• 24113
    19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçı'nda 2019-2020 sezonunun ilk yarısına göre tempolu oynayıp pres yapmış takım. rakibine birkaç pozisyon dışında gol fırsatı vermemiştir. oyuncuların maç temposunu artırması ve birbirlerine alışması ile birlikte bir tane de stopee takviyesiyle ligin ikinci yarısında en çok puanı toplayan takım olacaktır. şampiyon olup olmayacağımızı rakiplerin puan kayıpları ve zorlu mücadelesi belirleyecektir.
  • 24116
    önde olduğunda skora bağlı travmaları olan ve bunu bir şekilde aşması gereken canım sevgilim.

    bir farkla öndeysek, çok ciddi bi özgüven sıkıntısı var. gol yemeyecekleri takıma karşı ayakları titriyor.

    iki farkla öndeysek, gereksiz bir rahatlama var. direkt konsantrasyon kaybı.

    bi an önce bu psikolojilerden kurtulması gerek. iddia ediyorum, takım rahat oynasa baya tüm maçlarda rakibini sürklase edecek kaliteye sahip.
  • 24117
    sezonun ilk yarısındaki leş oyunla ikinci yarıdaki oyun arasında farklar olan canım takımımız. gerek yapılan şiddetli pres, rakibin kendi sahasından çıkmak için yaptığı hazırlığa verdiğimiz reaksiyon ve en önemlisi de kim nerede duracağını nereye koşacağını biraz da olsa bilmesi. bunlar önemli faktörler çünkü şampiyon olmak istiyorsak bu gibi etkenlerin daha fazla olması gerekiyor ve ben de bunu başarabileceğimize canı gönülden inanıyorum.
  • 24118
    -taktiksel olarak iki ön libero ile başladığımızdan dolayı emre akbaba ise; daha çok forvet arkasında oynadığı için ve ister istemez maç eksikliği nedeniyle dinamizmi yeteri kadar ortaya koymadı ve bu nedenle orta saha üstünlüğünü kazanmakta zorluk çektik. onyekuru'nun maç formunu bulana kadar ben emre akbaba'nın sol açıkta değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum hem yan taraftan ortalarda forveti ikileriz ve etkili olma şansımız artar.emre akbaba'nın yerine de taylan daha gerçekçi bir isim olur.
    -en büyük sorun ise taktiksel diziliş değil tabi ki fatih hoca önde oynatmasını seven bir antrenör olarak bilinir ama çalıştığı oyuncu grubu "elmander" gibi "engin baytar" gibi gerekirse hem kendi hem de başka pozisyonda ki arkadaşları için iki kişilik mücadele edip boşlukları doldurmaya çalışan oyuncu grubuyla çalışmıyor. seri orta saha için çok yumuşak kalıyor, olmuyor maalesef o çok beğenmediğimiz ndiaye hem orta sahada dinamizm katardı hem de sol tarafta onyekuru'nun bıraktığı boşlukları doldururdu. fernando aynı şuan ki bazen lemina'nın yaptığı gibi hem defansı üçleyip hemde orta saha da forvetleri ilk karşılayan futbolcu oluyordu. fatih hoca ortasaha da tempolu oyuncu bakımında taylan'ı oynatması bu nedenle çok önemli. seri'nin üzerindeki orta saha baskısını gerektiğinde hafifletip hem de gerekli koşularıyla falcao'ya markaj yapan defans oyuncularını üzerine çekip falcao'yu rahatlatabilir. onyekuru geldiğinde ise nasıl bir dizilim sergileyeceğiz çok merak ediyorum emre akbaba- onyekuru-feghouli 3'lüsü ile savunma bakımından çok zayıf düşeriz ve tüm yük seri ve lemina ya düşer.

    long story short: allah sonumuz hayır etsin.
    (bkz: 19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçı)
  • 24120
    evet denizlispor fena takım değil fakat ben bizim takımı beğenmedim*. bana ışık vermedi. çok hantal ve ceza sahasına cesur girişler yapmıyor. uzaktan çok karavana şutlar çekiliyor. takım sert değil. ''daha önce geriden gelip şampiyon olduk, yine oluruz'' havasında ve rahat. ama işte kedi her zaman bal yemiyor ve takım şuanda kötü. bir de arda turan efendi de futbolu bıraksa da rahatlasak, maç sonunda gündem yine bu beyefendi. halbuki karakter bakımından emsali tanju çolak ve rıdvan dilmen futbolu bıraktıklarında ondan gençtiler.
  • 24121
    tekrar tekrar yazmaktan sıkıldım ama en büyük sorunu kağnı hızında olmasıdır. 19 ocak 2020 beşiktaş sivasspor maçını izleyenler ne demek istediğimi anlarlar, sivas'ın yarı hızında kaleye gidemiyoruz. sivas'ta topu alan kaleye gidiyor, kaleye gitmiyorsa bile kaleye en yakın futbolcuyu buluyor ve bununla da yetinmeyip pastan sonra rakip kaleye doğru hareketleniyor. bizde ise şu iki özelliğin ikisi de yok. resmen kağnı hızında bir takıma sahibiz ve çok statiğiz. hoca hala bu işin feghouli-seri ile olmayacağını anlamadı. emre akbaba ile de olmaz bu iş. emre akbaba 9.5 numara bir adam. bu adam sana her maç gol atar tamam ama defans katkısı yok. bugünkü denizli maçında ikinci yarı resmen yürüdü sahada. top ayağına geldiğinde de geriye oynadı. arkadaş kendi etrafında bi' dön, 7-8 adım sür, hatta sprint at. ama yapamadı maalesef. bakalım daha ne kadar böyle sürecek.
  • 24122
    2019-2020 sezonu 2. yarısına oyun anlayışında köklü bir değişiklik yaparak başlayan futbol takımı(aslında bunun sinyalleri ilk yarının son haftalarında verilmişti.)ama birçok kişi skor odaklı ve kötümser yaklaştığı için olayı yakalayamıyor veya çok üstünde durmuyor.

    savunmaya gömük bir çapa ve sağ iç sol iç 3. bölgede etkinliği olmayan 2 orta saha oyuncusu öndeki üçlüden sağda feghouli solda babel ağır, adam eksiltemeyen, koşu atmayıp ayağına top bekleyen iki hücum oyuncusuyla fazlasıyla kısır ve hiç bir şeyi beceremeyen bir görüntü veriyorduk. emre akbaba’nın dönmesiyle yan yana iki orta saha oyuncusu önlerine 9.numara/forvet arkası emre akbaba oyun şekli bir kere ceza sahasına giren oyuncu sayımızı arttırdı. düzen nizam oluştu. sağda feghouli bildiğimiz gibi ama babel yerine tempolu ve çizgiye inmeye çalışan ömer bayram sol ayaklı sol bek saracchi ile beraber sol tarafımızda da karşı taraf için daha tehditkar bir hal alacaktır. bunlar ufak tefek görünen ama komple bir takımın oyun yapısını belirleyen şeyler.

    uzun vadede kağıt üstünde fazlasıyla belki ama oyun olarak seri lemina’nın partneri olamaz bence. çünkü teknik ve pas yeteneği üst düzey olabilir ama o bölgede şampiyon olmak isteyen takımın yumuşak oynayan bir oyuncuyla başarıya ulaşması ligimiz için çok zor. taylan da yetenekli ama ikili mücadelelerde çok zayıf bir oyuncu. lemina, gustavo, abdülkadir parmak gibi dişli adamlar iş yapıyor burada. oyunu orta sahada bir ele alsak zaten topu bir şekil dolaştırırız, seri’nin inanılmaz paslarına ihtiyacımız kalmaz.

    2. sorun ise sağ kanat; linnes ile ilgili abartılı bir fetiş var, kendisi profesyonel çok iyi bir sağ/sol bek yedeği ama as sağ bekimiz asla olamayacak. şener’den bir çıkış bekliyorum yani umuyorum. mariano belhanda ile beraber bu takımda ağzıyla kuş tutsa artık iflah olmazlar onu saymıyorum. sağ hatta geri dönersek; malesef feghouli üretken olmayan oyunun ana sebeplerinden biri. kendisi emre akbaba’nın muadili çünkü. biri teraflu, biri aferin. sağ kanat istese de olamıyor. sağ çizgiden gelemiyoruz üretemiyoruz. keşke emre mor 2. yarı hepimizi şaşırtsa veya jesse uçup kaçsa ama düşük ihitmal olarak görünüyor şu an için.

    ciddi bir atılım yaptık oyun anlamında; umarım rutine biner çünkü fatih terim kazanan takımı bozmaz. gelenler gidenler olacaktır 4-1–4-1 değil de 4-2–3-1’e göre takımın oluşturulmasını umuyorum.
  • 24123
    akil alir gibi degil ama hala 3 transfere ihtiyaci olan takim. bir forvet bir 6 numara bir de stoper. ligin kader macina cikiyoruz, deplasmanda konya'dayiz. eldeki tek stoper ahmet calik, tek forvet falcao. adem buyuk ve donk gercek mevkileri stoper ve forvet olmadigi icin onlara ayip etmis sayilmam.

    bir mevzu daha var soylemeliyim yazmaliyim. lemina'yi defansin onunde seri'nin arkasinda harciyoruz resmen. ya donk orta sahaya gecirip ya da o tarz bir topcu transfer edip lemina'yi önde kullanmaliyiz. ah fernando reges ah. keske sevilla'ya gitmek istemeseydin.
  • 24124
    19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçındaki futboldan memnun olanlardanım; özellikle ilk yarıdaki açlığı, koşu ritmini, rakip ceza sahasını sürekli tehdit etme gayemizi beğendim. yediğimiz golden sonra yine tuhaflaştık, buna çözüm bulunmalı, en kötü söz konusu sekans olabildiğince kısılmalı. oyuncu bazında ise soso'da fazla ısrar ediyoruz, iyi durumda değil. lemina-seri ikilisi keyif verdi. saracchi nefisti.

    henry onyekuru jesse sekidika ikilisinin sollu sağlı aktığı bir galatasaray bana gelecek maçlar için heyecan veriyor. iki oyuncunun da beklerine yardım etmesiyle birlikte hücum-savunma anlamında kenarlarda sıkıntımız en aza inecektir.
  • 24125
    28 aralık 2019 galatasaray antalyaspor maçından beri iyi oynadığını düşündüğüm takım.

    19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçı genelinde oyuna hâkim, pozisyon arayan ve tırmalayan bir takım vardı.

    emre akbaba, martin linnes ve marcelo saracci gibi futbolcuların temposu arttıkça da daha etkili olacağımızı düşünüyorum. radamel falcao' nun da biraz daha tempo arttırmasına ihtiyacımız var. daha takıma katılacak bir tane de henry onyekuru mevcut.

    özellikle onyekuru' da döndükten sonra soldan sağa onyekuru, falcao ve emre üçlüsü skora daha kolay ulaşabileceğimizi düşünüyorum. ömer(orta alanda driplingleri takımı ileriye taşır) seri( pas ve organizasyon sorumlusu) ve lemina( takımın pis işlerini yapacak) ile daha dengeli bir orta saha kurabiliriz. bir tane stoper hamlesi ile hem rekabeti arttırmak amacıyla hem de hava hakimiyeti olan bir stoper ile rotasyonumuz kuvvetlenir.

    4-4-2 ile devam edeceksek de emre sağda taylan falcao yardımcı oyuncu olabilir. ömer bayram' da rotasyonda enerjiyi arttıracak oyuncu olarak değerlendirilebilir.
  • 24126
    skoru koruyamama vaziyetinin psikolojik olduğu kadar fiziksel olduğu ortada olan takım.

    19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçının ilk yarısındaki tempoyu, insanlık için küçük olsa da, kendisi için bir adım olan o tempoyu dahi 90'a yayamayacağı aşikardı. aslında pas yapan da bir takım olduğumuz halde, oyun hazırlığı paslaşması başka, mağlup olan rakibin saldırmalı presinde pas yapmak başkadır, bundan kurtulmayı becerebilmek için de efor sarf etmek gerekir; halbuki aynı anda takımın temposu zaten yorgunluğa bağlı düşmüş oluyor.

    bu noktada, ilerde top tutabilecek, fizikli bir pivot santraforumuz da olmadığına göre, salah gibi, en azından top taşıyabilen, mümkün olduğunca güçlü veya hızlı birine bu oyun görevini vermeliyiz bence. pres yenen anda, orta saha, gerilere kadar gelmeyip ileri atılacak ve karşı defanstan dönen topları toplayabilir veya hücuma dengeli çıkmalarına engel olabilir. yine bu denizli maçında, muslera'nın seri'yle girdiği bir paslaşma vardı ki yürekleri ağza getirdi. bu paslaşmayı beceremiyorsak asla girmemeliyiz. onyekuru veya sekidika, bir noktada bu görevi üstlenebilir gibi düşünüyorum. bu presten ve şu iki farkla önde olma rehavetinden çıkışımızın anahtarı, takım olarak, doğru alan parsellemeyle birlikte, böyle bir oyun tercihi üzerinden olabilir belki.

    bu maçta, golü yan toptan yedik, fiziksel acziyet- geri çekilme daha yeni gerçekleşmişti. böyle olunca re-reaksiyon da gösteremiyoruz. sağ olsun terim de müdahale edip yorgunluktan beyni çalışmayan oyunculara bir mesaj da vermiyor... bir şekilde bu oyunu da çözmemiz gerek. belli ki sezon boyunca bize rahat yok çünkü.