• 13154
    şu sıralar oldukça gergin bir ortama sahip olduğunu gördüğüm güzel sözlüğümüz. gerek transfer süreçlerinde yaşananlar yüzünden, gerek son hazırlık maçında alınan sonuç üzerinden yönetime sallayanlar, bu kulübe hem futbolcu hem teknik adam olarak yıllarca emek vermiş, kupalar kazandırmış imparator fatih terim’e dahi saygısızlık yapanlar..
    lütfen biraz sakinlik arkadaşlar. stresi, siniri olanlar twitter ortamında ki ergen fenomenlerle dertleşebilir. aklı başında, sakin yazarları okumak istiyoruz. gereksiz gerginleri değil..
  • 13155
    yine yangın yerine dönmüş sözlüğümüz. neden oldu bilmiyorum, iki gündür futbol gündeminden uzağım, birisi açıklarsa sevinirim.

    biraz daha sakin olunmalı yalnız. futbol için 18 gün büyük bir süredir. takımlarda transfer döneminin sonlarına doğru istemedikleri oyuncuyu takımdan biraz daha rahat bırakırlar. yönetimin bazı transferleri iyi bazılarını kötü yönettiğini gördük. 1 eylül olsun, birlikte eleştiririz.
  • 13156
    son zamanlarda yazmaktansa bol bol okumayı tercih ettiğim sözlüğümüzde "tarih tekerrür eder mi?" sorusu yankılanıyor. yazardan yazara sesin şiddeti değişiyor tabi. ben transferin son gününü bekleyeceğim, ligin ilk haftalarını da atlatmış olacağız ve oyun şablonuna yönelik görüşlerimiz de dayanak bulacak böylelikle.
  • 13157
    olan şu:

    tüketim toplumunun bir parçası olan transfer taraftarları 2 haftadır yeni isim, özellikle de falcao gelmediğinden elleri ayakları titremeye başladı.

    haspam lisedeki arkadaşına, iş arkadaşına "olm falcaooo" diye hava atamayacak ya, bunun suçlusunu arıyor kendince.

    kendinizi tatmin etmek için sözlüğü becermekten daha iyi seçenekler var arkadaşlar.

    bilin istedim.
  • 13158
    ffp, settlement agreement, ülke konjukturu gibi gerçekleri "bahane kabul" eden arkadaşlar twitter'da "falcao yoksa istifa" , "abdurrahim falcao nerede" hashtaglerini görmeden "kimse hava atmak istemiyor" diyor.

    sen oturduğu organdan haber üreten, sosyal medyadan, sözlükten aldığı haberleri servis eden muhabirlerin, duyumcularin gazina gelip beklenti oluşturuyorsan yonetimin suçu ne?

    hoca geçen sene video ile "inanmayın" demedi mi?

    bugün falcao ve monaco hesaplarını ablukaya alanlar da , diagne'ye gitsin diye ırkçılık yapanlar da hem falcao'nun gelememesinin hem de diagne'nin satilamamasinin musebbibidir.

    elin kulübü aptal mı senin küfür kıyamet satmak zorunda olduğun adama 15m versin,.monaco bu kadar üstüne düştüğün adamı bonservissiz göndersin.

    bir oyuncu için günlerce uğraşmakla, avrupa'da maç kazanamamakla rezil olunuyorsa zaten hazırlıklı olun, çünkü bunların yaşanmaması bir mucize.

    sen haftalarca 1-2m'nun hesabını yaparken senin ciddiye almayacağın betis 30m'a transfer yapıyor, uyanın artık rüyadan.

    bugün real, barca neymar'ın, manu dybala'nın kapısında yatıyor aylardır. rezil mi oldular?

    para yok arkadaşım para, kulüpte de, ülkede de para yok.

    kimse senin boktan liginde göğsünde taşıyacağın reklam için istediğin paraları vermek istemiyor.

    daha yeni uefa'dan para cezası yedin, ffp'e uymazsan şampiyon olmana rağmen cl'ye gidemeyeceksin. 40m euro da ordan mı zarar edelim.

    daha eksidesin, bırak almayı, ceza yememek için adam satman lazım hala "falcao nerde", "6 numara niye gelmedi".

    size kalsa "bahane" bunlar.

    kolay çünkü, socar'a git yıllık 20m euro'dan sponsorluk yap, diagne'yi 20m euro'ya araplara sat, falcao'ya senelik 7m monaco'ya da 5m bonservis verip hemen açıkla.

    ama uefa'dan ceza aldığında, zarar açıklandığında yine yangın.

    parmaklarına prezervatif geçirip sosyal medyayı, sözlüğü hatta kulübü becermekten imtina etmeyen arkadaşlara tavsiyem, transfer olmazsa da, sponsor alinmazsa da önce bir yönetimin açıklamasını dinleyin.

    marka değeri kalmamış ligde, batık kulüplerle üstelik tepende uefa gibi bir kurum varken sponsorluk ve transfer işleri hayallerinizdeki kadar kolay olmayabilir.
  • 13160
    pesimistin de pollayannanın* , realistin de hayalcinin de yazabildiği güzel sözlük. internette bu kadar seviyeli bir ortam bulmak cidden güzel. bana bir kere hakaret edilmedi, bir kere farklı görüşte olduğum biri ile tartışırken sıkıntı yaşamadım. yazarların çogunluğu da gayet zeki, esprili ve kültürlü. bu yönden her google'a girdiğimde arama çubuğuna ilk yazdığım şey rerererarara oluyor. gerçekten hem okuması hem yazması çok keyifli.

    fakat bana göre tek bir kötü özelliğimiz var. biraz fazla sabırsızız. oyuncularda, yönetimlerde, hocalarda, sistemlerde, taktiklerde, neredeyse her şeyde. bu tabii ki kültürümüzle de alakalı. sıra beklerken gayet görebileceğiniz şeyler.

    yönetimin şuana kadar transfer dönemine yaklaşımını çok beğenmiyorum. plansız ve programsız gözüküyor fakat ne zaman öyleydi ki? şuanki yönetimimizin ffp ile uğraştığını da hatırlatırım. bunu yanında ülkemizin de genel olarak sartları malum. bir bira 12 lira olabilir mi?*. o yüzden biraz sabır her şeyin anahtarı.

    atalarımız ne demiş, sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. ben de bu yüzden mustafa cengiz yönetiminin gecen seneki hataları yapmayacağını düşünüyor ve umut ediyorum.
  • 13163
    yazmaktan,okumaktan ve komünitenin içinde bir birey olmaktan çok mutlu olduğum platform.

    olabildiğince çok karşıt görüş okumak isterim, çok emek vererek yazan, seviyeli bir tartışma ortamı yaratan birçok yazarımızın olması çok değerli.

    ama aynı komünite içinde, transferde ismi geçen futbolcular konusunda fikir belirtilen bir konuda yazarlar "arsızlıkla" suçlanmamalı, karşınızdaki kişi yanlış düşünüyor olabilir, fikrini beğenmemiş olabilirsiniz. bu düşünceniz o kişiyi transfer arsızı yapmaz.
  • 13164
    çok enteresan insanların yazdığı sözlük. düşünce özgürlüğü var, buyursunlar yazsınlar. ama eleştiri tahtasına kendileri oturtulunca da üzülmesinler. neden mi? düşünce özgürlüğü var.

    bu enteresan insanların bir kısmı üç kuruşa beş değil, sekiz yüz otuz beş köfte yemek istiyor. istiyorlar ki marcao ve luyindama ikilisi hatasız oynasın. istiyorlar ki 185'lik marcao hiç hava topu zafiyeti yaşamasın. istiyorlar ki topla riskli çıkan luyindama hiç top kaybetmesin. şu iki oyuncunun toplam bonservis maliyeti 15 milyon euro'nun altında.

    ben gibson, willy boly, wesley hoedt... şu adamlar hangi takımda oynuyor biliyor musunuz? peki şu adamlar kaç milyon eurolara transfer yapmış? peki bu adamlar nasıl hatalar yapıyor biliyor musunuz? yani biliyor olsanız da anlamıyor olacaksınız ki luyindama'ya falan servet çetin diyorsunuz. bunun hakan şükür yerine ersen martin oynatmaktan bir farklı yok. komik.

    bu insanların bir kısmı futbolcu beğenmiyor. elneny, schneiderlin, joao mario, nzonzi, tarkovski, kübrik, zeki demirkubuz, nuribigeceylan... hiç biri beğenilmiyor. biri afrikalıymış da, biri everton'da oynayamıyormuş da, biri çok ofansif sekizmiş de, biri ağırmış da. beğenilmeyen oyunculara bak hey allahım sen sabır ver. şu sözlükteki altı numara fetişi de can sıkıcı ama hadi ona taktiksel görüş diyelim geçelim. ya sizin beğenmediğiniz adamların üçünün oynadığı orta sahaya süper ligden random oyuncu atsak o takım ligi ilk dörtte bitirir. ne yapıyorsunuz siz? sakın genç falan demeyin. burada yunus akgün'e yapılanlar ortada. ozan kabak'a "penaltü yaptürüyür öynamazün" diyenler de hala burada yazıyor, görüyoruz. siz altyapıdan gelene sabır gösteremiyorsunuz, bir de para verip aldığımız gence mi göstereceksiniz? ya siz bruma'ya, telles'e çöp dediniz be. el insaf.

    bu insanların bir kısmı yönetici beğenmiyor. özhan canaydın kötü, aysal kötü, faruk süren kötü, mustafa cengiz zaten bilmediğim 81326 farklı nedenlerden dolayı istifa etmeli. ama bakıyorsun takım 23. şampiyonluğa koşmaya çalışacak. en yakın rakibi 19. şampiyonlukta. ay ama çok pardon, bunun nedeni yangıncı taraftardı. onların müthiş tepkileri olmasa vefaspor olurduk. yaşa yangıncı yaşa.

    abdürrahim albayrak herhalde alışmıştır tepkilere. adam uhud savaşından beri galatasaray taraftarından tepki görüyor ama bulunduğu zaman takım şampiyon oluyor.

    bu insanların bir kısmı fatih terim'e fatih terim'de olmayan özelliklerden dolayı sallıyor. yahu fatih terim lise terk bir adam. lise terk adam italyanca konuşabiliyor, ülkesinde mesleğinin en iyisi, ülke şartlarına rağmen inanılmaz işler başarmış. ama tatmin olmak yok. beğenmek yok. ne var? niye 4-1-4-1 deniyor var. sana ne? sen bilirkişi misin? sen uzman mısın? ya otur, izle. yenersek oley de. yenilirsek 3-5 dakika söv, geç. yahu maç kaybediyoruz 16 sene sonra biri çıkıp diyor ki 16 sene önceki maçta fatih terim 23. dakikada yere yanlış sümkürdü. ööf.

    yahu fatih terim elinden geldiği kadar kendini güncelliyor, çabası var, biraz takdir edin. hep sallama, hep sallama. siz çay mısınız ya?

    bir de makul, mantıklı insanlar var. yazıya böyle girmek de killa hakan gibi oldu. neyse, bu mantıklı insanların bir kısmı kendi favori sporu hakkında yazıyor. bir kısmı taktikler hakkında yazıyor. bir kısmı ne dediler kısmında gündemi takip etmemizi sağlıyor. bir kısmı gencecik oyuncular hakkında ilk entryleri yazıyor. bir kısmı az, öz mizahi şeyler yazıyor.

    ama bu insanların sayısı az. sözlüğü sabah mustafa cengiz istifa ile açıp akşam fatih terim istifa ile kapıyoruz. gün ortası da abdürrahim, luyindama, marcao, mariano ile geçiyor.

    bunun tutkuyla, hep iyisini istemekle falan alakası yok. ya abi bu kadar iyisini istiyorsanız atın kariyerleri çöpe, bir taş da siz atmaya çalışın. çok tutkulusunuz ya. aa ne oldu, yoksa mantığınız işinizi bırakmayın mı dedi? e o mantık neden hep çalışmıyor?

    neyse, gluk gluk gluk ya.
  • 13165
    bana galatasarayımız hakkında pek çok yeni bilgi öğreten sözlük. bu açıdan minnettarım burada yazan her renktaşıma.

    ancak, bazı günler, özellikle kulüp olarak somut bir gelişme olmadığı günler, bu maç olur, transfer olur ya da herhangi bir divan toplantısı olur fark etmez, sözlük garip bir hal alıyor. kulüple ilgili geçmiş konular irdeleniyor, kulüpte sorun olabilecek şeyler gündeme getiriliyor. ve bunlar yapılırken kullanılan argüman genelde :

    "anlam veremiyorum." oluyor.

    bir kulübü sevmek, o kulüp için üzülüp sevinmek, o kulübün dernek işleyişi içerisinde aldıkları her karara anlam verebiliriz demek olmuyor malesef, bu iş içerisinde elbette çok değişken var. bu noktada yönetime ya güveniriz, ya da güvenmeyiz. her detaya açıklamak beklemek elbette hakkımız, ama açıklama istemeden önce on yargıyla "anlam veremiyorum o halde yanlış" diye yaklaşmak burada okur olan diğer renktaşları huzursuz etmek dışında bir işe yaramıyor malesef.

    anlam veremediğiniz konularda bu kadar karamsar olmanıza malesef ben de anlam veremiyorum.
  • 13170
    özellikle son günlerde aynı bilginin farklı yazarlarca tekrar tekrar paylaşıldığı sözlüktür.

    (bkz: #57930)

    mesela ben bu entry'yi bakınız'daki başlığa girecektim ama girmeden önce tüm entry'leri okudum ve daha önce yazıldığını gördüm. yazarların entry girmeden önce üstteki girileri okuması gerektiğini düşünüyorum. bunu yapmaya üşenenlerin mümkünse enrty girmeye de üşenmelerini rica ediyorum.