• 2
    bu güne kadar birçok kişi ya da kuruma buradan mektup yazdım. şimdi ise direkt takıma, takımdaki 28 futbolcuya yazıyorum. bunun iki nedeni var. birincisi kanaatimce takımın özellikle yabancı futbolcularında mental bir “problem” diyemem ama “sıkıntı” olması. aslında bu sıkıntı türkiye’ye gelen hemen bütün yabancı yıldız futbolcularda var. ne olduğunu birazdan izah edeceğim. ikinci neden ise milli maçlar sonrası futbolcuların daha iyi dönmesi için kişisel olarak ne yapmaları gerektiğini bizzat kendilerinin duyması gerektiğine inanmamdır. tabi yabancı futbolcular bu mektubu okuyamazlar bunu biliyorum ama sözlüğü takip ettiğine inandığım mert çetin’in aracılık edebileceğine inanıyorum.:)

    özellikle major liglerden gelen kalburüstü futbolcular (türkiye ölçülerinde yıldız) türkiye ligini “küçümsüyorlar.” evet küçümsemelerini normal karşılıyorum. çünkü türkiye ligi avrupa veya dünya basınında hemen hiç yer almayan bir lig. özellikle avrupa’da önem arzetmeyen bir lig olmamızın sonucu olarak futbolcular da aynı hava ve mentalite ile geliyorlar ülkemize. ancak iki-üç hafta geçtikten sonra anlamaları gerekirken hala anlayamıyorlar işte sorun orda başlıyor.

    türkiye ligi evet 2015 yılına kadar ciddiye alınacak bir lig değildi. hala da tam olarak ciddiye alınacak seviyede değil ama 14 yabancı sınırı geldikten sonra en az bir level yukarı çıktığını söyleyebilirim. bunun en önemli nedeni, türkiye’nin avrupa futbol ailesi içinde olması ve buradan avrupa’ya geçişin daha kolay olması. evet gidin afrikadaki menejerlere sorun, ellerindeki yetenekli futbolcuları eğer major liglere gönderemiyorlarsa ilk tercih ettikleri lig türkiye süper ligi. çünkü hem acrupa’ya geçiş daha kolay hem de kazanılan para da diğer liglerin en az iki katı. (on kata kadar da çıkabiliyor)

    işte yabancı futbolcularımız bunu iyi anlamalı ve ona göre motive olmalı. hele galatasaray gibi bir takımdaysalar daha da motive olmalılar. çünkü diğer takımlara gelen ve yükselmek isteyen futbolcular için galatasaray maçları en önemli vitrin maçları. en yüksek derecede motive çıkıyorlar galatasaray maçlarına. e bu durumda siz yeterince motive olmazsanız işte bu sezonun ilk yedi haftasında olduğu gibi sorun yaşarsınız. işte en güzel örneği; ligin dibine demir atmış gençlerbirliği, ceza alanında size topu kontrol edip şut atma fırsatı vermeden arkadan baskı yapar ve topu kaparlar. yani demek istediğim sakın anadolu takımlarının kendi aralarındaki maçlara kanmayın. bizim maçlara iki kat daha motive çıkıyorlar.

    her takım galatasaray’ı bir hatta iki hafta çalışırken biz rakiplerimizi hiç çalışmıyoruz gibi. bu da futbolcuların motivasyonunu düşüren ayrı bir etken.

    gelelim ikinci konuya; milli takımlardan dönüşlerde form kaybı konusu. kanaatimce bu da türkiye liginin küçümsenmesinden kaynaklanıyor. türkiye ligini ciddiye almayınca milli maç dönüşlerini deşarj haftası olarak değerlendiriyorlar. (muslera hariç çünkü geldiğinden beri hiç yaşamadı motivasyon kaybını) bu çok yanlış çünkü özellikle milli maç aralarında rakipler hem daha çok motive oluyorlar (iki hafta boyunca) hem de çok daha fazla çalışıyorlar galatasaray’ı. bu da sonuçta onlar için bir avantaj oluşturuyor. o nedenle ben fatih hoca’nın yerinde olsam, milli maç dönüşleri ağırlıklı olarak milli takıma gitmeyenlerden oluştururum takımı. milli takımlara gidenleri ise maç oynayıp oynamadıklarına göre yarım devre ya da yarım saat oynatırım. ancak oynatacağım oyunculara da, yani milli takıma gitmeyen futbolculara da hem rakibi ezberletirim hem de motivasyonlarını tavan yaptırırım.

    kısacası galatasaray futbolcularına diyorum ki türkiye ligini küçümsemeyin ve her maç öncesi rakiplerinizi hem iyi çalışın (tek tek bütün futbolcuları) hem de iyi motive olun. aksi halde rölantide oynamaya devam ederseniz topu kontrol ettiğiniz anda arkadan gelir basar alırlar topu.