• 14334
    sözlükte ceza almayı nasıl başarıyorsunuz anlamıyorum. kurallar insan doğasına aykırı değildir, hatta insanın doğası gereği sosyal bir canlı olmasının sonucudur kurallar. en az iki kişi bir arada yaşamaya ya da birlikte bir organizasyon oluşturmaya karar verdiği an kurallar ve cezalar kendiliğinden ortaya çıkar. kavramsal olarak ceza kelimesi üzerinde durursak “cezalı”nın ortaya çıkmasının iki ihtimali var: ya yükümlülüğü altında olunan kurallar yanlış ya da kurallar karşısında yükümlülüğü olanlar yanlış.

    doğduğumuz ülke gibi bir iradeyle üyesi olunmayan organizasyonlarda kurallara uymak irade dışı katlanılan doğal bir zorunluluktur. ancak dernek, vakıf, sosyal medya platformları gibi iradeyle üyesi olunan organizasyonlarda kurallara uymak iradeyle katlanılan bir başka ifadeyle katlanılmanın bir tercih olarak ortaya çıktığı bir zorunluluktur. pek tabii ki her iki durumda da kurallar ve cezalar değişen her türlü şartlara zaman içerisinde uyumlu hale getirilir. bu da heraklitos’tan hegel’e uzanan diyalektik felsefenin temelinde yer alan “şeylerin sürekli olarak karşılıklı bir etkileşim ve devinim içerisinde olması”nın bir sonucudur. o halde sürekli değişim içerisinde olan insanlar için ideal olan kurallar ve cezalar da değişim içerisindedir. insanların oluşturduğu organizasyonlar belli bir zümrenin çıkarını önceleştirmediği yani topluluğun ortak ve eşit çıkarını önceleştirdiği sürece ideal kurallar ortaya çıkar. insan kendisini ideal kurallarla terbiye edip kendi değişimini bu doğrultuda yönlendirdiği takdirde de ideal insan ortaya çıkar. ancak bu durum zamanın belli bir anı için geçerlidir. oysa ki diyalektik felsefe yapısal özelliği gereği dinamiktir. bu durumda hem kurallar hem de insanlar ideal olamaz ancak ve ancak ideale yakınsar, çünkü ideal de değişir. asıl önemli olan ise ideali kovalamaktan vazgeçmemektir.

    kendi irademizle üyesi olmayı tercih ettiğimiz sözlüğümüzün sürekli değişim ve karşılıklı etkileşim içerisinde olan yazarları olarak sürekli değişim içerisinde olan kurallarına göre kendimizi terbiye edersek ideal yazar olmaya yakınsarız. ideale yakınsadıkça da cezalar azalır.
  • 14335
    son dönemde aktif okuyucu olarak yer aldığım platform.
    bir kaç zamandır yazmaya çalışıyorum olmuyor. hani dargın olduğun sevgiliye mesaj atmaya çalışırsın, yazar yazar silersin. en sonunda o mesaj gönderilmez ya. işte bende her gün bir konu başlığına yazmaya başlıyor ancak devamını getiremeden siliyorum. dargınlığım sözlüğe değil aslında, dargınlığım aşık olduğum futbola.
    ben eski futbolu istiyorum. siyasetin, paranın, gücün el atmadığı. amatör ruh ile yapılan. rakip takımı tutan arkadaşlarımla kol kola maç izlediğimiz ama birbirimizi kızdırmaktan geri kalmadığımız.
    rahmetli babamla izlediğimiz gibi huzurla oğlumla maç seyretmek istiyorum ama olmuyor.
    deniyorum ama olmuyor be sözlük. en azından tekrar yazacak bir konu , bir kıvılcım olana dek güzel yazılarınızı okumaya devam edeceğim.
  • 14336
    uzun suredir surekli okusa da, ayda yilda bir entry giren bir abiniz/kardesiniz olarak sunu rahatlikla soyleyebilirim ki, kullanicilarinin yillar gectikce kumulatif bir sekilde artan kismi ne istedigini bilmemektedir.

    bunu sadece tek bir konu ozelinde soylemiyorum. son zamanlarda gundem olan butun basliklari acip gorebilirsiniz, mesela arkadas yaziyor, evet -de leri -da lari ayri yazyior ama , cevabini bilmedigi final sorusunda sayfa dolduran universite ogrencisi gibi sadece laf salatasi yapiyor. cunku aslinda ne istedigini bilmiyor , konu ile ilgili net bir fikri yok, sadece yazmis olmak, bakin ben de biliyorum demek icin yaziyor. bu, buyuyup gelisen her sosyal platformun laneti aslinda. bundan kacis yok. eksi sozlugun eski halini, incinin eski halini falan birine zaman yolculugu yapip gostersek inanamazlar mesela. burasi da oyle.

    neyse, icimizi doktukten sonra konuya girelim. ne istedigini bilmiyor dedik taraftar. mesela guncel olarak transfer konusuna bakalim. nasil basladi olay bizde? fatih terim basin toplantisinda cikti , irfancan,muhammet ve henry'yi istiyorum dedi. simdi henry geldi zaten onu gectim, irfancan ozelinde olaya bakiyoruz, adam yeni sozlesme imzalamis, onunde euro 2021 var, takimin en degerli oyuncusu konumunda. simdi normal sartlarda bu adami transfer hedefi haline getirmek basli basina mantiksiz elindeki finansal sartlarla. ama baskanin ve yoneticiler fatih terim istiyor diye uzun suredir bir takim gorusmeler yapiyor. simdi bunun ustune bizim taraftarin bir kismi diyor ki, irfancandan baska orta saha mi yok, bir kismi diyor ki cok para , bir kismi diyor ki fenerli zaten gelmesin. e tamam da fatih terim istedi diye bu adam alinmaya calisilmiyor mu arkadas. e gecen sene bu lig tarihinin en iyi uclulerinden birini kurduk, seri-lemina-nzonzi uclusunu. e bir turlu oturtamadik sistem hatta nzonzi elestirince kadro disi kaldi. e o zaman dedin ki bu adamlar iyi ama hoca istemedi bunlari o yuzden olmadi. e simdi imkansiz hedef koyan hocanin istedigi adami almaya calisiyorsun, baska adam mi yok diyorsun. e nasil olacak bu is? mohammed desen keza ayni, elin misirlisi icin ugrasilirmi bu kadar baska forvet mi yok diyorsun, e 2 yarim donemde 20 gol atan cagneyi hoca istemedi dedin yollayacak yer ariyorsun, hocanin istedigi adam bu mohammed. hayir adami almasan baska adam alsan diyecek ki hocanin istedigi adami almadin, adami almasan diyecek ki hoca istedi adam alamadiniz, e adami almaya calisiyorsun diyor ki, elin misirlisiyla bu kadar ugrasilir mi adam mi kalmadi.

    herkesi biraz sakinlesmeye, yazmadan once dusunmeye davet ediyorum. kalin saglicakla.