi ne yazık ki.

    gsstore'da şampiyon olduğumuz hafta 15-20 liraya herkesin alabileceği bir bayrak satışa sunulsa böyle balkonlara asmak için orta ebatlarda. kulüpten taraftara çağrı yapılsa haydi galatasaray taraftarı her yeri bayraklarla donatıyoruz diye. misal "bayraklar fora haydi gsstore'a" şeklinde bir sloganla taraftara çağrıda bulunulsa...

    eminim ki çoğu taraftar gidip o bayrakları alıp balkonuna asacaktır. böylelikle hem ülkenin her yerinde bayrağımızı görürdük hem de kulübe maddi destek sağlardık. kulüp böyle kuru kuruya bayrak fotoğrafları paylaşmazdı.
  • 2889
    en temel 2 konuda sıkıntılı olan mağazamız.

    1- ürünler kaliteli* değil.
    2- ürünler pahalı.

    ürünler ucuz olsa zaten alınır. ürünler kaliteli olsa pahalı da olsa daha çok almaya çalışacağız. ikisi de olmadığı için sıkıntı oluyor. biz yine almaya çalışıyoruz, eminim buradaki herkes de elinden geldiğince almaya çalışıyor ancak yeterli değil. muhabbetim olan bir şubesinin bazı dönemler zarar ettiğini bizzat çalışanlarından duydum ki bunlar büyük ve güzel yerdeki mağazalar. bu taraftar potansiyeli çok daha verimli kullanılabilir. geçen her gün bizim için kayıp maalesef. umarım mustafa cengiz yönetimi en kısa zamanda bu konuya eğilir.