• 360
    bir tanesini de galatasaray'ın hayrina olacak özel bir habercilik yaparken göremezsiniz. hepsi kişisel bağlantıları üzerinden, yattıkları yerden "habercilik" yapıyor. onu da nefret ettiğimiz ys kadar yapamıyorlar da neyse onun yeri burası değil.

    şimdilerde bir de internet gazeteciliği türedi. yabancı basında çıkanları çevirip bize habercilik diye yutturuyorlar.

    madem galatasaray'ın menfaatini savunuyoruz iddianız var, kadroyu sızdırmayın kardeşim. ha madem, ben bağımsız gazeteciyim iddianız var, o zaman adam gibi gazetecilik yapın. hanginiz yıllardır billong'la röportaj yapabildi? madem bir sürü menajer bağlantınız var, gidin adamla diğer ülkelere transfer olduğunda röportaj yapın. gitmek istemiyorsanız zoom üzerinden, facetime üzerinden konuşun.

    onu da geçtik, hadi gidin maximin doping konusunun altında neler var oralara bakın. o konuyu da adam eski futbolcu podcast'inde konuşmasa bilmeyeceğiz. tabi çok azı iki kelime ingilizce konuşabildiği için bu konuda da taca çıkıyorlar.

    yemin ediyorum, bizim sözlükte ingilizce bölümlerde okuyan canavar gibi öğrenci arkadaşlar vardır ve eminim hepsi bu "muhabir"lerden daha donanımlı, daha becerikli insanlardır.

    bu muhabirlerin kifayetsizlikleri gerçekten insanı çok yoruyor. transfer dönemi her gün bir adam ismi salla, tutarsa rt atıp imza emojisi koyarsın. yıl içerisinde de takımı karıştırmaktan başka işe yarama. ne güzel memleket...
  • 361
    boş kümedir. gerçekten bomboş küme. biri singo sağ bek oynayamaz der öteki reklamı seven yöneticiyi habire över bir diğeri alakalı alakasız her şeyde hakan çalhanoğlu gelsin der biri kadro sızdırır vs. kadro sızdırmak evet içerideki bir hainin marifeti fakat bu kadroyu habercilik, muhabirlik adı altında sunmak taraftarı salak yerine koymaya çalışmak demektir.

    suyun öte tarafında eleman hocasını dövdü net bir şey duymadık, hocaları ve yabancılar ters düştüler ucundan kıyısından duyduk, 20 milyon maaş verseler bile 8-9 olarak gösterildi falan. mesela sabun transfer döneminde onların kimlerin peşinde olduğunu çok iyi biliyordu. kendisine sorulduğunda transfer dönemi bitsin isimleri öyle açıklarım dedi. peki o bilmiyor mu içerideki her şeyi saniyesinde açıklamayı? biliyor tabiki de. kulübün menfaatlerini düşünerek hareket ediyor. bizde ise daha isim konuşulduğu an herkes duyuyor. dolayısıyla bu boş kümeye prim verilmemesi lazım. sadece akreditasyon yasağı getirtmek veya ambargo uygulamak bile yeterli.
  • 362
    tekrara düşerek söylüyorum belki ama derin derin analiz etmeye, kafa yormaya gerek yok bomboş bir camia olduklarını görmek için. şu iki hususa dikkat edin anlarsınız zaten;

    1- galatasaray'ın rams park'ın yanındaki alana yapmış olduğu proje ve inşaat çalışmasının başladığını bizler ahmet konanç isimli 'gazeteci dahi olmayan' bir fener trolünden öğreniyoruz.

    2- yazın bunların verdiği transfer haberlerinin alayı kolpa çıkarken fener muhabiri yağız'ın, beşiktaş muhabiri ertan'ın veya ibrahim seten'in verdiği haberler daha isabetli çıkıyor. sonra bunlar, özellikle de haluk yürekli, sanki hiç isim vermemiş gibi ''biz biliyorduk da söylemedik kulübe zarar gelmesin diye'' triplerine giriyor. e babacım 20 tane isim sallıyorsunuz kolpa çıkıyor onlar ne olacak? ya da en son bunlar giriyor haberi, sonra ''teyit ettik, kesinleşmeden haberi vermedik o yüzden ilk biz vermedik'' pozu kesiyorlar. halbuki hiç birinin hiç bir bilgisi yok. tamamen kolpacılar.
  • 363
    ounachu sakatlanmış, kimse kadro açıklanana kadar duymuyor. ismail yüksek bu hafta sakatlanmış antrenmana bile çıkmamış, hafta sonu yok, kimse kadro açıklanana kadar duymuyor.

    bizde yunus, barış, sara bir gün dinlenseler haber oluyor, eyvah herkes sakatlandı diye yangın çıkıyor. her maça psikolojik olarak telaşlı başlıyoruz. hep bi olumsuz yangın var.bizim muhabirleri anlamadım gitti.
App Store'dan indirin Google Play'den alın