• 6386
    geçtiğimiz haftalarda depolamıştım bu yazıyı. biraz bekleyelim ilk kıvılcımlar gelmeden yazmayayım diye düşünmüştüm görünen o ki başladılar.

    acı ama futbol takımının problemlerinden daha büyük dertleri olan kulübümüz.
    doğrudan giriş.
    lisecilerin tavrına bakacak olursak henüz başkan adaylarını tam belirleyememişler.
    nerden çıkardın bunu diyecek olursanız mevcut yönetime sağlı sollu sallamak dışında belli bir isim üzerinde pompalama görünmüyor. yine de yakın zaman içerisinde özellikle bu kesimin ağzıyla konuşan "seçimli talepler içeren" tivitler atılıp ardına ufak tefek köşe yazılarında cümle arasında geçirip sonrasında biraz daha etkili ağızlardan mikrofonlara verilen demeçler ile yoğunluğu artacak bir süreç başlatacaklarını düşünüyorum.

    konusu açılmışken galatasaray lisesine saygı duyuyorum.
    ama yıllardır bize anlatılan "insan kaynakları havuzunun çok geniş" olduğuna en azından bizim payımıza düşen kısımdan şüpheliyim. elleri kolları çok uzundur, önceden olsa monaco'ya bir pışt deselermiş onyekuru gitmezmiş gibilerinden hikayeler bitmez. (ama geçmişi az çok bildiğimizden çoğunun hikayeden ibaret olduğunu liseli olmayan su vermedikleri yönetimlerde haim fresco'lara mahkum edildiğimizi hatırlıyoruz tabi) bu seçimde payımıza yine bilindik isimler çıkacak gibi.

    konuya dönecek olursak mesela burak elmas adının geçtiği tivitler ile başladılar... sana bana komik geliyor ama savunucuları çıkıyor bu adamın, garip tabi. her cümlesine lise koridorlarında geçen anılarını anlatarak başlayan "biliyorsunuz, ben liseli ozan kokut" denemesi yapacaklarını sanmıyorum diyorum ama adamın başkanlık hayalleri hala aktif.

    ama benim kişisel tahminim "istemem yan cebime koy" tavırları ile meşhur, atanamamış abdullah gül'ümüz eşref hamamcıoğlu'nun çevresinde birşey olacağı yönünde.

    diğer tarafa baktığımızda abdurahim albayrak'ın bir başkanlık hayali var ve o hayal olarak kalacak tabi o nedenle çok detaya girmeye gerek yok.

    metnin özü biz uzun bir süre daha güçlü yönetim ve güçlü başkan birleşimini göremeyeceğiz. ya şimdi olduğu gibi mustafa cengiz hatrına bu 1-2 isim hariç çapı düşük yöneticilerden oluşan yönetime talim edeceğiz ya da liseci zirzopların oyuncagi haline gelmiş bir kulüp olacağız.
    ve sonra yine küllerimizden doğup bir dönemi kupa canavarı olarak geçirip hoop tekrardan aynı döngüye tekrar gireceğiz.

    kötü olan şu; sanırım ben alıştım bu döngüye.