• 13179
    son dönemlerde fatih terimi eleştirenlerin galatasaray düşmanı ilan edildiği; fakat bazı eleştirilerde de saygı unsurunu tamamen ortadan kaldırarak sinirle yazılmış kelimeler bulunduran enrtylerin girildiği canım sözlüğüm. arkadaşlar unutmayın; bu sözlükte inanıyorum ki hepimiz galatasarayın başarısını isteyen insanlarız. her zaman herkes doğruyu bilemez/düşünemez. kaldı ki sektörü ayakta tutan biz seyircileriz; her türlü eleştiriyi yapmaya hakkımız var. fakat bu eleştirileri saygı çerçevesinde yaparsak hepimiz açısından daha faydalı bir ortam doğmuş olacak. birbirimizin farklı fikirlerini okuyarak hepimizin galatasay için en iyi olabilmesi amacıyla ufkumuzu genişletebilmemiz dileğiyle.
  • 13181
    teknik heyetle ilgili olumsuz bir fikrin varsa cogunluk tarafindan aninda kisisel saldiriya ugradigin sozluk. halbuki o arkadaslar da kendi olumlu fikirlerini yazabilirler fakat nasil bir kin nasil bir tahammulsuzluk varsa artik direkt senin yazdigin entrye kendi entrylerinde cevap verip saldiriya geciyorlar. yok aynisini olumsuz fikre sahip olanlar da yapsa ortalik iyice karisacak. siz zaten cogunluktasiniz sozlukte beyler kasmayin bu kadar. farkli fikirlerden de bu kadar korkmayin. bana gore 2 sezondur iyi futbol oynamiyor olabiliriz size gore bu takim ucuyor olabilir. sozluk bir tartisma platformu ve bunun icin var zaten. yoksa buyrun hepimiz sunlar elestirilemez diye kurallar koyalim. ha o da modu oldu artik, "elestiri baska, bilmem ne baska" lafi. siz mi karar veriyorsunuz artik neyin normal elestiri olup neyin abartili olduguna? bu sozlugun bir moderasyonu yok mu? sacma sacma isler.
  • 13183
    arkadaşlar, engelle butonu var.
    baktınız adamın entrysi sizi tahrik ediyor, sinirinizi bozuyor, bir kaç entrysini daha okuyun. yine değişmedi mi düşünceleriniz? engelleyin. son zamanlarda pilot olan yazarların neden pilot olduğunu bile anlayamadım çünkü çoğunu görmüyorum.

    eskiden sinir olup nick altı, cevap tarzında entry girerdim ama çözüm bu değil. bu sefer nefretten geçilmiyor ortalık. o yüzden ragga oktay'ın da dediği gibi: "salla gitsin"
  • 13184
    bünyesindeki ciddi sıkıntıların temelinde tek bir şey var bana kalırsa, bunun adı da "üslup".

    aristo'nun güzel bir sözü vardır. der ki: "bir kişinin ne söylemesi gerektiğini bilmesi yetmez, nasıl söyleyeceğini de bilmesi gerekir."

    sözlükte fatih terim düşmanlığı olduğunu düşünmüyorum pek, "düşmanlık" kavramı çok iddialı ve bir o kadar da sivri bir ifade. düşman olunan kişinin kazandırdığı (dolayısıya kazandığı) başarıyla mutlu olan insanlar o kişiye düşman değildir, nefretleri ve öfkeleri olsa olsa anlık sinirdir. tabii bunun planlı bir devamlılık arz etmemesi kaydıyla.

    sözlükte infial yaratan entry'leri okuyorum herkes gibi, entry'lerin eleştiri ihtiva eden kısımlarına çoğu zaman katılıyorum da fakat yazar öyle iğnelemelerde, öyle dokundurmalarda bulunuyor ki bazen, olmuyor işte dostlar. farazi yazıyorum:

    --- örnek ---

    fatih terim'in erdekspor maçına selçuk'la başlaması büyük hataydı. hocanın, yetersizliği belli olan selçuk'a bu kadar fazla ümit bağlaması bize zarar veriyor. hatasından vazgeçmeli artık.

    &

    ego bombasının erdekspor maçına selçuk'la başlaması büyük skandaldı. bay megalomanın, yetersizliği belli olan selçuk'a bu kadar tapması bize zarar veriyor. bu saçmalıktan vazgeçmeli artık ama nerde!

    --- örnek ---

    yorum yapmıyorum. ifadelerin ne derece rahatsızlık yarattığını sizlerin görüşüne bırakıyorum.

    ayrıca, bir yazar bir başlığa gün içinde zibilyon kez entry girince iş ister istemez sidik yarışına dönmeye başlıyor. sözlük demek bilgi demekti hani? forum değildik hani? hadi diyelim burası sosyal bir organizma, bundan ötürü "tartışma" metadolojisi de mevcut benliğinde, eyvallah ama "benim dediğim doğru"culuk gerçekten antipatik oluyor bir noktadan sonra.

    böyleyken böyle yani ahali.
  • 13185
    yaşananlara baktıkça beni içten içe güldüren sözluk. böyle zamanları çok seviyorum. ünal aysal tarafından kulüpten kovulan adamın kaçtığını iddia edip yazdığımız her şeye saldıran aynı kişiler şimdi fatih terim eleştirilemez mi diye sağa sola saldırıyor. kusura bakmayın ama sizin ağlamaya hakkınız yok. sneijder kötü oynuyor diyene, yerine geldi diye daha maça çıkmadan belhandaya saldıran, ünal aysalı yarı tanrı ilan edip, fatih terimsiz işleri batırınca sanki hiç yaşanmamış gibi sessizliğe gömülen, o gün algıyı başaran ve bir avuç gerçeği konuşmak isteyen insana nefes aldırmayan sizlerdiniz. resmi yazıyla kulüpten kovulan adama gitmek istedi diye yaygara yapıp demedik laf bırakmadınız, döndü geldi yine en iyi bildiği işi en yakıştığı yerde yaptı diye ne yapacağınızı, nasıl saldıracağınızı şaşırdınız. çünkü o günlerde de defaatle söylediğim gibi sizin derdiniz galatasaray değil, sizin derdiniz anlamadığınız bir konuda kestiğiniz raconları size yutturan galatasarayın efsanesi. siz isteseniz de, istemeseniz de fatih terim bu kulübün şah damarıdır. öyle papyonlu abilerin işaretiyle değil, milyonların sevgisiyle, baba gündüzden metin oktaya uzanan, oradan da fatih terime geçen galatasaray ruhunu sindireceksiniz. hep beraber saygı çerçevesinde eleştirinin de dibine vuracağız. ama siz önce saygı duymayı öğrenmelisiniz. aksi halde 45 yıl önce bu kulübe imza atmış, hoca olarak 9 senesinin 8 tanesinde şampiyon yapmış, uefa kupası sahibi, cl çeyrek finalisti galatasaray efsanesinin önünde kaybedeceksiniz.
  • 13186
    meydan muharebesine dönen sözlüktür.

    taraflar: pro-fatih terim vs anti-fatih terim

    an itibariyle beklendiği gibi pro-fatih terim taraftarları önde. tarafımı soran olursa her iki tarafı da desteklemiyorum, gerekli gördüğüm yerde eleştirip gerekli gördüğüm yerde överim.

    lakin takımımızın başında olan ve bize başarılarımızın büyük çoğunluğunu kazandıran bir kişiye saygısızlık yapılmasına karşıyım. aynı zamanda gökten düşmüş ilah gibi, sanki ondan başkası galatasaray futbol takımını yönetemezmiş gibi davranılmasına da karşıyım.

    burası galatasaray. herkes eleştirilebilir. herkes övülebilir. fakat aslolan galatasaray’dır.
  • 13187
    falcao geldiği an herkeste bir rahatlama olacaktır. bunların hepsi falcaosuzluktan arkadaşlar. şaka bir yana da takım daha kondisyon olarak oturmadı. santrforda diagne'yi görmekten hoşlanmayan bir kitle var ki buna bende dahilim. her neyse falcao geldiğinde ve orta sahaya seri, nzonzi ikilisi oturduğunda sözlükte bir enerji boşalması olacaktır diye düşünüyorum. her sezon başında olduğu gibi bir doğum sancısı yaşanmakta sözlükte. bunlar çok doğal şeyler. zaten bunlar yaşanmasaydı bir abukluk var derdik ama şu an yaşanan süreç çok olağan ve çok normal ilerliyor.
  • 13189
    çaylaklığım ve öncesi dahil bu mecrada gerek övgü dolu gerek yergi dolu entry'ler okudum. bu sözlüğün sorunu eleştiri yapıldığında kaos ortamı oluşması değil. bu sözlüğün sorunu kanımca eleştiriyi hangi dil ile yapıyor olduğun. yoksa hepimiz bir şeyler hakkında eleştiri yazıyoruz ama ciddi anlamda daha kimseden tepki görmedim.
  • 13190
    yahu ben burayı stadyumdaki reisçi tiplerin fazla olmadığı, olaylara daha rasyonel yaklaşanların çoğunlukta olduğunu sanıyordum. ancak sağ olsun yazarlar bazen holiganizmden gözleri görmezcesine yorumlar yapıyorlar.

    bildiğin iktidar tayfanın dış güçler, algı operasyonu vs. gibi uydurmaları aynı şekilde farklı amaçlarla yazılıyor.

    yapmayın gözünüzü seveyim.

    şurada fatih terim'e bir küfür etmediği kalanlar şimdi fatih terim'e laf edenlere saldırıyorlar, galatasaray haini diyorlar.

    allah'a şükür hoca kulüpten aysal tarafından kovulduğu zaman da sonrasında da en ufak bir kin duymadım. ahımız var diyenleri bugün böyle görmek çok güzel. hocayı sevmeniz çok iyi zaten de yanlışlarına laf edenlere de sinirlenmeyin.

    bir se uçurulsun falan diyorlar yazarlar hakkında. olması bir başlık açın şu yazarlar uçurulsun diye de tam olsun.

    sözlükte çoğunluk fikre aykırı ne yazarsan hemen saldırıya geçiliyor. en basit konudan en çetrefilli konuya kadar bu geçerli.
  • 13193
    resmen saçmalamaya cadı avına başladı. hatta bunun için güya eski yazarlar sözlük moderasyonunu davete çağırıyor.
    bu çağırıyı yapanlar sonra gider bu ülkede özgürlük yok vs diye konuşmaya başlarlar.
    küfür ve hakaret olmadığı sürece herkes her şeyi yazabilmeli söyleyebilmeli.
    yoksa bizim iktidardakilerden ne farkımız kalır?
  • 13194
    asil algi operasyonu, mahalle baskisi farkli goruse sahip yazarlara karsi yapiliyor. son donemde fatih terimi elestiriyorum. koc holding boykotu basligina da işe yarayacaksa olan garibana olur demisim destek olacagim dememisim. artik potansiyel olarak ali koc tarafindan satin alinmis biriyim muhtemelen.

    kusura bakmayin ama elestirilere karsi biraz daha sakin olunmali. is kisiye hakarete kadar variyor zaman zaman.
  • 13195
    sözlükte eleştirilen nokta yapılan olumsuz yorumlar değil yapılma biçimidir. belli yazarlar sistematik bir şekilde hakaretin kıyılarında dolaşarak galatasaray efsanesi hocamızı yerden yere vuramaz. izin vermeyiz. kendi fikrini belirtmek tamam ama bazı entrylerin yapıcı değil yıkıcı olduğu her halinden belli. ayrıca tüm olumsuz eleştiri yapacak yazarlara tavsiyem neyi eleştiriyorsanız onun yerine olması gerekeni söyleyin.
    tanım: içimizdeki trolleri temizlememiz gereken canım sözlüğümüz.
  • 13196
    cadı avı konusu açıldı madem bişeyler karalayayım. cadı avı dedikleri şey de 3-4 sene önce sözlükte fatih terim, hamza hamzaoğlu falan sevenlere yapılan linç olsa gerek. yazdıkları her entryler oflanıyordu, farklı yerlere çekiliyordu, nick altlarından çıkılmıyordu ve bunu yapan adamlar da birbirine vizyon, batı, aysal vs deyip yazadursun yazıp gazlayıp duruyordu. zamanında fatih terim geri gelecek korkusuyla başarısız hocaları bile bir bir sahipleniyor, övüyorlardı. sonunda da her gün her gün üzerine oynadıkları o yazarlar bir bir pilot oluyordu. böyle saygısız, üslupsuz adamlar da değildi bu yazarların çoğu. tamamen futbolun içinde kalan bir yazıya bile tahammül yoktu. bu tayfanın iiçerisinde de en zeki olanı elmanderilic'miş. fatih hoca dönünce çıkarttıkları bu rüzgarın yok olacağını ve zamanla kendilerine bile dönebileceğini anladığı için bıraktı sözlüğü.

    benim aklıma cadı avı denilince bugün üslubu yüzünden pilot edilen tayfanın zamanında yaptığı şeyler geliyor. onlar bugün düşünceleri yüzünden değil üslupları yüzünden pilot oluyorlar. ancak zamanında pilot ettirdikleri yazarların içinde gayet efendice şeyler yazan ancak aysal'ı sevmediğini, yada terim'e saygı duyduğunu yanlış zamanda dile getiren yazarlar vardı.
  • 13197
    eleştiri kisvesi altında kin ve nefret dolu entryler kusanların pilot yapıldığı sözlüğümüz.

    bu sözlükte sporun bir parçası olup da hiç eleştirilmemiş tek bir kişi dahi bulamazsınız. bu çok normaldir herkesin fikir özgürlüğü var.

    fakat eleştiri diye galatasaray’a ömrünü vermiş efsanelerine antu üslubuyla saldırır, bunu da aynı anda 10 başlık altında yaparsanız o zaman tepki görürsünüz bu da çok normal. zaten düşmanca hislerle yazmaya uğraşıldığı yüz metreden belli oluyor bu tip yazıların.

    bir de igor tudor’a riekerink’e şöyle böyle diyenleri de cezalandırsaydınız diye saçma bir argüman var, galatasaray taraftarı elinden geldiğince (kredileri ölçüsünde, verdikleri emek ölçüsünde) onların da arkasında durmuştur, umut vaad etmedikleri zamana kadar. fakat bu kişileri fatih terim ile bir tutabiliyorsanız zaten sizinle mantıklı bir şekilde tartışmak mümkün değil demektir.

    çok şükür ki 1996’da internet şimdiki haline evrilmiş değildi, yoksa kim bilir nasıl bir halde olurduk?
  • 13199
    “tek gecelik” taraftarların ikaz edilmesi ve ardından tekrarı halinde gönderilmesi gereken sözlük.

    takım bir gecede vezir, bir gecede rezil ilan ediliyor. ben buna karşıyım. ligin bitimine sayılı hafta kala “8 puan da kapanır 18 puan da” diyip doğru çıkınca baş tacı ettiysen, ilk maçtan da dar ağacına götürmeyeceksin.

    genç arkadaşlar, biliyorum kanınız kaynıyor ama lütfen biraz sebat edelim, daha sezonun başı. bu dereden çok sular akar. sezon başında harikulade form tutmak asla iyi birşey değildir.

    dün benzer konuda yazdığım yazıyı alıntılıyorum.
    bekleyelim, görelim...

    (bkz: #2735501)
  • 13200
    sözlüğün durumuna genel olarak en fazla isyan eden yazarlardan birisiyim. genel gidişatla alakalı endişelerim var. burada sosyolojik inceleme yapamam, fakat mesleğim gereği gözlem yeteneğim iyidir. bu yüzden, yine de fikrimi belirteyim; sözlükte gördüğümüz bu 'eleştiri' şekli son dömem her yerde karşımıza çıkan, genel insanımız davranışı. yani, duygu ve düşüncelerimizi düzgün, anlaşılır, yapıcı bir şekikde dile getirmek, eleştirilerimizi olgun ve çözüm odaklı sumak yerine; olabildiğince saldırgan, hakaretin hudutlarında dolaşan bir üslupla, her şeyden şikayet ederek dile getiriyoruz ülke olarak. 'eleştiri' nedir kimsenin bir fikri yok. senin kardeşim, çöp, işe yaramaz, aptal, mal, salak, satılık, sözde imparator, patlıcan, kalibresi düşük, kendine gel, hiç bir şey yapmadın vs... şeklinde sunduğun şeyler, eleştiri değil, saldırı, düşmanlık ve hakaret,kin kusmak. tıpkı bana saygı duyacaksın deyip, hiç bir şeye saygı duymayanlarımız gibi. yani kavram kargaşası mevcut, önce bir bunu çözelim.

    eğer bir konudan şikayetçiysen ve eleştireceksen, bir adet de çözüm önerin olmalı ki, 'ağzı olan konuşuyor' muamelesi olmasın. burada dost meclisindeyiz deyip, ağzına geleni söyleme hakkın yok. eğer ki söylüyorsan, bir zahmet üslubuna dikkat edip, çözüm önerini de sunarsın. bu 'ufak' sorunumuz, yani aslında sözlükle alakalı değil, kişilerle alakalı sorun ya da kişilerin troll olmasıyla. yani bunu toplum olarak aşmamız lazım ya da trolleri elememiz. asıl büyük sorunumuzsa; tahammülsüzlük, doyumsuzluk ve herşeyi bildiğimizi düşünmemiz. tahamülsüzlük üst sınırda, daha fırsat vermeden, ilk maçtan sonra yahut hazırlık maçından sonra gemileri yakıyor burada bazı yazarlar. bu konuda bazen 2017-2018 sezonu başında östersunds maçından sonra kombineyi yakan taraftar aklıma geliyor. herkesin bir fikri var, istisnasız herkesin çok iyi bildiği bir şeyler var ve bunu bizimle paylaşmaktan zevk alıyorlar. o gitsin, bu gitsin, şu da gitsin, kim mi gelsin? ne bileyim mk, ben yönetici miyim? ama böyle olmaz ki. kimse çözüm sunmuyor, o gitsin, neden? sevmiyorum... oldu paşam.

    ayrıca benim kişisel olarak en büyük şikayetim, işler iyi giderken ortaya çıkmayan, bir şey yazmayan bazı yazarlarımız, işler azcık kötü oldu mu, hemen organize gibi harekete geçiyor. yönetim, futbolcu, taraftar demeden sallıyor babam sallıyor. kaybedilen maç sonrası bazen itfaiyeyi arayasım geliyor. bir de arkadaşlar, rerererarara moderatör değil, sözlük botu. yani sizin o entrylerinizi silen o değil, moderasyon. mesaj kutumu dolduruyo vs yazan çok ondan belirttim hazır iç döküyorken. bu arada şunu da ekleyelim, yazdığınız şey kurala uymuyorsa kardeşim, o entry silinir. kural kuraldır. yani bu moderasyonun size taktığını göstermez. oh, rahatladım. sagılarımla...
  • 13201
    yazarlarının üslup konusunda büyük sıkıntı yaşadığı platform. öncelikle kimse eleştirilemez değildir. konu fatih terim, o veya bu değil. ancak yazar arkadaşlar eleştirirken öyle bir üslup kullanıyorlar ki küfür etmekten beter ediyorlar insanları. eleştirelim ama üslubu koruyalım. burası sosyal platformlar içerisindeki en seviyeli ortam. bunu bozmayalım arkadaşlar. nezaket çizgimizden taviz vermeyelim. vermeyelim ki sosyal medyanın adeta çöplüğe döndüğü şu günlerde örnek olalım, bu platformu koruyalım.
  • 13202
    adanmış hayatların umudu olan galatasaray'a gönülden bağlı onlarca taraftarının yer aldığı internet aleminin en keyifli mecralarından birisi.

    galatasaray sözlüğe katılalı yaklaşık iki sene kadar oluyor. belki fazladır da. ilk katılmam bir transfer dönemine denk geliyordu. buradaki heyecan, bilgi akışı vs. oldukça cezbediciydi. sonra okul mezuniyeti iş güç derken birazcık uzaklaştım. işler rayına oturunca tabi yeniden fırsat bulup döndüm sözlüğe entry girmeye başladım.

    sözlükte doğudan batıya yurt içi ve yurt dışı çok fazla insan var. her biri kendince yetişmiş aklı başında ve olgun insanlar. belli bir entellektüel algıları bilgi birikimleri mevcut. ama bunu kuşaklara göre ayırmak gerekir. sözlük meşrebince kayıt olmayla belirlenen nesiller kendi içlerinde kullanıcı yaşı ve demografik özellikleri olarak tutarlılık sanırım göstermeyecektir. ancak gerçek kuşakları burada oldukça önemli olarak görüyorum.

    günümüzde artık her türlü enformasyonu doğrudan online olarak gören, bilgiyi hızlı elde eden, hızlı yorumlayan, hızlı tüketen ve yeni bilgi akışına ihtiyaç duyan kitleler mevcut. iletişimin dönüştüğü birey medyası, kendi fikrini beyan etme, kendi içeriğini oluşturma ve istediğini tüketebilme imkanları kişilere zaman&mekan&birey'den bağımsız alanlar sunmakta ve artık hedef kitleleri kitleler yerine hedef birey olarak algılamakta.

    zaman içerisinde yalnızlaşan insan kendi düşüncelerinin amansız savunucusu olduğu gibi kendi fikrine yakın tek tipli mecralarda da bol bol yer aldığı için hayatında, ya da kendini özgür hissettiği ortamda karşılaştığı karşıt fikirlere adapte olmada, reaksiyon göstermede ya da dile getirmede sıkıntılar yaşayabiliyor.

    en önemlisi ise bireylerin sosyo-kültürel ortamda hakim olan özgürlük anlayışını ne derece içselleştirdikleri.

    en nihayetinde burada bir sözlükte yer alıyoruz. belli bir kayıt kuralları var. yazar olabilmek için mesai harcamanız gerekiyor. kimseyi de zorla üyeliğe almıyorlar zaten. üye olduktan sonra da öğrenilmesi gereken çok fazla şey var. entry lerin şekilleri, ceza alma durumları ve pilot olma. ilk başlarda anlamını bilmediğim için pilot luk en yüksek mertebe falan sanırdım havalı gelirdi. *

    özgürlük bireyin istediğini istediği gibi yorumlaması, yaşaması, deneyimlemesi, hissetmesi, dile getirmesi gibi algılanabilir. komünist bir dünya da, devlet ve hukuk düzensiz bir ortamda böyle yaşanabilir ama bir yasa koyucu ve uygulayıcı mekanizma varsa orada özgürlük diğer bireylerin özgürlük alanı bittiği ölçüde geçerlidir. kişi istediği her kelimeyi dile getiremez, her küfrü edemez, her hakarete alkış tutamaz.

    bugüne kadar çok eleştiri entrym de oldu. mustafa cengiz ile ilgili çok fazla sıkıntıları da dile getirdim çok fazla doğrularını da. tudor teknik direktörken çok fazla övdüm ya da yargıladım, eleştirdim kendi vicdanımca ama kimseye, doğrudan tanıdığım ya da tanımadığım kimseye hakarette bulunmadım. bulunana da saygı duymadım.

    aynı renklere vurgun, aynı galibiyetlerle sevinmiş, aynı son dakika golüne çığlıklar atmış, aynı acıları tatmış, aynı tribünü aynı koltukları defalarca dönüşümlü olarak kullanmış, aynı isimleri formasının arkasına yazdırmış kişiler olarak kendi fikirlerimizi savunurken başkalarını incitmememiz gerektiğini düşünüyorum.

    bu sözlük büyük bir renk. bu sözlük türkiye'de başka hiç bir takım taraftarına ya da sözlük mensuplarına nasip olmamış şekilde kulübünün izinde demokratik bir sözlük. tekrarlıyorum demokratik çünkü bireylerin kişisel özgürlük alanını başkalarının da özgürlük alanına göre düzenlediği için.

    dolayısla moderasyonuyla, yazarlarıyla herkes bu sözlüğe üye olurken vaat ettiği üyelik koşullarını yerine getirmeli, sözlük kurallarını yürüten kişilerde eğer yapıyorlarsa şayet * karşıt görüşlü diye ceza vermeyi ya da pilot etmeyi bırakmalılar.

    ne demişti gündüz hoca: galatasaray bir his takımıdır. renklerine aşık birbirlerine seven futbolcuların takımıdır. galatasaray feragat ve fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. kısacası galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır.

    o zaman yazarı ve moderasyonuyla el ele verip hep birlikte üzülüp hep birlikte sevinelim sözlük. dilimizde sevgi sözcükleri, içimizde insanlık yürüyelim şampiyonluklara.

    ben23rsiz sezonumuzda, eşi ve ben23ri olmayan bir inanmışlıkla, adanmış hayatların umuduna sahip çıkalım ve bir kupayı daha alınterimizle hak ederek müzemize koyalım!

    iyi ki varsın galatasaray sözlük... iyi ki varsın sözlüklerin sultanisi.
  • 13203
    son zamanlarda sözlükte hemen hemen hiçbir konuda, hiçbir yerde yazıları olduğunu görmediğim kişiler nedense sözlükte kaos oluşabilecek zamanlarda, bu muhtemelen bir maç kaybedildiğinde veya herhangi bir transfer yapılamadığı veya olumsuz sonuçlandığında hemen ortaya çıkıp, ''bu fatih hoca varya bu fatih hoca işte şu'' falan. veya ''bu mustafa cengiz varya bu başkan varya bu'' falan. kardeşim ben sizi neden kazanılan bir maç sonrası veya seri gibi nzonzi gibi transferler sonrası futbolcunun nick altına övgüler yağdıran enrtylerinizi göremiyorum merak ediyorum.

    şimdi hemen bunu üstüne alınan ve bu entrye off verenler olacaktır. çünkü o kişiler zaten kendilerini biliyorlar. sıkıntı da yok yani offlayın sıkıntı yok. zaten şimdi bunu yazınca klasik savunma mekanizması olarak hemen ''iyi de kardeşim ben sözlükte çok yazmıyorum ki sadece okumaya geliyorum ve okuyoruuuumm. allah allah ne var ki sana mı sorucam yazmam gerektiğini'' diyecektir.

    hah işte zaten her şey tam da orada başlıyor. aslanım ben senin sözlükte okumak için gelmiş olmana birşey demiyorum ki. zaten sen kendini kendin ele veriyorsun burada. ben sözlüğe okumaya geliyorum, fazla yazmıyorum ki, soru işareti. eveeeet çok güzel. e be güzel kardeşim madem sözlüğe okumaya geliyorsun, fazla yazmaya gelmiyorsun,o zaman ne demeye ortam karışıkken veya ortada seni çokta alakadar etmeyecek bir konuda bir anda yazıp ortalığı daha da karıştırıyorsun?

    yani benim kızdığım nokta bu işte. madem yazmıyorum kardeşim, ben okuyucuyum diyorsun ya, o zaman nasıl takım başarılı iken veya yönetim başarılı işler yapıyorken hani hiçbir şey yazmıyorsun ya, ortam karışık olduğunda da bunu denesen hani? yangına benzin dökmesen hani? şimdi yine ''sanane kardeşim, yazarım yazarım allah allah sana mı soracağım?'' diyenler çıkacaktır. çıksın sıkıntı yok. zaten çıkıp çıkmaması değil mesele. mesele sizin samimiyetinizin olup olmaması. işte bütün mesele bu. sen her olumsuz olayda ortama atlarsan (mecazi manada tabiki) biri de çıkar der ki kardeşim neden hep olumsuz durumlarda atlıyorsunuz? bu takımın yaptığı hiç mi iyi bir şey yok veya teknik kadronun veya yönetimin. eee onlar hakkında da yazın iki satır bir şeyler. hani en ufak bir olayda buraya destan yazılıyor ya. olumlu bir olayda da yazın.

    işte her olumsuz olayda buraya destan yazıp, her olumlu olayda ortadan kayboluyorsanız ben burada samimiyet arayamam kusura bakmayın, sevgili sözlük bu da benim özgür görüşüm. herkes istediğini söylemekte özgürdür ama olumlu şeylerde kafayı kuma gömüp, en en ama en ufak bir şeyde ortama benzin dökenlerin de karnından konuşmaktan başka bir şey yapmadıklarını düşünüyorum. hayır zaten dışarıdan bakınca da komik gözüküyor bu durum. atılan mesajlara bakıyorum hep olumsuz, bir tane şu şu oyuncu çok iyi transfer, şöyle oynarsa şu olur böyle oynarsa bu olur diye yazdığı tek mesaj yok. böyle olunca da komik gözüküyor kimse kusura bakmasın.