• 22430
    önümüzdeki sezon ya da mümkün olursa devre arasında beklerini gençleştirmeli ve belhanda'nın yerine mutlaka çok iyi bir oyuncu bulması gereken takımdır.

    ulan keşke gökten bir şey düşse de şener ya da linnes ve ömer bayram ya da emre taşdemir formayı alıp bir daha bırakmasa. ama linnes dışındakilerden pek ümidim yok.
  • 22431
    çok sağlam 2 hücum bekiyle 4-3-2-1 dizilişini iyi oynayabileceğini düşündüğüm takımdır. bakın naga ve mariano ile hallaç pamuğuna döneriz ama telles ve eboue tarzı iki bekimiz olsaydı bence gayet güzel işlerdik oyunumuzu.
    muslera
    x luyindama marcao x
    nzonzi
    seri belhanda
    feghouli
    falcao babel
    bu tarz bi dizilişle sahaya çıktığımızda 4-3-3 veya 4-2-3-1 gibi dizilişlere de hücüm ve savunma anına göre gayet kolay geçiş yapılabilir. neden bilmiyorum ama bir şekilde bu dizilişe geçeceğimizi hissediyorum.
  • 22432
    yerli merkez ortasaha adayları olan taylan antalyalı, mehmet özcan, mert hakan yandaş, abdülkadir parmak gibi isimleri transfer etmek yerine selçuk inan'la sözleşme uzatıp şener özbayraklı'yı üçüncü sağ bek olarak kadrosuna katan takım. "falcao gelirse son yılların en iyi kadrosunu izleyeceğiz" diyenler nzonzi-seri-belhanda üçlüsünün yedeklerinin sadece donk ve selçuk olduğunu (üçüncü isim var mı henüz göremedik ama atalay veya ömer bayram olacağını tahmin ediyorum) görmüyorlar galiba.

    şener'le selçuk'a verilecek parayı cebimizde tutsak bu adamlardan birini (parmak hariç) haydi haydi alırdık. sattığın kadar al dengesinde şu anda 2.9 milyon açığımız var, bu adamlardan birini takas + para ile alsak taş çatlasın 3.9 milyon euro zararımız olurdu. 1 milyon euro vermemek için selçuk ve donk'la sürünmeyi göze aldık resmen.

    takımda altı tane bek var (emre taşdemir-ömer bayram-şener-linnes-mariano-nagatomo), beş tane kanat oyuncusu var (babel-feghouli-emre mor-jimmy durmaz-adem büyük) ama ortasahadaki tek opsiyonumuz selçuk veya donk. inşallah transfer sezonunu bu ortasaha rotasyonuyla kapatmayız.
  • 22433
    19/20 sezonuna hazır olarak girememiş takımımız.

    bugüne kadar verim aldığımızı bildiğimiz defans oyuncularının konsantrasyon veya fiziksel yetersizlikten dolayı performansı kötü.
    orta sahada oynayacak as adamlardan birisi yeni transfer edildi, diğeri ilk 18'e yazılabilecek kadar bile hazır değil.
    santrafor olarak eldeki oyuncularımız kalacak mı, yenisi mi gelecek bilen yok.

    3-4 haftaya kadar toparlarız diyoruz. ama neden biz bu kadar geç hazır oluyoruz. bugüne kadar maç yaptığımız ve bizden daha iyi performans gösteren fiorentina, augsburg, denizlispor gibi takımlar nasıl hazır olmayı başardı.

    bu sezon 23. şampiyonluğumuzu alacağımız sezon olacaktır. fakat işe yeni başlamış çömez edasıyla yapmış olduğumuz bu hatalar hedefimize giden yolu çok zorlaştıracak.

    her halükarda şampiyonuz tutumundan vazgeçmemiz lazım. bu ligte çizgisini geçeceğimiz bir kulüp yok. çıtayı biz belirliyoruz. bu yüzden her sene daha şanlı bir şampiyonluk için çalışmamız lazım.
  • 22434
    tek sorununun gereksiz rehavet olduğunu düşündüğüm takım. rakiplerimizin yaz döneminde kuramadığı kadrolar, geçen sezon form durumu en iyi olan 2 futbolcumuzun * ağustos ayı başında takıma katılmaları, sıcak hava, hocamızın kenarda olmaması gibi etmenler bir araya gelince bir yol kazasıyla başladık bu sezona. ancak sezon daha yeni başladı form durumumuzu toparlamalı ve işimize konsantre olmalıyız.
  • 22435
    takımın en formsuz isimleri nagatomo - mariano - marcao.

    bu üçlü yazın herhangi bir şampiyonaya katılmadı ki geç geldikleri için sezon başı yüklemesi konusunda eksik kaldılar diyelim.

    yaşı ileride olanların da bu kadar bitik bir halde olması henüz sezon yeni açılmışken mantıklı değil.

    mesele ne abi o zaman? hadi malum tayfa haklı olsun iki dakikalığına hoca ne oynatacağına karar veremedi diyelim ki abi 'koşmayın, mücadele etmeyin' mi diyor?

    deli gibi övdüğümüz bartalli mi yanlış yaptı mevzu nedir anlamadım ki?
  • 22436
    bu yıl* avrupa’dan büyük bir beklentim yok, birkaç sene sonra daha iyi olacağımıza inanıyorum. grupta 3.olabilirsek başarılı sayarım, kiralık ve 30 yaş üstü oyuncularla 2 milyon euro falan harcayarak başarılı olmayı deniyoruz. gençleşme imkanı pek yok. kolay değil bu kadar.

    amaa birkaç hafta sonra görmeye başlayacağız ki annemizin liginde üst üste koyarak şampiyon olacak bu takım. avrupa başarısı isteyen taraftarı ne kadar tatmin eder bilmiyorum ama oraya buraya galatasarayla ilgili negatif algı pompalayan küçük takım taraftarlarını not alın, tokat delisi yapacağız.

    edit:sezon bilgisi eklendi.
  • 22437
    an itibariyle transfermarkt verilerine göre piyasa değeri 120,60 milyon € olan takımımız. ayrıca ligimizin de en değerli kadrosuna sahip olma ünvanına sahip olmasının yanında en değerli kadroya sahip olan ikinci kulüp fenerbahçe ile 46,87 milyon € değer farkı vardır.(1)

    arkadaşlar avrupa bizle makası açtıysa biz de ligle makası açtık. işin teknik-taktik kısmına bu entry’de fazla değinmeyeceğim, zaten yeri gelince gerek bu başlık gerek başka başlıklar da değerlendirmelerimizi yapıyoruz ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki alnımızın akıyla ardarda iki sene şampiyon olduk. üstüne sürekli koyarak bugünlere geldik, hem de ffp gibi bir bela varken. diğer kulüpler ile kıyaslayınca kendimizi şanslı saymalı, şükretmeli, elimizdekinin kıymetini bilmeli ve eksikleri doğru şekilde saptayıp daha da güçlenmeliyiz.

    ben bu dönemdeki, teknik ve idari kadro arasındaki uyumu en son, araları bozulmadan önce ünal aysal-fatih terim ikilisinde görmüştüm. tabi ki oyuncuların da hocanın da yönetimin de hataları oluyor, hatasız kul olmaz nihayetinde; ama son iki sezonda çok iyi işler çıkardılar. avrupa’yla makas açıldı diyoruz ama bu yönetim ve teknik kadro devam ederse, ffp belasından kurtulduğumuzda avrupa’yla arayı azaltabiliriz.

    artık toparlayalım. elimizdekilerin kıymetini bilelim, sahip çıkalım. lig standartlarının çok üstünde bir kadromuz, efsane bir hocamız, işini layıkıyla yapan bir yönetimimiz var. bu değerlerimize sahip çıkalım, inan edelim, ortalığı gereksiz şekilde yangın yerine çevirmeyelim, inşallah da sezon sonunda ben23rsiz bir şekilde 23.şampiyonluğumuzu kutlayalım :)

    1: https://gss.gs/cbL.png
    https://www.transfermarkt.com/...seite/wettbewerb/TR1
  • 22438
    maçtan sonra yazmayı bekledim, çok da düşündüm değer mi diye ancak yazmaya karar verdim. biraz uzun olacak, okumak isteyenler çayını kahvesini hazırlasın. yazının içeriği; galatasaray futbol takımı ve fatih terim olacak. yazıda öncelikle denizli maçı hakkında konuşacağım, sonra takım üstünde derinleşecek yazı. başlayalım.

    16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı hakkında konuşalım. savunma 4lüsü beklediğimiz gibi, orta sahada seri ve selçuk var, önlerinde belhanda. solda babel sağda feg'in yokluğunda jimmy. önde de epey tartışılan diagne.

    maça kötü başlamadı bizim takım. hatta beklediğimden iyi başladı. beklentimin düşük olması bunda etkili oldu, hem sezonlara kötü baslama geleneğimiz olsun hem de hazırlık maçları sonrası beklentiyi düşük tuttum, iyi de yaptım. maça iyi başladık, birkaç tehlikeli pozisyon yakaladık. hatta diagne 2 dakika içinde 2 pozisyona girdi, ikisi de gollük pozisyonlardı. diagne kötü seçimler yapmadı. kendisinin birkaç güzel atak başlatışı vardı ki şaşırdım, oyun kurucu gibi oyunu yönlendirdi ama ona ilerde değinelim.

    orta saha kurgumuz geride seri, onun önünde de selçuk."seri neden geride kullanılıyor? onun yeri ön taraf, takım bu yüzden kötü" diyenler pistten ayrılsın. fatih terim sizden daha iyi biliyor dostlar. fatih terim sizden iyi biliyor, siz eleştirmeyin demiyorum. fatih terim seri'yi nasıl kullanacağını sizden daha iyi biliyor. hazırlık maçlarında seri'yi bir maç hariç hep aynı pozisyonda kullandı. seri kariyeri boyunca orada değil de daha önde oynayan bir isim. ama geride de oynamışlığı var, kendisi de oynayabildiğini ifade etti geçen gün. neyse. fatih terim seri'yi hep aynı rolde kullandı, donk'u oynatmadı. yanında da selçuk inan oynadı. buradan çıkardığımız şey klasik şeyler. pas oyunu oynamak istememiz, oyunun yönünü hızlı değiştirmek istememiz gibi basit şeyleri çıkartabiliyoruz. ama çıkartamadığımız bir sürü şey var ki fatih terim seri'yi geride oynatmakta ısrar ediyor. donk ve seri fiorentina maçında birlikte oynamıştı, seri yine geriden oyun kuruyordu. yani hocanın aklında farklı şeyler var. anlamak için biraz zaman geçmesi lazım. anlıyorum birkaç şeyi ancak şu an yazmak ne kadar doğrudur bilinmez. neyse tekrar maça dönersek seri birkaç kez aradan güzel oynadı, keza selçuk kötü değildi. iyi de değildi. takım iyi başlamıştı maça. taki penaltıya kadar. penaltıyı selçuk çok kötü bir vuruş ile kaçırdı. selçuk daha önce de penaltı kaçırmıştı ancak ilk kez bu kadar laubali bir vuruş yaparken gördüm onu. o da ayrı bir zamanda konuşulacak bir konu. penaltıdan sonra takım tamamen düştü. bakın kirmızı kart ile alakalı değil, tamamen penaltı bizi düşürdü. belki o gol olsaydı kırmızıya rağmen biz maçı alacaktık. takım bir kez düştü mü toparlanamadı, bu fatih terim'e yazmaz. hele ki kenarıda olmadığı bir maçta kesinlikle yazmaz. kırmızı pozisyonunda marcao çok hatalı, geçen yıl da bu tarz hatalar yaptı. marcao luyindama kalitesinde bir stoper değil. bunları yapacak, alışın. 20m'ye satarız diye de hayaller kurmayın. kırmızı yemesine sebep olan atak belhanda'nın saçma sapan bir top kaybı ile başladı. yine de marcao suçsuz değil. buradan sonra oyunu iyice verdik. ikinci yarı da doğru düzgün top oynamadık. ilk yarının en iyisi kesinlikle diagne'ydi. 2 tane güzel atak başlatışı, ileride güzel takibi ve penaltı alması iyiydi. takım çok kötüydü ve ona yine pozisyon hazırlamadık. buna rağmen iyi oynadı. ikinci yarı da çok tutsak oynadık ve maçı kaybettik. luyindama'ya çok iş düştü. marcao'ya bu kadar çok iş düşseydi 2-0 iyi bir skor olurdu, değerini bilin. maçı böyle kısaca anlattıktan sonra takımımız hakkında konuşmaya başlayalım.

    bu maçtan çıkarılacak bir sürü ders var. ama futboldan anlamayan kişiler hocaya sallamak için seri orada mı kullanılır demekten öteye gidemiyor. futbol da bilmiyor bunlar. en azından çoğu. berbat oynanan oyunun sebebi seri'nin geride oynaması mı? bence kesinlikle değil. pasör olan seri'nin 2-3 adım geriye gelince sürekli pas hatası yapması da fatih terim'in onu orada oynatması ile alakalı değil. o da hazır değil belli ki. ben size sorunları söyleyeyim, enseyi karartmaya hiç gerek yok.

    takımın kötü olmasının sebebi hiç hazır olmaması. ne kondisyon olarak, ne birlikte oynama düzeni olarak hiç hazır değiliz. ama tamamen de kötü değiliz ki ilk yarı az da olsa düzgün top oynadık. takima acilen transferler lazım ama yapacak bir şey yok. mariano ve nagatomo çok kötü. mariano bu maç özelinde kötü ancak oyun açabilen birisi. bize çok yardımcı olacak. nagatomo'da o da yok. hücum gücü 0. savunma gücü de ligde ancak idare eder bizi. schalke maçını falan hatırlayın, yol geçen hanı gibiydi kendi kanadı. bir de belhanda yerine transfer lazım. belhanda'nın maç performansını bir önceki entrymden izleyebilirsiniz. geçen yıl da böyleydi. bir maç iyi bir maç kötü. çok laubali oynuyor.

    bu uzun paragraftan ortaya transfer istediğim çıkabilir ancak istemiyorum. mariano nagatomo ve belhanda'nın gidişi ile 11'e 3 oyuncu gelecek. buna maddi şartlar izin verse bile ben istemiyorum. kadronun uyumu, takım kimyası çok bozulacak. kesinlikle bu yıl o yıl değil. fatih hoca da benim gibi düşünüyor ki buralara transfer istemedi, istediyse de öncelik sırasında gerideydi. forvet ve orta saha istedi. orta sahamız düzeldi, sadece zamana ihtiyacı var.
    kanatlarımız iyi, 2 yıldır garry ve onyekuru vardı kanatta. ilk yıl garry sonra onyekuru'dan çok verim aldık. şimdi babel var. bu iki oyuncu kadar hızlı değil, dezavantajlarını yaşayacağız ama avantajlarımız daha fazla olacak.

    tekrar geriye dönersek takımda birden çok sıkıntı var. bunların sebebi ne diagne ne de seri'nin geride oynaması. bu yüzden realist bakın. geçen yıl bartalli geldikten sonra seri galibiyetler alininca bir kondisyonere tapan taraftarlar gecenki maci nasıl açıklayacak? o zamanlar sözlükte yazar değildim, twitter'dan çokça belirttim görüşümü. seri galibiyetleri, iyi oyunu sadece kondisyonere bağlamayın. saçmalamayın. denizli maçı da bunun güzel bir örneği oldu. falcao takıma geldikten sonra, nzonzi'de 11'e girince bambaşka bir takım izleyeceğiz. sebebi bu gelen 2 oyuncu olmayacak, az da olsa zamanın ilerlemesi olacak. sadece zamana ihtiyacımız var. seri, nzonzi gibi oyuncuları tanımayanlar var, tanıyacaksınız. bu takıma falcao da boşuna gelmiyor. bu takım avrupa'da 3. olup uefa'ya gitmek için kurulmadı. amaç şampiyonlar ligi'nde minimum son 16'ya kalmak. olumsuz düşünmeyi bırakın. her şey düzelecek. çözülemeyecek hiçbir sorunumuz yok. bekler bir şekilde idare edecek, ki ediyor geçen yıl gördük. orta sahada belhanda'nın oyununu hep iyi tutmasını bekleyeceğiz. başka da yapacak bir şeyimiz yok. elimiz kolumuz bağlı çünkü. destekleyeceğiz.
  • 22439
    avrupada başarı hedefliyorsa topa sahip olma oyunu değil de kontra atak futbolunu benimsemesi gereken takımım. tr liginde topa sahip olma oyunu işe yarayabilir fakat anca o kadar. ucl'deki takımların bir oyuncusunun bonservis parasından bile daha azına tüm takımı kuruyorken onları topa sahip olma oyununda yenebilme ihtimalimiz de yok.
    çok iyi kapanıp defans yapan. topu rakibe bırakıp sabırla disiplinle bekleyen ve kaptığımız gibi topu hiç evelemeden 3 4 pasla pozisyonları bitirdiğimiz bir takım olursak avrupada şansımız olur. aksi taktirde ligimizde ne kadar iyi olsak da baş edemeyeceğimiz takım geldiği an futbolu hiç bilmiyormuş gibi kalmaya devam edeceğiz.
  • 22440
    oyuncuların mevkilerine çakılı kalmaktan vazgeçip, hareket halinde boş alan yaratması gereken canım takımım.

    bu sorundan erman toroğlu da bahsetmişti, mağlup olduğumuz denizlispor maçında hepten gün yüzüne çıktı. ligin ilk haftası itibariyle mevcut kadromuz, feghouli, nzonzi ve olası falcao takviyesiyle umuyorum ki kısır oyundan biraz daha uzaklaşacak.
  • 22441
    kağıt üzerinde pek çoğumuzu tatmin eden fakat maç içinde verdiği izlenimle hayal kırıklığı yaratan takımımız.

    henüz sezon başı ve gözükene göre 2-3 kişi daha girecek takıma. biraz zamana ihtiyaç var.

    asıl göze çarpan ve gözüken bruma ile başlayıp rodrigues, onyekuru ile devam eden hızlı ve çevik kanat oyuncu katkısını maalesef bu sezon alamayacak oluşumuz.

    beklerimizin temposuz oluşu ve kanat rotasyonunda emre mor hariç bahsettiğimiz tarzda oyuncumuzun olmayışı sezon içinde özellikle kilitlenen maçlarda başımızı ağrıtacak gibi.

    yabancı oyuncu sayısı ve ffp anlaşmamız bu doğrultuda ne bek transferi için ne hızlı kanat transferi için olanak sunmuyor. son günlere girilmişken ne tarz hamleler olacak meraklıyım.

    ben sürpriz şeyler bekliyorum.
  • 22442
    benim anladığım hoca bekleri full orta saha gibi kullanacak bu sezon. yani atakta

    stoper - - - stoper
    ----çapa----
    sağ kanat bek ---pasör---pasör---sol kanat bek
    sağ forvet---poacher---sol forvet

    gibi bir diziliş olacak. burada beklerin performansı belirleyici olacak. kontraatak değil topa bütün maç hükmeden bir tarzımız olacak.
  • 22443
    bence oyuncu profilleri göz önüne alındığında oynaması gereken formasyon 4-4-2 ya da 4-4-1-1 olmalıdır. bununla ilgili kaideyi taciz eden istisna da yazmıştı. dün de twitterda futbol bilgisine güvendiğim sinan yılmaz da bu diziliş ile ilgili bir flood yayınladı.

    -----------------------muslera------------------------
    mariano------- luyindama--marcao-------nagatomo
    feghouli---------seri--------nzonzi---------belhanda
    -------------------babel------falcao------------------

    bekler ve stoperler rahatlar, belhanda'nın gereksiz top kayıpları merkezde olmaz, babel falcao ile birlikte gol yollarında bence etkili bir ikili olur.
  • 22444
    çok daha iyi olacağını düşündüğüm takımdır. bu kadar kaliteli ayak ile en azından şu ligde ölümüzün önceki senelerde olduğu gibi tepeye oynaması lazım. sosyal medyanın da etkisiyle olumlu ya da olumsuz tepkiler çok daha ses getiriyor artık.

    transferin bitimine 13 gün gibi bir şey var. as takımdan hala oyuncu göndermek isteyenler var. bu durum hem ekonomik olarak bizi daha çok sıkıntıya sokar, hem de sattığımız adamdan iyi para alsak bile yerine alacağımız oyuncu draması ile uğraşacağız, maaşı 3'ten başlayacak, menejeridir, geldisi-gittisi mi derken bu zamanı aşacağız. diagne'nin gidişi dışında bir hamle yapacağımızı beklemiyorum ben şu saatten sonra. bize hem para kazandıracak hem de gidince olası falcao transferi sonrası en az arayacağımız isim kendisi olacak. bu sebeple diagne dışındaki oyuncuların gitme ihtimali yok bana göre. her yerde vurulan oyuncularımız sene ilerledikçe ritimlerini bulacaktır, 2 senedir bizi şampiyon yapan oyuncular bu kadar kısa sürede ipe gönderilmemeli.

    hepimizi gönlünde bir aslan var. hepimizin kafasında bir 11 var ancak gerçekler de ortada. dışarıdan oyuncu getirmek çok zor, menejerleri beslesen de zor. yerli piyasada ise fahiş fiyatlar çeken kulüp başkanları var. eldeki oyuncuların değeri bilinmek zorunda.

    avrupa hedeflerini ise ben pek gerçekçi görmüyorum açıkçası. ffp var iken kadro genişliğini sağlamak pek mümkün değil. eldeki dar kadro bile şampiyonlar ligi destekli dönüyor. şampiyonlar ligi olmasa eldeki oyuncuları da takımda tutma durumumuz zorlaşacak. galatasaray 6 puan ve üzeri alır ise benim gözümde başarılı bir avrupa sezonu geçirmiş olacaktır. hayallerimiz için maalesef para gerek, iş yapan oyuncu sayısının 16-17'lere çıkarmak demek. onu da tam yapamıyoruz çünkü mevcut yabancı kuralı bu duruma engel, bir de mevcutu da daraltacaklar. geleceğin bu konuda karanlık olduğunu öngörmek zor değil.

    son olarak hocaya gelelim. hoca elbet eleştirilebilir ancak ortası da olmalı. eleştiri bir kere yapıcı olmalı. yangıncı taraftar durumundan ben haz alanlardanım, hoca yokken bende çok yaktım gemileri rahat rahat. ama camiayı kenetleyen yegane isim hoca. formsuz olur, başarı getirmez ama her sene herşeyin doğru olmasını ve her sene başarıya ulaşmamızı bekleyemeyiz, bunun olduğu herhangi bir camia yok. başarıyı sportif olarak sürdürülebilir hale getirebilen bir tane takım olmadı. her takımın inişleri ve çıkışlarının olması fazlasıyla normal. galatasaray'a 20 adet kupa kazandırmış bir adamı bir maç ile, bir sezon ile, şampiyonluklar kaybetti diye vurmamalıyız. her camia böyle bir karakter arıyor, sahip çıkmamız gerekiyor. yapıcı eleştirileri de okumaktan büyük keyif alıyorum ben zamanım oldukça.

    sonuç olarak enseyi karartacak bir şey yok. uzun vadeli düşünülmeli. 2. yarıya başlarken yukarılarda olmak ocak ayına kadar ki hedefimiz olmalı. devamını nasıl getirteceğini en iyi bilen hoca var, sonunu bitirebilen bir iskeletimiz var.
  • 22445
    2019-2020 sezonunun muhtemel şampiyonu.

    süper lig de ilk 6 ve son 6 hafta çok önemli oldu hep. ilk 6 haftayı minimum 12 son 6 haftayı da minimum 16 puanla kapatan kafa takımlar genellikle şampiyon olur.

    ilk haftalardaki kayıplar üzerinden takım eleştirilerini çok doğru bulmuyorum. geçmişten gelen ve hala devam eden sıkıntılar eleştirilebilir(örneğin mariano nun defans zafiyeti, yönetimsel hatalar vs) ancak ilk haftalardaki performanslarını eleştirmek yersizdir. gerek yeni takviyeler gerekse ağır kamplardan dolayı ufak bir süreye ihtiyacı olur takımların. çok büyütmemek gerek.

    hepimizin istediği transferler vardı sezon bittikten sonra. diagne satılsın , sola oyuncu alınsın, alternatif bir kanat alınsın , orta sahaya kaliteli ayaklar alınsın vs. şimdi alınanlara baktığımızda forvet hariç tüm mevkilere iyi takviyeler yapıldı. özellikle orta saha kalitesi (seri ve nzonzi)inanılmaz. belki uzun süre türkiye'ye öyle oyuncular gelmez.

    o yüzden ilk haftalarda biraz yapıcı olmaktan zarar gelmez.