• 1
    hemen hemen her transfer döneminde karşılaştığımız durum. oyuncu ben galatasaray'da oynamak istiyorum derken kulübü ille de fenerbahçe'ye vereceğiz seni der.

    şahsen ufak bir çıkarımım var. galatasaray'a başkan olmak için kişisel servetinizin o kadar da fazla olması şart değil. lakin fenerbahçe'de paran yoksa o koltuğa oturamazsın. tabi bu durum perde arkasında başka şeyler yapma olanağı veriyor. özellikle son 10 yılda galatasaray'ın bir oyuncu için fenerbahçe'nin verdiği kadar para verememe gibi bir durum yok. 2000-2008 arası böyle bir şey çok net olarak vardı. ama dedigim gibi son 10 yılda böyle bir fark yok. hatta durum tersine döndü bile diyebiliriz. galatasaray istese max kruse'u çok rahat alırdı fenerbahçe'nin elinden. ama onlar sikseler banega'yı bizden calamazlar bugün.

    peki durum buyken nasıl oluyor da anadolu kulübü başkanları bizimle değil de fenerbahçe ile anlasiyorlar. şöyle bir baksan sözde 200-300 bin euro fark için. yani bu kadar fark için sana para kazandıracak oyuncunu üzer misin? ben fm'de bile yapmıyorum bunu. sebebi konusunda dilimin ucuna kadar gelen şeyi buraya yazamıyorum ama tahmin ettiğinizi de düşünüyorum. ama mesela galatasaray başkanı olacak kişi transfer için birilerine açıktan para vermez bence.*
  • 3
    daha önce ali turan, alper potuk gibi transferlerde ba$imiza gelen. mehmet topuz ise bjk, fb ikilemin içinde yer almi$ti.-

    ya direnir efsane olursunuz, ya da alper potuk gibi, mehmet topuz gibi gazoz olursunuz.

    gerçi ali turan'in da direndigini degmemi$, rezalet bir sezon geçirmi$ti bizde direni$inin ardindan.

    bu açidan bakildiginde çok talihsiz bir olaydir. futbolun cilvesi diyelim.
  • 4
    (bkz: fenerbahçeli kulüp başkanları)

    piyasada ne kadar kodaman varsa alayı fenerbahçeli. kulüp başkanları da yine aynı şekilde.

    bunun dışında ali koç ve koç grubuyla iş ilişkileri olanlar da koç'la arayı sıkı tutmak istediği için öncelikleri fenerbahçe oluyor.

    tabii sporcu öyle değil. o hem kariyerine, hem kulüp yapısına, hem takım arkadaşlarına hem de hocaya bakıyor ve galatasaray'da oynamak istiyor.

    yerliler için 80'lerden sonra doğan futbolcuların çoğu, daha çocukluğundan beri galatasaray başarılarını görmüş yaşamış ve çoğu da galatasaraylı adamlar.

    yabancılar da aynı şekilde etrafında ve medayda hep galatasaray'ı görmüş. arkadaşları hep galatasaraylı vs.

    fatih terim faktörüyle de birlikte üst üste koyunca pek tabii hepsi galatasaray'da oynamak istiyor.

    sadece şampiyonlar ligi'yle ve şampiyonlukla bunu açıklayamazsın.

    2011'de daha mayıs'ta galatasaray'la anlaşan selçuk inan gerçeği var.
  • 6
    aslında düz mantıkla incelediğimizde doğal bir durum. istenilen futbolcu sadık çiftpınar gibi çocukluktan fenerbahçeli değilse şu an şampiyonluklar yaşayan, şampiyonlar liginde oynayan, fatih terim gibi uluslararası marka olan teknik direktöre sahip galatasaray'ın bir parçası olmayı tercih eder. ama kulüp başkanı açısından bakılırsa oyuncusunu en fazla parayı verene satmak ister. fenerbahçe prime aziz yıldırım zamanında bizden zengindi. şu an kulüp olarak batsalarda, tüm şahsi servetini bu sektörde kullanan ali koç var. dolayısıyla anadolu kulüplerinin tüccar mantığıyla oyuncularını daha fazla teklif verenlere yönelmesi de doğal.
  • 7
    yönetimimizi de biraz olsun suçlu bulduğum konudur. önceden oyuncuyla anlaşma yoluna gidiyorlar genelde. hal böyle olunca da araya başka rakip girdiği zaman işin sonu ya fiyat arttırmaya gidiyor, ya da kaptırırsan oyuncuyu, ki muriç durumunda bence oyuncuyu fb alacak, öyle ya da böyle algıda transfer çalımı yemiş oluyorsun. bu durum aslında çok sağlıklı ve profesyonel bir durum değil açıkçası.
  • 8
    bi kaç sebebi var bence.

    ilki galatasaray oyuncuyla, fenerbahçe kulübüyle anlaşıyor ilk. ilk banega'ya gitti kulüp sonra sevilla. bu hep böyle.

    ikincisi 45-70 arası adamların çoğu fenerli. e bu adamlar bugün iş sahibi, makam mevki sahibi. kulüp başkanı aramıyor diğer başkanı. onunla iş yapan biri giriyor araya. bunların hepsi iş adamı. kendi işlerini de böyle büyütüyorlar. hayır matır işte bunlar.