• 23896
    sevdiğim bir söz vardır "gençler bilse, ihtiyarlar yapabilse" diye...
    bu yönüyle, 2019-2020 sezonu özelinde mevcut bünyesindeki 30 yaş üstü oyuncularının sahip oldukları kaliteyi sahaya yansıtamadığı;
    (bkz: babel, mariano, yuto, selçuk.....vs), görece genç olanların ise oyun zekasının kırıntılarını bile taşımadığı (bkz: emre"s", ömer, marcao....vs) bir oyuncu grubu...
    (maalesef emarelerini taşımadığı için takım diyemiyorum)
    buna bir de aşırı formsuz teknik ekibi de eklersek; buyrun 2019-2020 futbol sezonunda gelinen nokta....
    avrupa'dan kesin dönüş.
    lig ve kupada havlu atılmak üzere olunan bir sezon...
    daha da önemlisi geleceğe umut taşıyamamamız, çünkü hatalar bir türlü görül(e)miyor.
    yoksa hatalar görülüp tekrar edilmese, yanlışta ısrar edilmese inanın puan durumu umrumuzda olmaz, zira tarihimiz, ilk devresinde rakiplere ciddi avanslar verip meşhur dönüşlerimize sahne olan sezonlarla dolu...
  • 23899
    kadrosunda bulunmaması ve gitmesi gereken onlarca oyuncu olan takım. liderle puan farkı çok olmasa da önümüzde çok takım var. durum ‘‘8 de kapanır 18 de’’ durumu değil yani bu sezon için. sen kazanırken önündeki 5 takımın puan kaybetmesi gerekiyor. kaldı ki kazanamıyoruz. hiç bir şeyin de değiştiği yok. bu nedenle bu sene çöpe atıldı resmen 14 aralık 2019 galatasaray ankaragücü maçıyla birlikte. iyimser olacak olursak; şampiyonluk mucize maalesef.
  • 23901
    fatih terim'in büyük planlama hataları neticesinde 2019-20 sezonunda bir grup ihtiyar ve yetersizden ibarettir. takımın yaş ortalaması ile ortalama insan ömrü arasında pek fark yok. bütçe oluşursa devre arasında ya da sene sonunda baştan sona yeniden kurgulanması gerekmektedir. mutlaka enerjik ve atletik oyunculardan oluşan bir takım kurulmalı. böyle bir takım ağır türkiye ligi'nin antitezi olacağı gibi avrupa'da da seviyemizin üzerindeki rakiplere karşı şu an olduğu gibi komik durumlara düşmez, kolay lokma olmaz.
  • 23902
    zerre hazzetmediğim orta saha futbolcuları olmasına rağmen iki bek ve bir stoperle iyi bir seviyeye geleceğine inandığım takımım. benim gözümde iyi oynayan 1-2 topçumuz var. fakat beklerimiz felaket. stoperlerimizden biri futbolcu değil. kötü oynayan futbolcularımızı düzeltebiliriz ama marcao, nagatomo ve mariano düzelmez. düzelemez. özellikle marcao. bunların yerine vasat oyuncular bulsak işi kotarırız.
  • 23903
    bir farkla önde olduğu her maç güvercin tedirginliği yaşayan ve yaşatan takım. zaten kolay skor bulup fark yapamadığımız için de bu tedirginliği yaşamaya alıştık iyice. belki de hepimizin beklentisi dibi görmek ve sonrasında yükselişe geçmektir. tıpkı geçen sezon son olarak 2-0'dan 2-2'ye gelen rize maçında dibi görüp yükselişe geçen galatasaray gibi bir reaksiyon vermeyi bekledik. bu sene ilk olarak gençlerbirliği maçında dibi gördüğümüzü düşündük, ama sonrasında ciddi bir reaksiyon göremedik. daha sonra real madrid maçında dibi gördük diye düşündük, bundan sonra toparlanırız dedik ve yine olmadı. tuzla maçındaki fiyasko artık dip noktanın kralıdır dedik ve buna bugün ankaragücü faciasını de ekledik. kimsede artık bunların kırılma noktası olabileceğine dair bir inanç kalmadı. bu takım dibi göremiyor, çünkü boşluktadır ve böyle devam ederse bu boşluktan da çıkamayacaktır maalesef.
  • 23904
    hoca her kayıptan sonra ocak ayını, devre arası transfer dönemini işaret ediyor. hoş, ffp varken birden sihirli değnek mi değecek ya da florya'nın altından petrol mu fışkıracak onu bilemiyoruz... ancak iki sezondur hiçbir şey oynamayan bu takımın yaratıcısı, akla ziyan oyuncu tercihlerinin mucidi fatih terim ve carole, bruma, marcao gibi hiper yeteneklerin kaşifi scout ekibiyle devre arası bir transfer istilasına girilecek ise bu önümüzdeki beş yılı da çöpe atmak demektir. takımı iki yılda bu hale getirenler tekrar karar verici oldukça biz daha çok ocak şubat bekleriz.
  • 23906
    son zamanlarda bu kadar senelik maas baglanip, rezil oynayan bir takim gormedim. bekler desen emekli modunda, defansin asil adami luyindama sakatlandi. geri kalanlar allaha filan emanet degil. hepsi canli bomba. kanat desen takimda yok. kanat olarak alinan ryan babel kosusuz,hareketsiz ve en kotusu pozisyon bitirme ozurlusu. feghouli’nin kosacak hali yok. orta saha oyunculari, alan daraltamiyor,oyunu acamiyor en komigi top calamiyorlar. kontrat atak desen yok. set oyununda plansiz-programsiz, al ver gulum tarzi oyun. izlerken icim boguluyor. bir takimda hicbir sey dogru olmaz mi? bu sene nasil bitecek cidden merak ediyorum. hoca veya yonetimden birileri bunun hesabini vermek zorunda.
    takimin neredeyse 4/3 milyon euro aliyor ama milyonluk degil yuz binlik bile oynayamiyor.

    (bkz: 2019-2020 futbol sezonu)
  • 23907
    aslında o kadar kolay ki. devre arasında çağıracaksın tüm basın mensuplarını ve diyeceksin ki: "evet şampiyonluk yarışımız sürecek, ancak artık önümüzdeki senenin yatırımını da yapacağız. taraftarımız beklentilerini buna göre belirlesin".

    tabii demekle olmaz. yapacaksın da. takımda gelecek sene olmayacak oyuncuları devre arasında göndereceksin. kalacak oyuncuları doğru planlayacaksın. oturup dersine çalışacaksın. 3-4 transfer yapıp, 2-3 tane de altyapı oyuncusu koyacaksın. devre arasında sezonu olabilecek en iyi yerde bitirebilecek bir taktik plan kuracaksın. elindeki adamlara bakacaksın ve ona göre oynayacaksın. gerekirse ali sami yen'de bile 90 dakika bekleyecek ama her maçı 1-0 bile olsa kazanacaksın.

    sonrasında şampiyon olursun ya da olmazsın, işte o zaman zaten taraftar ses çıkarmaz. ama taraftarla, oyuncularla, yönetimle inatlaşarak; kavga çıkartarak, sürekli dış mihraklara laf sokarak bu iş gitmez. hoca 65 yaşına geldi, hala kavga derdinde. hocam bırak kavgayı. sakinleş biraz. bırak onu aldık, bunu verdikleri. bırak evlatları. bak elindeki kadroya, otur bir taktik kur. elindekiler yapamıyorsa başkasını bul. kadro istikrarı ve forma adaleti sağla. sonrasında olur ya da olmaz. kimse her sene şampiyon olamıyor. bu sene yine şampiyon olsan ama gelecek sene bir daha tökezlesen yine unutulacak. futbol bu. sen de biliyorsun.
  • 23909
    box to box, pivot santrfor, regista, target man ve benzeri. futbolu kavramlarla, terimlerle anlayan ve futbolu bu detaylarla açıklamaya çalışan insanlara saygı duyuyorum. temelde doğru olan bu insanların futbolu ele alış şekli belki de; ancak bu olası doğru yaklaşım galatasaray futbol takımı için çok da geçerli değil bana kalırsa. sebebi ise şu; bizim yalnızca bir ya da iki dokunuşla çözülebilecek sorunlarımız yok, çok daha fazlası var ne yazık ki. yapı baştan aşağı hatalı.

    takım sporlarında 3 şey önem arz eder; fiziki yeterlilik, psikoloji ve taktiksel uyumluluk. biz bu 3 temel noktanın 3'ünde de çuvallamış vaziyetteyiz.

    fiziki açıdan yeterli miyiz? atlantis'teki kahkahaları işitir gibiyim... şampiyonlar ligi'nin en kötü takımı olmamızın, ligin dibine demir atmış olan takıma ciddi bir üstünlük kuramamamızın öncelikli nedeni bu. atletik değiliz, dinamik değiliz, yaşlıyız, haliyle de koşamıyoruz. ko-şa-mı-yo-ruz lan, koşamıyoruz. iyi bir beden eğitiminin öncül koşulunu yerine getiremiyoruz. e o zaman nasıl olacak bu iş? :(

    psikoloji? yerlerde. dün akşamdan* sonra magmaya da ulaştık. litosfere nasıl çıkarız bilemiyorum açıkçası lakin bir önerim var; 2003 yapımı the core filminde bunu bir şekilde başarmıştı crew, kopya çekebiliriz belki. her şeyden önce, "sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" diye bir söz var bilindiği üzere. fiziken sürünen bir oyuncu grubunun mental açıdan iyi durumda olması zaten beklenemez, eşyanın doğasına aykırı.

    o halde kavramlar, taktik varyasyonlar, terimler? alayı rafa kalkıyor maalesef. temeli sağlam olmayan bir yapının üzerine bilmem kaç katlı bina inşa edemezsiniz. gökdelen mi tasarlayacaksınız? önce zeminden ve kolonlardan (fizik ve psikoloji) başlarsınız işe, akabinde betonun ve zeminin oturması için bir süre beklersiniz (alışma süreci, zaman), son olarak da elektrik-su tesisatı, estetik gibi detaylarla uğraşırsınız.

    futbolda artık yalnızca birkaç pozisyonun iyi olması yeterli değil. önceden "kalecin ve golcün iyi olsun kafi" denirdi. bu söylem zamanla orta sahaların önemini de kapsamaya başladı. daha sonra ise beklerin ve kanatların etkisi arttı falan fişman. yarışmacı bir takım olmak istiyorsanız her pozisyonda iyi olmalısınız. iyi olmak lig için yeterli, fazlası için çok iyi olmak lazım. beklerimiz rezalet durumdayken, kanatlarımız kağnı modundayken şu güne kadar alabildiğimiz puan sayısı bile başlı başına başarı bence.

    ya bir de şu pas oyunu mevzuu; teknik ekip dillendiriyor ha bire "biz pas oyunu oynuyoruz" falan diye de, valla pas oyununu hiç görmemiş, izlememiş olsak yerdik belki bu saçmalığı. allah aşkına ya, pas oyununun merkezindeki adam, 3 metre sağındaki ya da solundaki adama pas atmaktan aciz bir belhanda olabilir mi? ya da pası attıktan sonra olduğun yerde kazık gibi dikilmek midir pas oyununun mantığı? pas oyunu oynayabilmek için ya uzun süre birlikte oynayan bir takımınız olmalı ya da çok yetenekli bir oyuncu grubuna sahip olunmalı, bence. biz ikisine de sahip değiliz. pas oyunu bunun neresinde?

    son olarak; adalet mülkün temelidir temeli! her şeyin başıdır. peki ya bizde var mı? fatih terim'e uzatıyorum mikrofonu.
  • 23910
    üç seneden bu yana saha içi lideri olmayan takım. ne kadar iyi takım olsanizda işler kötü gitmeye basladiginda saha içi bir lidere sahip olmak zorundasınız. mourinho'nun bir roportajinda lider ve kaptan farkını anlatan konuşmasını izledim ve saha içi liderin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. melo bir liderdi, hagi bir liderdi, snijder, drogba bunlar lider oyuncular. iki bek, bir kanat bir de target man dedikleri oyuncuyu aldık mı takimin çehresi değişir ama özellikle orta sahaya herkesin saygı duyacagi, saha içinde elini taşın altına sokacak saha içini de yönetecek lider ruhlu bir oyuncu almak şart.
  • 23913
    modern futboldan çok uzak bir kadrosu var maalesef. birbirini tamamlayan bir sistem takımı da değil.

    günümüz futbolunda oyuncu özellikleri mevkilere göre seçilir. örneğin 1.kanatlarda veya kanat forvetlerde sürat, dribling, tempo ve fizik gücü ararsın.

    2.ön liberolarda yine tempo, pozisyon alma, top kapma, ikili mücadele vs.

    3.forvetlerde tempo, hız, pres gücü, gol vuruşu, topsuz koşular, verkaç vs.

    4.forvet arkasında oyun görüşü, araya pas, pres vs.

    5.beklerde top sürme, geriden destek, orta yapma,pozisyon alma vs.

    yani demek istediğim kendi sistemine göre oyuncu özelliklerini belirler o profile uygun oyuncuları da alır kadronu kurarsın. bu sene biz önümüzde neyi bulduysak onu aldık. jimmy, adem, babel, seri, andone, nzonzi, lemina gibi. hepsi kolaylıkla transfer edildi. takımları hiç zorluk çıkarmadı. neden sizce? falcao ya gelince o başka. onu çok istedik de aldık.

    bir de başarılı takımlara bakın. örnekleri kendiniz verebilirsiniz ama birkaç tane yazayım; liverpool, psg, başakşehir. nasıl ve neye göre kadrolar kurmuşlar? yakından takip edildiği göz önünde olduğu için bu takımları yazdım.

    peki galatasarayımızın kadro yapılanmasını bir inceleyelim.

    1. kanatlarda geçen senelerdeki gibi onyekuru, rodrigues profilinde rakip savunmayı hızıyla, driblingleriyle, topsuz koşularıyla, verkaçlarıyla yıpratacak oyuncu var mı? hayır. takımı skora götüren en önemli iki oyuncu zaten bunlardı.

    2. forvette gomis gibi birisi var mı? ki geçen sene eren ve diagne de onun yerini tam olarak dolduramamıştı. kaldı ki bu sene andone ve falcao oynadığı zamanlarda diagnenin bile yerini dolduramadı. diagne sırf sahadeyken bile rakip iki stoper tedirgin oluyordu.

    3. ortasahada fernando gibi savunmayla bağ kurup oyunu ve arkadaşlarını yönlendiren bir oyuncu var mı? man city ve porto gibi sistem ve akıl takımlarında başarıyla oynamış bir fernandodan bahsediyorum. nzonzi iyi bir oyuncu ama özellik olarak fernandodan çok farklı. temposuz, ağır, vizyon olarakta çok geride.

    4. ndiaye gibi takımın patlayıcı gücü olacak presle rakibi yıldıran, top kapan, zaman zaman dikine giden biri var mı? belki lemina var. zaten yeni gelenlerden bir tek o umut veriyor.

    5. mariano eski mariano gibi mi? hayır. fizik gücü ve motivasyon olarak çok çok geride. feghouliyi destekleyemediği gibi savunmada da çok hata yapıyor.

    6. nagatomo geçen sene sakatlandıktan sonra aksıyordu hala aksıyor. ki önünde onyekuru zaten yok.

    7. stoperlerimiz serdar-maicon ikilisinden daha iyiler. orada bir sıkıntı görmüyorum. zaten az gol yiyoruz.

    8. belhanda ortasahada tamamlayıcı roldeydi. ama bugünkü ortasahada neyi tamamlasın? ki kendide kafa olarak bitmiş. gitmeli.

    9. feghouli hep sonradan açıldı. sonradan form tuttu. yine olabilir. ama geçen senelerde marianodan destek alır verkaçlar yapardı. onyekuru, rodrigues, gomis ve hatta diagnenin boşalttığı alanlardan goller bulurdu. bu sene bunların hiçbiri yok. bu kadroyla olacak gibi de değil.

    10. babel topla oynamayı seviyor. sürat, dribling yok. dikine değil yana ve geriye oynuyor. anadolu takımları eskisi gibi değiller. kimse aptal değil. herkes modern futbola uygun kadrolar kuruyor. en kötü takımlar bile tempolu. babel hem temposuz hem de takımı da frenliyor. topu sağa sola çekti mi rakip savunma zaten yerleşiyor. atak şansı sonlanıyor.

    11. andone umut bulut tipi bir forvet. aslında aranan tipte biri değil. ama en azından pres yapıyor, tempolu. yani katkı verebilirdi ama o da sakatlandı, geçmiş olsun.

    12. falcao kesinlikle hazır değil, geldiğinde de değildi. onun temposu da çok yeterli gibi durmuyor. söylendiği gibi türkiye ligi o kadar kolay bir lig değil. kalite yükseldi. negredo da beşiktaşa geldi 35 gol atarım dedi sonunu gördük. falcaonun işi kolay değil hele de bu takımda. umarım etrafı değişir.

    13. seri deseniz topu ayağına alıp oyun kurmayı seven bir oyuncu. ama kime pas, arapası atacak da pozisyona gireceğiz? o da ikili mücadele etmeyen statik bir oyuncu. yetersiz.

    14. bu sene ömer bayram ve adem büyük takıma katkı veriyor mu? yokluklarında keşke olsalar diyor muyuz? evet. peki bu oyuncular bu ligde yıllardır oynuyorlar mı? izledik mi? gördük mü? evet. peki deselerdi ki adem ve ömer neredeyse galatasarayda banko ilk 11 oyuncusu olacaklar. inanır mıydınız? hayır. yani takımın ne kadar zayıfladığını varın siz düşünün.

    peki bundan sonra nolur? ocak ayında nolur?

    1. linnes dönecek diyorlar. doğruysa linnes sağ kanada ve takıma tempo ve dinamizm katabilir. feghouliyi de olumlu manada itebilir. ama bu devre oynamadı. maç eksiği, moral motivasyon olarak ne kadar hazır bilmiyoruz. ama aç ve istekli geleceğine eminim.

    2. onyekuru dönecek diyorlar. o da monaco da istediği şansı bulamadı. ama o da aç gelecek gelirse. onun yırtıcılığı, sürati, koşuları falcaoya da babele de feghouli ve ademe bile fırsatlar oluşturur. takımı ileriye taşır, ateşler. gol yollarında önümüz açılır.

    ikisi için de bu bir yeniden kendini ispatlama olacak. umarım dönerler.

    3. sürpriz bir ön libero veya ortasaha takviyesi lemina ile beraber ortasahaya dinamizm getirir. tabi profil olarak uygun bir isim gelecek diye umut ediyorum.

    4. gomis veya muadili bir forvet gelse ki diagne bile olsa kabulum. inanın çok şey katar. çok şey değişir.
    rakibi fizik gücüyle ve havadan tehdit eden bir santraforunuz şu an mevcut değil. ya olursa?

    özetle bence bu tarz 3-4 takviye bu takımı ve bu taraftarı ateşler. üst üste 3 maç kazansak bir anda rüzgar tersine döner emin olun.

    unutmayın burası galatasaray burada ümitler tükenmez!
  • 23914
    her mevkinin futbolcusu ayrı ayrı kötü oynuyor ve konsantrasyon eksikliği yaşıyorsa başka yerde sorun vardır. tek tek baktığımızda türkiye ligindeki çoğu demiyorum bakın tüm takımlardan iyi kadrosu vardır. işleyemezsen elindeki madenin maalesef hiçbir kıymeti kalmıyor. futbolu bıraktıktan sonra sadece teknik direktörün yanında otururken veya birkaç antremanda ayak tenisi oynarken gördüğüm iki adet antrenörle de ne kadar bir antreman programı yapılıyor bilmediğim takım aynı zamanda. gerçekten şu takıma yazık ediliyor.
  • 23915
    bu sezon özelinde berbat bir kadro yapılanmasına, olmayan bir sisteme ve utanmaz bir avuç oyuncu grubuna maruz kalan takım. dün akşam itibariyle de dibin dibini görmüştür. taraftarına biraz umutlanması için en ufak zerre kırıntısı bile verememektedir. ancak belki de bütün bu yaşanan rezillikler, çoktan vurulması gereken neşteri en keskin biçimde vurduracaktır.

    "gecenin en karanlık anı, şafağa en yakın anıdır"
  • 23916
    tuttuğum, sevdiğim, gönül verdiğim kulübün futbol takımıdır. son 3 seneden beri tribünden takımı destekler, onlarla atağa kalkar, onlarla savunma yapardım. bu yıl artık maçlara gidesim gelmiyor. 2011-2012 ya da 2012-2013 sezonunda ilk yarıyı 2 farklı geride kapasak bile biz bu maçı çeviririz düşüncesi hemen hemen hepimizde hakimken, şu anda iç sahadaki maçlarımızda ne yapacağız, 1-0 olsun bizim olsun düşüncesi; hatta 2 farklı üstünlük yakalasak dahi rahat değilmişiz hissi hepimizin yakasına yapışmış durumda. bu sene artık maçları hatta maç sonrası özetleri dahi izlemek içimden gelmiyor. takımın bu halini görmek nefesimi daraltıyor. sürekli devre arası transfer(ler)ine işaret ediliyor. iyi güzel de bu taraftar ne zaman ilk 17 haftada tatmin edici bir futbol görecek? zaten "aman devre arasında forvet gelirse, kanada pırpır bir futbolcu gelirse, bir de bek aldık mıydı" kafasına girdiysek zaten ağustos-ocak arası dönemde avrupa'da patlamış olduğumuz anlamına gelir bu.
    kurucumuzun hedefinden uzaklaşıp sadece lige odaklanmak bizim için önemliyse abdullah avcı başakşehir'inden ne farkımız kalır ki?
    kısacası üzgünüm sözlük. türk telekom stadyumu'ndan çıkıp sessiz bir şekilde metroya binmek durumunda kalan bir taraftar olarak üzgünüm, maç öncesi kadroya bakarken "falcao bugün gol atar mı acaba" diyen bir taraftar olarak üzgünüm, puan durumunu açmaya eli dahi gitmeyen bir taraftar olarak üzgünüm. ve çok daha kötüsü içimde artık hiç umut yok. sadece ligi geçtim, kiralık oyunculara ya da sezon başı aramıza katılan diğer tüm oyunculara ödenen bedellerin karşılanabilmesi için gerekli tutarın ancak şampiyonlar ligi'ne katılım ile gelebileceğini düşündüğümden, o amaçtan uzaklaşıp ekonomik buhrana yaklaştığımız için çok daha fazla üzgünüm. uefa finali öncesi fatih hoca'nın söylediği cümleyi şimdi hepimiz geleceğimiz için sesimiz titreyerek söylüyoruz. "allah yardımcımız olsun"
  • 23919
    https://galatasaray11.com/63570
    https://galatasaray11.com/63572

    bu kadroyu devre arasinda nzonzi ve seri ayriliyor ve kimse takima katilmiyor kistaslariyla fatih terimin kullandigi futbolcularimizdan olusturdum. kadrolarda belhandanin bulunma sebebi hocamizin prensinden vazgecmeyecegini dusunmem.

    falcaoyu neden ofansif orta saha pozisyonunda kullanmaliyiz sorusuna gelirsek ? kendisi ofansif anlamda pas kalitesi, ceza sahasi ve bos kosular olarak takimin en kalitelisi. fakat izledigim kadariyla presleri cok bos yapiyor. fikrimce ataga cikarken pas istasyonu, yaraticilik ve verkaclarla ceza sahasina deplase olamasini saglayarak hem markajlardan kurtabilir hem de gol yollarini acabiliriz.

    ikinci sebep is dedigim gibi pres. burada forvette adem ve belhandanin yapacagi sok preslerle rakibi hataya zorlayabiliriz, arti belhandanin bizim kalemizden en uzak pozisyonda olmasi bana ekstra bir rahatlik vermiyor degil.*

    babelin en ucta olmasinin sebebi ise zaten sikistigimizda her topu babele uzun oynamaya calismamiz. sozlugun yuzde doksaninin devre arasi target man istedigini dusunursek, babeli belkide o rolde denemeliyiz.

    bu oyuncu grubu ile mac icinde bir cok formasyona da gecis yapabiliriz asagiya birkac ornek birakiyorum.

    https://galatasaray11.com/63573
    https://galatasaray11.com/63574

    not: kadrolarda tek degisiklik babel ve taylan arasinda.