• 1380
    daha önce sanırım tavsiye edilmemiş ama (dolaylı olarak) futbol-siyaset ilişkisini göstermek adına marseille dizisini tavsiye ederim. benoit magimel ve gerard depardieu'nun başrolünü oynadığı dizide yerel seçimlerde kaybeden başkanın kentteki diğer bir güç odağı olan kulüp başkanlığına soyunduğu ve siyasetten de kopmadığını görüyoruz. futbol dizinin kısıtlı bir kısmında kendine yer bulsa da, aktardıkları oldukça tanıdık. özellikle anadolu kulüplerinin durumlarını anlamak açısından güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. yerel siyasetin şehrin her köşesine nasıl yayıldığını görebileceğiniz iki sezonluk güzel bir netflix dizisi.
  • 1381
    netflix kullanıcıları için birkaç dizi tavsiyesi yapmak istiyorum;
    eğer aksiyonlu, dövüşlü, vurdulu kırdılı diziler istiyorsanız daradevil, punisher, bad blood, ozark, peaky blinders, narcos, narcos mexico, lupin, squid game
    fantastik ögeler arıyorsanız the witcher, merlin, locke and key
    politika, dram arıyorsanız house of cards, the black list, suits
    kara mizah arıyorsanız after life, the end of f*cking world, ı am not okay with this
    yetişkin çizgi dizilerden hoşlanıyorsanız rick and morty, bojak horseman, arcane, disenchantment
    çok sağlam diziler olsun konu fark etmez diyorsanız dark, black mirror, sherlock, breaking bad, the quens gambit gibi dizileri izleyebilirsiniz.
  • 1382
    bir premier lig takımının başına bir amerikan futbolu koçunun geçmesini konu alan apple tv dizisi ted lasso'yu izliyorum. dizi çok sevimli ve pozitif bir etki yaratıyor. özellikle ilk sezonda bir ekmek teknesi, bir bizimkiler havası var. (bu dizileri izlemişliğim yok, insanlar bu dizileri benim ted lasso'yu andığım gibi anıyor diye örnek gösterdim.)

    kısacası keyifli bir dizi, ama ben bir futbol izleyicisi olarak dizideki futbolla ilgili mantıksızlık ve tutarsızlıklara çok takılıyorum.

    buradan sonrası sezon 2 bölüm 9'a kadar spoiler.

    spoiler

    öncelikle ted lasso hozam sanırım texas'tan kalkıp londralara geliyor ve kurgusal bir kulüp olan afc richmond'un başına getiriliyor. ancak ted hozam o kadar futbol, yani kendi deyişiyle soccer cahili ve öğrenmeye hevezsiz ki böyle bir adamı ingiltire'de itin götüne sokup sokup çıkartacaklarını beklersiniz. ilk ropörtajında ted hozama "ofsaytın ne olduğunu biliyor musunuz?" diye soruyorlar ve hoca cevap veremiyor.

    farz edelim bu gerçekten oldu, gerçek bir teknik direktöre bu sorulsa zaten bu soruya cevap vermediği gibi soranın da ağzına sıçar. ted hocam baya baya bilmediğini ifade ediyor. ulan, böyle bir şey olsa dünya çapında gündem olur. premier lig bu boru değil. sunday league'de olsa orda bile linç edilir ofsayt bilmeyen manager.

    neyse diyoruz, dizidir. devam ediyoruz.

    ted'in afc richmond'a hoca olmasının sebebi kulüp sahibi milyarder abinin boşanma tazminatı olarak kulübü eski eşine kaptırması. bu ablamız da afc richmond'un başkanı olmuş ve eski kocasından intikam almak için richmond'u perişan etmeye ant içmiş. o yüzden ted lasso'yu getiriyor, takımın en iyisi, city'den kiralık jamie tartt'ın sözleşmesini feshediyor, richmond gol bulunca üzülüyor falan.

    nitekim afc richmond da önüne gelenden tokat yiyerek felaket bir sezon geçiriyor. peki taraftar tepkisi ne olsa beğenirsiniz? hiçbir şey! ted'in takıldığı pub'da 3 tane demirbaş genco taraftar var. bunlar baya rambo okan kıvamında tipler esasında. işsiz güçsüz ingiliz holiganları. bu herifler bile ted lasso sıçıp sıvadıkça adama ısınıyorlar. neymiş, bir aile ortamı yaratmış da, herkes kardeş olmuş da.

    normalde olması gereken tribündekilerin sahaya sırtını dönüp protesto etmesi, medyanın ted'i çarhmıha germesiydi tabii.

    haydi buna da eyvallah.

    sezonun son maçına geliyoruz. afc richmond düşme potasında, son hafta man city'i yenmeleri lazım veya man city ile berabere kalmaları ve crystal palace'ın rakibine 6 fark atması lazım. mucizelere kalmış durumdalar. öyle asansör bir takım da değiller ha. baya köklü bit premier lig takımı richmond.

    son city maçı öncesi ted ile yardımcısı coach beard pubda takılıyorlar. ted boşanma sürecinden dolayı dertli. konu city maçına gelince demesin mi beni bilirsin ahbap, kazanmayı çok önemsemem. tam burada coach beard sonunda yumruğunu masaya vuruyor ve "senin babacan amerikan futbolu hocası afrana tafrana da, eski karına da, bıyığına da sıçarım it oğlu it. düşüyoruz aloooo, bu takım milyon poundluk takım, kaybetmenin sonuçları var, kendine gel skmiyim belanı" diyor ve içimize su serpiyor. dizide ilk ve son kez kaybetmenin hayat dersi almaktan daha büyük sonuçları olacağı ifade edilmiş oluyor.

    ted bunun üzerine sınava son gün çalışan öğrenci misali, göt tutuşması yaşıyor. napsak ne etsek derken kulübün sahibi olan abla şöyle bir oneriyle geliyor: "gücün yetmiyorsa tahmin edilemez ol, şaşırt onları." (bu ablamız ted'e çok ısındığı ve aile ortamından etkilendiği için artık richmond'u destekliyor)

    öneri kağıt üzerinde mantıklı. ön görmenin zor olduğu bir oyun planıyla sahaya çıkarak city'i hazırlıksız yakalamak. hafi diyelim sezon sonu olduğu için city de rotasyona gitmiş olsun. puan alma şansı doğabilir di mi? az sonra geleceğim bu "saşırtma planına"

    city maçında richmond geriye düşüyor. golü de kim atsa beğenirsin, jaime tartt! neyse bizimkilerin kafaya dank ediyor sonunda, ulan düşüyoruz napsak netsek. 89. dakikada bir duran top kazanıyorlar ve şaşırtma planı devreye giriyor. plan şu: hani amerikan futbolunda topu atan en arkada durur, tüm takım tek sıra halinde önüne dizilir. kıçının altından topu fırlatıcıya bırakırlar ya, bunu city'e karşı normal futbol sahasında yapıyorlar....ya ben, lan neyse bir şey demiyorum.

    sonuç tabii ki gol. bu sırada palace da rakibine 6 atmış. yani richmond ligde kalacak. son saniyede piç evlat jaime tartt yine sahneye çıkıyor ve asistini yaparak richmond'u ikinci lige gönderiyor.

    ted lasso orta sıralardan aldığı, kadrosunda roy kent, sam obisanya, dani rojas ve devre arasına kadar jaime tartt gibi isimlerin bulunduğu richmond'u küme düşürüyor. sonuç? tüm camia hocanın arkasında...ulan orayı yıkmazlar mı? adam hala soccer diyor futbola, takımı skib bırakmış, nereye kadar destek?

    derken ikinci sezona başlıyoruz ve jaime tartt'ın city'den kendi isteğiyle ayrlıp biri bizi gözetliyor tadında saçma salak bir programa yarışmacı olarak katıldığıni görüyoruz. babasıyla sorunları varmış da beyefendi hovarda bir kişilikmiş de. ulan bu kadarını joey barton bile yapmadı be. senelik 5-6 milyon kemiksiz kazandıği city'den, üstelik forma şansi da bulurken, 23 yaşında ayrılıp tv'ye geçmek nereddn baksan absürdlüğün ötesinde.

    bu sırada richmond da championship'te beraberlik rekoru kırıyor ve ilk 8 maçının hepsinden 1 puan alıyor. devre arası tartt richmond'a dönünce ise estirmeye başlıyorlar. kulubün malzemecisi, nate adındaki itici eleman ted'e taktik veriyor ve taktikler işe yarıyor. bunu da teknik ekibe katıyorlar. teknik ekip dediğim de ted, koç beard, eski futbolcu roy kent ve malzemeci nate... ne bir kaleci antrenörü, ne bir duran top antrenörü, kondisyoncu; efendime söyleyeyim yonetim tarafında transfer sorumlusu falan yok ha. koca köklü londra kulubünü malzemeci yonetiyor.

    şimdilik ikinci sezona devam ediyorum. muhtemelen premier lig'e çıkacaklar. bu arada fa cup'ta yarı final oynadılar. çeyrek finalde tottenham'ı elediler. oldu paşam dedim ama izletiyor kendini yine de.

    şöyle oturakli bir futbol dizisi çekilse de bu saçmalıklara takılmadan izlesek keşke.

    spoiler
  • 1385
    bu başlığa yazan elitlerin arasından sıyrılmak * ve gariban anadolu insanı profili olarak ben gibilere önermek istediğim bir dizi var:
    gönül dağı.
    trt de cumartesi akşamları çıkıyor.
    eski türk dizisi tadında zaman zaman eğlenceli, zaman zaman duygulu, bolca neşet ertaş türküleri ile dolu bir dizi.
    biz ailecek izlerken çok keyif alıyoruz.
  • 1386
    islam ülkelerinden göçmen olarak kuzeye gidenlerin yaşadığı banliyölerde, ışid terör örgütünün özellikle gençleri nasıl kandırıp bataklığa sürüklediğini anlatan netflix dizisi caliphate'ı öneririm. cast seçimi de çok isabetli, büyük oranda göçmen oyuncular rol alıyor. isveç'te çekilen 8 bölümlük dizinin bir bölümünün de türkiye'de geçmesi güzel rastlantı. bir solukta izlenecek dizi arayan renktaşlara iyi gider.
  • 1387
    after life izleyin arkadaşlar. nasıl özenle yazılmış ve çevrilmiş... yaşama dair pek çok şeyi, en sevdiğini kaybeden aksi bir adamın etrafında dolanarak anlatıyor. dram, komedi, iyilik, kötülük, kısacası hayat, hepsi var. müthiş tespitler, çok iyi diyaloglar, harika bir ingiliz kasabası doğası. 3 sezon, her sezon 6 bölüm, her bölüm ortalama 25 dak. bir solukta biter. 3. sezon dram miktarı artmıştı biraz. hatta son bölümde kalbi titremeyen tedavi falan olsun, o derece.

    crash landing on you dram-komedi-romantik tarzı kore dizisi. kuzey-güney kore farklarına inanamadım ama gerçekmiş.

    tabii friends forever... :)
  • 1388
    bazen imdb en çok izlenen ve bilinen dizileri önerme kulübü gibi olması güldürüyor.
    bu saatten sonra game of thrones ne bileyim narcos o da olmadı walking dead falan önermek bence komik. (ben de peaky blinders onermişim peheey)

    arada tek tük harbiden az duyulmuş ya da çoğu kişinin duymadığı şeyler söyleniyor.

    neyse, benim bu seferki önerim;
    burn notice. ıngilizce tabirle "burn notice" alan türkçesi ise yabancı gizli servis tarafından diğer yabancı servislere bir kişinin güvenilmez olduğu ve iş yapılmaması bilgisi yollanmış ve haliyle kendisini cia ajanligindan bir anda parasız bir adam halinde bulan michael westen abinin ismini temizleme çabalarını konu alan dizi her bölüm michael abinin farklı kişilere yardım edim problem solver rolünü üstlenirken kendisini yakan kisileri bulmaya çalışması ile geçiyor.

    burada sam abimiz var, dizinin goygoy adamı.

    bu dizide bir fiona ablamız var ki... ama şu anki estetikli hali bizleri üzdü :(

    "my name is michael westen, i used to be a spy until..." diyip sizi trailera davet ediyorum;
    https://youtu.be/H57fpq__Z-o

    dizi çıtır cerez dizi öyle efsane plot, senaryo beklemeyin. ama oldukça eğlenceli izlemesi.
  • 1389
    bu aralar gibi adında bir diziye sardım tavsiye üzerine. netten çeşitli platformlardan izliyorum. bu tarz yapımlardan hoşlananlar için netflix'te trailer park boys adında bir diziyi kesinlikle öneririm. ilk 3-4 bölğm beğenilmeyebilir ama hemen sonra sizi o saçmalığın içine çekiyor. onun dışında animasyon sevenler için rick and morty kesinlikle tavsiyedir.
  • 1390
    1883

    western sevenler için biçilmiş kaftan. eğer geçmişte hell on wheels izleyip beğenmişseniz kesinlikle kaçırmamanız gerekmekte.

    dizinin konusu: (alıntıdır) 1883, yoksulluktan kurtulup, daha iyi bir yaşama ulaşmak için great plains üzerinden amerika'nın batısına doğru bir yolculuğa çıkan dutton ailesinin yaşamına odaklanıyor.

    evet dutton ailesini anlatıyor. yellowstone izleyicileri için de heyecan verici olabileceği söyleniyor. ben henüz izlemedim ancak izleme listemde.