• 23787
    sorunlarını madde madde yazmak gerekirse;

    1. sakatlıklar

    ben sakatlıklardan bu kadar çektiğimiz bir sezon hiç hatırlamıyorum. bütün yaz falcao'yu bekledik, sakatlandı. "luyindama iyi oynuyor, defansı toparlayan adam" dedik sakatlandı. andone form tuttu, oyununu çok beğendik sakatlandı. mariano çok kötü şener oynasın dedik şener sakatlandı. hepsi de uzun sakatlıklar. 1-2 maçlıkları saymadım bile.

    2. yaz turnuvaları ve geç transferler

    her kıtada turnuva olan bir yaz geçirdik. oyuncular yorgun ve geç katıldı. transferlerin kampa yetişmemesi bir gs klasiği zaten. tam kadro ilk antrenmanı sezon açıldıktan sonra yaptık heralde.

    3. radikal kadro değişimi ve sürekli değişen 11

    sol kanat, ortasaha 1, ortasaha 2, forvet. sezon başında yazdığımız 11lerde bu 4 mevkiye yeni transferleri yazıyorduk. alışma süreci zaten sıkıntı yaratacakken sürekli yaşanan sakatlıklar ve işlemeyen sistemler yüzünden sürekli diziliş ve kadro değişimi yapıyoruz. oyuncular ne birbirine ne de oynadıkları mevkiye alışamadılar.

    4. formsuzluklar

    feghouli, belhanda, nagatomo, mariano. hepsi formsuz. hocayı da saymak lazım onun da çok hatası oldu bu sezon. marcao yeni toparladı. emre mor, seri, nzonzi gibi sürekli şans bulan yeni oyuncularımız form tutamadı.

    5. fikstür

    aslında zengin bir kadroyla başladık sezona ama sakatlıklar ve formsuzluklar çok daralttı kadroyu. kalan az sayıda, geneli veteran oyuncu grubuyla 3-5 günde bir maç oynamak mümkün olmuyor görüldüğü üzere.

    6. şanssızlıklar

    kritik anlarda kaçan ve son dakikalarda basitçe yenen goller... üsttekilerin hepsine rağmen bir kaç maçta şanslı olsaydık ligde üst sıralardaydık, avrupa ligi biletini de almıştık.

    şimdi çözüme gelelim. kalan maçlarda bir reaksiyon gösterip kazanmak, devre arasında sakatların takıma katılması, oyuncuların iyi bir kamp geçirip form tutması, yapılacak 1-2 takviye, camiaca kenetlenme, konsantrasyon derkeen... sonrası malum zaten mayıslar bizimdir.
  • 23788
    orta sahada korkusuzca, bitmeyen enerji ile gerekirse tekmeye kafa sokan iki oyuncusunu (fernando, n’diaye) gönderip yerlerine daha iyi pasör oldukları düşünülen ve tempoyu ayarlayıp topa sahip olmamızı sağlayacak iki oyuncu (n’zonzi, seri) transfer edildi. düşünce ile sahadaki plan şu ana kadar tutmuş gözükmüyor. seri ve n’zonzi uyum sağlamış bir görüntü sergilemiyor ve mücadele güçleri oldukça zayıf.

    buna benzer şekilde yine sol kanatta hızı ve dinamizmi ile gerekirse sol beke bile yardıma gelip pozisyon alan hızlı ve enerjik onyekuru yerine topu ayağında çok fazla tutan, çizgiye inmeyen, rakip defansın arkasına koşu atmayan ve kendi savunmasına yardım etmeyen babel geldi. haliyle hücumda durağanız ve sol kanatta savunma adına nagatomo’ya çok fazla yük biniyor.

    iyi kötü, bir şekilde gol atabilen diagne gitti ve yerine transfer edilen iki oyuncuyu (falcao, andone) sakatlık sebebiyle oynatamadık bile.

    tüm bunlar yetmezmiş gibi mariano ve nagatomo’nun berbat oyununa feghouli ve belhanda’nın sahada ruh gibi dolanması da eklenince sanki takım kıraathaneden toplanan 11 kişinin sahaya sürülmüş hali gibi bi izlenim verdi.

    allah’tan muslera var. canım muslera.

    şu anda hâlâ ama hâlâ bir şeyler için umutluysak bunu muslera’ya borçluyuz. fakat yazdığım sebeplerin birçoğu ocak ayında çözülmeyeceği için gelecek hayali kurmak da zorlaşıyor.
  • 23789
    takim zerre futbol oynamiyor, alanya takimina karsi bir macta 30 tane sut goruyoruz kalemizde, anadolu takimlarina karsi bile sahaya cikarken hicbir sekilde macin favorisi olarak anilmiyoruz. ancak gel gor ki bazi renktaslarimiza gore fatih terim disinda yer yuzunde var olan her sey sezonun ilk yarisindaki basarisizligin sebebi ancak fatih hocanin olayla bir alakasi yok. ilginc bir milletiz gercekten.