• 1
    futbolda finansal olarak takımların ayakta kalması ya elde ettikleri başarılara, ya sattıkları futbolculara ya da elde ettikleri sponsorluk gelirlerine bağlı oluyor.

    bunların üçte ikisini yapabilen takımlar bir süre sonra marka değeri olarak büyümeye ve arkasından gelenlerle farkı açmaya başlıyor.

    kim ne derse desin, türkiye futbolunun son yıllardaki en başarılı futbol takımı galatasaray'ımızdır. galatasaray, son 20 yıl içerisinde sallantılı dönemler geçirmiş olsa bile özellikle 1996-2000 yılları arasında hep üstüne koyarak türk futbolunda uzun yıllardır devam eden avrupa kupası özlemini gidermiştir.

    bu 20 yıllık sürede galatasaray rakipleri ile arasındaki makası açabilecek fırsatları yakalamış, ancak bunu hoyratça harcamıştır. zaten bu dönemlerden iyi faydalanmış olsaydık finansal olarak bu kadar sıkıntılı süreçlerden geçmez ve ffp belasına bulaşmazdık.

    2017/2018 ve 2018/2019 sezonlarını şampiyon tamamlayarak önemli bir duble yaptık. bizden önceki sürede beşiktaş bayrağı alıp depara kalkacak gibi oldu ancak geçmişte bize olduğu gibi onlar da tıkandılar ve bayrağı tekrar ele aldık. beşiktaş bu dönemde finansal olarak belli ki bazı şeyleri yanlış yaptı ve şu an gündemlerindeki en önemli konu borç yükünü nasıl azaltacakları.

    bu sezon geçen sezondan farklı olarak yapılan transferlerde harcama dengemiz pozitifte kaldı, kulüp tarihimizde uzun süre sonra ilk kez kâr yaptık ve bu sezon sonu itibari ile şampiyonluk ile 200 - 250 milyon liralık bir para daha kulübün kasasına girdi. gelecek sezon başında şampiyonlar ligi katılımından da bu kadara yakın bir meblağ daha gelecek. bu şekilde 500 milyon lira'ya yaklaşan bir para elde etmiş oluyoruz.

    artık geçmişte yaptığımız hatalardan ders çıkararak makası açma ve farkı büyütme zamanı geldi. fenerbahçe ve beşiktaş'ın borçları ile uğraştığı ve maddi olarak zorlanmaya başladıkları bu dönemde bizim depara kalkma zamanımız geldi.

    galatasaray yönetimi yıllardır hep günü kurtarmaya yönelik transferler yaptı. bu belli dönemler için makul kabul edilebilir ancak yapılan her transfer bu şekilde olursa maddi olarak oldukça külfetli olmaya başlar. bu sezon ilk kez devre arası dönemde bu görüntümüzden uzaklaştık, ozan kabak'ın satışından gelen paranın da yardımı ile satmamız halinde getirisi olabilecek oyuncular takıma kazandırdık. bundan sonra da benzer bir transfer stratejisi izlememiz gerekiyor. yeri geldiğinde bir oyuncuya eğer hak ediyorsa ve 10-15 milyon euro vermekten çekinmememiz gerekiyor, bu tarz oyuncular en kötü geldiklerinden bir miktar daha ucuza ya da geldikleri paralara satılabilirler.

    bir ikinci konu altyapı meselesi. oldukça iyi alt yaş kategorisi oyuncularımız mevcut ve bu sezon önümüzde bir ozan kabak örneği var. teknik heyetin bu konuda daha cüretkar olması gerektiğini düşünüyorum; yunus akgün, atalay babacan, recep gül, mustafa kapı, celil yüksel, gökay güney gibi oyunculardan en az biri ya da ikisinin rotasyonda devamlı olarak forma giymesi ve süre alması gerekiyor. bu arkadaşlardan yeni ozan kabaklar yaratarak kulübe saha içerisinde ve finansal olarak fayda sağlamaları bize ayırca bir itici güç olacaktır.

    umarım güzel bir transfer sezonu geçirir ve seneye şu an bulunduğumuz durumumuzdan daha ileride başlarız.
  • 2
    diagne, belhanda, fernando ve mariano'dan en az 20-25 milyon € bonservis geliri elde etmemiz gereken sezondur. 30 olursa harika olur.

    zira 5 luyindama, 3 de kasımpaşa'ya verilecek. bonservissiz oyunculara saldırmamız lazım. henry mümkünse yeniden kiralanmalı. daha iyisini bulamazsak ndiaye de kiralanmalı. 2 orta saga, 1 forvet, 1 de kanat lazım.

    ancak yabancı sınırlaması burada çok kritik. azaltılacağı kesin gibi. sayıya göre detaylı yazarız önümüzdeki günlerde.