• 22449
    ligin ve takımın durumuna göre, steven nzonzi'nin takıma ne katabileceği ve genel bir oyun anlayışı hakkında uzun uzadayı bir entry olabilir bunun için anlayışınızı bekliyorum.

    öncelikle ligin ilk haftası* kötü futbol klasik deplasman fobisi ile geçerken takım sahada varlık gösterememiş kaçan penaltı(evet bildiniz selçuk tarafından) ardından kırmızı kart ile oyundan kopulmuş ikinci yarı biraz hareketlensek bile 3-5 dakikayı aşmamıştır.

    şimdi takıma bakıldığında her şey kağıt üstünde güzel takım şampiyon olur denir fakat burada ilk soru şu olmalı biz ne oynuyoruz? fatih hocam takıma ne oynatmak istiyor? eğer rakip kanatları kapatırsa istenilen pas oyunu bizi kurtarır mı?

    gelelim bu sorunun cevaplarına hoca pas oyunu oynatmak istiyor(görülen köy kılavuz istemez) ve takımı paa oyunana uygun insanlarla dolduruyor. nzonzi, seri, babel bunlara en büyük örnek hatta defans zaafı olmasına karşı mariano'nun değişmez sağ bek olması gibi. bunun yanında zaten pas yapmaya yatkın feghouli, belhanda takımda mevcut oyuncular. geçen sene de mariano ile birlikte üçgenler oluşturarak ilerlemiştik hücuma. bunu nzonzi, babel, seri ile daha geniş alana yaymak istiyor. alternatif olaraksa kanat oyunu oynamayı deniyoruz bekler kanatları kitleyince çok zor olduğu aşikar hatta üstüne forvetsiz* kaldığımız için gol tehlikesi oluşturamıyoruz.

    pas oyunu oynamak için de topu çok hızlı geri kazanmak gerekiyor peki biz geri kazanabiliyor muyuz hayır, kazanamadığımız toplar ne oluyor tehlikeli atak oluyor gol yiyebiliyoruz. 90 dakika baskılı oynayalım demiyorum iki farklı yarıda da ortalama 30 dakika baskılı oynasak rakibi boğup topu çok hızlı kazanabiliriz. tabi gol kralımız diagne ile bu baskı olmuyor çünkü adam koşmaya küsmüş. falcao* bize bu katkıyı verebilir mi inanın bilinmiyorum isterse önde basar istemezse basmaz ama pas oyununda ver kaçta golü atar. bu noktada bize ne gerekiyor pır pır kanatlar. ileri geri çok hızlı koşmalılar çünkü forvetin baskı yapamadığı nokta da var güçleriyle koşmaları şart. peki kim bu pır pır kanatlar geçen senenin yıldızlarından onyekuru :( onun yerine kim geldi babel(babelden verimli baskı yapması beklenir ama oraya buraya sürekli koşmaz) peki diğer pır pır kim emre mor onun önünde kim var feghouli. bu durumda kim öne çıkıyor belhanda ve seri. nzonzi takımın arkasını toplarken belhanda ve serinin bir nebze olsun deli dana gibi basıp, oyunu da çok önde kurması gerekiyor. oyun öne atıldığı an gol tehlikesi yaratırız ama geride oyun kurup pas oyunu denersek topu stoperlerle çevirmeye devam ederiz. topu ayakta tutma süresini düşürüp bu pas oyununda hızlanmamız şart oğlu şart peki biz bunu nasıl çözeriz dersek takımın kondisyonu artmalı bu da benim düşüncem 8. 9. haftadan önce gerçekleşmez. takıma çok ağır bir yükleme yapıldığı için koşmaya mecali yokmuş gibi gözüküyor umarım cidden sonradan form tutabiliriz tek temennim o yönde. olur ya falcao da gelirse 10 kişi değil 11 kişi oynamaya başlarız artık.

    her şeyi kenara bırakıp bu sene de en büyük yük taraftarda. galatasaray futbol takımı galatasaray taraftarıyla bütünleştiği her sene şampiyon olmuştur şampiyonluğa oynamıştır. ümidini kaybedeceği yerlerde takımı taraftar ayağa kaldırmıştır. duygusal adamlarla dolu bu takımı karalamadan önce sezon sonu size yaşattığı duyguları hatırlayın ve ardından bir silkelenin. burası galatasaray beyler takımıyla, taraftarıyla, kulübüyle. bu takım sadece galatasaray futbol takımı adına indirgenemez. birlik olacağız, dik duracağız, kimsenin maşası olmadan takıma destek verecek sıkıntı çıkmazsa bu sene de tertemiz şampiyon olacağız. ve her şeyin öncesinde kendi oyuncumuza karalama kampanyası yapmaktan vazgeçeceğiz.
  • 22450
    süper lig 2019-2020 sezonunun ilk haftasının bitmesiyle birlikte aşağı yukarı her takımın hazırlık kampları sonrası, son durumunu görme şansımız oldu. favori takımların çoğunun tam hazır olmadığını da görmüş olduk.
    bu ilk izlenimler ışığında galatasarayımızın son durumunu analiz etmeye çalışalım.

    uzun yıllardır olduğu gibi kaleci mevkiinde yine sıkıntısız sayılabilecek bir şekilde sezona giriyoruz. artı olarak yine uzun yıllardır eksikliğini hissettiğimiz yedek kaleci mevkii konusunda da neredeyse herkesin içinin daha rahat olduğu genç bir kalecimiz var. beklerimiz ve defans hattımız geçen sene şampiyon olan kadronun aynısı. niteliği tartışılabilir olsa da nicelik olarak sol bekte 4 (nagatomo, linnes, emre taşdemir, ömer bayram) sağ bekte 3 (mariano, linnes, şener) alternatifli bir kadromuz var. defans hattında ana problem stoper yedeği konusunda birinci alternatifimizin orta sahadan geliyor olması. ki o orta sahanın ana parçaları da yeni transferler ve onların da nitelikli yedekleri olduğunu söylemek zor. yapılan transferleden sonra belki de beklentimizi en çok yükselten hat da bu hat. geçen sene ligimizin çok üzerinde miktarlarda bonservis ödenmiş, kariyerli 2 yeni oyuncuyla orta sahada kalitemizi kağıt üstünde yükselttik. hücum hattımızda da ligimizi tanıyan babel ve geçen sene ki şampiyonluğun ana parçalarından feghouli var. falcao'nun da gelmesi ile bu hattın son yılların en efektif hücum hattı olabileceğini düşünüyor neredeyse tüm galatasaraylılar.

    peki biz bu malzeme ile ne oynamayı düşünüyoruz?

    bu günlerde klasikleşen ifade ile topun kendisinde kaldığı bir galatasaray'dan bahsediyor herkes. ayağı iyi stoperler, oyun kurmaya yardımcı en azından bir bek, ayağı iyi ve pas özelliği baskın merkez orta sahaların defans önünde olduğu neoklasik bir defansif orta saha anlayışı. en azından nzonzi gelene kadar kah selçukla kah seri'yle hazırlık maçlarında gördüğümüz sistem buydu. peki bu kurgunun başarılı olduğunu düşünebileceğimiz tek bir hazırlık maçımız var mı? yok.

    topun bizde kalması için defansın önünde konumlandırdığımız oyuncular fiziken yetersiz kaldıkları gibi pas oyununda dahi başarılı gözükmediler. rakip orta sahanın arasında kaybolduğumuz, topu kanatlara aktaramadığımız, defansa yardım konusunda yetersiz kaldığımız bir orta saha izledik. top defansın önünden nitelikli çıkamadıkça orta saha üçlülerinin neredeyse hepsinin defansın önüne gelerek top aldığı ama hiç bir şekilde atak yönü değiştirecek paslarla oyunu açamadığı, kaotik, sahadaki rollerin tam oturmadığı her halinden belli bir galatasaray orta sahası. nihayetinde tüm işin yetenekli futbolcuların anlık kişisel becerilerine kaldığı bir atak organizasyonu.

    peki biz neden top bizde kalsın istiyoruz? başlangıçta saçma bir soru gibi görülebilir ancak topun ayağınızda kalması amaç değil araçtır malum. sahada hiç hareket etmeyen, hızlı paslaşmayan, topun yerini ve atağın yönünü hızlı değiştiremeyen bir takımın ayağında topu tutması neye yarar? kaldı ki biz top ayağımızdayken etkili olamadığımız gibi top rakipteyken de çok etkisiz bir takımız.

    nzonzi, feghouli ve artık geleceğine inandığım falcao'nun katılması ile bu oyun nereye evrilir kısaca tahminde bulunmaya çalışayım. biraz uzattım. nzonzi klasik bir çapa değil. fizik üstünlüğü, uzun bacaklar ve hava toplarında etkili olması, tempo hariç onu defansif orta saha rolünde zaten ligimiz için çok yeterli bir defansif orta saha yapıyor. esas katkı fiziğine oranla üstün bir teknik ve pas yeteneğine sahip olması. top rakipteyken pozisyon alma konusunda da gayet iyi bir oyuncu olması. feghouli de zaten klasik bir kanat oyuncusundan öte topu saklayan, dağıtan bir ekstra oyun kurucu aynı zamanda. bu iki oyuncunun katılımı topun bizde amaçsızca kalmasından topun bizde kalmasının bir sebebe oturacağı oyuna geçişimize katkı sağlayacaktır. falcao ise yaşına rağmen asla çakılı bir sanrtafor olmadı. gelirse onu da sık sık orta sahanın ortasına kadar gelip, ters bir topla topu kanatlara açıp içeri koşu yaparken göreceğiz.

    yaşlı beklerimizin geç form tutma problemi halledilip, seri ve belhanda rakip kaleye daha yakın oynamaya başladıkça, oyunu ilerde de kurabilen ve orta sahaya gelip top dağıtımına katkı sağlayacak hücum hattı ile galatasaray ezici bir güce dönüşebilir. gereken tek şey, doğru rollerde, fiziksel yeterlilikte ve tempolu, hareketli bir hücum takımına evrilebilmek. potansiyel ortada...
  • 22452
    2017-2018 ve 2018-2019 sezonlarında skor olarak olmasa da oyun olarak tatmin etmeyen canım takımım.

    rakamlara ve dizilişlere çok fazla takılan biri değilim ancak yaş sorunu olan (özellikle beklerde) bu takımın 4-2-3-1 veya 4-3-3 sevdasından vazgeçmesi gerektiğini düşünüyorum. sol tarafta babel - yuto, sağ tarafta soso - mariano. ofansif olarak göze hoş gelse de defansif olarak kanatlarımızın otobandan bir farkı yok. bu 4 oyuncu ileri - geri oynayacak yapıda değiller. şimdi dizilişle bunun ne alakası var diyenler olacaktır ancak, dizilişi ve oyuncuların yerlerini değiştirerek çok daha tehlikeli bir takım olacağımızı düşünüyorum.

    çözüm 4-4-2' dir saygıdeğer renktaşlarım. defans bloğunu yazmaya gerek yok, orta saha ve ileriyi aşağıdaki isimlerle aşağıdaki kurguyla oynamamız en azından denememiz gerektiğini düşünüyorum.

    feghouli - nzonzi - seri - belhanda

    ---------falcao - babel-------------

    yukarıdaki dizilişte, nzonzi sağ tarafımıza yardım ederek oynayacak. sol tarafımızda ise belhanda'nın ileri-geri oynayabileceğini hepimizin bildiğimizi düşünüyorum. babel ise sahte 9 misali alan savunmasına katılarak ve belhanda tarafına yaklaşır şekilde defans bloğunu başlatacak. asimetrik bir 4-4-2 ile ve gerekirse yer de değiştirerek tüm futbolcularımızdan verim alabileceğiz. bu dizilişte beklerin de çok fazla ileri geri yapmasına gerek kalmayacaktır. zira çift forvet oynayan takımların savunulabilinmesi için defans yapan takımın beklerinin stoperlere vereceği destek daha fazla olacaktır. karşı takımın beklerinin atağa az çıkması demek yuto ve mariano'nun aktif dinlenebileceği anlamına gelecektir.

    bir başka önemi, seri-belhanda-babel ve soso-nzonzi-falcao üçgenleri hemen hemen birbirileri ile eşit güçteler. bu şekilde bir 6'lıyı karşı takım hem nicelik hem nitelik olarak savunamayacaktır.

    demem o ki takımda illa bir çapa, ön libero bulunmasına gerek bulunmuyor. savunma, kişisel ve sertlikle değil, takım olarak alan daraltarak yapılır. umarım 2019-2020 sezonunda oynamaya çalıştığımız pas oyununu nzonzi ve seri'yi 6 numaraya hapsederek oynamaya çalışmayız.
  • 22453
    ekşi sözlükte sadece bir kaç maç giyilen formlarının bir derlemesi yapılmış yazarının izniyle buraya koymak istedim. buradan da emeğine sağlık diyeyim.
    https://eksisozluk.com/entry/94189039

    her forması ayrı güzel ama metin oktay'ı andığımız forma ile beyaz forma en asilleri olmuş arada bir retro forma koleksiyonu üretsek de piyasaya sürülse keşke.
    edit:entryde yanlışlık yapmışım bunlar sadece tek maç için üretilmiş kullanılmış formalarmış.