• 207
    "o geldi mi? bu gitti mi?" günleri devam ederken, biraz soluklanmak için kendimce kitap önerilerine devam etmek istiyorum. bu defa tiyatrodan bir kaç eser tavsiye etmek istedim. bulunduğum yer nedeniyle uzun süredir tiyatrodan uzak kaldım. fakat tiyatro eserlerini okumayı sürdürüyorum. en azından onlardan siz değerli renktaşlara öneride bulunabilirim.

    her şeyden önce william shakespeare eserlerini okumayan/izlemeyen varsa, şimdi bu yazıyı bırakıp, gidip en yakın kitapçıdan satın alıp, en azından kral lear(şu sıralar haluk bilginer'in oynadığı oyun da vardı, devam ediyor mu bilmiyorum ama), hamlet, othello, machbet, romeo ve juliet, venedik taciri, fırtına gibi eserleri okusun. daha sonra da, denk gelirse bu oyunları mutlaka izlesin.

    bunu belirttikten sonra, geçelim önerilerime. çok başarılı bir yıkım edebiyatı örneği, harika bir tiyatro oyunu, wolfgang borchert'dan kapıların dışında eseri ilk önerim olacak. olur da oyununa denk gelirseniz, kaçırmayın. yahut mutlaka kitapçılardan satın alıp, okuyun. savaşın yıkımının yalnızca savaş sırasında değil, savaştan sonra da ne boyutlarda olduğunu gözler önüne seriyor bu eser. kapıların dışında kalan pek çokları, ne için, ne uğruna, kimlerin uğruna bunları yaşıyor, sorgulatan bir eser.

    " geceleri, ölüleri hatırlayarak haykıran bir kalbim olduğu için önce yeniden insan olmayı öğrenmeliyim."

    bir başka önerim; aslında bilinen, duyulmuş, ama çoğunlukla okunmamış veya izlememiş müthiş bir oyun samuel beckett'tan godot'yu beklerken eseri. oldukça etkileyici bir eser gerçekten. şiddetle öneririm(her ne kadar şiddetin her türlüsüne karşı olsam da)

    " estragon: bu akşam olduğundan emin misin?

    vladimir: neyin?

    estragon: bekleyeceğimiz zamanın."

    bir diğer önerim ise gogol'ün muhteşem kaleminden müfettiş oyunu. ülkeler, isimler, şehirler, hayatlar değişse dahi, değişenlerin aslında çok da bir şey olmadığını, değişmeyen pek çok şey bulunduğunu gözler önüne seren dönem rusyası komedisi. ama işte olaylar oldukça evrensel, her yerde karşımıza gelebilecekgillerden.

    "çok zeki olmanın, hiç zeki olmamaktan daha kötü olduğu zamanlar vardır."

    şimdilik benim önerilerim bu kadar. herkese iyi okumalar dilerim.