• 1
    şanlı galatasarayımızın bir başka kötü performans veren kadrosudur.
    --------friedel(kendisi yoksa hayrettin)(3. kalecimiz mehmet duymazer)-------
    --bülent--feti(ara ara bekir)---mert korkmaz/(sezonun 2. kısmı ulrich van gobbel)
    okan(ilk kısım ara ara arif)---tugay---suat---ilyas/(sezonun 2. kısmı evren)(ara ara ufuk talay)---hakan ü.(ara ara ergün ponbe)
    ------saunders(sezonun 2. yarısı arif)-kubilay(ara ara saffet sancaklı)/(sezonun 2. yarısı hakan şükür)

    bakın ulubatlı souness vs. denerek iyi performans gösterdiğimiz zannedilebilir ancak, şu kadro, liderin tam 18 puan gerisinde kalmıştır. (4. galatasaray 68 puan, 1. fenerbahçe 84 puan)
    bir başka kıyası da şuradan yapalım. altay'dan kovulan mustafa denizli'nin kocaelispor'u ligi 59 puanla 5. tamamlamıştı.

    96-97 sezonunda gelen ve gidenler:
    friedel gitti, yerine kimse gelmedi.ara transferde, hayrettini zeytinburnu'ya kiraladık.(ara transferde volkan kilimci ve goat pierre esser geldi.)
    yani kaleci konusunda bayağı bir geriye gittik.
    ara transferde ulrich van gobbel gitti, filipescu geldi. kıyas yapmayacağım ikisi de iyi oyunculardı.
    vedat inceefe geldi, fetiyi kadrodan kesti, yine iyi mi kötü mü bilemedim.
    ümit davala ekstra geldi, okanı kadrodan kesti. iyi mi kötü mü bilemedim, ama kadro genişliği arttı iyiye gidiş olarak nitelendirebiliriz.
    sezon başlangıcında saunders gitti, başlangıçta knup geldi, bu durum net kötüye gidişken, ara transferde knup gidip yerine, adrian ilie geldi. ilie inanılmaz bir oyuncuydu o dönemler, ama saunders da iyi oyuncuydu.
    ve tabii ki, türkiye'ye, dünya futbol tarihinin en iyi roaming midfielder'i geldi. gheorghe hagi, çocukluk kahramanım!

    şimdi, tam bu noktada, söylemek istediğim şey şu, bu yıl elimizde olan kadro kötü bir kadro falan değildir. sadece mühendislik problemi olan, çilingiri olmayan ve ısrarla yanlış stilde oynatılan bir kadrodur. devamında ise, hagi üzerinden takım olarak neyimiz eksik onu anlatacağım. aynı zamanda bu aralar popüler olan xg ve xa konusuna, hagi üzerinden bir nebze de değinmeye çalışacağım.

    öncelikle hagi'nin oyun stili neydi? alexle hagi kıyaslanırken kullanılan gol veya asist istatistikleri neden anlamsızdır, buradan başlayalım. aşağıda atacağım videoda, hagi'nin en güzel 10 asisti bulunmaktadır. hagi'nin bulunduğu yer, verdiği pasın şiddeti, tüm bunlar olurken geçen sürelere dikkat ederek izlemeye çalışalım.
    https://www.youtube.com/...YnFVl67eMCA&t=6s

    1. asist, videodaki 9. saniyede topu ceza sahası ve orta saha arasında bir bölgede aldı, 12. saniyede ceza sahası çizgisine girmeden kesti, 13. saniyede içeri 'saplanan' (bunu özellikle paranteze aldım) jardel, 'demarke' köşeye bıraktı. bum bum bum!
    (bu arada torinolu şabana selam, hagi sert keserdi, alex daha yumuşak kesiyor, onla oynasam daha çok gol atardım diye zannediyorsa, az sonra başka bir asistte görüşelim).
    (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=YWY63JbMUvA )
    (bkz: yine kandırılmış)
    2. asist: 31. saniyede şaban topu aldı, 34'e kadar kontrolle uğraştı, 35'de hagiye geldi, kontrol ve 36'da sert orta!, 37. saniyede 'saplanarak' çok zor bir golü hakan şükür attı. 2 saniyede bir hagi klasiği.
    (bkz: overlokçu ayağınıza geldi)
    3. asist: 1:02'de orta saha sağ çizgisinde topu aldı. 1:03'te 'saplanan' olmadığını farketti. 1:05'te saplanana pası attı. (4 kişi oyundan düştü, ki bu noktada hagi'yi 3 kişi çevreleyen takım arjantin, çünkü kendisi de boş durumda ekarte edebilir.) pastan hemen sonra kendi 'saplanma' ya başladı. 1:10'da topu aldı. 1:13'e kadar yavaşça yine ceza sahası sağ çizgisine kadar ilerleyip, etrafının çevrelenmesini bekledi. 1:13'te 'saplanan'a zehri bıraktı. futbol ne kadar basit değil mi! tahminen maç boyunca hagi, arjantin tarafından tam saha, en az 1 oyuncuyla marke edildi.
    (bkz: one man team)
    4. asist: dakika 2:00, orta saha sol çizgisinde, duran topta hagi, 'saplanan' arkadaşını farketti, 2.01'de kullandı, 2.03'te top öyle bir yerde ki, penaltı kazanılabilir, kalecinin üzerinden aşırtılabilir, ya da videodaki gibi olabilir.
    5. asist: dakika 2:38'de durdurun. bu pasın xa'sı nedir? 'saplanarak' topu alan hakan ünsalın şimşek gibi hızı, bazuka gibi sol ayağı var. bu arada hagi topla toplamda 1 saniye bile oynamadı. oyna devam!
    6. asist: 3:01. romanya taç atışı kullanıyor, hagi ingiliz bir oyuncunun markajında. 3.02'de bir vücut çalımı, 'saplanan' moldovan'ı görüyor, 3.03'te aşırtma pası sonrası, demarke moldovan 3.04'te göğsü ile kontrol edip, 3:05'te golü atıyor. hagi topla toplamda yine 1 saniye bile oynamadı. tony adams boşuna hagi'yi kışkırtmadı finalde.
    (bkz: mal gibi kalan tony adams)
    7. asist: 3:42'te defanstan uzaklaştırılan bir top, hagi orta saha çizgisinin gerisinde. stoper, body builder radebe peşinde. 3:43'te topukla önüne aldı, 3:44 hadebe ne olduğunu anlayana kadar arkasında kaldı. 3:46'ya kadar paralel yalandan top sürdü, 'saplanan' hakan şükürü gördü. 3 saniyede 'saplanan' hakanı, yetişmeye çalışan 2 leeds'li ve kaleciyle ceza sahası sağ çaprazında yalnız bıraktı. bu pasın xa'sı nedir?
    8. asist: benim en sevdiğim asistlerinden biri. dakika 4:27, hagi oyun kurulumunda sol bek mevkisiinde. dakika 4:29 saplanan yok, topu kaptırsa tehlikeli bir kontra yenilebilir. hagi ellerini kaldırıyor, birilerine 'hadi artık saplanın' diyor. dakika 4:32 bir grasshoppers'li 'yetti gayrı' diyip baskı yapınca, gica önce onu geçiyor, ardından 4:35'te orta sahayla ceza sahası arasında bir noktadan, 'saplanan' hakana pası atıyor. 4:37 gol. hagi asist için toplamda 8 saniye ve birazcık efor sarfetmek zorunda kaldı. sinirli.
    9. asist: hagi orta saha çizgisinde bülent' topu arkasından! gelen hagiye bırakıyor. dakika 5:29, hagi yaklaşana kadar tilki koşusunda olan hakan ünsal, hagi'nin topu almasıyla beraber depara kalkarak 'saplanıyor'. 5:31'de pas geliyor, 5:33'te gol. hagi toplamda topla 1.5, 2 saniye kadar oynadı.
    10. asist: 6:05'te yanlış pası kesen fatih akyel, anında topu hagiye gönderiyor. 6:07'de topu alan hagi, 6:09'da rakibiyle mesafesini artırıyor. 6:10'da durmadan deparla devam eden fatihin önüne bırakıyor. 6:12 fatih ve kaleci karşı karşıya! hagi toplamda 3 saniye topla oynadı.

    şimdi gelelim, alexle istatistik kıyaslama işine. ikisini de canlı izlemiş insanlara soruyorum. bu iki futbolcunun ısı haritalarını çıkarsak nasıl olur? hagi roaming midfielder. herhangi bir alanı ısıtabileceğini sanmıyorum, ama buz gibi soğuk olan bölgeler kendi ceza sahası ve rakip ceza sahası olacağından eminim. peki ya alex'in? ceza sahası önünün kıpkırmızı, hafif de ceza sahasının içine taşacağından eminim. peki, şimdi bir de ters dikiş yapalım. hagi kaç xg'den kaç gol bulmuş, alex kaç xg'den kaç gol bulmuş? ikisinin de penaltı ve frikiklerini çıkarırsak, haginin alexi en az üçe katlayacağına eminim. asist konusuna girmiyorum, zaten yukarıdaki paylaştıklarım yeterlidir, diye düşünüyorum.
    yani efendim, bu iş öyle serdar ali denen algıcı hokkabazın dediği gibi hagi winner'dı, alex loser'dı ile çözülecek bir iş değil.
    medya sana sesleniyorum, bariton ses tonumla, böyle 50 tane yorum yaparım, bul beni.
    (bkz: serdar eyilik loserdı, arda turan winnerdi)
    (bkz: mehmet güven loserdı,felipe melo winnerdı)
    (bkz: özer hurmacı loserdı,alex winnerdı)

    peki bu yıl neden bu kadar kötü performans gösteriyoruz?
    1- saplanan yok, halil sürekli stoperin kucağında pas dağıtımına odaklanmış, morutan içeriye girmiyor, cicaldau ilk 2 hafta ok gibi saplanırken, şimdi ceza sahasını mahrem kabul ediyor. berkanın oraya saplanacak özgüveni yok. bekler? pva zaten içeri nadir saplanıyor, sacha ve ömer ise çizgiye saplanıyor. kerem.... bu anlamda gözümün nurusun.
    2- saplanana pas atacak adam yok. sete oturdun, zaten saplanan yok, hadi arada tek tük saplandı diyelim, o pası milimetrik atacak adam yok. tahminen ona en yakın oyuncularımız cicaldau ve ne yazık ki asıl saplanması gereken adam halil.
    3- oynadığımız sistem buna müsait değil, en geriden oyun kurulumuna başlıyorsun, süre geçiyor, geçiyor, geçiyor. oyun kuracağız diye kaptırıp yediğimiz goller de cabası.
    4- pas hızımız çok çok yavaş. bakın, haginin asistlerine, millet 1x hızda oynarken, o zamandaki galatasaray'da topu kapan, topu alan herkes 2x hızında. hagi zaten 5x hızında. bakın, geldiği ilk yıl hagi yaydı, diğer saplanan bütün oyuncular onun okuydu. hagi oyuncuları zamanla mermiye dönüştürdü, kendisi taramalı tüfek oldu. en son noktada, okan, arif, emre, suat, hasan bunlar irili ufaklı hem tüfek, hem de mermi oldular.
    (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=LAKxBp8wjDM )
    5- torrentle beraber artık savunma da yapamaz haldeyiz. neyse, biraz daha sabredelim daha erken.
    6- fatih hocam da sürekli, 'şanssız goller' yiyoruz, diyordu. şans falan hikaye hocam. biz yavaşız, bizim bulduğumuz xg'lerde kaleci de, defans da, sahadaki 22 oyuncu da, artı 2 t.d. de, o şutu bekliyor. onların bulduğu pozisyonlardan da haginin bum bum bum! sesleri geliyor. herşey çok hızlı gelişiyor, herkes şaşkın. zaten futbol da bu değil mi?

    bu arada son kısma ekleyeyim, bu pierre esser nam-ı diğer cengiz dülgeroğlu benim çocukluğumun katilidir. bakın, bu adam ismail'den bile kötü kaleciydi. ara transferde geldi, tek maça çıktı, çıkmaz olaydı. galatasaray'ın ali dia'sıdır bu adam.
    (bkz: https://youtu.be/cFGWgcQrLaw?t=115 )
    van'ın maç boyunca tek şutu var. o da bu..... süreye bak, yaptığı harekete bak! hala her izlediğimde, ekranı parçalayasım geliyor.
    (bkz: seni bulacam oğlum)