• 525
    saklarım gözümde güzelliğini
    her neye bakarsam sen varsın orda
    kalbimde gizlerim muhabbetini
    koymam yabancıyı sen varsın orda

    aşkımın temeli sen bir alemsin
    sevgi muhabbetsin dilde kelamsın
    merhabasın dosttan gelen selamsın
    duyarak alırım sen varsın orda

    çeşitli çiçekler yeşil yapraklar
    renklerin içinde nakşını saklar
    karanlık geceler aydın şafaklar
    uyanır cümle alem sen varsın orda

    mevcudatta olan kudreti kuvvet
    senden hasıl oldu sen verdin hayat
    yoktur senden başka ilanihayet
    inanıp kanmışım sen varsın orda

    hu çeker iniler çalınan sazlar
    kükremiş dalgalar coşar denizler
    güneş doğar perdelenir yıldızlar
    saçar kıvılcımlar sen varsın orda

    veysel’i söyleten sen oldun mutlak
    gezer daldan dala yorulur ahmak
    sen ağaç misali biz dalda yaprak
    meyva çekirdeksin sen varsın orda

    aşık veysel
  • 526
    adam yaşama sevinci içinde
    masaya anahtarlarını koydu
    bakır kaseye çiçekleri koydu
    sütünü yumurtasını koydu
    pencereden gelen ışığı koydu
    bisiklet sesini çıkrık sesini
    ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
    adam masaya
    aklında olup bitenleri koydu
    ne yapmak istiyordu hayatta
    işte onu koydu
    üç ker üç dokuz ederdi
    adam koydu masaya dokuzu
    pencere yanındaydı gökyüzü yanında
    uzandı masaya sonsuzu koydu
    bir bira içmek istiyordu kaç gündür
    masaya biranın dökülüşünü koydu
    uykusunu koydu uyanıklığını koydu
    tokluğunu açlığını koydu.

    masa da masaymış ha
    bana mısın demedi bu kadar yüke
    bir iki sallandu durdu
    adam ha babam koyuyordu.

    edip cansever
  • 527
    bulut dolar semasına
    yağmur iner ovasına
    bacon konur sofrasına
    ne güzeldir ingilizlik…

    aşmış undergrounduyla
    çok kıymetli pounduyla
    heavy metal sounduyla
    ne güzeldir ingilizlik…

    fish and chips’i yersin
    işte bira bu dersin
    üstüne single malt gelsin
    ne güzeldir ingilizlik…

    alayı full aksesuar
    aston martin, jaguar
    paran yoksa rover var
    ne güzeldir ingilizlik…

    benny hill’den biraz neşe
    şöminemde kütük meşe
    e çıkmayıver güneşe
    ne güzeldir ingilizlik…

    leydisi var lordu var
    etkili bir ordu var
    artı james bond’u var
    ne güzeldir ingilizlik…

    the police’inden clash’ine
    aksanlı “know” deyişine
    vur be beckham gelişine
    ne güzeldir ingilizlik…

    fasulye bitse ağlarım
    incecik ham doğrarım
    akşam pub’a uğrarım
    ne güzeldir ingilizlik…

    köpekleri salarım
    çayırları yararım
    atla tilki avlarım
    ne güzeldir ingilizlik…

    phone kulübem kırmızı
    yar mr. brown’ın kızı
    olsam kraliyet muhafızı
    ne güzeldir ingilizlik…

    avrupadan farkı var
    envayi çeşit parkı var
    hele cutty sark’ı var
    ne güzeldir ingilizlik…

    yine çıktı hadise
    doktor bindi tardise
    londra sokar paris’e
    ne güzeldir ingilizlik…

    yazdım bakın bunca dize
    verin artık bana vize
    heatrow’da sarılayım size
    ne güzeldir ingilizlik…

    pek çillidir kızlarınız
    yüksek uçar kazlarınız
    gülümsüyor yüzleriniz
    ne güzeldir ingilizlik…

    big ben’den saate baktım
    yar çayına süt kattım
    thames’e 3-5 taş attım
    ne güzeldir ingilizlik…

    şapkayla yarış izler
    dürbünle beygir gözler
    dilinde nazik sözler
    ne güzeldir ingilizlik…

    sherwood’da gürgen kayın
    hani okun nerde yayın?
    robin hood’u unutmayın
    ne güzeldir ingilizlik…

    lordlar kamarası yamandır
    herkes soylu falandır
    demir leydi anandır,
    ne güzeldir ingilizlik…

    yeşilin dile destan
    duydum roger waters’tan
    eksem york’ta bir bostan
    ne güzeldir ingilizlik…

    bakın, iskoç farklıdır
    götü yandan çarklıdır
    sanma braveheart’lıdır
    ne güzeldir ingilizlik…

    blackmore’um vur saza
    gillan gelecek gaza
    fazla gerek yok söze
    ne güzeldir ingilizlik…

    irlandalı seni açmaz
    etrafına neşe saçmaz
    belfast’tan adam çıkmaz
    ne güzeldir ingilizlik…

    yes-no yani evet-hayır
    her yer çimen her yer çayır
    iron maiden cayır cayır
    ne güzeldir ingilizlik…

    nottingham’lı benim dayım
    porselende gelir çayım
    barbeküde mangaldayım
    ne güzeldir ingilizlik…

    bbc’nin belgeseli
    görsel bir coşku seli
    clapton’dan lay down sally,
    ne güzeldir ingilizlik…

    siyah beyaz fotolarla
    hayaletli şatolarla
    rolls royce gibi otolarla
    ne güzeldir ingilizlik…

    newcastle’da bir gemi
    irfandadır dümeni
    mutlu ettiyse seni
    ne güzeldir ingilizlik…

    aşık irfanofobia