• 6595
    luyindama'ya 12 geldiğinde, belhanda'ya 10 geldiğinde, marcao'ya 15 geldiğinde sattığı gün istediğin transferleri istediği zaman yapabilecek kulüp.

    hem yarışmacı hem geliştirici kulüp olamazsın, en azından belli bir dönem sırf geliştirici olmak zorundasın ki yine belli bir dönem yarışmacı olabilesin.
    bu arada yarışmacılıktan kastım da avrupa. bizim ligde boupendza 12, larin 14 gol atabiliyorsa öyle çok da geliştirici tarafındayken bir şey kaybetmezsin.

    bizim kulüp olarak kimseye bağlı kalma gibi bir lüksümüz yok çünkü bizde biat yok. genel kuruldan kastediyorum. 100m euro kasa kolaylığı sağlayan adama ada sorunu ile kafasını şişirmemen gerekir çünkü "s*ikerler adanı" derler. bizde ne bu parayı koyabilecek adam var ne de bizim kültürümüz de böyle bir tek adam olayı var. en kralının tek lafına bakıyor ihraca giden yolu.
  • 6598
    transfer yapmadan tüm gücünü borç kapatmaya verse iki veya üç sezonda kapıya kilit vuracak kulüptür. yöneticiler bir türlü sürekli yenilenmeden, oyuncuları satmadan popüleriteni artırıp, sponsor kovalamadan bu işin olmayacağını anlamıyor. bakın bakalım sevilla'ya valencia'ya her 3 senede bir kadro yüzde 80 değişiyor mu değişmiyor mu? 30 milyona 23 yaşındaki orta sahasını satıyor oraya 2 yıllık ikame 32 yaşında fernando'yu 4'e alıyor bu arada oyuncu bulup yine bikaç sene sonra onu parlatıp onu satıyor. bu işler hep genç olsunla veya scout transferi olsunla değil akılla mantıkla yürütülür. sen zamanında 10 milyona belhanda'yı satma sonra ahlar vahlar. biz real, barça, juve falan değiliz. lille olsak yeter, bugün burak yılmaz gayet iyi ama turşusunu kurmaz, yarın burak yerine 20 yaşında bir forvet bulur onu da 50'ye satar. kadro doymadan sürekli yenileyeceksin ama yaşlı ama genç.
    marcoa'ya teklif mi var 15 milyon. sat gitsin al yerine 33 yaşında bir stoper ulfaluji gibi 2 sene içinde ya scout ya da alt yapıdan çıkar illaki bir stoper koy oynat olmadı yine yaşlı al . ama başka bir mevkiye genç bul, alt yapıdan çıkar. bunu dengele tüm sorun burada.
  • 6599
    fatih hoca'yı gaza getirdiğimiz her yıl şampiyon olan takım. peki bu sene * ne eksik? geçen sen ne eksikti?

    fatih terim teorinin pratiğe faydasının olmadığı zamanlarda kah kendini tribüne attırır, kah hakem üzerinde baskıyı arttırır, kah saha kenarında tansiyonu arttırırdı. ne olursa olsun o puanı alırdı. bu sene maalesef gereken taraftar desteğini bulamadı. üstelik ünal aysal'ın üç yıllık başkanlığı hariç zaten eşitsiz koşullarda bir kulüp yapısıyla en büyük rakibi fenerbahçe ile rekabet ediyor. düşünün, türkiye'nin en zengin fenerbahçelisi başkan, en zengin ikinci fenerbahçelisi federasyon'a başkan, en zengin medya patronu kulübün yardım sponsoru, en zengin holdingi koç holding'in her türlü şirketi fenrbahçe formasının göğsünde, kolunda, sırtında, poposunda, stadyumun sağında, solunda, üstünde, kenarında, daha fazla paraya mı ihtiyaç var acun abinizin yardım kampanyası yanında, siyaset mi dediniz? o zaten emre amade. yetmezse mhk, tahkim ve disiplin kurulu da almaz mısınız?

    önce tüpçü, şimdi ihaleci... bir de üstüne haşmetlimiz; "göklerden gelen bir karar vardır". maalesef her sene o karar vericileri de üstüste koyup şampiyon olmaktan başka bir çaresi yok bu kulübün.
  • 6600
    30 kasım 2020 tarihi itibarıyla hazırlanmış ve 19 ocak tarihiyle kap'ta yayınlanmış olan bağımsız denetim raporu incelendiğinde,
    bu 6 aylık dilimde 209.305.077 tl zarar etmiş olan kulübümüzdür.

    tabi rapora ayrıntılı şekilde bakmak gerek;

    bir önceki dönem ( 30 kasım 2019) kulübümüz yaklaşık olarak 76m tl kar açıklamıştı. burada temel sebebi açık şekilde şampiyonlar liginden elde edilen 160 m tl' lik gelirin elden gitmiş olması esas unsur diyebiliriz.

    mağaza satış gelirleri bir önceki dönem göre 20 m tl düşüş göstermiş. loca vip ve kombine gelirleri ise yaklaşık 50 m tl düşüş göstermiştir.

    yani geçtiğimiz dönem ile karşılaştırdığımızda gelirlerimizdeki azalma bariz bir şekilde yaklaşık olarak 3 kalemden gelmekte ve toplamda 230 m tl bir gelir kaybı görülüyor.

    bu gelir kaybının nakit akışı da etkilediği bir gerçek, kulübümüz bu süreç içerisinde anaparası yaklaşık olarak 120 m tl yeni kredi kullanmış.

    özkaynaklara gelecek olursak; galatasaray sportif a.ş. 529 m tl eksi özkaynak ile aslında türk ticaret kanununa göre batık bir şirket durumundadır.

    burada fenerbahçe ve beşiktaş'ın özkaynaklarının sırasıyla -850 m tl ve -1 milyar 520 m tl olduğunu vurgulamakta fayda var.

    galatasaray'da en çok eleştirilen konulardan birisi de dernekten alacaklar. açıkçası spor kulüplerimizin kanseri olduğunu düşündüğüm hususlardan birtanesi bu konu. ancak çözülemeyecek birşey değil. sıkıntı şu ki her dönem bu alacak üzerinden bir gelir yaratılıyor (bunu bir hile olarak yansıtan muhalifler de var fakat bu hem vergi usül kanunu hem de türkiye finansal raporlama standartlarına göre yapılıması gereken bir husus), aslında böyle bir gelirin realize olma imkanı yok bu sebepten finansallarda açıklanan gelir rakamlarından bu geliri çok dahil etmeden analiz etmek gerek.

    dernek alacakları ise fenerbahçe'nin 30 kasım 2020 itibarıyla 1.9 milyar tl, beşiktaş'ın 900 milyon tl galatasaray'ın ise 1.1 milyar tl durumunda. yani kulüplerin aktifinde yer alan bu tutarlar pek tahsil kabiliyeti olan alacaklar değil. galatasaray'ın şöyle bir artısı söz konusu burada, emlak konut ile yapılan projeden gelirler derneğe geliyor ve bu gelir elde edileceği zaman bu tutarda (umarım) bir azalma görülecektir.

    kulüplerimiz kredi borçlarının neredeyse tamamını bankalar birliği anlaşması ile tl'ye dönmüş durumda, bu uzun vadede önemli bir çıkış noktası fakat bunu gerçekleştirirken oyuncu maaşlarını da yüksek oranda tl'ye çevirmek veya sabit kur politikası izlemek gerek, bunu önümüzdeki dönem transferlerinde umarım görürüz.

    raporların ara dönem raporları olması sebebiyle maliyetler ve gider kalemleriyle ilgili detaylar yer almıyor. en güzel analizleri 31 mayıs 2021 raporları yayınlandığında yapabiliriz sanırım. ara dönemde transfer harcamaları gerçekleşecek gibi görünüyor bu da direk olarak yeni kullanılacak krediler ile mümkün olacaktır.

    ek olarak avrupa gelirleri bu sene yok ve bu kulübümüz için müthiş bir kayıp. en azından gruplara kalmalıydık ama yapamadık, bunu ancak şampiyonlukla telafi edebiliriz.

    yönetimin finansal konularda başarılı olup olmadığı hususuna gelinecek olursa, bana göre son yıllarda yapılan en önemli girişim bankalar birliği ile yapılan anlaşmadır. kur riskinden en azından finansman olarak bakıldığında kurtarılmış durumda kulüpler. ancak köprüden önceki son çıkış bu yapılandırma işlemi. özellikle ilk anlaşma direk kayyuma gidecek bir anlaşmaydı 5 senelik olan. yanılmıyorsam 7+2 ye çevrildi fakat bununla ilgili henüz imzalar atılmamış olsa gerek raporda herhangi bir açıklama yok. ancak 7+2 seçeneği çok daha makul ve sürdürülebilir bir durum. fakat bunun yönetimle ne kadar ilgisi var o uzun bir tartışma konusu.

    önümüzdeki sene de covid 19 etkisinin süreceğini düşünüyorum ve şampiyon olunamazsa bu tabloya sadece ek olarak stad isim hakkı sponsorluk anlaşması gelir sanırım onun da tutarı oldukça önemli.

    özetle durumumuz diğer 2 kulüple karşılaştırıldığında kötünün iyisi. hala bu darboğazdan çıkılabilecek seçenekler mevcut. umarım yapılacak tüm hareketler bu vizyon çerçevesinde gerçekleştirilir.