• 25826
    maçlara çıkacak kadrosunun yönetim veya taraftar tarafından kurulmaması gerekmektedir. göreve geldikleri günden itibaren elindeki futbolcu grubunu kötüleyerek satmaya çalışan taraftar ve yönetim grubuna sahibiz. hadi taraftar yapıyor onu anladık ama kulüp başkanı dahil olmak üzere yönetim kurulunun elemanları çıkıp takımın futbolcusunu hedef gösterirse sonuç bu olur. yerine birini aldınız mı? hayır. satabildiniz mi? hayır. lig başlamış, maçlar oynanmaya devam ediyor fakat siz transfer dönemindeki beceriksizliğinizi futbolcunuzu hedef göstererek gizlemeye çalışıyorsunuz.

    hedef gösterdiğiniz futbolcuların yerine elinizde oynamasını beklediğiniz isimlere bir bakalım isterseniz; mesleği sporculuk olup, başına gelmesini isteyeceğimiz en son şeyler emre akbaba'nın başına geldi ve ne yazık ki bu realiteyi artık kabul etmemiz gerekiyor. kabul etmediğimiz zaman olacakları hep beraber gördük, takımla sezon başı kampı yapmamış ve zaten fizik olarak kötü durumda olan emre akbaba ilk 11 çıktığı ilk maçta takımı bir kişi eksik oynattı. yıllarını bu işe vermiş teknik direktörler bilmiyor bu işi ama biz hepimiz onlardan daha iyi biliyoruz. emre akbaba varken belhanda mı oynar ya diyoruz. yani bu iki isim birbirinin nasıl alternatifi oluyor, onu zaten anlamıyorum ama neyse. diğer isimler kerem, sekidika ve oğulcan. başka futbolcumuz da yok zaten. elimizdeki kadro bu. bu üçlü hakkında uzun uzun yazmak istemiyorum.

    elimizdeki futbolcu grubu belli, gelenler belli, gidenler belli, gelmesi istenen ama gelmeyenler de belli. elimizde toplasan 15 tane işe yarayacak futbolcu ya kaldı ya da kalmadı. sezonun ilk resmi maçından itibaren en az devre arasına kadar böyle olacağı da gün gibi ortadaydı. maçlar başladı, takım beklenenin üstünde futbol oynadı mı? evet, oynadı. 22 günde 7 maça çıktı, aynı futbolcuları oynatmaktan 5 metreye pas atamaz hale geldi mi? evet, geldi. kaybettiğimiz maçlara bakıyorum, rangers, kasımpaşa ve alanyaspor. 3 maçın da ortak özelliği, iyi oynamadık fakat 8-0 kaybedecek bir görüntü yoktu ortada. 3 maçı neden kaybettik? cevap belli, kalemiz boş. muslera dönene kadar, rize maçından itibaren bütün maçlara boş kale çıktık ve çıkmaya da devam edeceğiz. muslera olsa, kasımpaşa ve alanya maçlarına 1'er puan yazardık, rangers maçını bilemem.

    demem o ki, bazı konularda yaptığımız yangınlar realiteden uzaklaşıp duygusallık kaynaklı oluyor ve bu bize zarar veriyor. yarın öbür gün galatasaray spor kulübü kapandı diyelim, o zaman hep birlikte keşke kapanmasaydı da sırf feghouli ilk 11 başlıyor diye sinirlenseydik deriz. galatasaray futbol kulübünün herhangi bir maçında forma verilen isimlere düşmanca saldırmaktan vazgeçmek en aklı selim davranış. bırakalım, hoca kafasındaki kadroyu sahaya sürsün. teneke bağlamak istediğimiz donk'u stoper yapıp, iki şampiyonluk kazanan adam belhanda, feghouli, arda gibi futbolcuları kara kaşına, kara gözüne oynatmıyordur değil mi?

    ve son olarak, sayın fatih hocam; gözünü seveyim toparlan. rangers maçıyla başlayan düşüşün devam ediyor. şu yönetime sabredecek sadece 35 lig maçın kaldı, kapa kulağını ve şampiyon yap bizi.
  • 25827
    ne yazık ki 2020-2021 sezonunda başarısız olacak takımım.

    bu söylememde iki sebep var.
    1. futbol takım kadrosunun yetersizliği
    2. ülkede en kolay hakkı yenen takımın galatasaray olması.

    iki maddeyi elimden geldiğince açmaya çalışayım.

    1. ben genelde konu galatasaray olunca olaylara optimist bakan bir kişiyimdir. oluşan oyuncu gruplarından her sene bir şeyler hayal eder, en azından onların olmasını beklerim. fakat elimizde öyle bir kadro var ki, neredeyse hiç bir oyunu ve dizilimi hayal ettirmiyor.

    mevki mevki bakalım.

    kaleciler: muslera dönene kadar fatih öztürk ve okan kocuk. fatih ligin en kötü kalecilerinden bir tanesi. okan da ondan bir tık iyi ya da kötü. yani gerçekten ligde en kötü kaleci ikilisi bizde olabilir. özellikle okan varken fatih'in alınması çok büyük hata. kim aldıysa kim aldırdıysa hatalı. onay verip kabul eden fatih hoca'da hatalı.

    defans hattı: 4'lü olarak baktığımızda ligin en iyi geri dörtlüsü bizde. bence bu en net konu. fakat buradaki problem şurada, omar-luyindama-marcao- saracchi 'den biri olmadığı zaman yedekten gelecek kişiyle oynayan arasında çok büyük fark var. yani en iyi olduğumuz yerde bile derinliğimiz yok. sürekli kart gören bu oyuncuların alternatifsiz olması çok kötü. sağ ve sol beki aynı kişi yedekliyor ve yedekleyen linnes oynadığı bütün maçlarda nerdeyse görünmez oluyor. bu 4'lü haricinde çıkacağımız bütün maçlarda sıkıntı yaşarız. bence 2019-2020 sezonunun pandemi sonrasına kötü başlamamızdaki en büyük sebep, marcao'nun sakatlığıydı ve o sakatlık bizi şampiyonluktan etti. şuanda da marcao sakatlandığında ya da cezalı olduğunda yerine oynayacak kişiyle arasında çok büyük fark olacak.

    orta saha: belhanda-taylan-etebo. gerçek mevkisi orta saha olan takımımızda sadece 3 isim var. belhanda da aslında tam orta saha değil. aslında hiç biri değil. etebo en son oynadığı kulüplerde sağ açık oynamış, taylan bize gelmeden forvet arkası oynuyordu. futbolun bu kadar geliştiği, orta sahaların en önemli mevki olduğu bu dönemde bu orta saha grubuyla lige başlamak zaten başlı başına rezalet. hem sayısal olarak hem de kalite olarak, orta sahada çok kötü durumdayız. bu oyuncular oynayamazsa ne olacak o zaten muamma. ayrıca aralarında geçiş oyununu en iyi yapabilecek olan belhanda'ya da mobbing yaparak psikolojisini bozduk. aynı şekilde sofian'a da. bu oyuncular elindeki en iyi oyuncularsa ona göre davranman gerekir. ya da mobbing yapıyorsan kadro dışı bırakman gerekir. ikisini de yapamıyoruz sonra suçu oyunculara atıyoruz. çok büyük iş.

    yani özetle orta saha oyuncuları ligde ilk 5'te 6'da yer alan takımlar içerisinden kötüler arasında. özellikle nicelik olarak zaten büyük problem mevcut. farklı dizilişleri hayal ettirmemesinin sebebini aşağıda açıklayacağım, o da bu orta saha kurgusu ile alakalı.

    kanatlar: tempolu olanların oyun aklı yok, oyun aklı olanların koşacak ayakları yok. babel,arda, sofian, kerem, sekidika ve emre kılınç. bu oyuncu grubundan en öne çıkan emre kılınç. fakat emre'nin de 2020-2021 sezonunda kanatta oynadığı maçlarda gösterdiği performans çok iç açıcı değil. şut tehdidi ve araya kaçma potansiyeli var fakat, oyun kurmada, topla çıkmada çok fazla etkisi yok. bence kendisinden 2019-2020 sezonunda takıma onyekuru katılana kadarki dönemde ömer'in oynadığı pozisyona alıştırmalıyız. sol iç- sol kanat. zaten diğerleri hakkında çok bir şey söylemeye gerek yok. ayrıca buranın da en önemli oyuncularına (babel- sofian) mobbing yaparak alacağımız performansın belki yarısını alırız. bence emre akbaba'nın da yer aldığı grup burası. çünkü emre akbaba orta saha değil.

    forvet: falcao-diagne- ali yavuz- oğulcan. özellikle falcao ve diagne aynı tip oyuncular. ikisi de ceza sahası golcüsü. hatta 6 pas golcüsü. biz bu oyuncuları ne kadar ceza sahası dışarısına çıkartırsak o kadar faydalanamayız. bu oyuncu grubunun bence en büyük problemi, farklı oyunları hayal ettirmiyorlar. falcao ve diagne'nin başarılı olması için bizim oyunu karşı yarı alana yıkmamız lazım fakat artık bunu bile yapamıyoruz. topu oralara götüremiyoruz. bence yine buradaki problemimiz orta saha.
    oğulcan şut kalitesi ve şut yüzdesi çok düşük bir oyuncu. daha çok gelişmesi lazım. ali yavuz ise 2 lig aşağıda 26 maçta 9 gol atmış bir oyuncu. tarsus idman yurdu maçlarını ve bazı 2. lig maçlarını izlemiş biri olarak henüz hazır olmadığını düşünüyorum. ali yavuz umarım çok iyi oyuncu olur, bu potansiyeli de var fakat onu hemen sahaya atmak oyuncuya yarardan çok zarar getirebilir. o yüzden medyada ne kadar çok konuşulursa o kadar oyuncunun dezavantajına. oyuncuya iyilik yapmak isteyenler de en büyük kötülüğü yaptığının farkında değil.

    şimdi bu oyuncu grubuyla neler yapabiliriz. işte beni en çok hayal kırıklığına uğratan konu burası.

    3'lü savunma oynamak için ne stoper sayımız yeterli ne de oyuncu özelliğimiz.

    19 ekim 2020 galatasaray aytemiz alanyaspor maçında olduğu gibi 4-2-3-1 oynasak, o da zor. çünkü taylan ve etebo sırtı dönük top almayı ve oynamayı beceremiyor. sinan yılmaz'ın etebo hakkında çok defa söylediği gibi farkındalığı çok kötü. bu da onun defans önünde oynamasını zorlaştırıyor. taylan'da bu konu da elit bir 6 numara değil. temposu ve azmi ile kapatmaya çalışıyor elinden geldiğince de yapıyor.

    4-1-4-1 dizilimde yerleştiğimizde de topla çıkmakta çok zorlanıyoruz. bu sorunu çözmek için kanatlara temposuz oyuncular koymak zorunda kalıyoruz. biraz da buna mecburuz. başka türlü oyun açamayız.

    topu rakibe bırakalım desek, hiç bir takım galatasaray karşısında topu almaz. 19 ekim 2020 galatasaray aytemiz alanyaspor maçı alanyaspor bile biz 10 kişi kaldıktan sonra topu aldı. bizle oynayacak her takıma başlamadan 0-0'ı versek, zaten kabul ederler. yani rıza çalımbay gibi bir hat kuralım, hızlı toplarla çıkalım düşüncesi de çok mümkün değil.

    ileriye top şişirsek, indirip servis yapacak oyuncumuz yok. attığımız her top duvara çarpmış gibi geri gelir.

    gerçekten çok kötü kadro planlamasına ve kadroya sahibiz. burada sorumlular tartışılır fakat şuan takımın başında kim olursa olsun sonuçların çok değişmeyeceğini düşünüyorum.

    yani özetle kadro kalitemiz çok kötü. burada sorumlu kimdir bilmiyorum. teknik ekip, ya da yönetim. fakat ortaya çıkardıkları net bir tablo var, bu takım galatasaray takımına yakışacak bir takım değil.

    2. konu, haklarımızın yenilmesi. bu konuda bence bir yerlerden talimat aldık ve konuşmuyoruz. başka bir açıklaması yok.
    mesela son oynadığımız 19 ekim 2020 galatasaray aytemiz alanyaspor maçına bakalım. bu maç ile alakalı ekşi sözlükte debeye giren entry galatasaray'ın hakeme rağmen yenememesi. fenerbahçeliler bu konuda çok büyük algı yapıyorlar. kendileri hakeme rağmen kazanmış biz hakemle kaybetmişiz gibi konuşuyorlar. biz ne yapıyoruz, susuyoruz. mesela bu maçta belhanda'nın attığı gol ifab kurallarına göre net gol. yani babel, emre'nin önüne düşecek topa kartal gibi yükselerek niye eliyle müdahale etsin. aynı maçta ceza yayı üzerinde marcao'ya taban girildi, rakibin sarı kart görmesi gerekirken oyun devam etti ve bence en çok gözden kaçan pozisyon yediğimiz 2. gol. https://gss.gs/aEQ.png burada alanyalı oyuncunun topa vurduktan sonra rakip oyuncuların konumlarını görebiliriz. burada bir oyuncu kalecinin önünde ve aktif durumda. fatih'in görüş açısını kapatıyor. burada ofsayt incelemesi yapılması gerekiyordu. hatta oyuncu aktif mi değil mi diye de hakemin vara gitmesi gerekiyordu. gördüğüm kadarıyla vara gidilmedi. pozisyon ofsayttır ya da değildir fakat en kötü incelenmesi gerekiyordu.

    bizim aslında sessizliğimiz pandemi sonrası başladı. burada mustafa cengiz hasta olduğu için kendisine bir şey diyemem fakat yönetimin sessizliği hiç hayra alamet değil. o sessizliğin şuan da devam etmesi ister istemez bir şeylerin olduğu izlenimi yaratıyor.

    pandemi sonrası hatta pandemi dönemindeki maçlara bakalım.

    15 mart 2020 galatasaray beşiktaş maçında karius'un hava topunda topa kafa vuran donk'a yumruk atması penaltı olarak değerlendirilmedi. pozisyon net penaltı.

    belki de sonun başlangıcını getiren 14 haziran 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı. bu maçta rizespor sağ bekinin ilk yarı 2 kırmızı bir sarı kartlık hareketlerine rağmen atılmaması çok büyük hataydı. fakat bence bu maçın en skandal hatası andone'nin sakatlandığı pozisyon. keleci tarık, ortada top yokken, bom boş pozisyonda andone'nin ayağına yükleniyor. andone gibi güçlü bir oyuncunun dizini o hale getirmek kolay değil. bunun için de ekstra güç harcamak gerekir. yani yanlışlıkla düşse hemen toparlar kendini ki zaten ortada karambol ya da başka bir durum yok. hatta yere yatmasına sebep olacak bir durum bile yok. pozisyonun net penaltı +kırmızı kart olması lazım. aynı hakem kararları bizim lehimize olsaydı o gece kap kara gece ilan edilirdi, sokağa çıkarlardı.

    belki de her şeyin bittiği 21 haziran 2020 galatasaray gaziantep fk maçı. bence bu maçla alakalı çok konuşmaya gerek yok. yerde yatan kaleciye müdahale olmasına rağmen elinde topu çok tuttu diye saçma sapan bir düdük çalındı. maçta yapılanlar zaten bizim o sahadan 3 puan almamamız için planlanmıştı. biz yine sessiz kaldık.

    bundan sonraki maçlarda da aleyhimize çok fazla hata yapıldı fakat onlar artık önemsiz hale geldi.

    yani, durumum yoktu okuyamadım, özet geç diyenler için, 2020-2021 sezonunda başarısız olacak takım. iç ve dış sebepler bunu çok net gösteriyor. hatta iç sebepler dış sebeplere yardım bile ediyor olabilir.
  • 25828
    2020-2021 sezonunda başarısız olması için sadece transfer döneminde değil transfer döneminden sonra da yönetim tarafından büyük bir çaba gösterilen takım. önce anlamsız ve zamansız feghouli- belhanda açıklaması sonra falcao koşmuyor oğulcan kerem sekidika ile yenilelim açıklamaları falan şampiyonluk hedefi koyan bir takımda normal şeyler değil.
  • 25829
    emre akbaba'nın uzun sakatlıktan sonra 11 çıkması hocanın tüm bu kadro yetersizliği, transfer beceriksizliği, yönetimle falcao-feghouli-belhanda problemleri içerisinde çileden çıkıp, işi toteme ve duygusal reaksiyonlara bıraktığının göstergesi oldu.

    geçen yılki sakatlık dönüşündeki gibi goller atacağına inanmak istedi sanırım hoca. ama ligin en iyi takımlarından birine karşı prime zamanında bile saha içinde pasif bir oyuncuya bel bağlamak olacak iş değildi. hoca bu duygusal reaksiyonları rangers maçı devre arasında belhanda feghouli'yi çıkararak da yaptı. alanyaspor maçında ilk 11'e almayarak da. belhanda ligin başından beri her maçın en iyisiyken gereksiz yere küstürüldü. feghouli'ye mesaj vermek için babel'e sol kanadı emanet etmeye gerek yoktu. her seferinde sövülen belhanda-feghouli'nin ikamelerinden kat kat iyi olduklarını gördük. her maç aynı senaryo.

    ilk 2 maçtaki planlı, güzel oyunun bu kadar kolay bozulması ve psikolojik olarak dağılmamızın mantıklı izahı yok. milli maç arası da hocanın aklı selime dönmesini sağlamamış anlaşılan. bundan sonrasında yönetimle sürtüşmeler artacağı için ümitvar olacak bir durum da yok. hakkımızda hayırlısı diyelim.
  • 25830
    başkanından yönetim kuruluna kadar yenilenmesi şart gözüküyor. mevcut şartlara bakılırsa başkan ağır hasta ki kendisine acil şifalar diliyorum. ancak şu şartlarda mali genel kurul yapılamamış, başkanı travmatik bir süreçten geçiyor, kurduğu yönetim ise sadece 2-3 kişinin gayreti ile devam ediyorsa bu galatasaray’a yapılan bir ayıptır. elbette ki sağlık çok önemli ama şu durumda diretmek hem bize hem de başkanın kendisine zarar.

    çok belli ki kelimeleri seçerken bile zorlanan bir konumda başkan. yönetimi de oldukça zayıf. bundna bağımsız da saha dışı konularda iç tehditlere şahin, dışarıya sus pus tarz bir yönetim anlayışı genetiğimize ters. tam tersi içte birleştirici, dışarıya sert olunması gereken yalnızlaştırılmaya çalışıldığımız bir dönemden geçiyoruz. gelinen nokta ise içeride camianın sevmediği avam bir üslup, dışarıya ise hakkını arayamayan sahada emeği harcanan takımın ve hocasının yanında olamayan bir profil var. bu hocasından futbolcusuna sirayet etmiş durumda ve artık bir inanç kaybı var çok net biçimde.

    sonuç olarak acilen mali genel kurul ve ardından seçimli genel kurula gidilmeli. aksi takdirde en az 2 sezonu kaybedeceğiz.
  • 25832
    defansta oynayacak bir dördüncü stoperi ismen ve cismen sayamadığımız için 3'lü defans oynaması mümkün olmayan takımdır.

    acilen hocanın yeni bir şeyler denemesi lazım. mevcut kadromuzdaki hücum oyuncuları zaten nitelik olarak nicelik olarak da yeterli. sorun nerede? sorun orta sahanın ortasında.

    siz bugün 4-2-3-1 de oynasanız, 4-1-4-1 de oynasanız orta saha oyuncularınız baskı yiyince top tutma, oyun kurabilme yeteneğine sahip değil se * tıpkı alanya maçında olduğu gibi * ileri 4'lüyü oyuna sokamazsınız. "aaa ne oldu bu sezona fırtına gibi başlayan emre kılınç'a" dersiniz.

    çözüm ne peki? çözüm basit alanya maçında takım 10 kişi kalmışken oyuna giren ömer bayram ve belhanda rakip baskıyı kırmayı başardı. o zaman hiç değilse geçen seneki düzene geri dön hocam.
    donk'u 6 numara yap, önünde ömer ve belhanda sağda feghouli solda emre kılınç veya arda öyle dene bakalım.
  • 25835
    hiçbir zaman hatalarımızdan ders almıyoruz hep ya yerimizde ya da geriye gidiyoruz. düşük profilli vasat altı bir takımız. ya çıldırmak üzereyim 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçında son dakikada yediğimiz gol geçen senenin 2.haftasinda konyaspor maçında yediğimiz gölün aynısı değil mi? yine 10 kişi kalmışız orta sahamiz nerdeyse penaltı çizgisine kadar geri çekilmiş.

    cekilmeyin kardeşim ya delireceğim kafayı yiyecegim kimse dönüp demiyor mu bakın geçen sene yediğiniz golü yine yediniz diye. off delirttiniz be