• 23585
    https://gss.gs/oi2.jpg futbol takımımızın şu an için başarılı olacağına inandığım taktik ve kadro dizilişidir. içeride oynadığımız psg maçında benzer bir taktik ile oynamıştık. stoperlerimiz liyu ve marcao bu sayede rakibin etkili oyuncularına daha önde müdahaleler yapabiliyor ve eksikleri olan kademe ve pozisyon alma görevlerini asgariye indirebiliyor. arkada ise nzonzi'nin defansta daha toparlayıcı bir rol alabileceğini ve stoperlerimizin ileride daha cesur şekilde savunma yapabilmelerine olanak tanıyacağını düşünüyorum. böylece pilleri bitmek üzere olan ama hala tecrübeleri kullanabileceğimiz beklerimizin savunma yükünü hafifletip hücuma daha fazla yardımcı olabilmelerini sağlayacağını düşündüğüm taktiktir. ileride ise çift forvet ve bir nebze olsun önde baskı ile oynamaya çalışmalıyız. forvet hattında ileride sürekli yalnız kalan bir forvetimiz oluyor. en azından net hücum görevi üstlenmiş birbirleriyle oynamaya alışmış 3 skorer oyuncuya sahip olabiliriz. feguli'nin kanatta oynadığında kanat gibi değil de sağ iç ortasaha gibi oynadığının zaten hepimiz farkındayız. bu da ortasahada gereksiz bir kalabalık oluşturuyor. ileride hareketli bir hücum hattımız ve pas opsiyonumuz kalmıyor herkes topu kaptırana kadar birbirine hatta muslera'ya kadar pas atıyor. aynı zamanda ortasaha forvet bağlantısını kuracak bir oyuncumuz yok belhanda bu yüzden sürekli eleştiriliyor. oyunu genişletip hızlandıramama sebebimiz tamamen vasat da olsa gerçek bir kanat oyuncusuna sahip olmayışımız diye düşünüyorum. yıllardır bruma, rodriguez, onyekuru gibi patlamalı ve rakip savunmayı tedirgin eden oyuncularımız oldu ama şu an malesef yok. savunmayı önde kurup hızlı ve seri bir set hucümu oynamaktan başka çaremiz yok gibi görünüyor şu an için.
  • 23586
    emre akbaba: bize gelmeden önce en son 2015 yılında 2 ay boyunca sakat kalmış ve toplamda 11 maç kaçırmıştı. öncesinde hiçbir sıkıntısı olmadığı gibi, sakatlığından sonra geçen 3.5 yılda, her sezon 30+ maça çıkmasına rağmen 1 maç bile sahalardan uzak kalmamıştı. sonra ne mi oldu? adam bize geldikten hemen sonra 4 ay boyunca maça çıkamadı ve 23 maç kaçırdı. sonra geri döndü ama tekrar sakatlandı. 6 aydır sakat ve daha dönmesine haftalar var.

    florin andone: bize gelmeden önce öyle dişe dokunur bir sakatlığı hiç olmadı. önceki sezonlarda ortalama olarak 30+ maçta formasını terletirdi. bize geldikten sonra birkaç maça çıktı ve sakatlandı. neredeyse 3 ay boyunca forma giyemeyecek.

    şener özbayraklı: bize gelmeden önce sakatlık geçmişi vardı ama en fazla 4 maç kaçırmıştı. geçmiş sezonlarda da ortalama olarak 25+ maça çıkıyordu. bize geldi, birkaç maç oynadı ve taakkk 2 ay sahalardan uzak kalacağı açıklandı.

    radamel falcao: bize gelmeden önce sakatlık geçmişi var mıydı? vardı evet ama son 3 yıldır düzenli olarak en az 30+ maça çıkıyordu. bize geldi ve evet yine bingo, o da sakatlandı. neredeyse 2 aydır sakat ve ne zaman döneceğini de kimse bilmiyor.

    ayrıca bu sezon sakatlıktan dolayı luyindama'nın 2 maç, lemina'nın 5 maç, belhanda'nın çene kırığı hariç 2 maç kaçırmalarına falan girmiyorum bile. üstelik sözünü ettiğim bu futbolcular, son 5-6 ayda sakatlandılar.

    bu ne demek oluyor? zincirleme olaylar örgüsü demek oluyor. bunun temeli de, antrenmanlarda taktik ve sistem çalışmamamız; aynı zamanda kondisyon yüklemesi yapmamamızdır.

    1-takımımızda bir sürü yetenekli ve kendini kanıtlamış oyuncu grubu var. buna rağmen sahadaki kötü oyunun sebebi hiç kuşkusuz taktik ve sistem yetersizliğidir.
    2- takımımızdaki sakatlıkların en önemli nedeni, antrenmanlarda yapılmayan kondisyon yüklemesi ve güçlendirme hareketleridir.
    3- disiplin sorunları nedeniyle futbolcular kendine bakmıyor.
    4-sakatlıklardan dolayı ezberlenecek ilk 11 kuramıyoruz. sistem ve taktik inatları nedeniyle de, futbolculara yapamayacakları görevler veriyoruz. sonra gelsin eleştiriler...

    olayı şöyle anlatayım; antrenmanlarda hiçbir şey çalışmadığımız gibi, 1-2 eliptik+dumbell ile kondisyon ve güçlenmeyi tamamlıyoruz. maçlara çıktığımızda hiçbir oyun ortaya koymuyoruz ve kondisyon yetersizliğinden mütevellit sakatlıklar yaşıyoruz. sakatlıklardan dolayı ilk 11 kurmakta zorlanıyoruz ve sakatlanmış futbolcuya vereceğimiz görevi, alakasız bir futbolcuya vererek de tüy dikiyoruz. sonrasında ise hem taraftar, hem medya eleştirisi alıyoruz.

    taktik ve sistem hataları konusunda muhakkak hemfikirizdir ama sakatlık konusunda ters düşeceğiz. çünkü sakatlıkların önüne geçmeye çalışmak istemediğimizden dolayı sakatlıkların nasıl ve ne zaman olacağını bilmiyorsun. mesela belhanda'nın çene kırığı falan şans işidir olabilir ama andone, falcao, emre akbaba, şener özbayraklı gibi oyuncuların sakatlıklarına tesadüf diyemezsin. geçen sezon sahamızda oynadığımız bursaspor maçının* ilk devresinde sakatlıklardan dolayı zorunlu olarak 3 oyuncu değiştirmemize şanstır olabir falan diyemezsiniz arkadaşlar, net olarak bir sorumsuzluk var bu takımda. teknik direktörümüz kendini salmış, yardımcılar desen etkisiz eleman, bundan cesaret alan futbolcular disiplinsiz... e haliyle ortaya böyle sonuçlar çıkacak. şanslıyız ki, diğer takımlar bizden de kötü. yoksa çoktan havlu atmıştık.