• 23552
    ilk yarı sonunda, acil şekilde radikal değişikliklere gitmesi gereken takım. bu değişiklikler olduğu taktirde bırak türkiye ligini avrupa liginde en azından özlediğimiz galatasaray'ı görebileceğimize inanıyorum. kalli ve feldkamp sonrası oturtulan düzenin ve vizyonun ekmeğini cimbom yıllarca yedi ama günümüze baktığımızda bu felsefenin artık erozyona uğradığı, eksildiği ve eskidiği bariz.

    - yardımcı teknik direktör: her ne kadar f.t. istemese de üst-orta seviye kulüplerde görev almış, 352, 442 ve 433 varyasyonları ile alakalı teknik bilgiye sahip, dil bilen bir yardımcı en büyük ihtiyacımız. takımda artan yabancı oyuncu sayısı ile birlikte ftnin sorumluluğunu azaltacak disiplinli bir yardımcı, hem futbolcu yönetimini hemde iletişimi oldukça rahatlatacaktır. aynı şekilde taktik ve antrenman bilgisi açısından tecrübesini ve metodlarını kulübe kazandırarak, yine fatih terimin istediği oyun felsefesini geliştirebilir. fatih terimin yanında tecrübelenerek ,kulübün, ligin, ülkenin yapısını bilen, galatasaray'ı benimsemiş, fatih terim sonrasında teknik direktörümüz olabilecek, olmasa dahi adeta kulübün demirbaşı gibi kurulacak düzeni koruyacak birine mecburuz.

    -profesyonel koçlar: yardımcı teknik direktörden sonra ingiltere, almanya ve italya liglerinden bilinir,yine fatih terim ve yardımcısının tercihleri doğrultusunda, oyun ve taktik felsefemize uygun koçlar kulübe kazandırılmalı. özellikle sahip olacağımız çok milletli antrenör topluluğu, yine futbolcularla iletişimi kolaylaştıracağı gibi, farklı bir ülkede olmanın yalnızlığını da en aza indirgeyecek. futbolcular açısından kulüp tarafında, kendi kültürlerine benzeyen yada transfer oldukları takımlarla benzerlikler yakalayabileceği insanların olması adaptasyon ve benimseme süreçlerini oldukça hızlandırır.

    bu profesyonel koçlar, antrenman metodları ve rehabilitasyon tekniklerinin çeşitliliğinin yanı sıra defans, hücum, teknik ve bireysel gelişimle alakalı antrenmanların sorumluluğunu dağıtmamız açısından çok önemli. yine yerli koçlarla harmanlayarak galatasaray'ı tekrardan bir futbol akademisine çevirmemize yardımcı olacak bu adım, çok daha planlı ve programlı bir ekip olmamızı da sağlayacaktır. özellikle kamp, hazırlık maçı, antrenman ve rehabilitasyon konusunda eksikliklerimiz var. bu eksiklikler içinde amerika'yı tekrar keşfetmeye gerek yok, alanında uzman ve değerli isimleri iyi ücretlerle takıma katmak zorundayız.

    - transferler ve kadro mühendisliği : defansa kaan ayhan takviyesi ilaç gibi gelecektir. özellikle 3lü oynadığımız maçlarda defanstan oyun kurarken işimizi çok kolaylaştıcak bir oyuncu, defans kalitesini ve versalitesini söylemeye bile gerek yok. üstelik yabancı sınırı safsatası açısından elimizi çok güçlendirecek bir hamle olur.

    marcao sahip çıkmamız gereken oyuncuların başında geliyor. ne kadar bu sezon formsuz ve hataya meyilli olsada, bu adam defans mevkii için çok genç ve potansiyelli. sol ayaklı, top çıkarabilen ve temaslı oynayan bir stoper, kaan ayhanın gelmesi ile birlikte onunda yükü hafifleyeceğinden hata yapma oranı düşecektir. fakat değerini bulduğunda satılmaması için bir sebep yok zira bize potansiyelli değil olmuş futbolcu lazım, eğitim ve geliştirme konularında çok iyi değiliz.

    emre ve şenerin yedeklediği beklerde, linnes nagatomo ve mariano'nun satılıp, iki iyi bek oyuncusu alınması elzem. bu sezon için linnesle sağ bek idare edilebilir ancak yarıdan itibaren oynamaya başlayınca sadece “idare edilebilir” olduğunu göreceğiz, boşuna romantik davranmaya gerek yok.

    orta sahada belhanda için 10m euroluk teklif olduğu konuşuluyor, eğer doğruysa resmen piyango. yüksek maaşından kurtulacağımız gibi sonu gelmeyen tartışmalarda bitecek. seri, nzonzi, lemina ve ömer bayram orta sahanın demirbaş oyuncuları, eğer belhanda yerine kreatif bir orta saha alınacaksa seri ve nzonzi rotasyon olarak düşünülecektir. ama seriyi göndermek kendi ayağımıza sıkmak olur, kazanmak kesinlikle daha önemli. emre akbaba ne zaman hazır olur bilmiyorum ama oda katılırsa bu sezon için transfere gerek kalmayacaktır. hakan çalhanoğlu ise yerli belhanda olur, mevkisiz kupon oyuncu kontenjanı fazlasıyla dolu. bu bölgede zaten feghouliyi deniyoruz ama bence oda ilk teklifte gönderilebilir. fiyat, performans ve takıma getirdiği defansif yük karşılaştırıldığında kesinlikle kalması için bir sebep yok. son olarak kaan ayhan gelir ve nzonzi yedek orta saha olarak düşünülürse donk ile de vedalaşabiliriz.

    kanat oyuncumuz hiç yok, belhanda, feghouli ve 3 bekten ikisi satılacaksa onyekurugillerden iki kanat oyuncusuna ihtiyaç var. ama gelecek oyuncular çalışkan ve özverili oynayan oyuncular olmak zorunda, yıldız triplerinde oynayan futbolculardan bu taraftar ve futbolcular çok fazla sıkıldı. babel kesinlikle forvet oyuncusu olarak görülmeli, kanat pozisyonu için yedeğin yedeği olabilir. aynı şekilde alınacak kanat oyuncularından biri forvetide yedekleyebilmeli, gol becerisi ve pozisyon bilgisi yüksek olmalı, yoksa yabancı kontenjanından dolayı tribüne futbolcu yollamak zorunda kalıyoruz.

    forvet hattı çok karışık, birbirini tamamlamayan bir sürü oyuncumuz var. adem, andone, falcao, babel ve ocakta bize geri gönderilmesi muhtemel diagne. üstelik andone yarıyı kapattı ve sakatlık sonrası bizde kalması çokta mantıklı değil, falcao zaten çok istikrarlı oynayamayacağını belli etti, o yüzden her ne kadar istemesekte andone ile yolları ayırıp hareketli muriç benzeri kule santrafor almalıyız*. diagne zaten herkesin malumu kanserli hücre olma yolunda emin adımlarla ilerliyor, en az zararla kulüpten ayrılmalı. özetle alınacak kanat oyuncularından biri babel gibi forveti yedekleyecek, kule santrafor alınacak ve falcaodan faydalanabileceğimiz kadar faydalanıcağız. babel ve falcao için teklif varsa hiç düşünmeden değerlendirilmeli, ikiside yüksek maliyetli yaşı olan ve bonservissiz gelen oyuncular. falcao ne kadar içimizde ukde kalacak olsada ffp varken kaynak yaratmak ve kadroyu yenilemek zorundayız. ne zaman ki her mevkide ortalama üstü performans veren, yaşı 30a yaklaşmamış, 10m euro civarı bonservis bedelli oyuncun olur, o zaman gider falcao gibi alanında dünyanın sayılı forvetlerinden birini alırsın ve makinayı tamamlarsın. ama bu adamı alıpta zerre besleyememek ve sakatlık problemine rağmen forvet hattını ona teslim etmek resmen akıl tutulması.

    daha öncede söyledim, türkiye liginde şampiyon olmak zor değil. futbol açısından dünyayı takip edip futbol adına doğruları uygularsan zaten oluşturacağın kadro ve futbol kalitesiyle türkiye ligini domine edersin. çünkü dünya futbolu ile bizim ligimizdeki futbol arasında uçurum var, biraz akıllı işler yapan farkı kısa sürede açıp tekel olur. o yüzden mantıkla olan savaşımızı ve fantezileri bırakıp* gerçeğe uygun hamlelerle ilerlemeliyiz.