• 360
    bilmiyorum belki linç yiyeceğim ama bence türkiye şartlarında sembolik olarak kalması gereken altyapı. neden böyle düşündüğümü açıklayım. 17 yaşında bir çocuk galatasaray'ın gündem maddesi olmamalı. mustafa kapı ile aynı seviyede oynayan eminim onlarca benzer çocuk vardır. ayrıca yetenek sporda belki başarının %5'ini etkiliyordur. önemli olan şey futbolcunun karakteri, çalışma disiplini, genetik faktörlerdir. bunların bir çoğunu 15 yaşındayken tartamazsın. belki karakter kısmı biraz kendini belli eder. onun dışında boyu uzayabilir, gelişimi durabilir, para kazanınca sapıtabilir. bir çok etken var.

    galatasaray altyapısında olma etiketini 15 yaşında bir çocuk kaldıramayabilir. sadece çocuk değil aynı zamanda ailesi için de bu geçerli. örneğin konya'da altyapıda oynayan bir çocuktan olan beklenti ile galatasaray altyapısından gelen oyuncudaki beklenti çok orantısız. galatasaray altyapısında olan her oyuncu illa milyon eurolar kazanan bir futbolcu olmak zorunda gibi bir algı hem oyuncuyu, hem ailesini, hem camiamızı yıpratıyor. bu riski almaya gerek olduğunu düşünmüyorum. bunu gündem meselesi haline getirmenin de yanlış olduğunu düşünüyorum.

    fiziği müsait, kafası çalışan, kendini geliştirmek isteyen çocuk bunu ankara'da da yapar. hakkari'de de yapar. 15 yaşında çocuk ile senelik 3 milyon euro kazanan futbolcuları yan yana getirirsek, bu çocukların gelecekte sağlıklı birey olmasını bekleyemeyiz. o yaşantıların pırıltısına kapılıp, menajerlerin elinde oyuncak oluyorlar.

    ayrıca bu çocuklar o seviyede olmasa bile "galatasaray" etiketine sahip oluyorlar. bu ego ile mücadele etmek durumunda kalıyoruz. eminim suyun öte tarafı mustafa kapı'yı alıp, transfer çalımı yaptık diyerek, taraftarının gazını almak isteyecektir. peki bu fenerbahçe için kazanç mı? asla kazanç değil. aynısı bizim için de geçerli. allahtan bizde fenerbahçe kompleski yok da fenerbahçe'den oyuncu aldık diyebilmek için çer çöp toplamıyoruz.
  • 361
    çok büyük bir yatırımla ancak canlandırılabilecek, şu anki yapılanmayla ise canlandırması mümkün olmayan alt yapı.

    bu entry 2 adımda gidecek.

    1. adım fm gazıyla alt yapı diyenler için, o işler gerçek hayatta öyle olmuyor. neden? çünkü fm'de senin yaptığın gibi her maç 17 yaşında 5 tane çocuğu oynatınca gerçek hayatta şampiyon olamazsın. o zaman da başlarsın galatasaray u17 liginde mi oynuyor falan demeye.

    2. adım ise yukarıda yazdığım şampiyonluk meselesi. şöyle ki, sen benfica değilsin. öyle 5 sene porto üst üste şampiyon olduğunda benfica'da bi isyan göremezsin. ama sen daha 1. senede isyan edersin. sen kimsin biliyor musun? sen bu ligin real madrid'i, bayern münih'i, psg'sisin. yani bu ligin en büyük kulübüsün.

    alt yapından emre b. çıkar, arda çıkar mesela. (yetenek anlamında söylüyorum, karakter anlamında ikisi de bi boka yaramaz biliyorum.) ozan kabak çıkar. ama senin ilk amacın bunları çıkarmak değil. senin ilk hedefin şampiyon olup şampiyonlar ligi'nde başarı elde etmeye çalışmak, kuruluş vizyonun bu zaten.

    bayern münih kendi seviyesinde olmayan alt yapı oyuncusunu hiçbir zaman oynatmaz. çünkü her zaman şampiyonluktur hedefi. ama borussia dortmund oynatır. o da şampiyonluk ister ama bayern gibi ilk hedefi o değildir. onun ilk hedefi sürdürülebilir başarıdır, bu başarı da ilk 2-3 içinde falan olmaktır.

    köln'ün de ilk hedefi sürdürülebilir başarıdır, ama onlarınki ligde kalmaktır mesela.

    bu yüzden, önce vizyonunu bi iyi anlaman lazım. arda, emre b., hatta en basitinden sabri, emre çolak kadar yetenekli olmayan bir alt yapı oyuncusunu sen pişsin diye takımda oynatamazsın. olmaz yani abicim, bak en güzel örneği sinan gümüş, semih kaya falan ki onlar bile emre çolak kadar yetenekli değil, şu ankilere göre ise fersah fersah iyi durumda yetenek ve fizik olarak.

    arda'nın ilk çıktığı zamanlarda parlayışını bi hatırlayın, kendi aldı adam formayı resmen. lincoln elano arda üçlüsü'nün rakip savunmaları nasıl darmadağın ettiğini bi hatırlayın. o yetenekte olmana gerek yok ama a takımda sırıtıyorsan galatasaray'da oynayamazsın, bitti. şu anki örnek çok net; yunus akgün.

    bazen aşı tutar, diego simeone atletico madrid'i iyi örnek buna mesela. atalanta iyi örnek. ama sen bunlar da olamazsın. çünkü o aşının tutması için gereken zaman yok sende. o atletico madrid 3 4 sene ardarda ilk 3'e girdi la liga'da şampiyon olana kadar, sen hazmedebilecek misin bunu? yok. atalanta italya liginde kaçıncı şu an? taş gibi şampiyonlar ligi performansı verdiler ağzının suyu aktı biliyorum ama şu an 4. sıradalar. ve bunu dert etmiyorlar, etmezler hatta bununla mutlu bile olurlar. sen olur musun? şu an takım 3. ve oynanan futbola küfrediyorsun, emin oynasa sadece takımda küfretmeyecek miydin?

    alt yapı olayına bu kadar takılmayın bu yüzden. mali durum sebebiyle önem verilmeli, burada hakkınız var. ama mali durumu daha çok düzeltecek olan şu an alt yapıdan oyuncu çıkarıp satmak değil, kiralık veya bonservissiz iyi oyuncularla şampiyon olmak, yani şampiyonlar ligi geliri. 4 sene yatırım yapacağın adamı, ozan kabak gibi satacaksın. hadi diyelim daha iyi sattın max 20 milyon euro'ya falan satacaksın. şampiyonlar ligi'ne girdiğin an bunun iki katını alıyorsun zaten, yayın gelirlerini falan söylemiyorum.

    yani dediğin şey şu, şampiyon olup bir senede 50-60 milyon euro alacağımıza, 4 sene alt yapı oyuncularıyla oynayıp (ki iyi oyuncular çıkması gerek, garantisi yok) sonra bunları 20'şerden 80'e satalım. hangisi daha mantıklı?

    rahat olun. yine çıkar ozan'lar falan. ama galatasaray'ın amacı onları çıkarmak değil. galatasaray'ın amacı türk olmayan takımları yenmek.
  • 362
    uefa ve fifa altyapıları düzenlemeli. ilk 4 senelik kontrat hakkını yetiştirici kulüplere vermeli. futbolun gelişimi için bu şart.

    şuraya bak, kulüpler yetiştirdiği futbolcudan faydalanamayacaksa neden altyapı yatırımı yapsın ki?

    ozan kabak bu yüzden kaçtı elimizden, keza fırat güllü de, son olarak mustafa kapı. ben 11 sene emek verdiğim bir jenerasyonun en iyi 3 futbolcusunu elde tutamıyorsam altyapı yatırımı yapacağıma 3-4 tane scout istihdam ederim. onca hoca, onca tesise para ödemem.

    altyapı ucuz falan değil. istihdam ettiğimiz adamları geç, kemerburgaz'a tesis yapıyoruz tesis. en iyisinden 3-4 scout 11 senede bi arda turan, bi ozan kabak'tan fazlasını bulurdu bize.

    niye altyapı sistemimi 17-18 yaş sonrası tek bir genç takım için revize etmiyim ki? 30-40 kişilik geniş kadrolu, kontratını aldığım yetenekli adamlara sıçrama yaptırmaya çabalamak daha mantıklı. en iyi hocaları koy başlarına geç.