• 489
    galatasaray spor kulübünün kurucularının lisesidir. fakat galatasaray artık o kadar büyümüştür ki gerçek sahipleri galatasaray liseliler değildir artık. zira galatasaray spor kulübü bir anonim şirkettir ayrıca.
    ha illa ki lise kulübü olarak anılmasını istiyorlarsa bütün taraftarlar olarak bizler de kenara çekilebiliriz. o zaman liseler arası turnuvalara katılırlar artık.
  • 490
    spor kulübünün tarihsel, politik ve pratik açıdan bakıldığında, sahipleri olduğunu ben de düşünüyorum.

    lise dışından başkanların olması bu gerçeği değiştirmiyor. ve bu bence kötü birşey de değil. kulübün sahibi bir rus oligark veya arap petrol zengini veya ne yapacağı belirsiz bir çinli milyarder olsa, daha mı mutlu olacağız? o zaman da gerçek sahip taraftarlar diyebilecek miyiz? mevzubahis oligark bir yerleri ile güler buna herhalde.

    bu yüzden şu anda iyiyiz biz. yapılması gerek ise, büyük taraftar potansiyelini ekonomik ve yönetimsel olarak daha iyi değerlendirecek, daha dinamik ve çağın gereklilikleri düşünülerek hazırlanmış bir tüzük yaratmak.
  • 491
    futbol takimini kuran ogrencilerin emegine 100 sene sonra atanan lise mudurleri konamaz. sanki lise kurdu kulubu. lisenin ogrencileri kurdu. 100 sene sonra kpss ile ogretmen olduktan sonra es durumundan devlet tarafindan liseye atanip mudur olan memurlarin kulubun yonetim kurulunda ne isi var. 100 sene sonra o lgs ile bu liseye giren ogrencilerin kulupte nasil soz hakki olur. bastan asagi sacmalik.
  • 492
    zamanında lise giriş sınavları sonucu kazanıp, biraz ailemin etkisi biraz da bireysel kararla kayıt yaptırmadığım eğitim kurumudur. her beyoğlu'na gittiğimde kapısına bakıp, orada okusaydım hayatımın ne kadar farklı olabileceğini düşündürür. galatasaray spor kulübünün kurucularını ve bir çok değerli yöneticisini yetiştirmiştir. ancak 2019 yılında kulübün sahipleridir demek biraz ağır kaçmaktadır.
  • 493
    galatasaray lisesi kulübün sahibidir ve doğrudur. içinde okumak sahiplik getirmez. herhangi bir şehir de bulunan bir lise takım kurup şampiyon olursa oranın öğrencileri takımın sahibi mi olacaktır. şahsi düşüncem göre galatasaray spor kulübü köklerini liseden almış bir çınar ağacıdır. gövdesi yaklaşık 600 yıllık bir gelenek, dalları yetiştirdiği kıymetli insanlar, yapraklari da onu sevenlerdir. birbirinden bağımsız düşünülemez, düşünenler yaprakların ağırlıklarını tasiyamayip kırılıp gideceklerdir. gövde sağlam olduğu sürece her kırılan dal ve dökülen yaprak yerine yenisi gelecektir.
  • 495
    bu lisenin öğrencileri hala kulübün sahibidir. denildiği gibi başkanının liseli olmaması bu gerçeği değiştirmez. baktığımız zaman yönetim kurulunda söz sahibi olan ve seçimlerde oy verenlerin büyük çoğunluğu galatasaray liselidir. ne zaman ki dışardan üye olanların sayısı ve ağırlığı artar, o zaman tam tersi bir önermeden bahsedebiliriz.

    gerçi bunun artıları ve eksileri vardır.

    eksileri, kendilerine menfaat sağlayacak şekilde kulübü yönlendirmeye çalışmalarıdır. mesela dursun özbek gibi kulüp kapaısından içeri bile girmemesi şahıs tekrardan başkan adayı olmuş ve baya oy almıştır.

    artısı ise kulübün başına aziz yıldırım tarzı bir şahsın geçmesi çok mümkün değildir. geçse bile koltuğunu koruması mümkün değildir.

    bu durumu değiştirmek bence galatasaray taraftarının elinde, birlik olarak duruş sergilendiği takdirde kulübün taraftara açılması sağlanabilir.
  • 498
    türk tarihinin medar-ı iftiharlarından birisidir. kurulduğu dönemin idadi okulları(günümüzdeki karşılığı lise) göze alındığında gerçekten de bir opus magnumdur. galatasaray'ı da bu mekteb-i sultani'den bağımsız düşünmek büyük bir yanılgıdır kendi fikrimce. zaten bizi diğer kulüplerden ayıran en bariz şey de budur.

    osmanlı'da özellikle 19. yüzyıl sıralarında bu okul batılılaşmanın ve tanzimat'ın simgelerinden birisi haline gelmiştir. muhtemelen de bu sebeple gözümüzü bu kadar avrupaya dikmiş durumdayız. kendimizi avrupada kanıtlama ve başarılı olma isteğimiz bu lisenin özlerinden geliyor.

    galatasaray lisenindir ve lise de galatasaray'ındır. bütün bunlarla birlikte galatasaray liselilerin değildir. galatasaray artık bütün bir halka mal olmuş bir oluşumdur. bu ayrımın farkına varalım. evet galatasaray lisesi bizim özümüze döndüğümüz, ezelimizi barındıran kurumdur fakat bu lisede okuyan insanlar lisenin sahibi olmadığı gibi kulübün sahibi de değildir. liseliler dediğimiz kişilerin arka planda çok etkili olduğu doğru olsa da bir bütün olarak galatasaray taraftarı da bir çok zaman kulübün kararlarında doğrudan etkili olmuştur.

    liseden kopmanın bize yarardan çok zarar getireceğini düşünüyorum. batıya açılan bu lisenin genleri bizim doğru hedefe yönelmemizi sağlıyor. ali sami yen'in, tevfik fikret'in vizyonu bizi fenerden ve beşiktaştan ayıran yegane etkendir. bu kişiler de liseden bağımsız düşünülemez.