• 29298
    2021/22 sezonunda avrupada esen ve ligde ust uste hakem facialarina kurban giden yas ortalamasi 24 civari olan futbolcuların takımı.

    bu genc çocuklara alenen haksizlik ediliyor, kerem maç sonu yere yığılıp ağlayarak sahadan ayrılıyor, nelsson taraftara karşı kendini mahcup hissediyor ust uste puan kayiplari olduğu icin, berkan her mac 12 km koşup haksızca pen. verildigi için üzüntüden hakemin peşinde kıvranıyor, hocaları a dese 5 mac ceza alıyor, takim arkadaşlari 8 mac alirken bazılari ayni maddeden 2 mac ceza alıyor.

    bu takım 3 gun sonra avrupada liderlik maçına çıkıyor. bu takıma bu genç sporculara sahip çıkalım. alenen kendilerinin emeği çalınıyor, buna medya göz yumuyor tff yöneticileri ellerini ovusturuyor. biz susmayalim biz sahip cikalim biz destek olalım.

    (bkz: türkiye'dir galatasaray)
  • 29299
    çok iyi futbolculardan oluşmaktadır. avrupa'da gayet iyi sonuçlar alırken, ligde liderin çok uzağında kalmasının 2 nedeni olduğunu düşünüyorum.

    1- tff ve hakemlerin galatasaray'a karşı tavrı.
    2- terim'in avrupa maçlarında çözdüğü problemleri ligde çözememesi. (oyun düzenleri ve kadro seçimleri)

    1 nolu mesele yıllardır vuku buluyor. normalleştirmek için yazmıyorum. böyle bir saçmalığı asla kabul edecek değiliz hiçbirimiz. ancak aysal da, cengiz de iyi kötü mücadele etti. hem de terim, galatasaray'a karşı bu tutuma rağmen başarılı oldu. bugün aynı mücadelenin burak elmas yönetimi tarafından da yürütülüyor olması gerekir. yürütülüyorsa da ben sonuç göremiyorum. yönetim, bunca yatırımın yanlış hakem kararlarıyla hiç edilmesine karşı doğru aksiyonları alamıyorsa biz ne yapalım? taraftara yazık değil mi? bu yatırımlara ve gelecek planlarına yazık değil mi? daha beşiktaş maçında galatasaray aleyhine verilen hakem kararları sonrası, yönetimin hemen aksiyon alması gerektiğini yazdığımda, bu yönetimin farklı bir tarzı olduğu, hakemler hakkında çıkıp bağırıp çağırmaması gerektiği falan yazıldı. iyi de sonuç ne? bu tarz ile sonuç alınabiliyor mu? neden gece gündüz hakem konuşuyoruz o halde? fatih terim acaba kendisini mustafa cengiz yönetimi zamanında olduğu gibi hala yalnız hissediyor mu?

    2 nolu mesele için ise artık ben umudumu kaybettim. avrupalı adam hücum ediyor, futbol oynuyor, yatmıyor, 11 kişi topun arkasına geçmiyor. terim'in oturtmak istediği oyun düzeni orada iş yapıyor. göğsümüz kabarıyor, heyecanla uefa takım sıralamasını takip ediyoruz. bayrağımız avrupa'da dalgalanıyor. peki sürekli kapanan, zamana oynayan, 11 kişiyle bekleyen, gerektiğinde önde pres yapan ligdeki takımlara karşı neden farklı bir çözüm bulamıyor terim? avrupa liginde lider olup ligde 15 haftada liderin 16 puan gerisinde kalmak nedir? sadece kapanan ve 1 puana razı takımlar dahi bir duran top kazandığında altın muamelesi yapıyor. biz ne yapıyoruz? duran toplarımız ne durumda? kapanan rakipleri neden açamıyoruz ya da neden kalemizde sürekli tehdit oluşturabiliyorlar? rakiplerimiz atletico, milan, manchester falan mı? neden kadro optimum verimlilikle kullanılmıyor? bir oğulcan vardı, ne oldu ona? bir gustavo vardı, ne oldu? bartuğ düzenli olarak a takıma adapte edilemez miydi? kılınç, mostafa, oğulcan, diagne gibi adamlardan türkiye liginde verim alınamıyorsa neyi konuşuyoruz?

    yukarıda 1 nolu mesele diye adlandırdığım sürecin sahibi burak elmas yönetimi; 2 nolu mesele diye adlandırdığım sürecin sahibi fatih terim ve ekibidir. bu sorunları çözemiyorlarsa taraftarın kendisini fazla üzmesine hiç gerek yok.
  • 29300
    süper ligde 2021-2022 sezonunda sadece hakemlerden değil rakiplerinden de kötü müdahale gören takım.

    baskı kurduğun an biri yere yatıp oyunu soğutuyor,
    gol yiyeceklerini anladıkları an rakipten bir oyuncu kendisini yere bırakıp saniyeler içinde yiyecekleri golü vardan döndürmeye çalışıyor.
    şok presle top kazanayım desen topu kaptıran oyuncu yerde taklalar atarak faul alıyor.
    ikili mücadelerde en ufak bir temasta rakip oyuncu yüzünü tutarak kart göstertmeye çalışıyor. bununla birlikte bizim oyunculara her fırsat bulduklarında geçiriyorlar. çünkü sahada bunların hepsie göz yuman kötü niyetli hakemler var.
  • 29301
    sezonu şu an olduğu yerden çok daha iyi bir yerde bitireceğine emin olduğum takımımız.

    şampiyonluk çok zora girdi ama 2. lik hedefi sürmeli.

    avrupa'da iyi gidersek şampiyonlar ligi ön elemelerinde seri başı olabiliriz.

    şu kadro avrupa ligi'nde lider çıkıp çeyrek final yapsa beni keser. yok çeyrek finali de aşarsak o saatten sonra her şey olur.

    müthiş yetenekli ve potansiyelli bir takım geliyor.

    türk futbolu galatasaray düşmanlarından ayıklandığı zaman lige yine ambargo koyacağız.
  • 29302
    umut vadeden takım, hem de fazlasıyla.
    enseyi karartıp her şey bitmiş gibi yapmanın hiç gereği yok. bu takım korunursa önümüzdeki yıllara damga vuracak bir süper takım gelir. korunamazsa -ki mevcut kurla ve oyuncu performanslarıyla zor gibi- o zaman da yüksek bonservis gelirleriyle kâr eden, sürdürülebilir, başarılı bir yapı kurulmuş olur.

    tek problem yabancı sınırı ki bu noktada altyapıyı daha verimli kullanmak bu noktada kaçınılmaz. yunus akgün, bartuğ elmaz, emin bayram ve diğer altyapı oyuncuları rotasyonda mutlaka yer bulmalı. yunus'un adana demirspor'da gösterdiği performansı o yaştaki başka bir yerli oyuncu gösterse 4 milyon euro'dan kapıyı açarlardı bize. o yüzden eldeki değerleri işlemek şart.

    kaleciyi de yerli yapmak şart. okan kocuk'u her zaman savundum, bu sezon* giresunspor'daki performansı ligin kalburüstü kalecilerinden olduğunu gösteriyor. sadece biraz güven vermek lazım okan'a. irfan can veya ligden alacağımız başka bir yerli kaleci okan'dan daha iyi değil, inanın. daha iyi olabilirler ama şu anda değiller. o yüzden kerem ve berkan gibi parıldayan yerli oyuncularımızı kaybetsek bile yerlerini yunus ve bartuğ + yerli kaleci ile doldurup gittikçe absürtleşecek yabancı sınırına hazırlıklı olabiliriz.

    özetle, beşiktaş ve trabzon her sene yeniden takım kuracakken biz seneye sadece eksiklerimizi tamamlayacağımız ve sattığımız oyuncuların yerine yenilerini arayacağımız bir transfer dönemi geçireceğiz.

    tff, pfdk, tahkim falan bunlarla şu an fazla uğraşmaya gerek yok. ülkede tek adam rejimi varken burak elmas'ın bunlara karşı eli kolu bağlı. zaten yakında erken seçim olur ve bakarsınız ne nihat kalmış ne servet yardımcı. o zamana kadar yönetimi bu olaylarda yeteri kadar aksiyon almıyor diye yıpratmak bence doğru değil.
  • 29303
    hakem hataları ve federasyonun çifte standartı gözle görülen bir gerçek, bu reddedilebilecek bir şey değil. fakat bunlara rağmen ligi en kötü ihtimalle ilk 3te bitirmek zorundayız. önümüzdeki sezon avrupa konferans liginde oynamak ya da avrupa kupalarına katılamamak olabilecek en kötü senaryo olur bu takım için. ligde sıradaki 4 maçımız sivas(d), başakşehir, adana demir (d) ve antalyaspor. takım ve teknik heyet de şu an taraftarın yaşadığına benzer bir psikoloji içindeyse bu 4 maçtan 6 puan çıkarmak bile zor olur. ligi bırakmış, ligden vazgeçmiş bir hal var taraftarın bir kısmında. bu takım lazio maçını kaybedebilir, şanssız bir kura çekebilir cl 3.leri arasından. önümüzdeki 4 maçta da bu puan kayıpları sürerse ocak ayına lig 3.sünün bile 7-8 puan gerisinde, avrupa'da devam etmesi de mümkün görünmeyen bir takım olarak gidebiliriz. tamam genciz, tamam 3 yıllık planlama ama 20 gün sonra antalya maçı bittiğinde durum bu olursa ne yapılacak? yönetimin de teknik heyetin de taraftarın da takımın da bu işin ciddiyetinin farkına varması lazım bir an önce. avrupada devam ediyoruz, lig o kadar da önemli değil, zaten hakemler de bize karşı diye bir söyleme yaslanırsan bu işin sonu felakete gider.