• 28636
    gençleşirken yaratıcılık sorunu yaşayan takım. takımın 10 numarası marcaoymuş adeta. o olmayınca geriden çıkıp topu rakip sahaya yıkamıyoruz.
    kanatlarda da en az bir tane uçak(onyekuru, rodriguez, bruma) olmayınca terse atılan toplar zaten çok efektif olmuyor, takımın defoları da iyice ortaya çıkıyor. ligimizin adeta bug’ı olan süratli ve kuvvetli kanat oyuncusu bir tane bile olsa şu an en az 6 puan fazlamız olurdu.
    ayrıca takımın duran toplar için de stratejisi yok. ordan da faydalanamıyoruz. haliyle kapanan takımlara karşı makul bir planımız yok.

    bu kadro yapısı üstümüze gelen avrupa takımlarına karşı yüksek koşu mesafesi ve mücadele gücüyle başarılı olabilir. şok presle az adamla yakalayabiliriz futbol oynamak isteyen takımları. ama top oynamayı düşünmeyen, ceza sahamda bekleyeyim belki kontrayla falan gol bulurum, 6-2-2 oynayayım diyen anadolu takımlarına karşı erkenden bir şans golü bulamadığı her maçta puan kaybeder. çünkü top bizdeyken tehlike yaratamıyoruz.

    yine de belki sistem değişikliğine giderek bu çocuklardan daha çok verim alabiliriz. çare 4-4-2.
  • 28637
    milyonlarca euro harcanarak kurulan kadrosunda, tahtadaki bir taşın yeri yarım santim oynadığında verimi %80 düşen takım.

    beşiktaş as stoperlerinden eksik, yedek stoper yanında ikinci stoper olarak mehmet topal ile maça başlayıp sırasıyla zorunlu değişiklikler yaparak necip, de souza, atiba ile maça devam edebiliyorken, hatayspor bugüne kadar hiç kanatta oynamamış, birbirini tanımayan 3 santrfor ile aynı anda sahaya çıkıp 10 puan toplayabiliyorken biz marcao'dan yoksun çıkıyorsak zaten otomatik 1-0 gerideyiz, boey yoksa kolumuz kanadımız kırık, taylan yoksa orta sahamız bomboş. cicaldausuz, berkansız bir galatasaray'ı hayal etmeye bile korkuyorum zaten. marcao'nun eksikliğini hücumda ve savunmadaki katkısından dolayı çok ön plana çıkarıyoruz ama onun kadar olmasa da biz boey, cicaldau, berkan, taylan, morutan, aanholt hepsine muhtacız. bu isimlerden herhangi biri yoksa otomatik 5 gömlek düşüyoruz.
  • 28639
    son yıllarda çok sıkıntılı şekilde gittiğimiz ama çok rahat şekilde çıktığımız kayseri deplasmanı ve hafta sonu içeride göztepe maçıyla beraber muhtemelen harlanan alevlere, iki kova su dökecek olan takım.

    fakat bir hafta sonra oynanacak olan marsilya deplasmanı ile başlayacak olan süreçte, o alevlere umarım iki kova su'dan fazlasını atabilecek durumda oluruz.
  • 28641
    açıkçası oynamak istediği oyunu anladığım ama tam kadro olmadığı zaman çok sıkıntı yaşayacağından emin olduğum takım.
    hayal edin; cicaldau iki maç sakat. bu takım öldü/bitti. morutan için de berkan için de aynısını diyorum. ya bunlardan ikisi sakat olsa? öyle bir ana plan var ki yedekleri asla ama asla bu planı oynayamıyor. burada sorulabilecek soru;neden pahalı futbol oynuyoruz? bunu sorduk çokça ama artık çok geç. bu plan değişmez, değişmemeli.

    yönetimin konuşmasından anladığım daha oyuncu alacağız. hadi bakalım, umarım bu planı oynayacak türk bulabilirler. ya da en azından altyapidan falan biri girer artık.
    yoksa ne ömer ne babel ne feghouli; hiçbiri bu oyunu ayakta tutamaz. girdikleri an yenilgi ya da beraberlik oluyor.
    yönetimin parası varsa ocak ayında bir 5-10 daha atması gerekecek bu takıma yoksa zor.
  • 28642
    galatasaray'ın mevcut düzende problem olarak görülebilecek iki durumu söz konusuydu:

    bunlardan ilki; savunmadan topla çıkışlar. özellikle defansif aksiyonları güçlü, baskı anında oyun görüşü ve pas yeteneğiyle top kullanma becerisi yüksek bir oyuncuya ihtiyaç var gibi gözüküyordu (assuncao'nun transferi bu bağlamda okunmuştu). ancak bu noktada marcao ve nelsson gibi teknik becerisi yüksek iki stoperle oyun kurma konusu önemli bir rakibe karşı (bkz: 16 eylül 2021 galatasaray lazio maçı) test edilip başarıyla geçilince bu konu biraz daha ikinci plana atıldı. berkan, taylan ve cicaldau üçlüsüyle kısmen topa karşı da sert kalınca korkular beklenilen seviyede olmadı, en azından şimdilik.

    tam da bu esnada devreye galatasaray'ın ikinci ve belki de en önemli problemi girdi; yaratıcılık. bilhassa güçlü ve karşılıklı boş alanların bulunacağı maçlarda göze batmasa da; rakip yarı sahaya oyunun yığıldığı, topla aksiyon becerilerinin büyük önem taşıdığı karşılaşmalarda galatasaray'ın mevcut kadrosu sıkıntı yaşıyor çünkü dinamik kadro, yaratıcılık konusunda mesafe kat etmeye ihtiyaç duyuyor. galatasaray'ın ileri üçlüsünü zihninizde şöyle bir canlandırırsanız tabloyu biraz daha net görebilirsiniz. halil, modern futbolun bir ileri uç oyuncusundan beklediği şeyleri yapmaya fazlasıyla haiz bir oyuncu olsa da; striker olarak tek başına etkili olamayabiliyor. kerem, yetenekli, istekli, çabuk ancak karar verme mekanizması gelişmeye ihtiyaç duyan bir oyuncu. bu sebeple sonlandırma noktasında ciddi defoları mevcut ve bunlar takımın işleyişine de şu an için zarar veriyor. ileri üçlünün en çok şey vaat eden oyuncusu ise hiç şüphesiz morutan ancak onun da önemli bir sıkıntısı var; özgüven. bu durumu yenmenin en önemli yolu sahada daha fazla kalması, rakiplerinin üzerine daha fazla gitmesi, daha fazla denemesi ve aksiyonların içerisinde daha fazla yer alması. bunları yaptıkça, özellikle iç sahada, taraftardan o desteği alıp tekrar deneme motivasyonunu kendisinde bulabilir.

    mevcut denklemde hücumdaki yaratıcılık tek bir oyuncuya kalmış gibi gözükse de hücumda oluşturulacak küçük üçgenler ve yapılacak ikiye birler ve adam eksiltmelerle daha akışkan bir oyuna kavuşabilir galatasaray. bunun için saha içinde kurgulanan oyunu benimsemek, idmanlar ve maçlarda bolca tekrar etmek ve denemekten çekinmemek gerekiyor. bu çözüldüğünde galatasaray'ın avrupa ve ligde daha dengeli, daha yaratıcı maçlar çıkardığına şahitlik edeceğiz.
  • 28646
    babel el freni kadro dışı kalsın,
    feghouli orasını burasını kaldıramıyor kadro dışı kalsın,
    marcao takım içi huzuru bozdu kadro dışı kalsın,
    kerem’in suratı asık kadro dışı kalsın,
    ömer’i bir orta için mi tutalım kadro dışı kalsın,
    luyindama yürüyen bomba kadro dışı kalsın,
    pva koşmuyor kadro dışı kalsın,
    yedlin hücum yapamıyor kadro dışı kalsın,
    taylan’ın eski formu yok kadro dışı kalsın,
    emre kılınç kendini gösteremiyor kadro dışı kalsın,
    diagne dengesiz kadro dışı kalsın,
    muhammed oyun bilmiyor kadro dışı kalsın,
    halil skorer değil kadro dışı kalsın,
    muslera yaşlandı kadro dışı kalsın
    istenilen veya istenmek üzere olan futbol takımı.
    ya arkadaşlar 15 hafta kaldı 15. ne kadro dışısı kaldı ne futbolculukları kaldı ne adamlıkları kaldı… 15 hafta kala babel’i feghouli’yi kadro dışı bırakınca takım şaha mı kalkacak?
    bugün morutan ve emre aynı anda sakatlandığında kim oynayacak? feghouli oynayacak elbette.
    kerem ve barış veya emre sakatlandığında kart cezalısı olduğunda kim oynayacak? babel oynayacak mecbur.
    yerine alt yapıdan kimse çıkmıyor mu o oynasın diyorsunuz.
    yahu top kaybı yaptığı dakikalara kadar iyi oynayan yedlin (ki kendisini sevdiğim söylenemez, en ofsaytta duruyor) üç pas üst üste hata yaptı diye kellesi isteniyor adamın(maç oynanırken). o anda sağ olsun teknik ekip de istiyor oyundan alıyor daha saçma hale geliyor.
    hafta içi oynanan lazio maçında oyunu 1-0’da kitlememize yardımcı olan babel aynı hafta sonunda yine teknik ekip sağ olsun geride olduğumuz karşılaşmaya sokarak tüyü dikmesine yardımcı oldu.
    eleştirecekseniz ilk olarak hocayı eleştirin(hocanın kalması gerektiğini düşünen birisi olarak yazıyorum). ama hocanın değişikliklerdeki hatasını görmeden oyuncu bazlı kelle istemek işi artık çığrından çıktı. bu oyuncularla gideceğiz sonuçta.
    not: 19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçında rotasyonsuz çıkmanın hata, ikinci yarı başındaki değişikliklerin doğru, sonra yapılanların da bir o kadar saçma olduğunu ve maçı kaybetmemize neden olduğunu da ekliyorum.
  • 28647
    2011-12 sezonu formatına dönebilecek bir takım.

    muslera -> muslera
    semih -> nelsson
    ujfalusi -> marcao
    eboue -> boey
    hakan -> aanholt
    melo -> berkan
    selçuk -> cicaldau
    engin -> kerem
    çolak -> morutan
    elmander -> mostafa
    necati -> halil

    muslera zaten aynı. nelsson, semih'ten daha iyi stoper. marcao, ujfa gibi savunmayı komuta edebilir ve ujfa kadar ayağı iyi. aanholt'un çıkışlarını biraz kesip, hakan gibi savunma beki yapmak onu daha iyi gösterir. berkan, melo kadar sert olmasa da temposuyla açığı kapatabilir. cica, selçuk kadar iyi bir yönlendirici. morutan, emre'nin yaptığı her şeyi ondan daha iyi yapar. engin'in dikine gidişlerini kerem de yapar. sadece kerem mücadele gücünü arttırmalı. halil, necati kadar teknik ve oyun kurabilecek bir forvet. mostafa da elmander kadar fizikli bir oyuncu, biraz mücadele gücü artmalı sadece.

    eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı ama ne yapayım? takım o kadar umutsuz gözüküyor ki kendimce eski mutlu anılara dönüyorum.