• 6960
    gelinen noktada bırakın herhangi bir süper lig kulübünü, spor toto 1. ligi'ndeki kulüplerin birçoğu kadar bile lobisi olmayan, "vur ağzına al lokmasını" modunda bir kulüp haline gelmiştir.
    2021-2022 sezonunun kalan haftalarında "sadece sahada" savaşamadığımız, saha dışında da ciddi rakiplerimiz olduğu için ciddi anlamda kümede kalma mücadelesi vereceğimiz gün gibi aşikar.
    acı ama gerçek bu!
    maalesef!
  • 6962
    içinde bulunduğu durum anormal ötesidir. galatasaray bu kadar zayıf ve çelimsiz hiç olmadı. özellikle lobi yönünden. ister lobi diyelim ister derin gs, adı her ne denecekse o ekibin bilerek pasif durduğunu ve kendi kafalarına uygun bir yönetim beklediklerini düşünüyorum.

    o yönetim liseli mi olur, para koyacak biri mi olur, ya da kendi içlerinden biri mi olur bilmiyorum ama kasti şekilde pasif durduğu gerçek camiada güçlü kişilerin.

    gerçekten çok enteresan.
  • 6964
    türkiye'nin en büyük markasıdır. kulüp vs. onları geçiyorum. türkiye'nin en büyük markasıdır. başındakiler de ona göre hareket etmelidir. "ya siz de kendinizi bir şey sanıyorsunuz" falan evet sayın yaprağım. galatasaray türkiye cumhuriyetinin yüz aklarındandır. mevcut en büyük markasıdır. sadece galataaraylıların bunu hatırlama gereği vardır.
  • 6965
    (bkz: #3309989)

    çok zor değildi bugünü yaşayacağımızı tahmin etmek. ne yapıyoruz şimdi peki? biz ne oynadık ki de hakemi eleştireceğiz konulu bildiri nerede hemen imzalayayım. yalvardık resmen yapmayın etmeyin diye. fatih terim'e taktiksel işlerde bir tepkiniz varsa, en azından bir tepkinizi de federasyona gösterin diye. takım iyi durumda değil diyerek federasyona taviz vermemize, suskun kalmamıza gerek yoktu. hakkı gasp edilen fatih terim değildi çünkü galatasaraydı. ikisi elma ve armut kadar farklı durumdu. müstahak bu bize net şekilde. kırılgan olduğu tartışmaya kapalı şekilde görülen bir takımın önünde hala tutunacak avrupa dalı varken, oranın sonucunu (yani neredeyse sezon sonunu) beklemeden herşeyi ellerimizle dağıttık. hakemlerin tavrı da bu kırılganlığı kullanmalarıyla iyice sertleşti (ışıtan gün'e selam olsun). ee peki ne oldu fatih terim evinde oturuyor şimdi, biz ise doğranmaya devam. kim verecek arkadaş dünkü gasp edilen hakkımızı? kim verecek ft hocayken gasp edilen 10-15 puanımızı? bize 2 tane lehte karar verdi diye aylardır maç alamayan hakemler 10 ocakta terim gönderildikten sonra birden maç almaya başladılar bu da mı komplo teorisi? dün akşam 16 ocak 2022 hatayspor galatasaray maçında yaşadıklarımız da komplo teorisiydi o halde? yemin ediyorum ki vallahi de billahi de hepsi müstahak bize. yine yemin ediyorum ki bu isyanımın takımın başındaki hocanın kim olduğuyla ilgisi yok. sadece fatih terim gidince herşey güllük gülistanlık olmayacaktı. hiç değilse bu konuda anlaşabilmeliydik. bir anda takıma/yönetime sistem, plan program mı yüklenecekti bu muydu beklenti? orta doğu'dan kalkıp isveç dolaylarına mı taşınacaktı yoksa kültürümüz, alışkanlıklarmız? "gidince kesin daha beter olacağız" diye gerçekten bir an bile düşünmedim. sadece gidiştattaki eksileri artıları aynı yere yazınca en azından bu kırılganlıkta, sahipsizlikte, devam eden düzenin kendisini son 16'ya atması, gönderilmesinden çok daha faydalı olacaktı. işler hala düzelmediyse de zaten mobbing uygulamana da gerek kalmayıp nisan'a kadar gelmişken yapardın önümüzdeki sezonun planını yeni hocayla artık.

    şimdi elimizde ne var?
    -fatih terim varken de eksik olan, gidince eksiklikleri tamamlanmış sayılmayan bir futbol takımı.
    -bu takımın eksikliklerini giderecek hoca bu mu? sorusu,
    -bu takımın eksikliklerini giderecek yönetim bu mu? sorusu,
    -bu rezil yöneticiler ceplerini doldurmak için transfer yapmasınlar sonra? sorusu,
    -bu rezil yöneticilerin yapacağı transferler fayda sağlar mı? sorusu,
    -federasyona karşı kulüpteki hangi görevli tepki gösterip gündem oluşturacak? sorusu,
    -ben başkanımdan "x ismi gönder" konulu yeni bir taviz vermesi istendiğinde onu da terim gibi gönderecek miyiz? sorusu,

    daha çok şey yazmak istiyorum ama gerçekten içimden gelmiyor, kelimeleri de toparlayamıyorum. tüm kalbimle istiyorum ki umarım düzelelim. bu renklere gönül verenler olarak hepimizin buna çok ihtiyacı var. sadece; çok iyi gitmeyen ama iyi gittiği anlarda gerçekten güzel şeyler hayal ettiren, bunu da uefa performansıyla taçlandırmış bir düzene kim çomak soktuysa, çomak sokulmasına dolaylı yoldan destek verdiyse hepsine yazıklar olsun. taraftar olarak kulübe verdiğim maddi, manevi emekte de zerre hakkım varsa haram olsun. gurur duyun eserinizle.
  • 6966
    çelebi mehmet'ini arayan kulüp.

    tarihte çelebi mehmet'in önemini bilmeyen yoktur. gelinen son nokta gösteriyor ki kulübümüzün de bir çelebi mehmet'e ihtiyacı mevcut.

    siyasi ve sosyolojik olarak baskı altına alınmış ve ekonomik emareler dolayısıyla da çözülmeye giren kulübü mali disiplinle yönetecek, kamu ve siyasi düzlemde sözü itibar gören ve savunabilecek, yaptırım gücüne ve buna ek güçlü bir kadroya sahip olacak isim başkan olmazsa, ister teknik direktörünüz guardiola'nın asistanı değil kendisi olsun, ister takıma yıldızlar getirin masa başı oyunlara dur diyemezsiniz.

    orta avrupa düzleminden 180 derece ters bir spor ikliminde hakemi de yenmeyi beklemek pek bir hayalcilik oluyor zaten.

    galatasaray'ın çelebi mehmet'i kim diyecek olursanız şu an için pek ortalıkta görünmemekte.

    kısıtlı sayıda bir üyenin ahmet yüce'ye yükseldiğini biliyoruz. ancak kendisi soru işaretidir. ali sabancı'nın ise kulüple sadece gönül bağını devam ettirmek istediği ise bilinen bir gerçek. önümüzdeki bir kaç ay yeni başkan adaylarının ve kurtuluş reçetelerinin konuşulduğu dönem olacak gibi. umarım bu sene çok başkan adayı yapmaz da ortak aklın adayı seçilir.*
  • 6967
    tam anlamıyla bu kaostan çıkmak zor olsa da, bir toparlanma durumu olabilir;

    - yönetim tff'ye en sert şekilde cevap verecek, gerekirse bir şekilde aksiyon alacaklar
    - taraftar kasımpaşa maçında stadı dolduracak, gerekirse onlarda tepkilerini gösterecek (herkesin siyah girmesi, pankart v.s.)
    - futbolcular da dikkat çekici aksiyon alacak, artık bu ne olur bilmiyorum. her gelen topu ilk 2 dakika vurdumduymazca taça atmak olabilir. veya başka bir aksiyon
    - taraftar birleşecek ne terimci, yönetimci, ne de başka birşeyci olacak. hepimiz galatasaraylı olacağız sosyal medya dahil.

    lafın özü bir olacağız ama tabi bu öncelikle yönetimden başlamalı. eğer ki bu haftaki rezalette söyleyecekleri söz yapacakları birşey yoksa taraftar inanmaz. arkasında durmaz. şimdiye kadar ben arkalarında duran entryler girdim ama zamanlama bakımdan yapmadığı açıklamalar ve kendisinden hariç başka bir yöneticinin televizyona yaptığı açıklamalar yönetime yakışmadı ve o yönetici görevden alınmadan sular zor durulur.

    yeterince düşmanımız var ve başka galatasaray yok artık birlik olma zamanı. yoksa biz birlik olmadıkça onların canına minnet , doğramaya devam.