• 22373
    16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçının 43. dakikasında marcao'nun kırmızı kartıyla 10 kişi kalmış, 65. dakikasında ise selçuk'un -her zaman olduğu gibi- pilinin bitmesi sebebiyle 9 kişi kalmıştır. uzatmalarla beraber maçın son 30 dakikasını 9 kişi oynayan takım, haliyle maçtan mağlup ayrılmıştır.

    doğrusu bir şeyi çok merak ediyorum, selçuk'un kondüsyonunun 60-65 dakikada biteceğini ben biliyorsam, sen biliyorsan, o biliyorsa galatasaray teknik heyeti bunu nasıl bilmiyor? takım sahada 11 kişiyken bile 90 dakikayı çıkaramayan selçuk'un, takım bir kişi eksikken 90 dakika boyunca sahada katkı vereceğini nasıl umabiliyor? selçuk sahada 90 dakika kalırken seri neden devre arasında oyundan alınıyor?

    bu saçma kararı levent şahin ya da ümit davala mı verdi? yoksa fatih terim'in maçtan önce "takım 10 kişi kalırsa seri'yi oyundan alıp donk'u sokun" şeklinde mantık dışı bir talimatı mı vardı? bu saçmalığın sorumlusu kimdir? bir taraftar olarak bunu öğrenmek ve sorumlusu kimse bir özür duymak istiyorum. küfür etmiyorum, hakaret etmiyorum, "istifa edin" demiyorum fakat galatasaray'dan maaş alan profesyonellerin böyle korkunç bir hata yapmalarından dolayı taraftara bir açıklama borçlu olduklarına inanıyorum. mümkün olan ilk fırsatta bu açıklama ve özrün taraftara yapılmasını talep ediyorum.

    aksi takdirde şike davası sırasında aziz yıldırım'ın maskesini takıp sokağa çıkan fenerbahçeliden hiçbir farkım kalmaz.
  • 22374
    bu takımın yıllardır devam eden ve bir türlü düzelmeyen bir sorunu var.

    (bkz: kötü futbol)
    (bkz: galatasaraylı futbolculardaki geri pas hastalığı)

    bu illet düzelmez kardeşim, sittin sene de geçse düzelmez.
    zira bunun düzelmesi için önce hastalığın teşhis edilmesi lazım.
    ancak bizim takımın doktoru imparator fatih terim acaba hastalığın farkında mı diye sormadan edemiyorum!

    yav nereden farkında olacak allahaşkına, yıllardır aynı kötü galatasaray'ı izliyoruz, birbirimizi kandırmayalım.

    alın izleyin 2013 yılındaki maçlardan bir kesit.
    https://www.izlesene.com/...elcuk-inan-8/8472358

    maestro selçuk inan taa o zamanlardan beri aynı berbat futbolunu oynuyor, sürekli yan pas, geri pas atmaktan takım hücuma çıkamıyor.

    olay selçuk, ahmet, mehmet meselesi de değil aslında, kimi transfer etsek aynı boktan futbolu izliyoruz.
    çünkü galatasaray futbol takımının bir oyun disiplini yok.

    yok, yok, yok...

    fatih terim futbolu=kaos futbolu

    fatih terim futbolu=bireysel oyunculara bağlı futbol

    fatih terim'e de kızınca insan kendini kötü hissediyor, hocamdan allah razı olsun, galatasaray tarihindeki kupaların çeyreği hoca sayesindedir.

    fatih terim yokken daha da kötüyüz, bu da bir gerçek.
    dünyaca ünlü hocalar geldi de yine bizim takımın burnu boktan çıkmadı arkadaş.
    olay belki de bizim ruhumuzdadır, bilemiyorum.

    ama şu bir gerçek ki:
    galatasaray futbolu=kötü futbol

    ...
    çağ dışı futbol oynuyoruz, çağdışı!!!

    en yakın örnek yaa, 22. şampiyonluğumuz işte.
    muslera, onyekuru ve feghouli takımı şampiyon yaptı, güzel oyun değil.

    bizim takım tt arena'da taraftar gazıyla maç alır, deplasmanda bir cacık yapamaz, yapamıyor, yıllardır izliyoruz canına yanayım.

    azıcık pres yapan her takım bizi kitliyor yalan mı!
    rakip basınca hemen yana pas, geriye pas yapıyoruz.

    bak avrupa'da, modern futbol nasıl oynanıyor, pres nasıl ekarte ediliyor izleyelim.

    duvar pası
    https://youtu.be/WsCAkUsfQPY

    vücut çalımı
    https://youtu.be/DdGru52xKyQ

    patlayıcı koşu
    https://youtu.be/aviv10XtmsI

    çok basit futbol teknikleri bunlar yaa, çok basit kardeşim, temelde öğretiyorlar şu tek topu, duvar pasını.

    hocam senin yönettiğin galatasaray futbol takımı şunları yapabiliyor mu hiç, yaptırabiliyor musun sen bizim oyunculara?

    hayır!

    kaldı ki takımın oyuncu kalitesi de gayet iyi, bahane üretmesin kimse.
    sen deplasmanda kalitesi senin 10'da 1'in düzeyinde olan anadolu takımlarına bile eziliyorsun hocam, aslanı kediye dönüştürüyorsun.

    öyle benim hayallerim dünyalardan daha büyük demekle olmuyor işte, önce deplasmanda anadolu takımlarına karşı güzel futbol oynat, sonra avrupa'da başarıyı düşünürüz.

    hocanın yaptığı yapacağı en büyük şey bireysel oyuncuların becerilerine bağlı türkiye ligi şampiyonluğudur artık, ötesi yok.

    bizim bu kafa yapısıyla avrupa'da başarılı olmamız mümkün değil.

    açık ve net söylüyorum bizim takım 2019-2020 sezonunda şampiyonlar ligi'nde bırak gruplardan çıkmayı, 3. olup avrupa ligi'ne bile katılamaz.

    şu hayatta tek sevgim var o da galatasaray'a.
    galatasaray maç kaybedince hayat enerjim düşüyor, hayattan kopuyorum.
    nefret ediyorum kardeşim, kötü futboldan nefret ediyorum.
    şuraya içimi dökmesem sakinleşemiyorum, elimde değil işte.
    (bkz: #2033820)*
  • 22375
    muslera, autu kullanır top marcao'ya gelir, marcao önündeki selçuk'a topu iletir, selçuk soldaki nagatomo'ya, nagatomo topu ileri doğru sürer, sıkışınca topu geri muslera'ya atar, muslera bu sefer luyindama'ya verir, luyindama mariano'ya topu iki kere dürttükten sonra iletir, mariano pas opisyonu arar, kafasını kaldırır ileri bakar, boşta bir arkadaşını bulamaz ve rakip forvetin yanından topu geçirerek marcao'ya iletir. maç boyu bu olay 10 kere tekrarlanır. spiker x oyuncusu yüzde 90 topla oynamış galatasaray ilk yarı yüzde 67 topa sahip olmuş der, farklı maç mı izledik acaba diye düşünürsünüz.

    bu arada bu ritüelin her tekrarlanışında 30 saniye kaybedersiniz. oyununuz kabız, taraftarınız hasta hale gelir. top sürekli aynı yere geldiğinden, fizikteki yasalara göre de iş yapmamış olursunuz.

    galatasaray futboluna giriş 101 isimli dersin ilk oturumunu tamamladık. şimdi bir köşeye çekilip sinirden ağlayabilirsiniz.
  • 22376
    16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçında bizlere adeta bir korku filmi yaşatmış ekip.

    uzun süredir bu kadar bitik bir halimizi hatırlamıyorum gerçekten. rezil ötesiydik utandım izlerken.

    sahada futbol adına hiçbir şey yoktu. falcao'yu bırak c.ronaldo bile gelse fiziksel ve mental olarak bu haldeki takıma bir faydası dokunmaz.

    hadi sezon başı kampı yiyememiş, geç katılan futbolcuları anlıyorum da açılış kampından beri takıma beraber olan futbolcuların hali ne abi?

    teknik ekibin değişikliklerine falan hiç girmiyorum bak. o apayrı bir rezalet.
  • 22377
    onyekuru ve rodrigues gibi bir adet hızlı ilk 11 kanat oyuncusu olmadan daha çok zorlanacak takımdır. babel onyekuru’nun muadili değil, feghouli tarzı pasör kanat oyuncusunun muadilidir. bu açıdan umarım emre mor tez zamanda hazır hale gelir ve bir kanadımız en azından hızlı oynama yetisine sahip olur. babel de gizli forvet rolüyle kanatta olduğundan daha etkili oynayabilir böylece.
  • 22378
    türkiye kupası'nda alt lig takımlarıyla oynanacak maçlar hariç, herhangi bir maça nzonzi ya da donk olmadan çıkma lüksü bulunmayan takımımız.

    bu takım 2 stoper önünde bir çapa olmadan oynama ihtimali yok. en başta stoperler buna alışık değil ve bek oyuncuları geriden top çıkarmada yetersiz.

    eğer 3 tane 8 ile oynayacağım inadına devam edersek çok üzülürüz.

    umarım 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı güzel bir ders olmuştur.
  • 22382
    mesele 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı meselesi değildir. bu takımın iyi oynadığı (bakın kazandığı demiyorum) iyi oynadığı maç sayısı bir elin parmaklarını maalesef ki geçmemektedir. şampiyon olduk, kupalar kazandık ancak neredeyse hiçbir zaman sahada görmek istediğimiz galatasaray gibi oynayamadık. daha bir hafta önce süper kupa kazanılınca * oynanan oyunun pek de önemsenmediği gibi. bu konular uzun süredir hep hasır altı edildi. yine neticeye, kötünün iyisi olarak kazanılmış kupalara kanmak; hele de son yılların en iyi kadrosu kurulmuş, bu kadar yatırım yapılmışken, esas meseleyi, sahada oynanan futbolun kendisini göz ardı etmek takıma, galatasaray'a ihanet etmektir. bu takımın analizinin yapılması, belirli olan sorunlarının çözülmesi, iyi ve doğru oyuna yöneltilmesi, belirli bir sistem ve plan dahilinde hareket etmesi, hesap verebilir bir hale getirilmesi gereklidir. sorunu başka yerlerde aramak, bahaneler üretmek, meseleyi kişilere indirgemek, büyük resmi görmezden gelmek, bizi ancak daha geriye götürecektir.
  • 22384
    ligde yine bir şekilde şampiyon olacak takımdır, sorun şampiyon olmak değil. zaten bu sene kurulan kadronun 28-29. haftalarda şampiyonluğu ilan etmesi lazım çünkü diğer takımlarla arada kalite anlamında ciddi şekilde uçurum var, özellikle anadolu takımlarıyla. sorun şu ki biz 33. haftaya kadar uzatıyoruz işi. bunun ana sebebi kötü deplasman performansı. takım 2-3 senedir iyi futbol oynamıyor. 18/19 sezonunda 69 puan gibi lig tarihinin en düşük puanıyla şampiyonluk kazanıldı. bunu doğru okursak takımın iyi olduğunu değil rakiplerin kötü olduğunu düşünmek pek yanlış olmaz. kötünün iyisiydik yani. bu takım nedendir bilinmez istisnasız her deplasmanda aşırı zorlanıyor. sneijder de gelse drogba da gelse gomis de gelse zorlanıyor. zamanında ligden düşen, herkesin bay geçtiği karabükspor'a 7 gol attığımız maçtan beri deplasmanda rahat galibiyet aldığımızı hatırlamıyorum. avrupa'da ise durum çok daha felaket, son 17 avrupa deplasmanında galibiyeti yok bu takımın. buna nasıl bir çözüm bulunur bilmiyorum, bilsem zaten burada yazar olmazdım. bilenler tarafından acil olarak çözülmesi gerekiyor. haftaya 25 ağustos 2019 galatasaray konyaspor maçında konya'ya 4 atılınca herşey güllük gülistanlik sanılacak, sonraki ilk deplasman maçında yine günlerden kanser. aşırı sıkıldım bu döngüden.
  • 22385
    şampiyonlar ligi seviyesindeki her takımın belli bir oyun planı(plan a) vardır. buna ek olarak mutlaka ikinci bir oyun planı(plan b) da vardır. buna ek olarak da galipken ve mağlupken nasıl oynanılacağına dair bir oyun planı da vardır. bizim takımımıza dönüp baktığımızda elle tutulur bir tane bile plan göremiyoruz. belki planımız var ama biz göremiyoruz. hoca kafasında deniyor bir şeyler. anchordan vazgeçip ayağı top yapan iki 8 ile oynamak istiyor gibi(seri için ofansif merkez orta saha nzonzi için de defansif merkez orta saha diyebiliriz). ama taraftar olarak bizim de beklentilerimiz var. süper lig kalitesinin üzerinde olan bir kadro kalitemiz var. 4. haftadan itibaren tabii ki toparlayacağız ama neden bizimle aynı tarihte ligleri başlayan fiorentina gibi hazırlık maçlarından itibaren hazır olamıyoruz? bu beni çok üzüyor.
  • 22387
    ————- muslera ————
    mariano--luyi—donk—naga
    —————nzonzi—————
    ———belhanda—seri———
    feghouli —————- babel
    —————falcao—————

    marcao 1 hafta ceza sonrası 1 hafta da hoca keser. şu onbirle konya olmazsa bir sonraki hafta sahaya cıkarız. lig için karamsarlıga gerek yok. trabzon dışında rakip yok. ama defansif kurgu avrupa için soru işareti. herkes kendi mevkisinde 2-3 maç oynarsa toparlanacak takım.
  • 22388
    süpernova olmasını beklemediğimiz ama karadelik olup bizleri çileden çıkarmasını istemediğimiz canım takımım. 90 dakika ne oynadığımız belli değil. tek tek baksak futbolcularımız bu ligi perişan eder. gel görki oynanan oyun formaya yakışmıyor. futbol güzel oyun, zevkli oyun. elbette tüm maçlar kazanılmaz fakat kaybedilen maçlarda sahaya karakter koymanız taraftarı memnun eder. ben hiçbir taraftarımızın yenilgiden dolayı üzgün olduğunu düşünmüyorum. üzüntünün sebebi ruhsuzluk. giyilen forma ve taşınan arma ruhsuzluğu reddeder. ben ne kadar umutsuz ve biçare durumda olsam çekmeceyi açıp formayı kokluyorum. inanın kardeşlerim formayı kokladıktan sonra 300 spartalı'yı kovalarım. sanırım hepimiz böyle bir his istiyoruz.
  • 22390
    özellikle ahmet çalık, selçuk inan ve ryan donk 3'lüsü bir araya gelince kimseyi yenemeyen takım. yanılmıyorsam ostersunds maçlarında, 2018'de elendiğimiz akhisar ile oynanan kupa maçında ve geçen sene 4 yediğimiz hatay maçında bu 3'lü aynen sahadaydı.

    ne acıdır ki 10 kişi kalsak da 0-0 devam eden 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçında ahmet'in oyuna girmesiyle bu 3'lü yeniden bir araya gelmiş maalesef maç 2-0 kaybedilmiştir.
  • 22391
    16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı sonrası bende tedirginlik yaratmıştır.

    ligi şampiyon bitireceğimize dair umutlarımda en ufak bir düşüş yok.

    ama avrupa’da başarılı olmamız zor gözüküyor.

    umarım grupları 3.bitirip, görece dişimize göre rakiplerin olduğu uefa avrupa ligi’nde yolumuza devam ederiz.

    benim de gönlüm şampiyonlar ligi’nde ilerlemek istiyor ama mevcut yapıyla bu durum biraz hayal gibi duruyor.

    kadromuz gittikçe yaşlanıyor ve takımımızda başarıya aç çok az oyuncu barındırıyoruz.

    beni endişelendiren durumlardan bir diğeri de bu.
  • 22393
    muhakkak ki steven nzonzi ve radamel falcao garcia'nın gelişi bu takıma çok büyük seviyeler atlatacak. bu takım düzelecek arkadaşlar o konuyu merak etmeyin. klasiktir fatih terim'in takımları ilk haftalara böyle başlar.

    benim canımı sıkan; stoper ikilimizin rezaletliği. sanki geçen seneki adamlar gitmiş de dublörleri gelmiş gibi.

    bek konusuna hiç girmek istemiyorum. hem sağ hem sol beklerimizi önümüzdeki sene kesinlikle değiştirmeli ve daha dinamik isimlerden oluşturmalıyız. bunu bu sene maalesef yapamadık çünkü hem rotasyonu genişletmek, hem orta sahayı baştan kurmak, hem forvetle uğraşmak derken zamanımız kalmadı.
  • 22394
    38 yaşındaki aduriz 16 ağustos 2019 athletic bilbao barcelona maçı nda röveşata atınca ya keşke bu adamı uzun yıllar daha izlesek diyen tayfa bizim takıma yaşlı muamelesi yapmasın. yaşla alakası yok. futbolu beyinde bitiren topcu ile olmaz. mariano selçuk ahmet diagne kısmen nagatomo futbolu bitirmişler. yada futbol onları bırakmış. 36 lik drogba sırtında adam taşıyordu bu ligde. gelsin falcao neler yapacak göreceğiz, kavuracak buraları.

    linnes oynamalı, seri asla 6 olmamalı, selçuk asla oynamamalı, mariano 2 sene önce basaksehire attığı gölün ekmeğini yiye yiye bitiremedi, kostas bi şansı hakediyor, nagatomoyu yedek bırakacak bi isim şart, ahmet çalik neden hala bizde, her yerde gidecek denilen diagne'deki ısrar neden, marcao'ya uyarı gerek.

    linnes bu takımda neden oynamıyor kafayı yiyecegim 3 buçuk senedir.

    linnes size n'etti.
  • 22395
    yaşlı takımdır. yaşlı olduğu için de form tutması, tempolu oynaması zordur. şöyle bir bakalım takıma

    mariano: 33 yaşında. ben kanat/hücümcu beklerin en fazla 29 yaşında olması gerektiğini düşünenlerdenim.

    babel: 33 yaşında. kanatta yardırması, patlayıcı koşu yapması, bekin yardımına koşması, onun boşalttığı alanı doldurması, rakibi kovalaması zor. bütün bunları maçın süresi boyunca istikrarlı biçimde yapması imkansızdır.

    selçuk: 35 yaşında. üç senedir bitik. geçirdiği evrim ise inanılmaz. daha doğrusu tersine evrim. freekick atardı atamıyor, penaltı kaçırması vaki değildi artık kaleci alıştırır gibi kullanıyor. takımın enerjisini düşürüyor. takım kaptanı yapılmasında ısrar edilmesi de ayrı bir saçmalık. bu adam her maça ilk onbirde çıkamıyor. kaptanlığın her maçta ilk onbirde oynama potansiyeli olan birine verilmesi lazım.

    nagatomo: 33 yaşında. mariano için söylediklerim bu arkadaş için de geçerli. kanat/hücumcu bek en fazla 29 yaşında olmalıdır. modern futbolda en fazla efor sarfedilen ve en atletik oyuncuların oynadığı bölge sahanın kenarlarıdır. sahayı boylamasına bir baştan bir başa kat edecek, atağa kalkacak, verkaç yapacak, çizgiye inip orta yapacak oyuncu nispeten genç olmalıdır.

    donk: 34 yaşında.

    j.durmaz: 30 yaşında. eh işte. sakalı kesse performansı az da olsa artabilir ama kayda değer bir etki olmaz.

    diagne: 28 yaşında ama daha genç de olsa para etmez. hantal bir kere. driplingi yok. bariz bir kafa topu üstünlüğü yok. presi yetersiz. top dağıtamıyor, topu ayağında tutamıyor. çabuk reaksiyon gösteremiyor. topu aldığında hassiktir yine topu ezecek, bir atağı başlamadan piç edecek hissiyatı uyandırıyor izleyende.

    belhanda: 30 yaşında.

    feghouli: 30 yaşında.

    şener: 30 yaşında. ne vereceği şüpheli

    linnes: 28 yaşında.

    kısacası takıma 25 yaş altı oyuncu takviyesi yapılmadığı sürece bu takım hızlı oynayamaz. boğucu pres yapamaz, şok ataklar gerçekleştiremez, sahayı tam parselleyemez. bunları az da olsa gerçekleştirdiğinde de pili tüketir. beklentiyi yükseltmeyin derim arkadaşlar. maalesef eldeki malzeme bu.
  • 22396
    sorunu topu kaptırdıktan sonra geri dönememesi olmayan takımdır. buradaki sorun topun kaptırılması. elbette top kaptırılır. ama kritik bölgelerde, üst üste top kaptırırsanız sıkıntı yaşarsınız. hele önde oynayan bir takımsanız stoperleriniz pek çok kez zor durumda kalırlar.

    atağı sonlandıracaksın kardeşim. ister taç olsun, ister aut olsun. top bir dursun. sen tam yüklenmişsin, sahada pozisyon almışsın. stoperler öne çıkmış. rakibe baskı yapacaksın. hooop bir top kaptırıyorsun, top senin kalende. 1,2,3,4 derken artık takımın da morali bozuluyor.

    burada pas hatalarının temel nedeni ise oyuncuların hareketli olmaması. nasıl olsunlar? sen en çok hareketli olacak adamını, seri'yi, stoperlerin önüne atıyorsun. selçuk gibi yan pas ve geri pas dışında hiçbir şey yapamayan*ve belhanda gibi pas konusunda tam bir saatli bomba ile oynuyorsun. eh kaptırdığın her top kalene geliyor. zira yine stoperlerin önünde defansif meziyetleri düşük seri var.

    bir de şu önde saçma presten vazgeçelim artık. topu kapmak için hurra deli gibi rakibin üstüne koşuyoruz, tek pasla kalemizde pozisyon görüyoruz. alan daraltalım kardeşim. alanları kapatarak top kapalım. ortada sıçan oynar gibi oynatıyorlar sonra bizi.
  • 22397
    oyun planını uzun yıllardır çözemediğim takım. biz ne oynuyoruz allah aşkına?

    bir maç belhanda, bir maç feghouli, öbür maç onyekuru.. her maç birisi kahraman oluyor, maçı çözüyor, alıp geliyor. hep birisinin çıkıp bir şeyler yapmasını mı bekleyeceğiz böyle? sürekli birileri kahraman mı olmak zorunda? yıldız oyuncular maç kazandırır doğru ama her maç tek bir pozisyon için bile birilerinin ayağına bakmaktan vazgeçmeliyiz. takım oyunu, sistem, oyun planı gibi kavramlar bu yüzden var. ama ne yazık ki uzun zamandır böyle bir futbol göremiyoruz.

    fatih hocam gözünü seveyim oyun çalıştır bu takıma. tamam transferler şu bu.. yeni oyuncular gelecek, form tutulacak, kondisyon artacak. ama benim gördüğüm problem bunlar değil. ben sahada bir oyun göremiyorum. ligde kadro kalitesi farkıyla şampiyonluğa belki yine ulaşırız ama avrupa’da uzun süredir nal toplamamız tesadüf değil. futbol falan oynamıyoruz. ne olursun bu sene futbol oynat şu takıma.