• 147
    ilk aşık olduğum, sevgisinden liseyi falan boş verdiğim, gençliğimi yıktığım güzelle konuşuyorum yeniden.

    evleniyor. parmağına yüzük takmış. yüzük çok yakışmış, elleri de hala çok güzel ne yalan söyleyeyim.

    yeni türkü diyor ya hani; "hiç kimsenin, yağmurun bile böyle küçik elleri yoktur" öyle eller, küçücük ve güzel eller. ne yazık, artık saçlarımda gezinme ihtimali hiç kalmadı o ellerin.

    ama inanın yüzük çok yakışmış. yani az bencil olmuyor insan bu durumda. keşke yakışmasa diyor ama yakışmış yahu.

    mutlu olmasını en içten şekilde diliyorum. ama her şey daha farklı ve güzel olabilirdi. hayatıma dönüp bakıyorum; bitmişim. böyle olmayabilirdi ama oldu işte. yapacak bir şey yok. şimdilik pek bir şey yazamıyorum. yazmayı bile beceremiyorum şimdilerde.

    olsun. yüzük çok yakışmış. hem ben ağlamıyorum, gözüme gençlik hislerim kaçıyor.

    evet. her sevdadan geriye kalanın ne olduğunu iyi biliyoruz. ama keşke böyle olmasa mıydı yine de? inanın bilmiyorum. artık hiçbir şey bilmiyorum.

    edit: konuşma kısmı yanlış anlaşılabilir. aramızda tanımsız, özel kuvvetli bir bağ vardı. böyle bir durumu haber vermek birbirimize borçlu olduğumuz bir şey gibi düşünün. aksi türlü bir şey elbette söz konusu değil. hem inanıyorum, mutlu olacaklar. olsunlar.