• 23546
    başakşehir(ev)
    trabzon(deplasman)
    alanyaspor(ev)
    angaragücü(ev)
    göztepe(deplasman)
    antalyaspor(ev)

    milli aradan sonra ilk yarı bitene kadar yukarıda yazdığım maçları oynayacak takımdır. bugün aldığımız antep deplasman galibiyeti neticesinde 19 puan yapmış bulunuyoruz. sadece iç sahadaki maçları kazansak 31 puana geliyoruz ki büyük ihtimal bizi yarışın içinde tutacaktır, böyle kabus dolu ilk yarı için müthiş sonuç olur. geçen seneden de düşük olacak şampiyonluk puanı.

    ikinci yarıya onyekuru ve linnes'i ekleriz. feghouli forma girer. falcao sağlığına kavuşur. bulabilirsek sol bek ekleriz. hocamız da normal formuna döner. bu kardeşiniz 17.05.2019'da sırtında bayrağı, elinde meşalesiyle florya'ya kutlamaya gider.
  • 23548
    (bkz: #2777787)
    (bkz: #2779977)
    (bkz: #2791257)

    biz bunları yazarak anlattık, çizgiyle anlattık. anlattık da anlattık.

    galatasaray eğer ki bu beklerle oynamaya devam edecekse, ki öyle duruyor, 3’lü savunma ya da marcao’nun sol bek olduğu 4-4-2’den başka bir şey paklamaz dedik.

    neden 3’lü savunma? çünkü savunma zaafiyetin olan çok oyuncun var.

    ufak not: 3’lü savunma defansif, çift forvet hücum dizilimleri değildir. dizilim senin oyun felsefeni belirlemez. 3’lü savunmayla dünyanın en hücumcu takımı, çift forvetle dünyanın en defansif takımı olabilirsiniz.

    ilk olarak beklerin... nagatomo tamam eh işte ama şener, emre, sol bek oynadığında ömer ve tabi ki emeklilikte yaşa takılan mariano. rakipler için birer maden senin iki bekin. bunların savunma zaafiyetini kapatmak için çift stoper önündeki nzonzi bir yere kadar seni götürse de bir noktadan sonra o “bile” beceremiyor. luyindama maç içinde ne zaman mariano’nun kademesine girse direkt ve hızlı çıkan hemen her rakip pozisyona giriyor.

    luyindama’nın dünyanın en iyi stoperi olması bile bunu engelleyemiyor. luyindama her kademeye girdiğinde marcao biraz daha ortaya kayıyor ve ters kanatta mini bir konya ovası oluşuyor.

    velhasılkelam, ikinci olarak; marcao demişken... rakibinin sırtında orta sahaya kadar gitmeye bayılıyor bu kardeşimiz. hücumu seviyor, öne çıkmayı seviyor. ama öne çıkıp geçildiğinde ya biz pozisyon yiyoruz, ya da marcao kart yiyor. çift stoperin önünde de nzonzi nispeten geri dönüşlerde yavaş kaldığı için rakibin pozisyon bulması kaçınılmaz oluyor.

    bu arada nzonzi olmasa muhtemelen küme düşme hattındaydık. neden saçma sapan eleştirilere maruz kalıyor anlamak mümkün değil.

    şimdi öncelikli bu iki zaafiyetinden kurtulmak için ne yapıyorsun? üçüncü bir stoper ekliyorsun. luyindama sağ kanat bekinin kademesine yine giriyor, ama bu sefer arkada iki stoper+geriye dönmekte olan lemina/nzonzi kalıyor. pozisyon verme olasılığımız bayağı bi düşüyor. marcao’nun ileri çıkışlarına hem izin veriyorsun hem de yarattığı zaafiyetleri yine yukarıda saydığım üç kişi sayesinde tolore edebiliyorsun. hatta yeri geliyor hem marcao hem luyindama’nın ileri çıkışlarını tolore edebiliyorsun.

    böyle bir dizilişte ortadaki stoperin oyun kurulumunda ve rakip karşılamada daha geri planda kalıp, ana görevini arkayı süpürmek olarak verdiğinde de ahmet çalık gibi yetersiz bir stoperin bile hatasız oynayabiliyor.

    peki, bu üçlünün önünde nzonzi mi, lemina mı? lemina dün* çok iyiydi. ama bence, yine de özellikle rekabet seviyesi yüksek karşılaşmalarda nzonzi. nzonzi’yi arkaya atıp lemina’dan öndeki serbest iki orta sahanın defansif zaafiyetlerini kapatma sorumluluğunu üstünden aldığımızda, lemina ileride çok daha önemli bir hücum silahına dönüşecektir.

    ama lig maçlarında ömer-seri-lemina üçlüsünü görmeyi de çok isterim. bu üçlüden hepsinin de box-to-box oynaması kaydıyla tabi ki. dünkü gibi lemina’nın stoperlerin önünde konumlanmasındansa üç 8 numara görmek daha heyecan verici oluyor.

    bu üç hareketli orta sahanın yanlarına sürekli gidip gelecek bir emre taşdemir-nagatomo ikilisini koyduğumuzda öndeki serbest adem ve arayan falcao hayvan gibi, tekrar ediyorum hayvan gibi pozisyon bulacaktır.

    nzonzi’nin stoper oynama konusu. orta sahayı domine etme ihtimali benim iştahımı daha çok kabartsa da, mantıksız değil. denemekten zarar geleceğini düşünmüyorum.

    marcao’nun ve luyindama’nın çok daha rahat ileri çıkacak olması rakibin dengesini nasıl bozuyor dün birçok kez gördük, üstüne ikinci golümüz de bu şekilde geldi.

    bu arada ikinci gol demişken, şöyle organize gol görmeyi çok özlemişiz.

    dünkü dizilimde kızacak, eleştirecek hiçbir konu yoktu ki başarı da geldi zaten. oyun tatmin etti mi? tabi ki hayır. ama akmasa da damladı işte. abartılacak da gömülecek de bir şey yoktu.

    oyuncu tercihlerinde kızacak bir şey var mıydı? nagatomo olmadığı için mariano tercihine bir şey diyemiyoruz ancak feghouli... gerek yoktu. fena oynamadı ama yine de gerek yoktu.

    ısrar edilmesi gerekiyor bu dizilişte. ilk kez kullanıldığı psg maçından birkaç gün önce leipzig maçında gördüklerimi aktarmıştım. neredeyse aynısını uygulayıp gücümüz yeterince güzel de top oynamıştık o karşılaşmada. keza içerdeki real madrid maçında da, ikinci yarıda saçma sapan bir kararla bu dizilişten vazgeçene kadar fena top oynamamıştık.

    bu yüzden ısrar edilmesi gerekiyor. zaten o psg maçından sonra neden vazgeçildi gerçekten akıl sır ermiyor. en çok da buna kızıyorum zaten. dün hocanın da dediği gibi, inşallah bu bir başlangıçtır.
  • 23549
    2019-2020 sezonunda 11. hafta geride kalmışken 19 puana sahip futbol takımı. ilk yarının son 6 haftasında kalan maçları;

    -12. hafta başakşehir
    -13. hafta trabzonspor (d)
    -14. hafta alanyaspor
    -15. hafta ankaragücü
    -16. hafta göztepe (d)
    -17. hafta antalyaspor.

    ligin ilk yarısı biterken son 4 maçın 3 tanesini kendi evinde oynayacak bir galatasaray var. 18. haftadaki denizlispor maçının da içeride olduğu düşünüldüğünde, 5 haftada 4 kez taraftarının önünde maça çıkacak galatasaray. 14. ile 18. haftalar arası çok kritik bir seri yakalama ihtimali var bu takımın. o yüzden şuanda mümkün olduğunca zirveye yakın bulunmaya devam etmesi erekiyor. bu dönemde yapılacak 5 maçlık bir galibiyet serisi ki galatasaray'ı en büyük favori durumuna getirir. bu da ilk yarıyı aşağı yukarı 34, 35 puanla bitirmek anlamına geliyor ki alt sıralar ile üst sıralar arasındaki puan farkının git gide azaldığı bir ligde olduğundan, bu galatasaray futbol takımı için meşaleleri yakmaya hazırlık demektir.