• 40776
    2026-2027 yaz transfer döneminde takımımızla ismi geçen oyuncular içerisinde ah keşke dediğim çok iyi oyuncular bulunmakta. bu oyunculardan tercih yapabilecek olsam reijnders, fabian ruiz, van dijk almak isterdim. leao, camavinga, thurham, locatelli isimleri de heyecanlandırıyor tabi. bu oyunculardan belki hiçbiri olmayacak, belki de 2-3 tanesi gelecek ama birkaç yıl önceye göre kaydettiğimiz aşama, konuşulan isimler, bulunduğumuz konum inanılmaz durumda. umuyorum yönetim seviyemizin bilincindedir, muhteşem bir dönem geçirir ve şampiyonlar ligi'nde iş yapacak eksiksiz bir kadromuz olur.
  • 40778
    2026 dünya kupası'na en çok oyuncu gönderen takımlardan biri olan futbol takımı. bizden daha fazla oyuncu gönderen sadece 8 takım var.

    manchester city (19); bayern münih (18); arsenal (16); paris saint-germain (15); fc barcelona (14); crystal palace, atlético madrid ve al-hilal (12)

    https://x.com/TMtr_news/status/2061806156905955508

    https://x.com/.../2061742295204930015

    https://x.com/.../2061752415666286813
  • 40779
    gerekli değişiklikler yapılmazsa sene ortası yarışta geriyr düşme ihtimali fazla olan takım. antalyaspor maçında ilk 87 dakikayı herkes unuttu maalesef. maçın devre arasında takım ıslıklanmıştı.

    öncelikle takımda hiç bir işe yaramayan kaan ayhan, ahmed kutucu, ilkay gönderilmeli. hala icardi peşinde koşulması zaten beceriksizliğin daniskası. arda kiralanmalı.

    öncelikle takıma sara satılacaksa bir 8, sağlam bir 6 ve 10 numara gerekiyor. lemina ile devam edilecekse hem stoperi hem 6 numarayı yedekler. hoca belli ki nhaga’yı kullanmayacak. o da kiralanmalı.

    kesinlikle bir yerli ve yabancı forvet alınmalı. yerli de seçenekler deniz gül ve bertuğ yıldırım. maliyet çok olması durumunda barış forvete kaydırılıp kullanılabilir 3. forvet için.

    sağ kanatta sane devam edecek belli ki. uyuşmayan kan umarım bu sene uyuşur. kaliteli adam ama yeterli katkıyı sunmadı. sol kanat için 1 transer gerekiyor. aral şimşir yerli kuralında elimizi çok rahatlatır. barış ve yunus tutulmalı.

    bana kalsa tüm defansın aslarını güncellerim ama tabi bu fm2026 değil. singo ve jakobs’tan çıkılırsa iki tane bek alabiliriz. maalesef ikiside güven vermiyor. sallai ve eren rotasyon için yeterli. burada konu oyuncu satışıyla ilgili. apokerim’i dinlendirecek yedek yada rotasyona sokacak ilk 11 için bir sol stoper alınabilir. yerli de ümit akdağ rotasyonda iş yapacaktır. en büyül istediğim defans için davinson’un gönderilmesi. maçları stadyumda izleyen biri olarak ben bu kadar laubali defans oyuncusu görmedim. ayağına top gelince acayip geriliyorum. como teklif yapmışken ve o kallavi maaşı varken keşke kendisinden çıksak.

    kalede uğurcan ve günay devam eder zaten.

    öncelikle orta sahaya en az 2 transfer gerekiyor. 1 adam yiyen ve box-to-box orta saha ve 10 numara. 10 numara için bende bruno vs yerine can uzun’u tercih ederim. 6 içim thuram vb oyuncular avrupa da çok işimize yarar. bana kalsa sürekli boca boca diye söylenen torreira ile de vedalaşarım. icardi gittiğinde daha da düşecektir. bu sene ikinci devre eski halinden çok uzaktı.

    forvet için bir u23 yabamcı ve yerli forvet harika olur. sol kanat için leao iddiaları var ama yabancı sınırı el kol bağlıyor. ya u23 ya da aral şimşir transferi kötü olmaz.

    bekler için giden kalan önemli. stoper için en kötü sol stopere yedek lazım. sağ stoperi lemina yedekleyecektir. keşke dediğim gibi davinson’dan çıkabilsek.

    bizim için gerçekten çok öenmli bir sene. bu takım gerçekten doydu. adamları para bile motive etmiyor. şampiyonluk maçında önce 4 yiyor sonra zar zor 3-4 kişinin çabasıyla 88. dakika da döndürüyor. takım neredeyse sahaya çıkmak istemiyor. yedeklerimiz kaliteli olmalı.

    tabi bunları yapacak adam lazım. yönetime güveniyor muyum? hayır. bunlar olur mu? hayır. benimki keşke olsa diye yazılan bir yazı.
  • 40781
    kapalı savunmayı açmak için yeterli kreatif oyuncusu bulunmayan takım. japonya-brezilya maçına baktım biraz. özellikle brezilya'nın attığı 2. gol öncesi japonların yerleşimi 20 metredeyken çok ekstrem bir pas ile blok arkasına sarkan martinelli akıl dolu bir gol atıyor. bize bu golleri attıracak adam lazım işte.
    sane koşar, barış koşar, osimhen arar ama o pası atacak adam olmadıktan sonra oyun sıkışır. bu sene en az 25 maç aynı oldu senaryo.
    bu yeni kural sonrası da hedeflerini önüne koyup transfer politikası izlenmeli. bu takım gösterdi ki son haftalardaki düşüş ile önümüzdeki lig yarım sezonu zor bitirir.
    bu takıma 3-4 değil 7-8 transfer şart oğlu şart.
    o yedek olsun, bu sonradan girsin diyoruz da teknik heyetimiz yedek oyuncuyu hazır ve fit tutma konusunda maharetli değil.
    12-13 hadi bilemedin 14 kişi ile sezon bitirmeye çalışan bir hocamız var. bize bunun değiştiğini gösteren bir done lazım. bu da ilk etapta oyuncu transferiyle başlamalı.
    gidecek ve gelecek çetelesini tuttuktan sonra isabetli ve net oyunculara gitmeliyiz. kiralık oyuncu ile dikiş tutmaz. hadi yedek için kiralık olur ama 11 oyuncusu kiralık olamaz bizim gibi hedefi büyük olan takımlarda.
    1 stoper
    3 çivi orta saha (genç, dinamik, ısıran, topla alan kat eden)
    2 kanat forvet
    2 forvet
    gidecek beklere göre de bek transferi düşünülebilir.
    bu takımda artık lemina-tor-sara üçlüsünün aynı anda on birde yeri yok. orta sahanın yükünü kaldırabilecek güçte değiller, kreatif değiller. bizim oyun aklımız yok saha içinde. onu oluşturup ileriki üçlü ile de fişi çekmeliyiz. hadi lemina'yı stoper yedeği yaptın o zaman 1 stoper almazsın 7 adama daha ihtiyacın olur.
    misal barış-sane-yunus üçlüsünün yedeği kim? lang kiralık geldi de kurtardı işi biraz.
    ofans oynayan takımların en az 6 orta sahası, 3 forveti, 5 kanat forveti olmak zorunda. şimdi rakamlar ne alaka denecek. onu da açıklayayım.
    4231 oynuyorsan orta beşlinin her birinin yedeği olmalı ve 5 kanat forvetten kasıt ise farklı özelliklerde farklı oyunlara aşina adamları alırken +1 olarak da geleceğe yatırım adı altında saçma kupalarda şans vermelik, parlamasını beklemelik adam olmalı.
    biz en sürprizsiz maça bile 11 oyuncularıyla başlıyoruz. hem kadro planı hatalı hem teknik ekip düşünce sistemi hatalı.
    benim pek ümidim yok ancak bu sene yenilenmek şart. yoksa geçtiğimiz sezonu mumla ararız.
  • 40782
    sara ve icardi'nin ayrıldığı bir senaryoda;

    sara'dan gelen para ile can uzun
    samet akaydın yedek defans - bedava
    jhon duran yedek forvet - bedava + 23 yaş altı

    şu durumda henüz para harcamamış oluyoruz ve 23 yaş altı için 2 kontenjan, 23 yaş üstü için 1 kontenjanımız kalıyor.

    asıl parayı 8 numaraya basmak için tüm şartlar oluşmuş halde yani.

    dursun özbek belli ki para harcamak istemiyor. 40-50 milyonluk bir bonservis ödemesi ile (sara - can uzun birbirini nötrledi) kapatabiliriz ki dursun özbek koşa koşa bu durumu kabul eder.

    peki güç mü kazanmış oluruz, yoksa güç kaybetmiş mi oluruz?

    defansımızda yedek yoktu. sadece arda ünyay oynuyordu. + samet eklendi. güç kazandırmasa bile fethiyespor maçında "abdulkerim oynayacak adam yok" durumu olmaz en azından. abdulkerim'in dinlenmesi bile bir güç kazancı deriz.
    icardi'ye aşığız ama geçen sezonki icardi'nin oyun içi katkısı ile duran'ın dinamizmine bakınca, ben buna artı değişiklik diye bakarım.
    10 numaraya can uzun, zaten adam yok orada, net kazanç
    sara yerine daha kaliteli bir 8 numara, ki zaten parayı oraya basacağız. sara ne kadar sevdiğimiz birisi olsa da bizim formamız altında olduğu olacağı bu kadar zaten. bu yüzden yeni gelen arkadaş eğer ipsiz sapsız çıkmazsa, kazanç deriz.

    samet ile duran isimleri geçince herkes ilk 11 gibi düşünüyor niyeyse ve "yok hayır saçmalama" moduna giriyor. birisi yerli, diğeri 23 yaş altı 2 adam gayet makul tercihler burada.

    sadece duran'ın sözleşmesini çok sert yapmak gerekiyor. ve bence kendisi o sözleşmeye ne madde eklersek ekleyelim imzalar.

    bu 4 transferden sadece 2 tanesi ilk 11'e ama ona rağmen takım inanılmaz bir dinamizm kazanabilir 2 ekleme ile. ben 10+4 kuralını icardi ile devam etmediğimiz tüm durumlarda sıkıntısız aşacağımızı düşünüyorum. bazı arkadaşlar vlahoviç alınsın yedek yapılsın diyor ama 23 yaş üstü bir yabancıyı yedeğe atma lüksümüz artık yok. daha elimizde sağ bek oynayan 2 yabancı oyuncumuz var singo ve sallai gibi. bunlardan birisinden de çıkılma ihtimalini düşünce de, fenerbahçe ile beşiktaş düşünsün ödeyecekleri tazminatları.
  • 40783
    dünya kupası henüz başlamadan singo gündeme girmeyi başardı. barış alper kampta mermer tokatlıyormuş diye duydum.

    işler yolunda giderse bu iki oyuncu dünya kupası'ndan sonra ciddi gündem yaratacaktır. bir de uğurcan çakır gerçeği var ki aman diyelim. onu alacak para yok.

    sara'nın da oraya gidebilmesini çok isterdim ama böylesi bizim için daha iyi bile olmuş olabilir. milli takıma seçildiği dönemde bambaşka oynuyordu.

    şimdi gelelim montella'nın prensi yunus akgün'e. abi kardeş bu turnuvayı beklediklerine eminim. yunus'u daha iyi tanıyan bir teknik direktör yok. onu takım oyuncusu yapan adam montella. benim içten içe en çok beklediğim şey yunus'un yıldızlaştığı bir milli takım.
  • 40784
    geniş rotasyon-alternatifli kadro mantığını özümsemesi gereken takım.
    öncelikle transferde "mış gibi" yapıyoruz. almanya departmanı dışında ciddi bir transfer ekibinin olduğunu düşünmüyorum. kendi ligimizden bile kolay transfer yapamaz hale geldik. can armando gelebiliyor zaten ondan dolayı takıma.
    mesela bazı taraftarlarımız fıttırıyor ama icardi defteri çoktan kapandı. sadece mış gibi oluyor, o kadar. bunu daha önce izah ettim. (bkz: dursun aydın özbek/#4441310)

    ben kararlı bir çalışma göremiyorum. son 10 güne, hatta son 1 haftaya bırakılan panik transferler de artık şaşırtmıyor.
    hala aynı durumdayız. torreira - abdülkerim - davinson - barış- osimhen beşlisi olmadan şampiyonlar ligi öncesi lig maçında rotasyon yapmak neredeyse imkansız. irfan hoca'yı da dinledim. rotasyon kafasında olan adamlar değil bunlar.
    tamam kardeşim ön eleme oynamıyorsun. ilk ciddi maçın belki eylül ortası. ama yine de gerçekçi bir teşhisle ağustos ortasına kadar kadro omurgasını bitirmek gerekiyor. 1-2 kontenjan da boş bırakırsın, fırsat kovalarsın. ama fırsat kovalamak asıl plan olmaz. geçen sezon kaleciyi bile şansa bıraktık ya, inanılır gibi değil.

    psg örneği ortada. luis enrique ligde gerçekten ciddi 7-8 maç olduğunu biliyor, kalanında rotasyonu dibine kadar kullanıyor ve takımın fiziksel-mental yıpranması minimumda kalıyor. son 2 sezonda şampiyonlar ligi formatının ağırlaşması lehlerine oldu. herkes yıpranıyor, onlar yıpranmıyor. bizim lig de fransa ligi'ne çok daha yakın: şampiyon olabilecek 2-3 takım var, maçların çoğuna 1.10, 1.20'lik oranlarla çıkıyorsun mesela. tamam ligin dezavantajlı temposundan dolayı ama yorulmamayı da becermelisin. oradan avantaj devşirmelisin.

    sonuç olarak şampiyonlar ligi temposu + lig kavgası düşünülünce, mevcut kadroyla idare ederiz kafası sadece fener'in kötülüğüyle anlatılabilecek bir süreç olabilir. bu transfer sezonu tiyatrosu devam etsin bakalım. bu yönetimle bu teknik ekiple başka bir kafaya ulaşmamız da mümkün değil maalesef. 4 sene üst üste şampiyon olmanın karşılığı bu kadar hantal hareket etmek olmamalıydı. fener'i siktir edin ama beşiktaş veya trabzon 1 kere doğru hareket etti mi galatasaray'ın serisi bozulabilir.
  • 40786
    bugün futbol, çocukluğumuzda mahalle arsalarında aşık olduğumuz o saf oyun değil artık. yeşil sahaların kokusu, yerini lüks otel odalarında patlatılan şampanyalara, menajerlerin ceplerini dolduran komisyon hesaplarına ve yöneticilerin popülarite yarışına bıraktı. endüstriyel futbol adı verilen bu canavar, sadece kulüplerin kasasını boşaltmıyor; oyunun ruhunu, genç yeteneklerin geleceğini ve biz taraftarların saf heyecanını da emip bitiriyor.

    anlamıyorum. gerçekten anlamıyorum.

    markaya para saçmak: ederi değil, popülaritesi yarışıyor
    bir futbolcunun değeri neye göre belirlenir? attığı çalıma, saha içi zekasına ya da formayı sırılsıklam edene kadar akıttığı tere göre mi?

    eskidendi o.

    şimdilerde kulüplerin satarken 40-50 milyon euro'lar istediği, sadece isimleri bile piyasa yapan futbolcular konuşuluyor. kimileri gerçekten de iyi oyuncular; genç yahut tecrübeli, kendini kanıtlamış, sahada koşan, yetenekli isimler. gelseler takıma faydalı da olurlar, buna kimsenin itirazı yok. fakat asıl sormamız gereken can alıcı soru şu: biz o takım mıyız?

    biz, milyar dolarlık fonların, dipsiz kasaların üzerinde oturan, parayı nereye saçacağını şaşırmış o yapay avrupa kulüplerinden biri miyiz? bizim tarihimiz, vizyonsuz yöneticilerin taraftarın önüne attığı fahiş fiyatlı "göz boyama" transferleriyle mi yazıldı?

    kulüpler artık futbolcu değil, adeta yürüyen birer "marka" satın alıyor. menajerlerin ve yöneticilerin bu transfer çılgınlığı üzerinden döndürdüğü rant çarkı, ne yazık ki futbolun asıl aktörlerini, yani bu toprakların çocuklarını göz göre göre yutuyor.

    "büyük takımların deneme lüksü yoktur" yalanı
    ne zaman genç bir yeteneğin adı geçse, ekranlardaki o çok bilmiş yorumculardan hep aynı klişeyi duyarız: "galatasaray gibi takımların futbolcu deneme lüksü yoktur. hazır oyuncu almalılar."

    hadi oradan! bu büyük bir yalandan, transfer komisyonlarını ve fahiş harcamaları meşrulaştırma çabasından başka bir şey değil. hafızamızı tazeleyelim:

    franck ribéry: galatasaray’a geldiğinde dünyaca ünlü bir süperstar mıydı, yoksa metz forması giyen, henüz keşfedilmemiş bir "lüks" müydü?

    arda turan: manisaspor’dan kiralıktan döndüğünde, o şanlı formayı sırtına geçirip bu ülkenin gördüğü en büyük yeteneklerden biri haline gelmedi mi?

    futbolcu daha henüz parlamamışken, o ham elmas halindeyken anlaşılır. gerçek futbol aklı, herkesin gördüğü 100 milyonluk yıldıza parayı basmak değil; o yıldız adayı henüz parlamadan onun gözündeki ışığı görebilmektir.

    milyon eurolar sahaya çıkıyor da, ada yüzgeç’ler nerde?
    yanlış anlaşılmasın; derdimiz o yüksek bonservisli oyuncuların performans göstermediğini savunmak değil onlar da profesyonel sporcular, çıkıp kendilerince mücadele ediyorlar elbette. ama asıl sormamız gereken, bizi çileden çıkaran soru şu: biz niçin o devasa paraları harcamayı bir yana bırakıp ada yüzgeç’ler, mustafa duru’lar, berat luş’ları oynatıp geliştirmiyoruz.

    neden elimizdeki milyonlarca euro’yu, fiyatı zaten tavan yapmış, doyuma ulaşmış "hazır" markalara saçıyoruz? o paraların onda biriyle dünyanın dört bir yanını tarayacak, aç ve yetenekli gençleri parlamadan önce keşfedecek bir futbol aklı kurmak çok mu zor? biz niçin mustafa duru’nun, berat luş’un, ada yüzgeç’in süresinden çalıyoruz?

    elimizde mustafa duru gibi yetenekler var, berat luş gibi öz kaynaklarımız var, ada yüzgeç gibi parlamaya hazır çocuklarımız var. bu çocuklar sahaya çıkıp kötü performans da gösterebilirler sahaya cıkarttığımız kısıtlı 10 dakikalarda futbolcu ölçebilen muhteşem futbol yetenek avcılarımız anlayamayacak hiç bir zaman. zamanla mustafa da berat da ada da o formayı aslanlar gibi terletebilecekken, sırf arkalarında devasa bir bonservis yükü ya da yönetim baskısı var diye başkalarının nazı çekiliyor. kendi evladına, kendi gencine formayı teslim etmek yerine, sürekli dışarıdan "kurtarıcı" arayan bu sistem, aslında kendi geleceğini kendi elleriyle boğuyor.

    son söz: sahadaki ruh parayla satın alınamaz
    futbol yöneticilerine ve menajerlere kötü bir haberim var: ne kadar para saçarsanız saçın, o yeşil sahanın ruhunu satın alamayacaksınız. taraftar, sahada milyon euroluk kontratların ağırlığıyla yürüyen egolar değil; armanın ağırlığını bilen, sahaya çıktığında kalbini koyan, hata yaparak büyüyen o çocukları görmek istiyor.

    paranın satın aldığı ve hazır olanı tüketmekten bıktık. biz futbolu, o henüz keşfedilmemiş çocukların gözündeki saf açlık için sevdik. ve ne olursa olsun, üretmek yerine sadece tüketerek çalmaya çalıştığınız o geleceği savunmaya devam edeceğiz.
  • 40787
    transferde sabirli hareket ederek dogruyu yapan takim. piyasada transfere acik cok oyuncu var, ancak dominolar henuz dusmeye baslamadi. simdilik a seviye oyuncular icin 60+, bir alti seviye icin 40+ milyon eurolar isteniyor ancak dunya kupasi sonrasi piyasa cok degisecektir.

    gecen senenin osimhen transferi de bu sezonun orta saha transferi gibi. oncelikle man united 2 orta saha transferini bol keseden yapacak- ederson'u bitirdikleri yaziliyor. arsenal, liverpool, chelsea, atletico, real madrid, inter de eklemelerini yaptiktan sonra acik artirma donemi biraz sakinlesir. piyasada cok iyi oyuncular var. mateus fernandes icin 80 milyon pound isteniyor. ingiltere'de morgan rogers ve eliot anderson ada transferi yapar gibi. tonali, enzo, camavinga, tchouameni'nin de ayrilmasi olasi... bernardo silva da bosta.

    kisacasi piyasada cok fazla transfere hazir, yeni ve okkali kontrat isteyen oyuncu var- ancak bu paralari verebilecek takim az. galatasaray da aslinda cok iyi bir pozisyonda. parasini dogru harcarsa 30-40 civarina cok dogru bir oyuncudan muthis verim alip, bir sezon sonra osimhen gibi 80+ isteyebilir.
  • 40789
    sosyal medyada hangi videoya baksam 10+4 kuralı sebebiyle kadro kurmakta zorlanacağı, işinin yaş olduğu vs söylenen takım. ya bu arkadaşlar benim bilmediğim bir şey biliyorlar ya da mevcut durumu idrak edemiyorlar.

    galatasaray futbol takımının zaten ilk 11'inde rahatça oynatabileceği iki tane türk futbolcusu var; uğurcan çakır ve barış alper yılmaz. bunun üzerine abdülkerim, yunus ve eren de çok rahatça rotasyona girip tüm kulvarlarda 35-40 maç oynayabilirler. yani as kadronda 9, yedek kulübende ise 4 tane yabancı futbolcun olursa 18 kişilik sezon boyu tepe tepe kullanabileceğin bir kadro kurabiliyorsun.

    gelelim işin yabancı statüsü tarafına. davinson, singo, jakobs, sallai, torreira, lemina, sara, nhaga, sane, osimhen. burası nhaga +4 statüsünde olduğu için 9+1 oluyor. yani bir tane yaşına başına bakmadan baba yabancı alabilirsin, benim tercihim burada on numara olurdu. çünkü mertens'in yeri dolmadı ve oraya bir velet getirirsek çıta oralardan başlayacağı için zorlanma ihtimali yüksek. şimdi üç tane de 22 yaş ve altı oyuncu alabilirsin. bunlardan birini net olarak sol stopere almak lazım, abdülkerim'in en üst seviyede en fazla 1 sezonu daha var bence ve bu yeni gelecek gence mentörlük yapabilir, bu çocuğu gelecek sezona hazırlayabiliriz. kalan +2 için ise bir tane osimhen'in arkasında bekleyecek, ligde rotasyon yapacak santrafor lazım. bu yedek santraforun illaki üst düzey bir isim olması gerektiğine dair bana göre saçma bir fikir dolanıyor, 75 milyon euro'luk santraforu olan bir takım nasıl arkasına onu aratmayacak bir adam koyabilir? ya da niye koysun? bu soruların cevapları yok tabi kimsede. her neyse, bir tane de kanada pırpır bir genç aldık mı kadroyu tamamlıyoruz.

    ----------------------uğurcan(batuhan)-------------------
    sallai (singo)-----davinson(arda)----abdülkerim(velet1)-----jakobs(eren)
    -----------------torreira(lemina)-----------sara(nhaga)----------------------------
    sane(yunus)---------babatransfer(ilkay*)-------barış(velet2)------------
    ----------------------osimhen(velet3)------------------------------

    * ilkay'ın bu mevkiyi hakkıyla yedekleyebileceğini düşünmüyorum ama kontratından çıkmak çok zor o yüzden bir şekilde rotasyona sokmamız gerekiyor. burada bence asıl yedekler yunus, sara ve velet3 olacaktır ama ilkay da ligde arada sırada oynar.

    mevzu ortada. yani galatasaray bu marka değeriyle, bu maddi gücüyle bir baba on numara 3 tane de 22yaş altı rotasyona sokabileceği velet alamıyorsa ben ne diyeyim. bana göre bu transfer sezonu galatasaray'ın en kolay geçmesi gereken dönemi, ama reytingi düşecek olan yangıncılar yaz dönemini boşa geçirmemek için aslında olmayan şeyleri körüklüyor olabilirler. buna da saygı duymak lazım herkes ekmeğinde.
  • 40791
    gelecek sezon için kadronun upgrade edilme beklentisini minimuma indirmemiz gereken takım. belli ki bu senen düşüşe geçen oyunculardan son bir sene be diye umut edeceğiz sezonun çoğunluğunda. doğru düzgün bir takviye gelmeyeceği, ünlü futbol düşünürü dursun özbek zaten icardi’ye önerdiği sözleşme ile fragmanı sundu.
    bu noktada 10 yabancının üç tanesi bekten kullanma fikri dünyanın en saçma şeyi olabilir. jakobs-singo-sallai. tamam bekleri ara sıra içeri sokuyoruz ama genelde zorluk seviyesi yüksek maçlarda beklerden beklentimiz geçiş savunması. sallai tutup geri kalan sol bek ve sağ bek rotasyonunu u23 oyunculardan kurmalıyız çünkü ana beklentimiz hız ve dayanaklılık. bu da herhalde en rahat bulunabilecek profil. şu jakobs’tan 100 tane falan vardır ki sezonun dakika olarak yarısını randımanlı oynayan ve u23 kuralına uymayan adamı neden kadroda tutuyoruz. madem orta sahaya böyle genç topçuları alıp oynatacak vizyon ve cesaretimiz yok o zaman kenarları en azından bu kurala uygun şekilde dizayn edelim. hoş jakobs’tan maaşının bir kısmını karşılamadan çıkmamız imkansız. 3’e yakın net maaşı sezon 20-25 ilk 11 çıkma durumu olan adama kim verir. singo çok potansiyelli evet ama onun da maaşı net 5. yetmezmiş gibi takımın en yetersiz futbolcularının başını çeken eren’e zam dedikoduları var. bu kadar potansiyelli bir kadronun anca böyle eli kolu bağlanabilir zaten.
  • 40793
    2025-2026 futbol sezonunda avrupa'da gösterdiği başarının bir kez daha ne kadar büyük olduğunu göstermiştir.

    ülke olarak rakip takımların başarısını küçümsemek gibi bir sorunumuz var. özellikle galatasaray özelinde bir durum bu. liverpool'u, juventus'u, bodo'yu, ajax'ı, a. madrid'i ve diğer maçları öyle bir küçümsediler ki, sanki yıllardır avrupa takımı tokatlıyorlarmış gibi bir algı oluşturdular.

    2026 dünya kupası'nda gördüğümüz lakayıtlığın sebebi de tam da bu küçümseme hali. biz kazandığımız hiçbir maçtan önce "şöyle yerleştireceğiz, böyle koyacağız, basit maç, zaten üst turdayız" diye bakmadık. ufak bi kafamızı kaldırır gibi olduk juventus kabusu yaşadık, neyse ki uyanabildik.

    bizim için, bizim ülkemiz için başarının en temel şartı tevazu ve odaklanmadır. bunun ötesinde bir bakış açısının kazandığını görmedim.

    2026-2027 sezonu için de bizi başarıya götürecek tek ama tek motivasyon budur. kafanı eğ, önüne bak ve çok konuşma. hem takım hem yönetim hem de taraftar olarak bu şiarı artık oturtmamız gerekiyor. "şöyle yeneriz, böyle geçeriz, onlar kim" gibi bir bakış açısı özgüven değil direkt dallamalıktır. üstüne alınanlar için de üzgünüm bu dallamalık sabittir, değişmez. merih ile irfan can'ın podcast'ine bakın. özgüven ile konsnatrasyonun farkına varın ve yapmanız gerekeni yapın.
  • 40796
    dünya kupası hengamesi bir yana, artık transfer ve sezon öncesi hazırlık dönemi için odaklanılması gereken takım.

    muhtemel eylül ayındaki şampiyonlar ligi maçları öncesi transferleri açıklanacak takımdır. bizde böyle, alıştık artık. pires'in uçağına medyanın bindireceği kimseye inanmamak lazım.

    kemerburgaz korkulan fizik gerilemeyi yaşatmadı. muhtemelen sezon öncesi kampının büyük bir bölümü yine istanbul'da olacak.

    hazırlık maç seçimi çok önemli. fiziği sağlam takımlarla oynamak bizi daha iyi hazırlayacaktır.

    osimhen, ilk kez bir sezon öncesi kampı geçirecek. hem de dinlenmiş şekilde

    icardi meselesi hemen sonuca varmalı.

    abdülkerim, davinson, torreira yenilemeleri yapılmalı.

    çok iş var. teknik heyet dahil herkes bekleyelim modunda gibi duruyor.
  • 40799
    en az 8 transfere ihtiyacı olan takım.
    bu takım doyuma ulaşma noktasına geldi ve genç dinamik adam eksikliğimiz var. geçen sene avrupa bizi bitirdi. son 2 ay maçların sonu gelsin diye dualar ettik. kondisyonu en yüksek tor bile öldü. en başında orta sahaya 3 adam lazım. tor-sara ikilisi yumuşak kalıyor. lemina tor sara üçlüsü üretemiyor.
    bu takıma topla alan geçen orta saha lazım. forvet yedeğimiz yok en az 2 forvet yedeği lazım. düz ayaklı kanat forvetimiz yok. sağ kanada sağ ayaklı, sol kanada sol ayaklı hücumcu lazım. çünkü sıkışan maçlarda orta dahi açamıyoruz.
    çizgiye inip oyunu genişleten oyuncumuz yok. bekleri içeri konumlandırıyoruz oyun kurulumunda hücumcular da içeri çekince orta kafa gol yapabilecek pozisyonu bulamıyoruz.
    barış sağa sane sola geçerse ne olur bilemem. aksi takdirde 2 net adam kanatlara lazım.
    bunları görmezden gelip zaten kadromuz güçlü demek son 2 aya şahit olmamak demek.
    taraftarlar bir de şunu kaçırıyor şu an.
    bu sene dünya kupası vardı. bu futbolcular dinlenme fırsat bulursa kampı kaçıracak, dinlenmezse yorgunluktan canları çıkacak. futbol artık çok eforlu. üstüne dünya kupasında her şeye 5 saniye kuralı koydular. oyun durmuyor resmen.
    kadroyu geniş yapmazsan canın yanar.
    4 bekin var, 2 stoperin var. dengesizlik buradan başlıyor. üstüne 4 orta sahan var hiçbiri birbiriyle aynı profilde değil. her seferinde oyun da değiştiremezsin. lemina-tor-nhaga-sara. yaratıcılık bakımından bir orta saha bu kadar sınıfta kalamaz. ilkay'ı hiçbir şekilde rotasyona dahi yazmıyorum bu sene. teknik heyete geçerse daha faydalı olacaktır.
    yunus'u 10 numara olarak görmediğim için orta sahaya yazmıyorum onu. ortaya geçine devamlılık sorunu katlanıyor üstüne toptan da kaçıyor.
    8 adam alabilir miyiz bilemiyorum. yine bahaneler başladı zaten. tesise para yatıralım, gidenlerden kazanılan parayı harcayalım gibi.
    en üst perdeden atmalar da devam ediyor zaten. beklentim yok ancak takım kadro kalitesini arttırmak şart.
    eğer karar vericiler avrupa'da yarışmacı olmayı düşünüyorsa.
  • 40800
    can uzun tam aradığımız isim. osimhen arksına, uzun, genç, fizik kapasitesi yüksek, potansiyeli büyük bertuğ, deniz gül, ali habeşoğlu gibi bir isim. yedek yerli stoper ümit akdağ, emin bayram, ilk on biri zorlayacak noa lang'dan bir iki tık daha iyi kanat alternatifi ve lemina, lucas, sara, ilkay dörtlüsünü yükseltecek direkt ilk on birde yer alacak bir orta saha gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın