• 476
    ''yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka
    sonuçları bir bir gözden geçiriyorum
    pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can
    madenlerin buharından elde edilen büyü
    bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular
    nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan
    nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala.

    denedim. soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara
    sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan
    ipte boynum,ağzım şehvet yalaklarında
    çapraştım, and içip ayna kırdım
    doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
    baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
    hiç bir meşru yani kalmamıştı hayatımın.

    sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
    böylesine hazırlıklı değilim daha.
    bilmek. bu da ürkütüyor. gene de biliyorum:
    kapanmaz yağmurun açtığı yaralar
    çocuklarda.''
  • 477
    adnan yücel

    --- alıntı ---
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

    aşksız ve paramparçaydı dünya
    bir inancın yüceliğinde sevdim seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    aşk demişti yaşamın büyük ustaları
    aşk ile sevebilmek bir güzelliği
    ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
    işte yüzünde badem çiçekleri
    saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
    sen misin seni sevdiğim o kavga,
    sen o kavganın güzelliği misin yoksa…
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.

    bin kez budadılar körpe dallarımızı
    bin kez kırdılar.
    yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
    bin kez korkuya boğdular zamanı
    bin kez ölümlediler
    yine doğumlardayız işte, yine sevinçteyiz.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
    suyun ayakları olmuştu ayaklarımız
    ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
    yağmurlara susamış sabahlarda çoğalırdık
    sabahlarda dikilirdik burçlarınıza.
    türküler söylerdik hep aynı telden
    aynı sesten, aynı yürekten
    dağlara biz vermiştik morluğunu,
    henüz böyle yağmalanmamışken gençliğimiz…

    ne gün batımı ölümlerin üzüncüne
    ne tan atışı doğumların sevincine
    ey bir elinde mezarcılar yaratan,
    bir elinde ebeler koşturan doğa
    bu seslenişimiz yalnızca sana
    yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    saltanatlar saraylar çöker
    bu kan susar
    bu zulüm biter.
    menekşeler de açılır üstümüzde
    leylaklar da güler.
    bugünlerden geriye,
    bir yarına gidenler kalır
    bir de yarınlar için dövüşenler…

    şiirler doğacak kıvamda yine
    duygular yeniden yağacak kıvamda.
    ve yürek,
    imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
    ey herşey bitti diyenler
    korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
    ne dağlarda direnen çiçekler
    ne kentlerde devleşen öfkeler
    henüz elveda demediler.
    bitmedi sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    --- alıntı ---
  • 478
    bafetimbi öldi mü
    isiz diagne kaldı mu
    kostas öcin aldı mu
    emdi yürek yırtılur

    ödlek aziz közetti
    koçali tuzak uzattı
    tüpçü demir azıttı
    kaçan qötü kurtarur

    uyuşuk eren börleyü
    yırtık yasin urlayu
    ultras üni yurlayu
    reis sabri örtülür

    hakem vara vardurup
    olgun ataq durgurup
    nizami golü sardurup
    gırmızı qarta töndürür

    ören demir kevredi
    bülent yavuz tavradı
    şeytan rıdvan savradı
    arda sinem çertilür

    ödlek cüneyt tavratur
    belez emre kevretür
    rızık hamit sevritür
    kaçan metin ertilür

    böyük başkan yançıdı
    dilli şeytan yençidi
    milli marşı tınçıdı
    ecnebi qartı sürülür