• 6127
    geçmişi 15. yüzyıla dayanan, imparatorluklar görmüş, devletler görmüş ama her daim ayakta kalan ve bu kadar geçmişi 1905 yılında avrupa'yı hedef göstererek vizyon ile taçlandırmış, türkiye'de ilklerin kulübü, sadece spor değil her alanda lokomotif olan, lisesi kendi seviyesinde ülkenin en iyisi olan güzide kulübümüz, geleneğimiz.
    bu güzel şeylerin ardından ise mecburen günümüzden bahsetmek zorundayız. aziz yıldırım'ın kendi hakimiyetini kesinleştirmek adına yaptığı kutuplaştırma,ülke yönetimi, 3 temmuz, 15 temmuz vs. derken bu zamanlara geldik. 2018-2019 sezonuna kadar ne olduğunu zaten gördük ancak 2019-2020 sezonu ilk 4 hafta itibariyle çok şeye gebe olacağını görebiliyoruz. biraz uzun bir yazı olacak çünkü bana göre çok kötü durumlarla karşı karşıya kalacağız gibi duruyor
    organize ama amatör kötülük
    aslında 2019-2020 yaz transfer döneminde tam anlamıyla başlamış oldu bu kötülük.
    -29. şampiyonluk yalanı
    fenerbahçe taraftarını gaza getirmek, biz en büyüğüz, biz tek siz hepiniz diyebilmek adına ortaya çıktı ve bu konuda ciddi, profesyonel adımlar atılarak gerçekleştirilmeye başlandı. tabi buradaki salt amaç galatasaray'ı geçmek değil, asıl mesele pastadan alınacak pay.
    (bkz: #2740285)
    burada conte bu meseleden uzun uzun bahsetmişti (yeri gelmişken bu leziz girdi için teşekkür ederim.).
    önce yönetim ve sosyal medyası dile getirdi, sonra teknik ekip, sonra oyuncular, şimdi taraftarlar ve en son medyada da yüksek sesle dillendirildiğinde geçmiş olsun.
    https://www.haberturk.com/...vurgusu-2083819-spor (ali koç-31 temmuz 2018'e ait haber)
    https://www.fenerbahce.org/...29-uncuyu-bekliyoruz (ersun yanal)
    https://www.futbolarena.com/...n-ant-ictik-373700h/ (volkan ballı)
    https://www.aksam.com.tr/...vurgusu/haber-999649 (zanka)
    bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. ki twitter'da troll fenerbahçe taraftarlarının hesaplarının içeriklerinde ve isimlerinde dahil hedef29 var. sıradan taraftar da yavaş yavaş inanıyor; medya kaldı! medyayı da ben yönetmiyorum zaten.
    -nihat özdemir
    o kim mi?
    https://twitter.com/.../1134796960937009152
    https://www.haberturk.com/...lamalar-2513360-spor (şampiyonluk sayıları başlığını özellikle okumanızı tavsiye ediyorum, videoları da mevcut)
    sadece bu ikisi geçmiş ve gelecek hakkında fikir verir. asıl mevzu günümüz olan ve kendi başkanlığındaki tff kurullarındaki liyakatsizlik, adam kayırma, tek kulüp etrafında kurul oluşturma gibi skandallar sürüsü.
    https://twitter.com/...015900696338432?s=20
    bununla ilgili selçuk dereli'nin da ilginç ve bir o kadar da ar olsa utanılacak şeyler de mevcut.
    https://twitter.com/...799549196439557?s=20
    her şey bir kenara, ülkedeki komikliğe bakar mısınız? yahu bir ortaokul sınıfında bile, sınıf başkanı değiştiği zaman başkan yardımcısı ile beraber gider, yeni başkan seçilir. bakın ortaokulda bu! koskoca futbol federasyonunda ise ortaokuldaki o basit düzen bile yapamıyorlar. başkan gidiyor *, vekili* geliyor başkanlığa. şaka gibi! vekil derken yanlış anlamışlar herhalde.
    -hakemler
    bir kere hakemlerimizin yüzde 80'i yeteneksiz. çünkü liyakatsız bir çoğu. hakem olmak için sadece yeteneğe, yabancı dile, iletişime sahip olmak değil, bazı cemiyetlere girip çıkmak, aralara insanlar koyabilmek çok önemli. bir kere şunu peşinen söylemek istiyorum, hiçbir hakemin talimat aldığını düşünmüyorum. en azından direkt olarak aldığını düşünmüyorum. çünkü bu camiada kimse kimseye güvenmiyor. ama en önemli silah aba altından sopa gösterme işi eminim çok oluyordur. şöyle ki seni bir yerlere getiren kişinin isteğini biliyorsun, istediğini yapmazsan ne olacağını da biliyorsun. maçı da o etki altında yönetiyorsun. olan bu. ama mesela cüneyt çakır'a yapamazlar onu. niye? kendisi ülke sınırlarını aşmış durumda. ama fırat aydınus'a yapabilirsin. niye? işte bundan:
    https://www.haberturk.com/...ess-testini-gecemedi
    hakemlerimizin en büyük sorunu ise-cücü de içinde- eyyam! bu biraz toplumsal sıkıntımız ama hakemlikte gerçekten çok kötü sonuçlar doğuruyor.
    gerginlik ise hakemlerimize hiç yaramıyor. bakın 13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçında ali palabıyık'ın o gergin ifadesini gördünüz mü? işte bu üstte yazdığım etkenlerden dolayı bu.
    https://i.superhaber.tv/...e7e5e-S6tg_cover.jpg
    https://cdn-amk.sozcu.com.tr/...6490021_1600x986.jpg
    bunlar sonucunda ise maçta net 2 kırmızı kart(lemina, belhanda) ve yine net penaltı(adem) var'a bile bakılmadı. bu ise sadece bu maç neticesinde olan.
    geriye kalan maçlar da dahil olmak üzere, hakemler galatasaray'a karşı, başkan cengiz'e katılarak, inanılmaz cesurlar. çünkü bülent yıldırım ve serkan çınar'dan sonra başlarına gelebilme ihtimali olan durumu anlıyorlar. bu konu daha da uzar ancak asıl meseleye gelelim.
    saha içi
    buradan başlarken ilk olarak rakip taraftardan başlayalım. ülkemizde arda nereye gitse yuhalanıyor, haklılar da. ancak aynı durum teknik ekibimize de yapılıyor.
    http://www.hurriyet.com.tr/...i-hasan-sas-41303951
    https://twitter.com/...941346637025280?s=20
    daha da gerçekleşecektir. çünkü inanılmaz bir algı var.
    işin daha da kötüsü inanılmaz rahatlar. maç sonu konuşmalarında bunu anlayabiliyorsunuz.
    https://twitter.com/...969876476112896?s=20 (antalya maçından sonra bile bizim adımız geçiyor.)
    daha önceki açıklamalar ise hepimizin malumu. dört bir yandan saldırıyorlar. durmuyorlar, durmayacaklar.
    sonuç
    bu konuları daha uzatmak mümkün. ancak tüm bunları kesmenin bir yolu var. o yol da 3 aşamalı şekilde olması lazım.
    1. aşama taraftar: her ne koşulda olursa olsun oyuncuyu linç etme kültürünü, çöp etme kültürünü ve en önemlisi sahada geri pas yaptı diye yuhalamaması gerekiyor. özellikle sahada hep destek tam destek olması lazım. uyutan arabeskler değil, gerçek marşlar söylenmeli.
    2. aşama yönetim: söylemleri kimi rahatsız ederse etsin, 600 yıllık geleneğin başkanı olduğunu unutmamalı sayın cengiz. galatasaray türkiye'deki en büyük toplumsal güçtür, tepkisi sağlam olur. bunun bilincinde olarak galatasaray'ı en iyi şekilde savunması lazım. kültürden, şaibeden, lekeden bahseden hadsizlere bazı hatırlatmalar yapmalıdır.
    3. aşama teknik ekip ve fatih hoca: en önemli unsur. bir kere ümit ve hasan sakin kalmalı. bize bir şey kanıtlama zorunlulukları yok ama mantık olarak, taraftar gibi maç izlersen nasıl analiz yapabilirsin diye sorarlar adama. şahsen ben taraftarım ve bugüne kadar hiçbir galatasaray maçını tam anlamıyla analizini yapamadım(tekrar izlediğim maçlar hariç). ve fatih hoca! grande! tüm bu kötülükleri durduracak yegane kişi. bazı inatları bırakıp, bir şeyler denediğini ve arayış içinde olduğunu taraftar bilmek istiyor. maç sonu konuşmalarıyla değil takım sahada, kendisinin alıştırdığı gibi dominant bir takım, adaletli forma ve tartışmaya mahal vermeden gelene gidene(en azından ligde) atan bir takım oluşturması lazım. çünkü ıkına ıkına maç kazanmaya devam edersek, bu kötülük bunları kullanacaktır.
    vizyonun dersini veren güzide kulübümüz bir an önce harekete geçmeli.
    -cümle düşüklükleri ve varsa yazım hataları için affola.