• 26002
    24 ekim 2020 bb erzurumspor galatasaray maçı'nda rakibin attığı toplam şut/isabetli şut: 4/2
    31 ekim 2020 galatasaray ankaragücü maçı'nda rakibin attığı toplam şut/isabetli şut: 8/1
    8 kasım 2020 sivasspor galatasaray maçı'nda rakibin attığı toplam şut/isabetli şut: 10/6
    (65-80 arası hariç 2/0)
    23 kasım 2020 galatasaray kayserispor maçı'nda rakibin attığı toplam şut/isabetli şut: 3/1
    28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı'nda rakibin attığı toplam şut/isabetli şut: 4/0

    son 5 maçta kalemizde 10'u isabetli toplam 29 şut görmüşüz. maç başına 2'si isabetli 5.8 şut görmüşüz.

    sivasspor maçında ciddi bir fiziki düşüş yaşadığımız 65-80 arasını saymazsak;

    son 5 maçta kalemizde 4'ü isabetli toplam 21 şut görmüşüz. maç başına 0.8'i isabetli 4.2 şut görmüşüz.

    bu sayılar acayip sayılar gerçekten, kalemize bile getirtmiyoruz rakipleri. fatih hoca bu kadarını yapamaz diyordum ama fernando muslera'nın yokluğuna bile çözüm buldu.
  • 26004
    45 dakikadan fazla eksik oynadığı ve eksik olmasına rağmen golü bulduğu halde hakem kararıyla nizami golünün verilmediği 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı'nda yediği son dakika golü olmasa;

    23 kasım 2020 galatasaray kayserispor maçı'nda girdiği onlarca pozisyonda golü bulamayıp kalesinde verdiği tek top gol olmasa şu anda ligin lideri olacak takımdı.

    şansızlık mı, beceriksizlik mi ne diyelim bilemedim.

    bildiğim tek bir şey varsa; galatasaray fatih terim'le yine muhteşem top oynuyor.
  • 26005
    28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçında benim için en dikkat çeken olay sahaya çıkan oyuncuların tamamen bonservisli oyuncular olmasıydı.

    biz geçen sene bu futbolu oynarken en büyük rol onyekuru ve seri idi. şimdi bu oyunu bozacak, değiştirmesine sebep olacak bir ayrılma olmayacak. en azından bizim istediğimiz şekilde ayrılanlar ve devam edenler olacak.
  • 26006
    geçen haftaki kayserispor ve dün akşamki rizespor maçlarındaki hücum ve pozisyon üretkenliğimizi ileride oynayan, görece hareketli oyuncu tiplerine bağlıyorum.
    bundan sonraki süreçte de temel oyun gelişimimizi bu oyun üzerinden ilerletmeyi ele almalıyız bence.
    şöyle ki, her ne kadar kaliteli ayaklar olsalar da arda, falcao, babel, feghouli gibi oyuncular durarak oynayan, genellikle topu ayağına isteyen, arkaya koşu at(a)mayan, daha kötüsü top rakibe geçtiğinde gölge markaj yaptıklarından 3. bölgede kaybedilen hemen her topta baskıyı yerinde yapamayıp, tüm takımın 50-60 m geri koşmak zorunda kalmasına sebebiyet veren oyuncular.
    bu nedenle bu saatten sonra saydığım oyuncular, yaşlarının da etkisiyle hareketli oyun tarzına geçemeyeceklerine göre benim düşüncem, bunlardan en fazla ikisinin aynı anda sahada olması yönünde.
    bizim ilacımız pırpır tip, yerinde durmayan oyuncular...
    (bkz: 28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı)
    (bkz: 23 kasım 2020 galatasaray kayserispor maçı)
  • 26007
    28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı sonrası eski hakem ve futbolcudan bozma televizyon yorumcularını hop hop hoplatan futbol takımı. hoplatma mecazi değil, baya baya fiziksel olarak bilfiil hoplatmıştır.

    akla direkt hoplamamaları gerektiğini, eğer hoplamaya devam ederlerse, cimbom'un geldiğinde yapacaklarını izah eden tezahürat akla geliyor.
  • 26008
    kötü bir kadroya sahip olmadığımızı, tek sorunun taylan'ın alternatifsizliği ve saracchi yokken mecbur kaldığımız emre taşdemir'in defansif zaafiyeti olduğunu söylüyorduk. kötü oyunun sebebinin hareketsiz falcao'dan medet ummamız olduğunu, babel'i kanatta oynatıp oyun temposunu yok etmemiz olduğunu, öbür kanada da feghouli'yi atıp savunma arkasına koşan hücum oyuncusu sayısını tamamen sıfırlamamız olduğunu anlatıyorduk.

    23 kasım 2020 galatasaray kayserispor maçında ve 28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçında takım bu ağırlıklarından kurtuldu, adam gibi tempo yapıp rakibini boğdu. rakiplerine karşı diagne-oğulcan-emre akbaba hücum üçlüsüyle, falcao-babel-feghouli üçlüsünün rüyasında bile göremeyeceği bir üstünlük kurdu. futbolda sonucu isimlerin değil, sahaya çıkan oyuncuların performanslarının belirlediğini bir milyonuncu kez ispat etti.

    yarın diagne yerine babel de oynar, ortasaha göbeğinde feghouli yerine belhanda da oynar, emre kılınç yerine arda da oynar, oyun kurgusu aksamadan işlemeye devam eder. ancak olmazsa olmaz bir tek şart var, ileri üçlünün hareketli oyunculardan oluşması mecburi. 2020 senesinde durarak, bekleyerek, ağır aksak hareket ederek saldıran bir takım puan kaybetmeye mahkum.

    kadroda bu kadar eksik olmasına rağmen takımı psikolojik olarak gayet iyi hazırlayan ve sonunda doğru kurguyu bulan fatih hocama teşekkür ederim.
  • 26009
    28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçından sonra orada burada son 13 golünün 9'unu penaltıdan atan takım gibi bir şeyler okudum. çok basit motor faliyetlerim olduğu için açtım maçkoliği kaç tane penaltı atmışız ona baktım.

    bu sezon toplam 16 gol attık. bunların 5'i penaltıdan. bu penaltıların 2'si son iki haftada olmuş. bu noktada bu iddianın patladığını börebiliyoruz. sonra baktım başka nerede penaltı atmış olabiliriz diye. avrupa liginde atmamışız. nasıl penaltı saysını arttırabiliriz? hemen hazırlık maçlarına baktım. 3 tane penaltı kullanmışız 2'tensi gol olmuş. bahsettikleri bu mu diyeceğim, yine tutmuyor.

    en sonunda acaba diagne'den mi bahsediyorlar dedim. yalan olmasın kabaca bir göz gezdirdim. toplam 4 gol attı bu sezon 2'si penaltı. geçmişe dönük bir arama yaptım. bizim formamızla attığı kalan 10 golün 6'sı (1 tane kaçırmış olabilirim) penaltıdan. ligden bahsediyorum. herhalde buralardan bir yerden çıktı konu. ha bu arada bahsettiğim yıl da 2018-2019 yılının 2. dönemi.

    ah post truth sen nelere kadirsin.
  • 26010
    (bkz: #3016082) çok üzücü kayserispor beraberliği sonrası sakin kafayla bu entry'i girmiştim. 28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçını kazanmak inanılmaz sevindirdi beni. sahada doğru işleri yapan tarafın hak ettiğini almasından güzel bir şey yoktur. ben futbol aşığı bir insanım. bununla ilgili okurum, izlerim, tartışırım, eleştiririm, takdir ederim. sadece bir noktaya takılıp kalan, fanatizm uğruna gerçekleri göz ardı eden, rakibine saygı duymayan, kendisini olduğu düzeyden altta veya üstte gören bir kişi olmamaya çalışmışımdır hep. gönül ister ki bunların hepsini yapabilelim. ama insanız hatalar da yapacağız, öfkeye de kapılacağız, kalp de kıracağız. önemli olan bunun farkına varabilmek ve gerekli davranışı sergileyebilmek. benim için galatasaray'ın şampiyonluğu, başarısı, ülkemizi temsili çok önemlidir ama bu spora aşıksanız başka şeyler de bekliyorsunuz. şampiyonluğu hak eden takım, doğruları yapan takım, futbol seyircisine zevk veren, bunu yaparken de hileyle hurdayla yapmayan, kendisini geliştiren ve yerinde saymayı adet edinmemiş her takım benim için değerlidir. bunu fenerbahçe yapsa dahi saygı duyar, tebrik ederim. gelelim bizim takımımıza. son 3-4 haftadır görmüş olduğumuz futbol beni inanılmaz mutlu etmiş durumda. benim de hocaya çok sitemim oluyor, bazen acaba yaşlanıyor mu diye düşünmüyor değilim. ama sonra hoca yine aynı fatih terim olduğuna ikna ediyor beni. kötü de olsa bir planınız olsun denir ya hocanın bize son gelişinden beri kafasında bir plan var. elinde bu oyunu oynayacak malzeme çoğu zaman olmuyor malum ffp'den dolayı ama o bunu deniyor, hiç vazgeçmiyor. iyi ki de deniyor. hoca bu planını denerken de kendisini geliştirmekten bir adım geri atmıyor. evet galatasaray hep pas oyunu oynamaya çalışıyor ama bu seneki pas oyunuyla geçen seneki pas oyunu ne kadar farklı değil mi? geçen seni elinde regista* olduğu için daha yatay alana yayılan bir pas oyunu tercih ederken şimdi elinde taylan gibi bir hareketli 6 numara olduğu için daha dikine yayılan bir pas oyunu tercih ediyor. antrenmanda yaptırdığı ayak tenisi de bu taktiğe yönelik, çalıştığı savunma ve hücum varyasyonları da bu taktiğe yönelik. keşke florya'da nasıl çalışmalar oluyor gidip görebilseydik. bazen konudan konuya atlamış gibi olacağım ama söylemek istediğim o kadar çok şey var ki mazur görün böyle şeyler yapabiliyorum. günümüz futbolunda en önemli şey takımların topla nasıl oyuna başladığıdır. bunun defansif açıdan bakış noktası da rakibi nasıl karşıladığıdır. hoca da günümüz futbolunu oldukça iyi takip ve analiz ediyor. bu sayede en önem verdiği pozisyon 6 numara. birinci ve ikinci bölgeyi bağlayan bu 6 numara sayesinde oyun kurulumunu dizayn edebiliyorsun. bu 6 numara sayesinde gerektiğinde savunmayı üçleyip bekleri yollayabiliyorsun. bu 6 numara sayesinde stoperlerden düşen topları toplayabiliyorsun. bu 6 numara sayesinde alan parselasyonunu yapabiliyorsun. taylan antalyalı gerçekten kendisini ağzımız açık izlememize olanak sağlayan bir performans ortaya koyuyor. maşallah diyorum ve üstüne koyarak gitmesini diliyorum. ama fatih hocanın hakkını da vermemiz gerekiyor. spor psikolojisi ve sporcuda performansı etkileyen bilişsel süreçler hem ilgi alanım hem de olası meslek alanım olduğu için bu konu benim için ayrıca önemli. hoca taylan'ı psikolojik olarak o kadar sağlam hazırlamış durumda ki... kendisini o pozisyonu oynayabileceği konusunda ikna etmiş, ona güvenmiş, gerekli zamanı tanımış, arkasında durmuş. bu sayede de her an yere sağlam basabilen bir taylan, saha görüşünü arttırmış bir taylan, çift ayağıyla oyunun içinde olan bir taylan, hata yapsa da doğruyu denediği için hata yapan bir taylan ortaya çıkarmış. hem hocayı hem taylan'i tebrik ediyorum. hocam oynatmaya çalıştığın oyunun arkasında olmaya devam et lütfen. kötü sonuçlar olabilir, kötü oynadığımız günler olabilir, engeller ve engellemeler olabilir, şampiyonluklar kaçabilir ama sen vazgeçme. biz senin arkandayız. bir yanlış anlamaya da mahal vermek istemiyorum. son haftalardaki galatasaray uçan kaçan bir galatasaray değil ve maddi imkansızlıklardan dolayı belki de hiç olmayacak. ama bir plan görmek, modern futbola ayak uydurmak, izlemek, denemek, florya'da saatlerce çalışmak, yeni oyuncularla da aynı oyunu sürdürebilmek işte beni mutlu eden şeyler bunlar. şu kötü günlerde bizi bir nebze de olsa mutlu eden canımız galatasarayımıza, teknik ekibimize, oyuncularımıza teşekkür ediyorum ve devamını bekliyorum.
  • 26011
    eldeki imkanlar dahilinde 2020-2021 futbol sezonu kış transfer döneminde 2 hızlı kanat ile 1 fizikli ve becerikli forvete ihtiyaç duyan takım.

    orta saha yazmadım çünkü orta sahaya en az 2 oyuncu su gibi hayati bir ihtiyaç.

    garry ve onyekuru’lu sezonlar hep tek hızlı kanatlı oyunlardı. bir yerden sonra oyun at topu o tarafa oradaki oyuncu yapar bir sihirbazlığa dönüyor oyun. ister istemez rakipler de bunu engelleme çabasına giriyor. burada oyunu genişletmek adına ters kanatta da hızlı bir oyuncuya ihtiyaç var.

    tabiki gerçek futbol simülasyon oyunu değil. bunun savunma zaafı tarafı da olacaktır. burada aranan kanatlar prime arda turan gibi bekine de yardım eden oyuncular olmalı.

    forvet için ise yeni bir elmander bulmak lazım. elmander olmadı haland oldu o da olumlu. *
  • 26012
    teknik detaylardan pek anlamam. normal bir seyirci gözüyle izler ve yorum yaparım daha çok. birde okuduğum yorumlardan sonra o gözle bakmaya, yorumlamaya çalışırım. dünkü oyundan sonra aklıma gelen düşünceyi paylaşmak istiyorum. kah buransfer doneminde, kah önceki dönemlerin etkisi ile yönetimi yetersizlikle sucladik. bunda da pek haksiz sayılmayız aslında. ama bu konuda bu kadar keskin davranmak yerine hocanın son bir kaç haftadır saha sürmek zorunda kaldığı doğru dizilimleri düşünsek nasıl olurdu sorusunun cevabını merak ediyorum. demek istediğim babel' i sol kanat değil de forvet olarak görseydik, feghouli' yi sağ kanat değil de orta saha olarak görseydik, emre kilic' i sag kanata hapsetmek yerine hep sol kanatta, sol icde veya serbest oyuncu olarak düşünseydik, sekidika, oğulcan, kerem' i daha erken hazirlayabilsek ve lig başından bu yana kanatlarda degerlendirebilseydik yine aynı şekilde takımda eksik çok mevkii var der miydik? takım ilk 3 hafta sonunda kazandığı dinamizmi kaybeder, bizde ağır, isteksiz oynuyoruz intibasi bırakır miydi?

    devre arasında falcao, diagne, fatih ile ile yollari ayırıp yerlerine sadece bir forvet ve taylan'in yedeğini alıp devam edecegiz deseler kabul ederim. dünkü oyun tek başına kıstas olamaz ama virüs yüzünden ligin akıbeti belli değilken devre arasında yığınla transfer yapmayı ve ekonomik yükün azaltılması elzemken arttırılmasını doğru bulmuyorum.
  • 26013
    ilginç bir takım. 2 haftadır ideal diyebileceğimiz, aslında neredeyse hepimizin olmasını istediği ilk 11’den sadece iki futbolcu var. nedir bu ideal 11?

    kaleci muslera, defansta omar, luyindama saracchi yok. orta sahaya bir defansif orta saha(okay) bir de 8 numara istiyorduk. onlar zaten yok. diğer 8 belhanda yok, sol kanatlar arda ve babel yok, forvet falcao yok. bir tek marcao ve feghouli var diyebiliriz, feghouli’de yeni bir rolde oynuyor. yani aradığımız şey, maddi olarak çok az bir imkan olsa kuracağımız kadro şuydu:

    muslera
    omar-luyindama-marcao-saracchi
    okay
    belhanda-transfer
    feghouli arda
    falcao

    bundan iki ay önce, az daha kuracağımız, kurmak istediğimiz kadrodan 9 adam eksik ama biz 2 haftadır çok iyi oynuyoruz. bu eksikleri nasıl mı dolduruyoruz? hücumcu taylan defansif orta saha, kanat emre kılınç ve feghouli 8 numara, forvet arkası akbaba sol kanat oynuyor. bu şekilde dolduruyoruz eksikleri ve tutuyor. olacak iş değil.

    muslera’nın eksiğini mi nasıl dolduruyoruz? kaleye şut attırmayarak...
  • 26014
    galatasaray taraftarında şimdiden belhanda-arda-luyindama-babel ve feghouli-akbaba-oğulcan-diagne bölünmeleri başladı. birini yok sayıp diğerini öveceğimize artık bir miktar genişleyen rotasyonun ve farklı oyun anlayışlarına sahip olmamızın keyfini çıkarsak daha iyi olmaz mı? belhanda ve arda ile de iyi oyun oynuyorduk iki haftadır da iyi oynuyoruz. hepsine ihtiyacımız olacak. keyfini çıkaralım bence bölüneceğimize.