• 13227
    boltzmann der ki: entropi(düzensizlik) ya değişmez ya da artar. aksi fiziksel olarak mümkün değildir. sözlüğü de kapalı bir sistem olarak düşünürsek ani enerji dalgalanmalarında düzensizliğin artması gayet olağandır. sistem kendi enstrümanlarıyla düzensizliğe yer yer müdahale etse de uzun vadede sisteme enerji verilmediği sürece düzen düzensizliğe, düzensizlik de kaosa dönüşür.
  • 13228
    en güzel dostluklarımın mimarı.
    biraz kafam güzel. bir süredir işsizim. sıkıntım yok ama her şey yolunda.
    2 yıl geçmiş son entryimi gireli. geri dönüp baktığımda, ünal aysal, emre mor ve bruma'yı övüp ultraslanı yeren entrylerimin çok beğenildiğini gördüm. benim için bir önemi de yok.

    bu arada yazmıyorum ama okuyorum. kıyas yapıyorum. çünkü bolca fbtv izlerim ve antu okurum. onların da nabzını tutmak için. bu anlarda fark ederim ki onlar seviyesizler. saygısızlar. dile hakim değiller ve hakaret etmeyi severler. çünkü onlar yalanlara tutulmuş mutsuz güruhlar.

    onlardan olmayın.

    fatih terim'i sevenler, sevmeyenler, başkancılar, liseciler, yangıncılar, sözlükte prim peşinde koşanlar, koşmayanlar sadece yazanlar, benim gibi yazmayıp sadece okuyanlar; pek çok kategori var.

    arkadaşlarım, canlarım, kardeşlerim bu kadar kasmayın. burada fikirlerinizi beyan ediyorsunuz. küfür etmeyin. yormayın ve daha da önemlisi yorulmayın. yazık size. burayı hayatınızın merkezine koymayın.

    "ben onu yazdım ceza aldım ama bu ceza almadı."
    "bana nick altı yazmış hemen cevap vereyim."
    "kesin bana of veren budur."
    "önceki entryde bana laf sokmuş hemen kontra yapayım."

    hasta olursunuz. mutsuz olursunuz. ya bırakın. zaten yine şampiyon olacağız. siz istediğinizi eleştirin veya istediğinizi övün. burayı güvenilir bir kaynak olarak görüp, içerik üreten şanslı insanlardan olduğunuzu düşünün.

    keyfini sürün.

    galatasaray'ın keyfini sürün.

    onun sizi mutlu etmesine izin verin. bize de huzurla okuyabileceğimiz satırlar bırakın.
  • 13229
    susayım diyorum ama olmuyor çünkü iki gündür ağır ajitasyon yapılıyor.

    " ne olmuş iki tane salladıysam... ben öyle bir çırpıda silinecek adammıyım... " kafası olgunlaştığında
    "sen benim kim olduğumu biliyor musun..." kafasına evriliyor bu topraklarda.

    önceden medya sektöründe bir söz vardı "içerik kraldır" diye sanırım bunun yerini "oluşturduğun algı feriştahtır" aldı.
    biraz geriye gidildiğinde ve uzaktan bakıldığında x kişi eleştirildiği için çıkmadığı kolaylıkla anlaşılacak olaylar hızlı bir şekilde evrilerek demokrasi savaşı gibi sunuluyor.

    kurallara uymadığı için cezalandırılan kişiler önce bunu kabul ediyor sonra "adalet" falan diyor.
    ortamı kendi kişisel tatmin aracı olarak kullanmaya çalışan tipler düşmana ilk kurşunu sıkan kubilay edaları ile kahramanlaştırılıyor...
    "insan gerçekten hayret ediyor"

    son günlerde şu aranan "hak" bana çok sevdiğim bir sözü hatırlattı.
    "insanlar görevlerini ve sorumluluklarını unutmaya, haklarını hatırlamaya meyillidir"

    ekleme : birde ekşi sözlük denen yerde buraya bok atan yazarlarımız varmış. orası burası gibi değilmiş falan. insan vallahi hayret ediyor...
  • 13230
    sözlüğe daha yeni yazar olarak katılılabildik, sözlük yangın yeri. bizim rahmetli bir babanemiz vardı trakyalı, çok samimi üç çocukluk arkadaşımdan birinin babanesi. camdan uzanmış bize nereye boyle beya deli cenabetler derdi hep :) o gun bugundur nereye el atsam kuruyor :) beni de ucurmasınlar şimdi aman gözünü yiyim sozluk.

    neyse arkadaslar saka bir yana uzun zamandır ekşiye girmememin bir sebebi de insanların uslubu. nasıl bir uslup oldugunu biliyorsunuzdur ki kufurler kafirler, yani burda yazmaya gerek bile duyulmucak seviyesizlik almış başını gitmiş. ne olacak sanıyoruz ? yakın zamanda yok olup gidicek, var mı başka bir cevabı. onceden girip bişeyler okur, güler eğlenir, bişeyler öğrenir..... bunun gibi bir sürü pozitif şey hissederdim özellikle kendi adıma. şimdi ne oldu ? hali ortada.
    bu uçurulma olayıyla ilgili arkadasların entrylerini tek tek okumadım. bu arada haksız atıldıklarını düşünüyordum ta ki tek tanıdığım isim olan (bkz: hagi)nin (bkz: #2737894) entry sini okuyana kadar. burda yazmış oldugu entry ile konunun carpıtıldıgından, işin aslının oyle olmadığından bahsediyor ve ben kendisine inanıyorum. aslında sözlüğün ilerleyen zamanlarda bu guzel degerinin kaybolmaması adına inanmak da istiyorum. çünkü gözü dönmüş fanatiklerin, konuşma uslubunu kaybetmişlerin subjektif bir konu için bile kedi köpek gibi birbirine girenlerin ekşiyi ne hale getirdiklerini hepimiz zamanla gördük. moderatör arkadasların da degerlendirmelerini cok sıkı yapmalarını tavsiye ediyorum. terazinin ucu kacmaması cok onemli.

    ben açıkcası kendi adıma kuralları bilmiyorum diyebilirim. ama kendimi bildiğim için gerek duymadım şimdiye kadar kurallar kitapçığını okumayı.

    sözlüğümüze sahip çıkalım, bu güzelliğin kaybolmasına müsade etmeyelim....
  • 13231
    iyisiyle kötüsüyle çok sevdiğim sözlüğümüz. bazı zamanlar yazasım gelmiyor, bazen çıkasım gelmiyor. dile kolay 9. senem olacak sözlükte. arada ortalık karışır böyle, bazen ben bile karıştırırım ama sonra durulur, güzel insanlarla tanışırsın, nickler tanıdık gelmeye başlar zamanla tanıdık yüzler olur. bir noktadan sonra ikinci hayatın olan internetteki evin gibi hissedersin. her gün bakarsın, yazarsın. zaten bir de galatasaray sevdansa o zaman çok daha anlamlı gelir her şey. etrafındaki insanlar galatasaray sevginin nedenini sorgular ama buradakiler anlar.

    sözlükte çoğu kişiyle bir şekilde etkileşime girmişimdir, kiminin entry'sini beğenmişimdir, kimisine cevap vermişimdir, kimisiyle dost olmuş, kimisiyle kavga etmişimdir. gerçek hayat gibi işte, ama burada kafan atınca sikmişim ulan sözlüğünü de diyip çekip gidebilme şansın var. yalan değil kafam az atmadı sözlükte, kimi insanlara kızdım, kimi insanlara kırıldım ulan hatta galatasaray bile canıma tak ettirmedi değil ama hiçbir zaman bırakıp da gitmeyi düşünmedim. çünkü burası benim gibi bir sürü delinin toplanıp galatasaray'la ilgili hislerini paylaşma alanı, buradaki 9 senemin her gününde sizler sayesinde kendimi galatasaray'a biraz daha yakın hissettim. galatasaray sözlük'ün böyle güzel bir galatasaray sözlük olmasında emeği olan hepinizi öpüyorum, kırdığım, kızdığım herkesten içtenlikle özür diliyorum. kırıldıklarım için de canları sağ olsun diyorum. gecenin bi yarısı niye böyle anlamsız bir entry giriyorum bilmiyorum ama hepinizi seviyorum lan akıllı durun.
  • 13232
    enerjisini boşa harcayan sözlük / sözlüğümüz.

    fenerbahçe sosyal medyadaki hesaplarını, trollerini örgütledi. hakem, galatasaray lehine yüzde yüz doğru bir düdük çalsa bile sosyal medyada inanılmaz gürültü kopuyor. keza beşiktaş'ın durumu da, başta ekşi sözlük denilen çöplük olmak üzere, farklı değil. onlar da organize bir vaziyette hareket ediyorlar. rakipler biz yüzde yüz haklıyken bile kamuoyu oluşturabilirken, internetin en aklı başında galatasaray oluşumu olan galatasaray sözlük - yönetimi, yazarları, yazar olmaya çalışanları ayırt etmeden söylüyorum - sonuç çıkmayacak tartışmalarla boğuşmak zorunda kalıyor. bakın, hiçbirimiz burda eleştirmen falan değiliz. aramızda spor yazarı olmak isteyen vardır elbet, ama burda bulunmamızın asıl sebebi taraf ve taraftar olmamız. hepimiz galatasaray için burdayız ve galatasaray lige yenilgiyle başladı. organize kötülüğün her taraftan saldırdığı ortada. böyle bir durumda sen 4-3-3 oynamışsın, çift forvete dönmüşsün, libero sarkıtmışsın; senin nefret ettiğin veya taptığın fatih terim maç kaybetmiş, kazanmış anlamı yok. çalarlar yirmi dakikada üç tane penaltı, keserler 3-5 maç ceza ne olduğunu anlayamazsın. adamlar sırf bu işler için emre belözoğlu'nun bile geri aldılar. biz hala kısır tartışmalarla boğuşuyoruz.

    enerjimizi galatasaray için bitirmeliyiz. gerekirse site olarak ikinci bir sosyal medya hesabı açıp, organize kötülüğün çalışmalarına yanıt vermeliyiz. çünkü onlar yine organize ama bu sefer o kadar da amatör değil.
  • 13234
    her gün galatasaray hakkında sözlük yazarlarının değerli görüşlerini okumak, bilgi edinmek, kafa dağıtmak için girdiğim sözlük. lakin yaklaşık 3-4 gündür her girdiğimde 10. kata buzdolabı taşımışım gibi çıkıyorum. iş arkadaşlarıma "sus lan moderasyon adamdır" diyorum anlamıyorlar. buradan aldığım gazla kendilerini işten pilot ediyorum. çalışacak adam kalmadı :( gece uyumadan önce bir bakayım sözlüğe diyorum okurken nefes nefese kalıyorum mutfağa su icmeye gidiyorum. adrenalin artıyor tabii doğal olarak.
    kavgadan gürültüden uzak, galatasaray için elimizi taşın altına koyduğumuz, birbirimizi sevdiğimiz, üslubu düzgün olan farklı görüşlere saygı duyduğumuz, ve bilgiyle dolu olan eski sözlüğe çok kısa zamanda dönmek üzere... hepinizi teker teker seviyorum ve selamlıyorum.