• 23192
    2019 - 2020 süper lig cemil usta futbol sezonunda galip geldiği üç maçta da tek farklı kazanabilmiş takımdır.

    18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçında futbolcularının şut kabiliyeti sayesinde maçı kazanabildi. bunun yanında rakibin 10 kişi kalmasına rağmen iki gol attı ve 90+ da çok net bir pozisyonu kaçırdı.

    13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçında radamel falcao' nun şutu rakibe çarpınca kaleciyi şaşırttı ve gol oldu. bu gol sayesinde kazandık.

    30 ağustos 2019 kayserispor galatasaray maçında ise rakip 3 kırmızı kart görerek 8 kişi kalmıştı. buna rağmen adem büyük' ün son dakikada enfes kontrolü ve bitirişi sayesinde golü buldu ve 3 puanı hanemize yazdırdı.

    bunların yanında kayserispor ve sivasspor maçlarında kazanılan penaltılar da maçın kilidini açma bakımından önemli oldu.

    puan kaybettiğimiz maçları incelemeye gerek bile duymuyorum. çünkü galip gelişlerimiz de oldukça sıkıntılı ve bu durum kolay kolay çözülecek gibi görünmüyor. fatih terim ve ekibinin daha sağlıklı analizler yapmasını beklemek tek temennimiz yoksa oldukça problemli günler bizleri bekliyor.

    futbolcu ve sistem tercihlerini değiştirmedikçe gelecek açısından bir umut göremiyorum. iki ileri bir geri şeklinde sezona devam ederiz. yok inat edilecekse hepimize şimdiden geçmiş olsun bu sezon bolca ızdırap çekeceğiz demektir.

    yaşadığı en temel sorun olan dinamizmi birkaç küçük hamle ile çözebilmek mümkün. yalnız sürekli aynı kisilerde ısrar etmenin mantığını anlayamıyorum.

    futbol takımımız ve özellikle teknik heyetimiz şunu çok net anlamlılar. formamızı assak kazanırız düşüncesi oldukça eskide kaldı. hatırlatayım dedim.
  • 23193
    2019-2020 sezonu itibarıyla;
    * ligin 8 haftası geride kalmışken hiç ışık vermeyen takmdır.
    * hala inanılmaz hatalı pozisyon almalar yapan , aşırı yavaş oyun hızı, sanki hedef iyi oyun, üretken bir oyun değil de sadece topun bizde maksimum süre kalmasıymışcasına genelde geriye musleraya dönülerek, ve onun da amaçsızva ileriye şişirmesiyle sonlanan saçma sapan paslaşmalar sergileyen takımdır.
    * 3 gol atamadığı hemen hemen hiç bir maçı kolay kolay kazanamayacak bir görünüme sahip olan takımdır.
    * kendi 10 kişi kaldığı hemen her maçta rakiplerine karşı ezim ezim ezilirken, rakipler eksik kaldığında aynı oranda oyunu ele alamayan, rakiplerini cezalandıramayan takımdır.
    * hakemlerin aleyhine inceden kıyıma devam ettiği takımdır.
    andone'ye verilen sarı kart
    (bkz: 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı)
    herşeye rağmen, takım b.ktan da oynasa, haftaya 3 puanla başlamak, 3 puan cepte olarak rakiplerin maçlarını izleyecek olmak da ayrı bir keyif....
  • 23195
    2019-2020 sezonunda kadrodaki isimler birer birer bakıldığında çok büyükler fakat bir araya geldiklerinde ortaya o doğrultuda bir sonuç çıkmıyor. sebebi ne olabilir: takım iyi kamp dönemi geçirmemiş yada fiziksel olarak iyi antreman geçirmiyor olabilir. paralarını almıyor olabilirler. hoca formsuz olabilir. takım içi problemler olabilir ya da takım kurgusu yanlış olabilir. bu arada saydığım tüm sebeplerin hepsinden biraz olduğunu düşünüyorum. fakat, malum ekonomik sebeplerden dolayı takımın doğru kurgulanamadığını, transferlerin belli bir stratejiye yönelik yapılmadığı kanısındayım. bu takım gerçekten istediğimiz futbolu bize gösterebilecek bir takım olma kimliğini vaadediyor mu? bu takım ne oynadığını veya ne oynayabileceğini şu anda bizlerle beraber ögreniyor. tıpkı fatih hoca gibi. fatih hoca deniyor, arıyor. eleştiriliyor. eleştirilmekte de çok haklı. büyük beklentilerle büyük isimler geldi. kendisi onay verdi bu isimlere kendi de inkar etmiyor. o da nasılsa oynatırım kafasında en iyisini almaya çalıştı ama şimdi kendide çıkamıyor işin içinden. çünkü bir arada olduğunda birbirini yükselten değil düşüren bir oyuncu grubuyla karşı karşıya. fatih hoca benim bir planım var diyip futbolcuları zorlamıyor. eldeki oyuncularla kendi aklındakine en yakın ne oynanabilir onun arayışında. acıdır ki hala bulamadı biz de bulamadık. bekler mariano, nagatomo fiziksel olarak sahada olsalar da zihinsel olarak futbolu bırakmışlar. herkes kendi onbirini yazsa farklı farklı isimler yazılır, onlarca kombinasyonlar çıkar. kimisi andoneyi yazar forvete kimisi babel’i. kimisi feghouli’yi koyar 10 numaraya kimisi adem büyük nerede der. ömer bayram mı belhanda mı tartışması olur. lemina nerede diye soranlar da.. mesela acaba emre taşdemir’i denesek fena olmaz ya da sağ bekte şener hertürlü mariano’dan iyidir diyen de.. en son donk mu marcao mu tartışması.. yani söylemek istediğim eğer galatasaray taraftarı ideal on biri yazdığında en az sekiz tane oyuncunun adını ortak yazabiliyorsa o gün takım olmuşuzdur.
  • 23196
    öyle bir takım ki ne stoperleri, ne 10 numarası ne de süper ligin en pahalı oyuncusu olan 8 numarası topu ayagına aldığında güven hissi vermiyor. koca takımda nzonzi dışında top ayağındayken ben bu topu kaptırmam, pası hatasız veriririm diyen oyuncusu yok. bu takımla pas oyunu oynama hayalleri filan imkansız. bak daha ölü bekleri, koşmayan kanat oyuncularına filan gelmedim. diyorum ya allah' tan nzonzi var. yoksa 3 pas üst üste dikine gidemez bu takım. bak hatırladıkça çıldırıyorum 10 numaralı arkadaş daha baskı bile yemeden stoper ile al ver yapacakken topu taca atıyor. aloooo 10 numarasın kardeş sen...

    (bkz: 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı)
  • 23197
    beni rahatsız eden puan kaybetmesi değil, kendi sahasında 10 kişi kalmış anadolu takımlarından baskı yiyebilecek kadar karaktersiz bir takım olması.

    bu takımda galatasaray ruhu taşıyan bir futbolcu yok.

    bu takımda kötü oyuna, mağlubiyete isyan edecek bir futbolcu yok.

    bu takımda muslera dışında armaya layık olan, layık olmayı umursayan bir futbolcu yok.

    10 tane iyi kötü oynayan, bonservisi elinde, veya kulübü kiralık veren, lejyoner oyuncu toplanmış, arasında formda olan varsa bir iki gol atılıyor, şansımız varsa attığımızdan az yiyoruz. rakipler kötüyse şampiyon bile oluyoruz.

    bu ruhsuzluğun üzerine takım ayrıca hiç taktik çalışmıyor, takım içinde forma adaleti sıfır, en ufak bir uzun vade kadro planlaması yok, eldeki para da saçma sapan yerlere, fantazi olaylara saçılıyor. allahtan (veya malesef) herşey gibi futbol da yerlerde sürünüyor ülkemizde de, galatasaray futbol takımı bir şekilde iddiasını koruyor, üstlerde yer alıyor.

    yeni nesil sosyal medya taraftarına bu başarılar yetiyor. galatasaray ruhuna aykırı olarak bir iki annemizin ligi başarısı tatmin ediyor, kendi evimizde tek pozisyona giremeden kaybettiğimiz maçda yenildik ama ezilmedik diyor. takımın başarısının gerçek göstergesi olan avrupa maçları uzun yıllardır bambaşka bir tablo koyuyor ortaya ama görmek isteyen kimse yok.
  • 23198
    18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçında yine ve yeniden taraftarlarının beklentilerini karşılayamamış takımımızdır. özellikle galip gelinen bir maçtan sonra kendisi hakkında yazmak istedim ki yangıncı taraftar yaftası yemeyeyim.

    öncelikle bu seneki bir türlü toparlanamama ve baskın oyun oynayamamamız hakkında her yazar arkadaşımızın farklı teorileri var. herkesin düşüncesine saygı duymakla beraber kaleye gitme sorunumuzun pilav üstü kurumuzun* olmayışına kesinlikle katılmıyorum. bu takımdaki en önemli eksik plansızlıktır.
    her takımda ille de pırpır kanat gerekli değildir. önemli olan kadroyu doğru sisteme adapte etmektir. şimdi elimizdeki en kaliteli adamlara bakalım:
    muslera: kaleci diyerek geçemem, biricik kedimiz.
    luyindama: savruk da oynasa tam bir cengaver stoperdir, bizim seviyemiz için hayli hayli yeterli kaliteye sahiptir.
    marcao: kaliteli derken çekinsem de mevkisinin genellikle hakkını vermektedir.
    nzonzi: ön liberoda çeşitli rollerde oynayabilen, orta sahada da sırıtmayan, ayağı temiz oyuncumuzdur. ayrıca kendisi muhtemelen seneye de bizimle olacaktır.
    feghouli: buraya kadar olan oyunculardan farklı olarak dalgalı performans sergileyen oyuncumuzdur. kendisinden 4-3-3 tarzı kanat forvet performansı beklemek çok abzürttür. yaşı ile birlikte hızlı gerileyen fiziğiyle kendisi artık bir forvet arkası, ikincil forvet veya oyun kurucu rolüne daha uygun hale gelmiştir.
    falcao: fox in the box dediğimiz, vuruşu ve pasları temiz, fiziği epey gerilemiş olan forvetimizdir, fazla bir tanıma ihtiyaç yok.

    bu oyuncuların üzerine bir sistem inşa edilirse başarılı olamamamız ihtimali, şu anki oyunun gelişme ihtimalinden daha düşüktür. fark ettiyseniz 1 tane bile bek oyuncumuzu kaliteli diye belirtmedim.

    bu takımın ihtiyacı 4-1-2-1-2 baklava(ml mr dediğimiz şekilde), 4-3-1-2 veya 4-4-2 dir. bu sistemde devre arasına kadar arka 4’lü şener-dama-marcao-nagatomo şeklinde olmalidir. devamı ise;
    baklava: nzonzi- ömer lemina - feghouli - andone falcao
    3-1-2: belhanda(ömer) nzonzi seri(lemina) - feghouli- babel falcao
    4-4-2: ömer nzonzi seri feghouli - andone falcao
    bu kadroda forvet arkası veya gezici forvet rolüne emre mor ve ikinci yarıda emre akbaba da dahil olabilir. hatta lemina kesin olarak fiziken düzelirse, bir de taylan artık şans bulabilirse belhandayı ocakta kesin yolcu edebiliriz, çünkü bu sistemlerde ona ihtiyacımız olmayacaktır. linnes’in de 2. yarı sisteme dahil olmasiyla en azından sağ bek kısmında yeterli tempoyu yakalayabileceğimizi düşünüyorum. sol bek içinse mariano ve belhanda satışıyla bir transfer elzem olacaktır. lemina’nın düzelmemesi halinde de bir kiralık orta sahaya ihtiyacımız olacaktır.

    uzun diyenler için özet*:
    oyuncuların performasından ziyade sistem yanlıştır, ilacımız 4-1-2-1-2, 4-3-1-2 veya 4-4-2 dir.
  • 23199
    derbi, lig sonuncusu, şampiyonlar ligi iç saha ya da deplasman fark etmeksizin her maç takımın en iyi 3 oyuncusundan biri muslera. bu rezilliktir. yanı galatasaray futbol takımı hücum edemeyip gol bulamasa dahi en azında savunmada iyi diyemiyoruz çünkü kalecisi her maçın yıldızı oluyor. hücumda bir halt yapamıyoruz ama savunma da da rezaletiz.

    gerçi normal. her transfer döneminde ilk 11'in yarısı değişiyor. 3 senedir aynı hoca olsa da 3 senedir takım hep değişiyor. ben hocayı en çok bunun için eleştiririm her şeyden önce. şu takıma bir iskelet oturtamadı 3 yıldır.
  • 23201
    biraz da asker oyuncuya ihtiyaç duyan takım. denge yönünde çok fazla general oyuncusu var. dün oynanan 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı'nda andone,ömer bayram, şener gibi savaşan, asker oyuncuların olması bile takımın mücadele gücünü gözle görülür ölçüde arttırdı. bakmayın sivas gayet iyi takım ve dün ilk defa bir arada oynayan oyuncuların yer aldığı, ligde son 3 maç galibiyete hasret, psikolojik savaş içinde olan bir galatasaray takımı vardı sahada (taraftar da sağ olsun takımı bütünleştireceğine son dakikalarda olumsuz hava yarattı). zor maç oynadı yani. bu dengeyi yakaladığında, belli bir istikrar sağladığında daha iyi bir takım olacaktır.

    edit: benzer şeyleri düşünmüşüz: (bkz: uğur meleke/#2788823)
  • 23202
    evinde oynanan psg maçında puan alamamasına karşın heyecan uyandırıp övgü alan öte yandan sivasspor maçında üç puan almasına rağmen ağır eleştirilere maruz kalan takımdır galatasaray. çünkü galatasaray’da neticeye değil haticeye bakılır. çünkü galatasaray bir his takımıdır. çünkü ne puan tablosu ne de kupalardır galatasaray. aslolan galatasaray ruhudur ve buna inanıp ortaya konan mücadeledir.
  • 23203
    bu sezon aynı anda hücumu ve savunmayı iyi yapmayı beceremeyen takım.

    dünkü sivas maçına kadar hücumda yoktuk ama savunmada iyiydik, dün ilk defa hücum yaptığımız için sevinirken, savunmanın rezalet hâli beni korkuttu.

    50 dakika 10 kişi oynamış takıma evinde bu kadar mahkum olmak, 3-1'den maç vermek ne demek ya, adam son saniyede altı pas içinden dağlara taşlara vurmasa skandal yaşanacaktı.
  • 23204
    galatasaray'a yakışmayacak bir performans sergileyen takım. maçları izlemek kahrettiriyor ancak izliyoruz mecburen.

    2019-2020 sezonunda bir tane bile net şekilde kazandığı maç yoktur. dünkü sivas maçında sivas kırmızı yemeseydi ne olurdu bir düşünelim. yahu geç onu, sivas on kişiyle bile beraberliği yakalıyordu iki farklı yenik durumda olmasına rağmen.

    30 ağustos 2019 kayserispor galatasaray maçı desen aynı.

    ah ah. yazık bu taraftara.
  • 23205
    18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçının son 15 dakikasında sivasspor 10 kişilik haliyle öyle bir alan paylaşımı yaptı ki bizim oyuncular pas atacak arkadaşını bulamadı. ihtiyacımız bu kadar basit aslında. ne koşu mesafesi, ne tam saha pres meselesi bizim sorunumuz. biz ne hücumda ne de savunmada sahaya yerleşmiyoruz. bir oyun şablonumuz yok. 10 kişilik takım son 15 dakikayı bize zehir etti. şansımız olmasa duman olurduk. bir an önce oyun kimliğine erişmemiz lazım. bu işin başka yolu yok. hem bu maç genelinde hem de ligin ilk sekiz haftasına bakıldığında rakiplerimizden geride olmadığımız için eleştirilerin yapıcı olacağını düşünüyorum. geçen sezon ilk sekiz haftadan sonra bocalamıştık, inşallah bu sezon bocaladığımız sekiz haftanın ardından düzlüğe çıkarız.
  • 23206
    eldeki kadro ve form durumu itibariyle 4-3-3 oynaması gereken futbol takımımız. babel her ne kadar eleştiri alsa da bilinmez bir oyuncu olması ve gole yakın durması andone'nin kaliteli oyunu ve mücadelesi ile falcao'nun ismi bizi üçlü forvete doğru götürüyor. emre mor, feghouli, adem büyük ve iyileştiğinde emre akbaba gibi alternatiflerimiz de mevcut.orta sahada da nzonzi, seri, ömer, lemina, taylan, jimmy, y.b. ve hatta feghouli gibi alternatiflere sahibiz. dizilimde bizi en çok bek mevki zorlayabilir.
  • 23207
    bu sene oynanan bütün iç saha maçlarını staddan takip ettim.1 ekim 2018 galatasaray paris saint germain maçında, maç sonu girilen adanmış hayatların umudu bestesini bağıra bağıra söyleyerkende, 25 ağustos 2019 galatasaray konyaspor maçında son dakika golüne rağmen inanarak takımı tribüne çağırırken de inanılmaz içten ve samimi duygularla bu takımın iyi yerlere geleceğine inancım tamdı. ama ilk kez 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçının son 10 dakikasında (sivasspor'un ikinci golünden sonra) takımın yaşadığı aciziyet karşısında sinirlerime hakim olamadığımı hissettim. lakayıt galatasaray izlemeye dayanamayan herkesinde benim gibi hissettiğini düşünüyorum. tribünde elinden hiçbir şey gelmeyen benim maçın gidişatı konusunda endişelenirken, fatih hocanın kenarda sinirden yedek kulübesini yumrukladığını izlerken, bu takımın gamsız hallerini kaldırmakta zorluk çekiyorum. takimin, teknik yönetimin, fatih hocamın, başkanın ve yardımcılarının, tribünün.. çok acil silkelenip kendimize gelmemiz gerekiyor.

    çünkü bu camiayı diz çöktürmeye çalışıyorlar. bizi sadece yenmek değil, yok etmek istiyorlar. bizimde onlara merhamet göstermememiz şart. çünkü bir kere kabullendik mi, karşımızda yer alan organize kötülük , bu sene daha kafamızı kaldırmamıza izin vermez.