• 22745
    feghouli, belhanda, babel'in topu falcao'ya indirmek yerine kendilerine oynadıkları futbol takımımız. takım içinde falcao'nun kıskanıldığı şüphesine kapılmadım değil. falcao'ya bir ara pası atmadılar. umarım sonraki maçlarda bu durumu düzeltirler. maç içinde 3-4 kere bomboş halde pas bekleyen falcao'ya topu yuvalamak yerine ya kendileri şut çektiler, ya da topu evleyip gevelerken kaptırdılar. önümüzdeki ilk maç olan brugge şampiyonlar ligi maçında daha dikkatli izleyeceğim, sizlerde dikkatle takip edin.
  • 22746
    şampiyonlar ligi için kurulmuş bir kadro olduğu gün gibi ortada. bu zaten daha ilk babel hamlesinden belliydi. babel yerine yeni bir garry yahut onyekuru bulabilirdik zor değildi bu ama hocanın kafasında başka bir şey olduğu o zamandan belliydi.

    düz mantık 'şampiyonlar ligi için iyi olan takım ligi alır götürür' ama o iş öyle olmuyor.

    beşiktaş şampiyonlar ligi grubundan yenilgi almadan çıktığı sezon lig maçları nasıl geçiyordu herkes hatırlıyor sanırım.

    süper lig ile şampiyonlar liginin istediği futbollar birbiriyle alakasız.

    ligimiz için ideal olan direkt 'at topu ileriye sülalece bas' iken şampiyonlar liginde 'pas ve sonuna kadar denge futbolu' isteniyor.

    bu nedenle 18 eylül 2019 club brugge galatasaray maçı benim gözümde sezonun en önemli testi olacaktır.

    ideal olmasa da umut ışığını görebileceğimize inanıyorum ben inşallah.

    takımın ön tarafta belhanda ve soso hariç her tarafı yenilendi. gerçek hayat keşke pes yahut fifa gibi olsaydı ama olmuyor işte.
  • 22747
    bu takımı izledikçe içime büyük kederler çöküyor. bugün sabahtan akşam maaç oynandıppı saate kadar kalp atışımı, özlemimi ve iyiye olan inancımı o kadar kontrol edemedim ki... akşamki görüntüyü görünce yine büyük bir hayal kırıklığına doğru itildim. akşama kadar heyecandan bir gram iş yapmadım, yapamadım oysa ki.

    ligin dördüncü haftası. geç gelen transferler, olmayan taktik anlayışı ve fiziksel gücü yetmeyen oyuncular var sahada hala. efendiler yazı güzel geçirmiş belli. buna teknik kadro ve canım hocamız da dahil.

    70 metrede oynayan şampiyon takım mı olur arkadaşlar? orta sahası ya tam geriye ya tam ileriye yaslanan, sıfır direnç gösteren? tamam kişiler çok yeni, eyvallha da... bu adamlar futbola yeni başlamış insanlar mı? hepsi ya prime ya da ondan sonraki tecrübenin kaymağını yemesi gerektiği yaşta. hız, çeviklik vs beklentimiz yok da, bari düzgün pas yapın, oyun yapın, alın verin vs. biz ne izliyoruz allah aşkına ya? bunu isyan etmek için söylemiyorum inanın ki, her ne koşulda olsa takımımız can damarımız. lakin böyle olmaz. olamaz.

    birkaç gün sonra şampiyonlar ligine çıktığımızda, uçan kaçan adamlar saldırdığında kel daha net gözükecek. ucuz anadolu takımları bile bize bunu yapıyorsa hele.

    anadolu takımları demişken, hiçbirinin özellikle maçını açıp izlemem öyle bir hevesim yok. ama bundan sonra ben asla ve asla küçük görmeyeceğim anadolu takımlarını. yokluk, imkansızlık ve geride kalmışlık psikolojisi ile savaşırken; çıkıp sahaya tarif ediebilen bir oyun gösteriyorlar. kontra mı, kontra! pas oyunu mu pas oyunu! sonuçtan bağımsız olarak söylüyorum, bizden daha çok takım oyunu ve taktik oyunu oynuyorlar. resmen vasata tamah eder olduk ve çok üzülüyorum bu duruma. ayıptır ya, bu stadda bu paralara bu oyun...

    canınızı sıktıysam özür dilerim, benim canım çok sıkıldı ve gönlüm kırıldı bu akşam *
  • 22748
    13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçı sonrasi oynanan oyun uzerine olumsuz elestiri sayisi bir hayli fazla gorunuyor. malumun ilani olarak ben de benzer seyleri yazmak istemiyorum buradaki cogu arkadasimizla. neyse ki hoca da kabul ediyor sezona oyun olarak parlak giremedigimizi, lakin umutsuz olacak bir durumumuz yok, toparlamak icin onumuzde guzel imkanlar var ve bence guzel isler de yapacagiz. benim icin oncelikli olarak hocamizin bunu gormesi onemli, zira genelde hocalar taraftara ters olarak takimi begenirler ve savunurlar.

    benim dikkatimi ceken ve artik rahatsizlik veren bir durumumuz var. son yillarda cokca hoca ve oyuncu degistirmemize ragmen, basarisiz sezonlarda ve hatta basarili sezonlarimizda bile en cok yaptigimiz elestiri, takimin hareketsiz olmasi. yani pas isteyen oyuncu sayisi azligi, hatta hemen herkesin gozunde canlanacak ornek, stoperlerimizin kendi arasinda paslasmalari sonrasi top isteyen orta saha oyuncusuna oynamasi, sonra ilk preste tekrar stopere donmek ve diger stopere pas. atak baslangiclarinin cok buyuk yuzdesi bu sekilde, rakip presi artirirsa kaleciye kadar geliyor o top. simdi beni rahatsiz eden sey, bizim bu pas oyununa olan asiri duskunlugumuz. yani kalecimiz bile degaj atmiyor, stoperlerimiz pasla cikmak icin turlu risklere giriyor. evet, topclass takimlar bunu uyguluyor, hatta sut dahi cekmiyorlar hucumda, mumkun olsa gol cizigisini pasla gecmeye kasacaklar. ama biz neden bu triplere giriyoruz artik anlayamiyorum. topun kiymetini cok iyi bilen bir takim miyiz? kac kere pasla oyun kurarak pozisyon hazirlamisligimiz var?

    keske imkanim olsa videolu hazirlayabilsem ama benim gordugum kadariyla, bizim yakaladigimiz pozisyonlar ve attigimiz goller, genelde rakibi hazirliksiz yakaladigimiz anlar. oyuncularimizin ozellikleri burada devreye giriyor, top dolastirdigimiz zamanlarda degil. yani su topa sahip olma isini hastalik seviyesinden cikarmamiz gerektigini dusunuyorum. birakalim rakip oynasin hatta topla. ozellikle ligde rakibi hataya bu sekilde dusurmemiz cok daha olasi durumda. hatta bunun diger yaninda, rakibe verdigimiz pozisyonlarin cok buyuk cogunlugu yine bu defanstan pasla cikarken, stoperlerin veya dmc lerin yaptigi pas/calim hatasindan veya muslera'nin pas hatasindan geliyor. yani bu sevdamiz hem bizi hucuma tasiyamiyor, hem de yoktan yere rakibe sans vermemize yol aciyor. elbette topu komple verelim ve savunmaya gecelim degil bunun cozumu, lakin maclari 60%dan fazla topla oynama ile bitirmektense, bunu 55-45% seviyesinde tutmak sanki daha isimize gelecek gibi goruyorum.
  • 22749
    2019-2020 sezonu rakiplerin tamamı marcao ve luyindama'ya baskı yapıyor. bunu pas oyunuyla çözmek yerine gereksiz riskler alarak saçma hareketlere giriyoruz. bunun çözümü o bölgede farklı tarzda bir topsuz oyun kurmaktır. bekler içe girip stoperler yana açılabilir n'zonzi önde bekleyebilir vs.

    bu sorunu çözdükten sonra 2. sorunu da topu önde tutmak. bunun için de orta üçlünün sürekli kendi bölgesinde statik kalmasından ziyade halka şeklindeki koşularla merkezde hareketlilik kazanmak. sol iç ile sağ iç oynayan oyuncularımız kendi bölgelerini asla terk etmiyorlar. bu hareketliliği sağlamadığımızda merkezde pas alternatifi oluşturamıyoruz. bu pas alışverişinde merkez üçlüsüne özel bir önlem alındığında bu kez oraya 4. oyuncuyu kanattan ya da bekten getirmemiz gerekiyor ki buna da çalışmamız gerekiyor.

    topu merkezde tuttuktan sonra ihtiyacımız olan da rakip ceza sahası bölgesine yapılacak koşular. burada falcao zaten hareketliliği sağlıyor ama ilave olarak merkez orta sahadan, kanatlardan ve beklerden rakip savunmanın arkasına boş koşular gerekiyor. kanat oyuncusu ile forvetimiz rakiplerin kucağındayken merkezden ya da beklerden aradaki boşluklara koşular yapmamız lazım.

    geriye de gol kalıyor.
  • 22750
    ileri üçlüsünün top kapma becerisi yok. orta saha ikilisinin bu becerisi çok zayıf. savunma hattı da sezona çok kötü başladı. o yüzden takım ileride baskı kuramıyor. kaybedilen toplar kalemize kadar gelmeden geri kazanılamıyor. takımda top kapmayı bilen tek adam steven nzonzi. rakipler bu arada kanat savunmamızın berbat olduğunun farkında. toparlanma olmazsa sıkıntılı günler yaşarız.
  • 22751
    kendisini çok sevmeme rağmen yıllarca selçuk inan'in yanına adam arayıp selcuk'tan eski haline gelmesini bekledik ve doğal olarak olmadı. bana göre çok iyi bir kadro kurduk ama asıl degistirmemiz gereken adamlardan belhanda'yi degistiremedik. sagi solu her yeri değişti ama kendisinin iyi olmasını bekliyoruz. belhandasiz bir orta saha kurgusunu bulmamız lazım. pas şiddetini ve zamanlamasını bu kadar ayarsız yapan bir oyuncu ile savunma hücum bağlantısını yapmak cok mantıksız oluyor. daha önce başka oyuncu yoktu ama orta sahaya 3 yeni oyuncu aldık, belhandanin orta sahadan cikartilmasi gerekiyor. bana göre sahanın da dışına çıkması lazım ama solda iyi olacağını söyleyenler ile forvetin arkasında dolanirsa iyi olacağını söyleyenler dolayısı ile oralarda da denemek iyi olabilir. o zaman verimli verimsiz mi olduğu daha net ortaya çıkar. belki tekrara düşüyorum ama belhandali bir orta saha kurgusunun süreklilik gösterecek şekilde iyi bir oyun ortaya koyması imkansız. üç yıldır o kurguda değişmeyen tek adam o ve takım üç yıldır iyi oyun oynamiyorsa değiştirmek iyi gelebilir.
  • 22752
    sorunu en çok topsuz koşu yapması gereken mevkilerinin** takımın en az topsuz koşu yapan oyuncularından kurulmuş olmasıdır. seçim yapacağız. ya soso oynayacak ya da babel. ya mariano oynayacak ya da nagatomo.

    bir de takım 4-1-5 oynamayacak. 2 ayrı takım var sahada. olmaz. takım olarak hareket etmiyoruz. hücumcuların hepsi ayağına bekliyor topu. hücumda en hareketli oyuncumuz falcao, düşünün artık.

    bir de belhanda sorunu var. umarım seri formda döner de uzunca bir süre kulübede "ben nerede hata yaptım?" diye düşünür kendisi.
  • 22753
    galatasaray’da herkesin ağzı laf yapıyor, herkesin söylenecek lafı var da peki ayaklar ne yapıyor?
    saha dışına bu kadar kilitlenen takım, saha içinde ne yapabilir?
    sürekli düşman edinme, sürekli didişme, sürekli bir şeyleri ispat etme gerekliliği zarar veriyor takıma...
    hakkına sahip çıkma mücadelesini tabii ki bırakmadan, kafayı biraz saha içine vermek gerek. sezon geçmez yoksa.
  • 22754
    yaşlı bir takımdır. ilk 11’ i ve totalde kullandığı oyuncular yaşlıdır. yaş sporda önemli değildir diyorsanız o cristiano ronaldo gibi nadir sporcular için geçerlidir.

    sakın takımların yaş ortalamasına bakmayın, ilk 11’ in ortalamasına bakın. ki en genç oyuncularımız olan stoperler aslında tecrübenin olması gereken bölgeler. luyindama ve marcao’ yu severim ancak birinden biri tecrübeli bir stoperle olsa daha doğru olacaktır kabul edersiniz sanırım...

    ayrıca milli maç arası sonrası ve cl maçı öncesi berbat da oynasa galip gelebilecek bir kadroya sahip olması da iyidir. şampiyonluktan koparmaz.

    şu ana ve sahaya gelirsek;

    an itibariyle rezalet oynamaktadır, büyük ihtimalle de 4 haftaya kadar böyle oynayacaktır. fiziksel sebepler var ama bazılarınız “s..mişim fiziksel sebebini” demektedir. istediğiniz kadar ağlayındır. ama canınızı sıkmayındır. o işler öyle kolay değildir...

    5 transferle şampiyonluk ve şampiyonlar ligi gelmez. liverpool demeyin zira onlar bir önceki sezon alexander arnold ve robinson gibi iki inanılmaz bek çıkardılar ki bunların hiçbiri, lig şampiyonluğuna yetmedi.

    sözün özü, biraz sakin olun ya. biraz sakin. bu ne agresiflik!

    son tanım: taraftarının herşeyi bildiği futbol takımı!
  • 22756
    kapanmayacak eksikleri olmayan takım. fakat en önemli unsur fatih terimin geri dönmesi. (bunu eleştiri olarak yazmıyorum.)
    ama cok basit, yapılması gereken, söylenmesi gereken şeyler yapılmıyor.

    1. problem (bana göre)

    13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçı nda özellikle dikkat cekmek gerekirse, rakipler artık bizi çözmüş durumda, bir şekilde ilerde hücum yaptıgı anda defansdan top cıkarırken, hatta musleradan top cıkarırken tek alternatif nzonzi.

    bu kabullenilemez. burda ya belhandanın gelip top isteyip topu alması lazım, ya da kendini gösterip bir marke oyuncuyu yalandan da olsa bosa cıkarması lazım. veya aynı sey seri veya lemina için geçerli. orta 3 lüden sadece 1 tanesi o da nzonzi top almaya geliyor klasik 6 numara gibi. ama diğerleri ne toplu ne topsuz asla o oyunu oynamıyor.

    bu sekilde bir türlü oyunu geçemiyoruz. 1. bölgeden 2. bölgeye burdaki sıkıntı bence suan için çözülmesi gereken, çözülebilecek olan ama ölümcül bir hastalık gibi.

    13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçı ömer bayram yeteneği kısıtlı olsa da oyun bilgisi olarak da istek olarak bu maç özelinde bunu sağladı ama cok kısıtlı da bir oyuncu.

    akıllara iki soru geliyor, hoca bunu göremiyor veya oyuncular bunu yapmıyor.

    bu sorun için ne yapıp ne edip ya belhanda, seri, lemina 3 lüsüne bunu yaptıracaz. ya da yapan birini bulmamız lazım. yoksa bu orta saha düzeni ile ben cok sıkıntı yasayacagımızı düşünüyorum.

    2. problem ise,

    yine orta sahada oyunu karsılarken sertlik seviyesi yine cok aşşağıda. nzonzi cok yumusak kaldı. ilk 3 maç için ilerde ne olur bilemiyoruz ama daha cok top kazanması gerekiyor. lemina 25 dakika ile yargılamak zor ama seri de 2 oynadıgı maç için sertlik anlamında cok katkı vermedi.

    ileride oynayan belhanda, feghouli ikilisi de afrika kupası veya baska nedenlerden dolayı formda değil, mücadele anlamında da ortaya henüz bir şey koymuyorlar. özellikle kasımpaşa maçında quaresma yı mariano karsısında yeterince ve cok laubali şekilde bomboş bıraktı.

    ben burada özellikle elit maçlarda, feghouli'nin veya belhanda'nın yedek kalması gerektiği düşüncesindeyim. seri - lemina - nzonzi 3 lüsü ile hem daha iyi savunup hem de 1. problemde bahsettiğimiz top alış verişini daha rahat yapabilir miyiz bence düşünmek lazım. ama bu 3 lüden gerekli hücum organizasyonunu sağlayamazsak hücum da babel ve falcao ikilisi ile yanlızları da oynayabiliriz. o yüzden elit maçlarda iyi kapanıp, iyi oynayıp 1 gol sıkıstırmamız gereken maclarda düşünülmesi gerekir.

    3. problem ise,

    takım tudor döneminden beri, hatırlarsak 500 pozisyona girip baskı ve pres ile heyecandan 1 gol zor cıkartıyorduk. bir şekilde 2. bölgede veya 3. bölgede oyunu rakip sahaya yıkıp pas yapıp, pozisyona giremiyor.

    pozisyona giriyoruz ama hep bireysel, bunun sebebi de belhanda'nın sürekli ileriye oynaması. tabiki geriye oynasın denemez. ama 8 kişilik savunmadaki 1 oyuncuya atılan toplar muhakkak kaybedilecek. burda bence yanlıs büyük.

    13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçında örneğin falcao 3 kere geri geldi top aldı 2. bölgede arkadaslarına aktırdı bir şekilde orta saha oyuncularını hücüma gitmesinde süre yarattı ama içeri yine sadece kendisi koştu.

    4. problem nagatamo,

    oyun ilk 3 haftadır sürekli sol tarafa doğru kayıyor, babel orayı domine etti ama nagatamo bir türlü bindirmeleri yapamıyor veya 2. 3. bölgede o pas trafiğine giremiyor. eskiden hatırlarsak şut falan deniyordu, bir şekilde sıfıra inip pas oyununa giriyordu. bunda 3. problemde bahsettiğim oyunu rakip alana yıkamama sorunu da olabilir ama nagatamo bazen iki adım kendini atamıyor.

    yaş, form tabiki önemli ama bence ilk 3 haftada büyük değişiklik oldu geçen seneye göre.

    son olarak eklemek gerekirse,

    stoper ikilisi özellikle, defans 4'lüsü geçen senenin en gözü kapalı bölgesi sezon başından beri alarm veriyor. bununla birlikte yeni düzeni kurulmaya calısılan bir orta saha, ve yeni planlanan bir hücüm bölgesi.

    acıkcası fatih terim efektten fazlasına ihtiyacımız var bu sezon.
  • 22757
    teknik ekibinden taraftarına skora göre tepki verdiği takım. dün son 5 dakika muslera’nın kaleden açıldığı pozisyon gol olup maç 1-1 bitseydi ortalık yıkılırdı. tek kalburüstü topçusu 40 yaşına dadanan q7 olan vasatın vasatı olan kasımpaşa gibi takıma bile net bir oyun üstünlüğümüz yok.

    valla kimse kusura bakmasın taraftarda kredisi çok az olan mariano belhanda filan bile taş gibi topçular.

    bir kadro ancak bu kadar sahaya kötü dizilir yayılır bu kadar berbat(sıkıcı, yavaş, dengesiz, plansız, kopuk) oynar ve bu tam iki senedir böyle. bazı maç ve dakikalarda gösterilen reaksiyonlar sadece çocuk kandırır.

    insanları yaftalamadan bunu görmek kabullenmek fatih hoca’nın yarattığı bir sorun demek bu kadar zor mu??

    nerden ortadoğu gibi kişilerin bu kadar putlaştığı bir toplumda dünyaya geldik babacım ya. siyasetinden futboluna her mecrada aynı sorunu yaşıyoruz.
  • 22758
    sezon başındaki bu can sıkıcı oyunun yaş ortalaması ile alakası olduğunu düşünmüyorum. takımın yaş ortalaması ligin ikinci yarısının ortalarından itibaren sorun yaratacaktır ama şu an bu bir sorun yaratmaz. (bkz: 13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçı) nda sahada alkolik gibi gezen futbolculara hakikaten anlam veremedim. geçen seneki ilk yarı başakşehir'inin kötü bir taklidi gibiyiz. onlar da yaşlı bir kadroydu ancak takır takır top oynuyorlardı keza 17-18 beşiktaş'ı da yaş ortalaması yüksek ancak hücum etkinliği olan bir takımdı, şampiyonlar liginden lider çıktı. aklıma gelen tek şey hocanın, takımın bu kadar erken form tutmasını istememesi başka bir seçenek gelmiyor. fakat bu da dünkü oyuna çanak tutulacak bir bahane değil. orayı dolduran 50000 taraftar sahada bir şeyler görmek istiyor. mesela herkesi bireysel performanslar rahatsız etti beni ise muslera'nın son saniyelerde vakitten çalmaya çalışması. oyunun başındaki gereksiz 3 dakikalık protestoya gelmiyorum bile takımın bütün maç başı enerjisini emdi. bu ultraslan denen güruh sanıyor ki bu manasız protestolar takıma yarar verecek, neyse

    üstelik takımımız yukarıda saydığım diğer iki takımdan daha alternatifli daha yetenek tavanı yüksek bir kadro oluşturdu. dün mesela maça gelmek isterdim ancak oraya çok uzak bir konumdayız, konya maçına geldiğimde metrosu, metrobüsü, stattan çıkışı bi de üstüne puan kaybı ile rezil bir gece geçirmiştim ve değmeyeceğini düşündüm. iyi ki dün gitmemişim dedim mesela. belki şehir dışından izlemeye gelenler vardı stada eldeki kadro heyecan verdiği için ancak yok... mariano'nun cesedi oynadı dün, belhanda yine sezon başı belhandası, feghouli rezalet bir sezon başı geçiriyor, muslera zamana oynuyor falan...

    bu kadroyla, bu hocayla, bu taraftar ve bu iç saha gücüyle ligdeki diğer rakiplerimizin 2 boy önündeyiz ancak 2 boy geride oynuyoruz. umarım ligin ilk yarısının ortasında bu düşünceleri halen taşıyor olmam.
  • 22759
    en büyük sorunu atak sonlandıramama olan takım.

    pas oyunu oynayacağız diye çok fazla yan pas yapmak zorunda kalıyoruz. bu pas hızını, half space'leri, rakibin defans hattını enine genişletemediğimiz sürece de bu paslar bizim için çok büyük handikap oluyor. çünkü baskı yapacak ve geri topu kazanacak oyuncu sayımız yok. geçen haftalarda abdullah avcı kendi takımının topu geri kazanma süresinden bahsetmişti. bizim takımın bu konudaki istatistikleri neler acaba. bununla alakalı çalışma yapılıyor mu bilmiyorum ama kesinlikle çok önemli bir konu.

    takımlar lige geçiş sürelerinde bazen oyun felsefelerinin dışına çıkarlar. biz de bu topu geri kazanma konusunda elit seviyeye gelmeden, atakları bitirme üzerine yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum. aut, olur, korner olur, kaleci kurtarır önemli değil. bir şekilde atakları sonlandırmamız lazım.
  • 22760
    şimdi takımın bugünkü hali çoğumuzu tedirgin etti fakat olumlu yönleri de görmek gerekir. kadromuzdaki oyuncular bireyselde gerçekten çol iyiler. hazır değiller ve uyum sorunu var fakat şöyle baktığımızda falcao, nzonzi, lemina çok güzel izlenim verdiler ilk maçlarında. babel zekası diye bişey gördük mesela oynadığı maçlarda. adem gibi ve emre mor gibi bir yedeğimiz var çoğu yazar tarafından ilk 11 bile yazılan. şuan için seri ve jimmy hariç tüm futbolcular bence bireyselde kendini ispatlamıştır. bu ikisinin de zamanla kendini bulacak potansiyeli olduğunu biliyoruz. şimdi önemli olan ne kadar çabuk takım olacakları. açıkçası önemli olan şl maçlarına hazır olmak çünkü bu yıl lig için benim şüphem yok.
  • 22764
    13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçındaki sorunu topu kaybettiğinde reaksiyon veremeyip kasımpaşa'nın kendini ceza sahamız çevresinde çok kısa sürelerde bulabilmesiydi. oyun planımız rakip sahaya pasla çıkarak yerleşip, rakip yarı alanda topa sahip olmakken rakip topu kaptığında takım boyumuz sürekli uzadı, dolayısıyla rakip sahaya yerleşme ve o bölgede topla oynama konusunda yeterli zamanı bulamadık. doğru pozisyon alamamamız, beklerin ileri de üçgenler kurmaya katkı verememesi, orta saha ve bek oyuncuların geriden rakip defansın arkasına koşular yap(a)maması, rakibin defans çizgisini daha geriye itemememize ve forvet oyuncularımızın pozisyon bulamamasına neden oldu. daha bir çok olumsuzluk ekiyle neler yapamadığımızı bol bol anlatabiliriz dünkü maç özelinde.

    bunun da çeşitli nedenleri var tabi ancak asıl sorun hücum planımızdan çok savunma planımızda. topu kaybettiğimiz anda baskı yapamamamız, savunmayı yeterince önde kurmuyor oluşumuz beklerin yetersiz olması sürekli önde yakalanmaları, geriye dönüşlerde sıkıntı yaşamaları ve stoperlerin bütün baskıyı üstlerinde hissetmeleri ciddi bir problem. dünkü maç özelinde orta sahadaki oyuncuların da henüz hazır olmaması ki asıl dinamizmi yaratacak oyunucun sadece 30 dakika sahada kalabilmesi bahsettiğim sorunlara yol açtı.

    bek problemi dışında orta sahayı dinamikleştirmek, doğru pas kanallarını yaratabilmek hem de topu kaybettiğinde reaksiyon verebilmemiz için nzonzi'nin yanında ya orta sahada iki merkez orta sahalı 5'li bir kurgu ile oynamamız gerekiyor ya da farklı bek oyuncuları ile 4-4-2 oynamamız. özellikle nzonzi'nin basan koşan bir oyuncudan ziyade pozisyonunu doğru kapatan tipte bir oyuncu olması bizi bu duruma mecbur kılıyor.

    yani burda yapacak iki seçenek var ya beklerimizi değiştireceğiz ya da savunma kurgumuzla beraber ortasahayı ve bekleri özellikle nagatomo'yu mutlaka değiştirmeliyiz.

    ---------------------muslera
    lemina luyindama marcao ömer
    ---feghouli nzonzi seri belhanda
    -----------------falcao babel

    ya da

    -----------------------muslera
    -------mariano luyindama marcao
    feghouli lemina nzonzi seri belhanda
    --------------------falcao babel

    takımın yaş ortalamasının da ciddi önemli bir problem olduğunu düşünürsek, sezon genelinde, orta sahada atalay, emre mor, yunus, taylan gibi genç oyunculardan, forvette andone'den sık sık faydalanmamız gerekiyor.
  • 22765
    2019-20 sezonunda ilk 4 hafta itibariyle maçlarında ilk 30dk gol olmayan takım.

    yani ne atmış ne de yemişiz. yememe kısmı başarı sayılmaz çünkü zaten rakiplerin planı “ilk yarım saat galatasaray’ı durdurursak sonra işler bizim lehimize döner” şeklinde oluyor. sonuç gösteriyor ki başarılı da olmuşlar. bunu zaten hissediyorduk, maçlara rakibin üstüne çökerek giremiyoruz.. sayısal karşılığı da varmış bunun.. ilk 30dk çöp her maçımızda.
    he sonrası da parlak değil ama ister istemez “böyle nereye kadar” denildiği için taraflar açılıyor goller geliyor..
    maç başlarını iyi oynamamız şart bu şekilde ligi domine edemeyiz.
  • 22767
    takımın en büyük sorunu kaybettiği topu geri kazanma süresinin çok uzun olması. dünkü maç ve bu sezon oynadığımız özelinde dikkatimi çeken en önemli husus rakibe çok uzak oynuyor oluşumuz ve alan daraltamamız. kendi sahamızda bile pres gücümüz yeterli değil alanı daraltamadığımız rakibe temaslı oynayamadığımız için rakip kim olursa olsun elini koluna sallayarak ceza sahamızın önüne kadar geliyor ve takımın geri koşup efor sarfetmesine çok fazla mesafe katetmesine sebep oluyor. geçen sene problemi orta saha oyuncularında arıyorduk bu sene komple yeniledik hepside teker teker baktığımızda isim olarak çok kaliteliler takım olarak baktığımızda da kadro kalitesi olarak isim olarak ligde yanımıza yaklaşabilecek takım yok fakat bunun karşılığını alamıyoruz.
    diğer gözlemlediğim probleme gelecek olursak takımın bir türlü tempoyu arttıramaması hücuma çıkarken adeta kağnı hızındayız özellikle belhanda topu iki üç kere dürtmeden tıpu ayağından çıkarmıyor. babel ve falcao birkaç kez demarke halde müsait pozisyondaydı fakat kendisi ya top kaybı yaptı ya da ayağında topu çok fazla geveleyince rakip savunma geri koşup yerleşti. temposuzluğun bir diğer sebebide beklerimizin artık yaşlanmış olması. mariano işin savunma kısmında yok gibi nagatomo ise hücum kısmında neredeyse hiç yok. belki hoca bu sorunu sağda şeneri kullanarak bir nebze olsun çözebilir en azından denemeli diye düşünüyorum. solbekte ise emre taşdemir alternatifi var fakat ne kadar yeterli olur bilemiyorum ama dediğim hoca bek pozisyonu için farklı çözümler bulması gerekiyor. 4-1-4-1 ya da 4-3-3 oynamaya devam edeceksek aynı problemler devam edecektir. hoca oyuncuların defosunu saklamak ve maksimum verim almak istiyorsa farklı varyasyonlar denemeli takımdeki oyuncu profili ve çeşitliliği buna müsait hoca da hatalarında ısrar etmeyecektir diye düşünüyorum.
  • 22768
    takımın büyük sorunu bence, yazın da eylül 2019’da da gerçekleşen, milli maçlar. bakınız aynı sorun şu anda izlemekte olduğum (bkz: 14 eylül 2019 norwich city manchester city maçı) içerisinde de mevcut. norwich oyuncuları mis gibi dinlenmişler 15 gün. manchester city ise yorgun ve zihnen de kopuklar. biraz bizim takım gibi. milli takım öncesi bence yedek yani milli olmayan kadro ağırlıklı olarak lige başlayabiliriz.