• --- ön edit ---
    beklediğimden uzun bir entry oldu. her şey kafamda olmasına ve takır takır yazmama rağmen iki saat aldı. araya uzunca bir çizgi attım. oradan öncesi kısa ve yüzeysel bir değerlendirme, sonrası yine tek bir konuda ancak baya işinize yarayacak taktiksel bir tavsiye niteliğinde. keyifli okumalar dilerim.
    --- ön edit ---

    açılın betadan beri oynayan birisi olarak değerlendirme ve bir takım tavsiyelerimle sözlükte oturum açıyorum. hepsi daha fazla keyif almak için. oyun zaten geç çıktı, alabileceğimiz maksimum keyfi almalıyız.

    öncelikle football manager 2019 ile tamamen aynı eleştirilerine hem katılıyorum hem katılmıyorum. 2019, serinin en kolay oyunuydu bana göre. bunun arkasındaki sebep ise "gerçekliğe yaklaşma" sevdası tam olarak. her sene oyunun kritik noktaları olurdu bazı zorluklar yaratmak amacıyla. bu kritik noktaları çözebilirseniz tanrı olurdunuz ve bunu tek bir sefer yapmanız yeterliydi. plug&play dediğimiz her takıma uyan, her maçı kazandıran taktikler bu kritik açıkların bulunmasıyla oluşturulurdu zaten. örnek vermek gerekirse tarihin en başarılı plug&play taktiği bence football manager 2012 için çıkan grid system tactic'tir. bugün bir baltaya sap olamamış tüm özellikleri orta karar olan o dönemin fc porto forveti kleber fiorentina kariyerimin daha ilk sezonunun devre arasına girerken 70. golüne ulaşmıştı bu taktikle. öyle bir taktikti grid system. oyun tarihi boyunca oyunun matematiklerini çözen ilk taktiktir ayrıca. matematikten kastım baya matematik. adını da oradan alır zaten. taktiğin oluşturulmasında birçok insan ortak çalıştı, ben de testır olarak ekibe bir girip çıkmıştım aman tanrım exceller formüller. sahayı bölmeler etmeler. nadia comaneci, taçsız kral pele ve nagelsmann bu taktikle öğrendi antrenörlüğü öyle söyleyeyim size.
    http://gss.gs/qzI

    bir diğer örnek football manager 2017 olsun. her sene bir plug&play miles'ın canını o kadar sıkmış olacak ki (miles jacobson'dan asker arkadaşım gibi bahsetmem gözünüzden kaçmasın oraya da ufak değineceğim) oyun matematiği adı altında öyle bir halt yedi ki herkes guardiola herkes löw oldu çıktı. oyunda santrafor işlevsizdi! böyle bir saçmalık olabilir mi? oldu. bir santrafordan verim almanın en iyi yolu onu ofansif orta sahada gizli forvet rolüyle oynatmaktı. sadece santrafor değil kanat da verimsizdi. işlevsiz değil ama verimsiz. bernardeschi ve chiesa'yı ofansif orta saha rolünde ve aralarına soktuğum nikola kalinic'i gizli forvet (evet yine amc) olarak oynattığımda daha alplerin tepesindeki karlar erimeden kazanmıştık serie a'yı. klopp lewandowski'yi dortmund'a ilk transfer ettiğinde barrios'un arkasında oynatıyordu, onun amacı komple bir forvet yaratmaktı. ben de kalinic'i ofansif orta sahada oynattım ama benimki son derece garip bir hamle olarak hafızalarımda kalacak.
    buyrun bu da o günkü taktiğim, sözlükte de paylaşmıştım gerçi http://torciablog.blogspot.com/...17-3-4-3-taktik.html

    işte her neyse gel zaman git zaman miles bunun gerçekçi olmadığını, simülasyon olarak çıkan bir oyunun yıl içerisinde basit bir oyuna dönüşünün anlamsız olacağını düşünmüş olacak ki football manager 2019'da oyun matematiğini baştan yazdı. 19'da her takımla başarı yakalayabilirdiniz. bunun için yapmanız gereken tek yol takımınızı iyi analiz edebilmekten geçiyordu. çünkü matematiksel model çok kapsamlı ancak her şeye izin verebilen bir yapıya bürünmüştü. tipik bir simülasyon modeli haline gelmişti. olay tamamen sizin becerilerinize kalmıştı. ha yok muydu plug&play? vardı. bir tanesini de ben yapmıştım şurada görülebilir: https://fm-base.co.uk/...ccess-beauty.161208/

    #2711712 (fm-base yenilendiği için postun içi yarım yamalak o yüzden sözlükten de bir review paylaşayım dedim)

    konuya dönecek olursak, fm 19 her şeyi yapabileceğiniz ve başarıyı yakalayabileceğiniz bir versiyondu ancak bazı güzel yeniliklere rağmen oyunda işin defansif kısmı yine eksikti. taktik ekranına "top takımdayken, geçiş oyunu ve top rakipteyken" gibi üç yeni alan gelse de tatmin edici değildi ancak başlangıç için iyiydi. size oyunun defansif kısmı ne kadar umursamadığını şöyle söyleyeyim 19.3 güncellemesine kadar oynadığım ve lille ile daha ilk sezon lig, ikinci sezon şl şampiyonluğuna uzanan taktiğim 4-3-2-1'di. 3'lü düz dizilmişlerdi yani defansif orta saha kullanmıyordum ve kenar oyuncular hücum talimatı ile mezzela ve ortalarında destek göreviyle bir defansif oyun kurucudan oluşuyordu. hücum görevi verdiğinizde işin savunma kısmını hiç -afedersiniz ama- sikine bile takmayan iki kanat bek ve onların önlerindeki iki hücumcu iç forvetin beslediği top rakipteyse kılımı kıpırdatmam diyen yaratıcı forvet ile dizilişi tamamlıyorduk. işin defans kısmı önemsizdi ve ilk sezonumda ligde yediğim gol sayısı 20'nin altında. bu sene açıkçası işin defans kısmını geliştirmelerini bekliyordum ancak benim beklentim daha çok amerikan futbolu tarzı top bizdeyken ve değilken iki farklı diziliş ve roller belirleyebilmekti. örneğin hücuma çıktığımızda takım 4-3-3 dizilsin ancak rakip hücumlarında orta sahadaki defansif oyun kurucum savunmayı üçleyip pasör stoper rolüne bürünebilsin gibi. bunu oyunun resmi internet forumu sigames/community üzerinden bir soru cevap etkinliğinde asker arkadaşım miles jacobson'la paylaştığımda bana "hepsi kafamızda koçum" gibi bir cevap verince beklenti daha da arttı tabi ancak henüz öyle bir durum yok. belki ilerde gelirse umarım benim hesaba apple'ın diğer insanlara yaptığı gibi yüce bir 100 tl falan atarlar.*
    ­

    ____________________________________________________________________________________
    ­

    neyse konu çok dağılmadan gelelim 2020'ye. kağıt üzerinde her şey aynı 2019'la, ama kağıt üzerinde. artık oyunun defansif kısmı çok daha önemli. bunu bayern'in başında kendi sahamda zar zor geçtiğim üçüncü lig takımlarıyla oynadığım maçlarda fark ettim. önemsediğimde ise meyvesini köln ile yarı final rövanşında, etihad deplasmanında manchester city'yi 3-2 tokatlarken yedim. konsantrasyon kaybı yaşamasam 3-0 bile biterdi, belki 3-1 en fazla. nasıl oldu bu? rakip takım talimatları ile. yani opposition instructions ile. yani kısaca oi ile.

    serinin önceki versiyonlarında oi'ler yararlı gibi gözüken ayak bağından başka bir şey değildi. bugüne kadar hiç kullanma ihtiyacı hissetmedim zira onlara ihtiyacım yoktu ve gereksiz yere oyuncuların kondisyonuna zarar verdiğinden hücum gücümü de zayıflatıyordu. biraz da fatih terim gibi biz önlem almazdık, bize önlem alırlardı. ama bu sene öyle değil. oi çok önemli dostlarım. şimdi size bu entry'yi yazma motivasyon ve amacım olan oi'ler hakkında bir kılavuz sunacağım. farkındayım çok uzadı ama yapacak bir şey yok. umarım buraya kadar -okuyarak/atlayarak- gelebilmişsinizdir de bu entry bir işinize yarar.

    fm-base.co.uk'den birkaç kişi kafa kafaya verdik, 2009'dan beri yazılan her kılavuzu inceledik, test ettik ve ortaya şöyle bir şey çıktı;

    (oi işini asistana bırakmak da bir çözüm ancak işin olayı sizde. şimdiden "ulan zaten günde bir saat vaktimiz oluyor işten/okuldan sonra" dediğinizi duyar gibi oluyorum ama ne yazık ki bu sene oyun böyle)

    ---sıkı markaj---

    her zaman
    - yaratıcı oyuncular. orta açma, uzaktan şutlar, pas ve özel yetenek özellikleri kilit nokta. bu özellikler bir rakip futbolcuda yüksekse basın bu komutu. bu oyuncuların yeteneklerini sergilemelerine engel olmalısınız.
    - bölgesinde tek olan oyuncular. tek forvet ya da tek dmc veya hatta tek amc. bunlara uygulayacağınız sıkı markaj rakip takımın iskeletini kilitler. dikey ve yatay geçişlerde üstünlük kurabilirsiniz.
    - sıkı markaj olayını çok abartmayın. eğer overdose derecesinde uygularsanız takım şeklinizi bozar.

    hiçbir zaman
    - rüzgarın oğulları. hızlı oyunculara markaj yapılmaz. çok rahat adam eksiltmelerini sağlıyor. özellikle de bruma gibi olanlara. top sürme, hız, hızlanma, çabukluk gibi özellikler ne kadar yüksekse markajdan kurtulmaları o kadar kolay oluyor. hazard gibi ekstraları olan oyunculara uygulayabilirsiniz ama topu alsa bile pas verebilecek kabiliyeti, şutu olmayan oyuncularla uğraşmamak en iyisi. ortalama ise sıkı markajla ilgili hiçbir şey seçmemek de önemli bir çözüm.
    - top kullanmayacak oyuncular. mesela kante'yi marke etmenin hiçbir anlamı yok. pas yeteneği falan çok düşük. veya wanyama'yı. bu adamların işi zaten topun sizde olduğu zamanlarda. boşu boşuna savunmada bir kişi eksik kalmayın.

    ---pres---

    her zaman
    - beceriksizler. mental olarak sıkıntılı olanlara bakın. top sürme, cesaret, kararlılık ve karar alma. hatta maçın süresine göre konsantrasyon. bu beceriler düşükse presiniz için ana hedef. rakip stoperlere bakın. orada böyle mentali zayıf oyuncular illa olur. onlara pres yapmak sonuç verecektir. ayrıca -genel olarak- dmc'lere de pres uygulayabilirsiniz. oyun kurma becerilerini ve rakibin geçişlerini kilitleyebilirsiniz.
    - kaybolanlar. maç içinde her zaman analiz ekranı falan açık olsun. rakip oyuncular içerisinde ruh hali "gergin" olan birini yakalarsanız baskıyı kurun. hataya zorlayın.
    - tempo düşmanları. maç öncesi rakibin oyuncularını analiz edip oyun tercihlerine bakın. "tempoyu düşürür" ve minvalinde hareketleri olan oyuncular baskı için ideal. bunlar tek top oynamaz, basın bunlara.
    - sıkı markaj gibi, sakın abartmayın. takım şekliniz bozulur.

    hiçbir zaman
    - statik olmayanlar. hareketli oyunculara pres yapmak onların sizi eksiltmesine sebep olur. ya oyuncunuz çalım yer ya da faul yapar. van dijk bile olsa. neymar'a pres yapıp madara olmanın anlamı yok.
    - amc'ler. babacım bunlardan uzak durun. bunlara pres yapmaya -genellikle- stoperler gidiyor. sonra savunma arkasında oluşan boşluklarla yeni yeni burak yılmazlar peydah oluyor oyunda. aman diyeyim bak. bas hiçbir zamanı geç.
    - bu opsiyonu çok da kullanmaya gerek yok. eğer rakip fatih terim'li fiorentina gibi iki forvet ve bir forvet arkası çıkmadıysa maça bu özelliği boş bırakın. yok öyle çıktıysa yapıştırın talimatı hiçbir zaman amc'ye pres yapmayın.

    ---topa hamle---

    sert
    - korkaklar. cesaret ve (veya değil) top kapma özelliği düşük olanlara uygulayın. ilginç di mi? top kapması düşük olan oyuncuya sert dalmak... öyle işte. iş görecektir. oyunda top kapma mücadeleleri genel olarak karşılıklı dövüş olduğundan faul yapmadan topu almanın yolu bu. top kapması düşük olan rakip bu mücadelelerden kaçınıp topu size bırakıyor. denendi, test edildi.
    - sınırdakiler. yine yukarıdaki mantıkla sarı kartı olan adam mücadeleye girmekten kaçınabildiği için onlara da sert dalabilirsiniz. çünkü ya sizin önünüzden çekilirler ya da sarı/kırmızı kart görme pahasına mücadeleye girerler.
    - bir ayağı çukurdakiler. yorgun ya da "sarı" sakat etiketli oyunculara vurun. altı üstü oyun oynuyoruz kimsenin gerçekten sakatlandığı ettiği yok vurun işte. rakibi pasifize etmenin en başarılı yolu onu yok etmektir. maçı kazanmak isteyenin kafasında şu an en ufak ahlaki soru işareti yok. alt tarafı oyun.

    normal
    - en işlevsiz komut bu olabilir. ama eğer taktiğinizde "ayağa dal" komutu varsa en azından kart görmemek adına rakibin defansif oyuncularını bu komutla işaretleyebilirsiniz.

    hafif
    - yetenekliler. top sürme, hız, hızlanma, çabukluk gibi özellikleri yüksek olana uygulayın. bunlar garavel usta misali "hop burdayım" diyerek sizin mekan/zaman algınızla oynarken defans oyuncunuzun da cebine sarı kartı koyar. bunlara sert dalmayın hiçbir zaman. aman hocam.
    - lewandowskiler. ceza sahası içerisinde gezen forvete çift dalınmaz. karşısında dik durun. sonra zırt pırt penaltı golü yersiniz.
    - bu özelliği her zaman uygulamayın. bazı futbolcuları direkt boş bırakmak da bir çözüm.

    ---ayağı kullanmaya zorla---

    sağ ayak / sol ayak / zayıf ayağa zorla (en cafcaflı bölüm burası, tek başlıkta yazacağım)
    - destek ayağıyla sadece yürüyenler. "sadece sağ" veya "sadece sol" ayağını kullanan oyuncuları ters ayak olarak işaretleyebilirsiniz. becerilerini tam kullanamaz. bas babacım mesul özil'e sağ ayağını kullanmaya zorla talimatını bak nasıl özer hurmacı'dan beter oluyor.
    - tek numarası olanlar. sağ kanatta, sol ayaklı bir kanat forvet varsa zorlayın sağ ayağını kullanmaya. robben mi var karşında, yapacağın belli. zorla sağ ayağa. becerebilirse insin son çizgiye yapsın ortasını zayıf ayağıyla. ya da sağ kanatta diyelim ki moses var. bu adamın işi son çizgiye inip orta açmak. bunu da zorla sol ayağa. girsin içeri dağa taşa vursun zayıf ayağıyla.
    - yukarıdaki mantıkla rakip beklere uygulayabilirsiniz. eğer gelen ortalara vurabilen oyuncuları varsa bekleri içeri yönlendirmek mantıklı bir çözüm olacaktır.
    - zayıf ayağa zorla talimatı da genel olarak kullanılabilir ancak burada önemli olan rakibin mevkisi ve rolü değil kişisel kullandığı ayak oluyor. taktiksel olarak sizi yanıltabilir. ancak oyunun merkezinde oynayan oyuncular (cm, dm gibi) buna zorlanabilir. ayrıca sağ kanatta, sağ ayaklı ancak içeri giren bir oyuncu varsa (feghouli, pulusic, mbappe gibi) bunları da direkt "zayıf ayağa" zorlayın. pozisyonun gelişimine göre oyuncularınız karar versin.

    *tek forvet oynayan rakip formülü
    - kuleler. pivotların genellikle hız, hızlanması düşük olduğundan statik oynarlar. rakip kanatları içeri girmeye zorlarsanız rakip forveti işlevsiz duruma getirirsiniz. crouch gibiler ortalardan beslenir, besletmeyin aç kalsınlar.
    - yerden bitmeler. dinamik forvetler genellikle alan açmalarıyla meşhur ancak kısa oyunculardır. çok boş kalmadıkça kafa falan da vuramazlar. eğer rakibinizin forveti böyle bir oyuncuysa kanatları son çizgiye yönlendirmeye çalışın. istedikleri kadar orta yapsınlar. agüerolar luyindamalardan hava topu alamaz oyunda.
    - her boku becerenler. hem uzun hem de hızlı olan forvetlere dikkat. lukaku bayrak taşıyanı, haaland wonderkid olanı. eğer rakipte bunlar varsa rakibi otomatik olarak zayıf ayağını kullanmaya zorlayın. tatava yapmanın anlamı yok.
  • kasyo linkoln kardeşimizin de bahsettiği üzere galatasaray ile özellikle ilk sezonda herkesin zorlanacağını düşündüğüm oyun.

    transfer yaması ile football manager 2019 da yeni kadro keyfini yaşamak istedim. istemez olaydım. kullandığım sistem 4-4-2, kalede muslera, marcao ve luyindama stoperler, forvet andone ve falcao. buraya kadar her şey güzel sayılır. gelelim orta saha ve beklere.

    rotasyon seven birisi değilim. bu oyun özelinde, topçularıma karşı kürek çekenleri kırbaçlayan kırşehir asıllı kör, iri, psikopat vikingli gibi davranırım. çoğu topçumun maç kondisyonu eksiktir. genç topçularım tesis girişinde ellerinde tesbih, ağızlarında cüğara tünek vaziyette helak olur. ilk 11 için değil yedek olsun diye topçu kiralarım onları da kulüpleri beni tekme tokat dövmek suretiyle geri çağırır. mabadı toparladıktan sonra, ilerleyen sezonlarda yani, 27 yaşını geçen futbolcuyu takımda tutmam. 28 olduğu gün takımın en iyisi bile olsa hemen kulüplere öneririm, konuşmak için gelince biramı açar, kollarımı masaya dayar kafamı koyar yüksek sesle cengiz kurtoğlu şarkısı söylerim. baya baya pislik yaparım yani.

    ama dün yapamadım bunları. kadroya takviyeye gerek yok, orta saha hayvani geniş. ulan seri'yi unuttum ya. bildiğin 1 dk oynamadı unutulduğu için. içine de kapanık bir tipi var. sinmiş köşede mahsun mahsun duruyor. sola jimmy koyuyorum, babel mahsunlaşıyor. babeli forvete çekiyorum andone bıçak çekiyor. nzonzi'ye dokunamıyorum zaten manyak gibi bir şey. altyapıdan 1-2 topçuyu tanrılara kurban etse gık diyemem. lemina'yı keseyim diyorum balicileri örgütleyip tesisi basıyor. emre mor'u unutmuş taklidi yapıyorum bi ayağında top, elinde şarap şişesi ağlayıp bağırarak önüne gelen herkese çalım atıyor. feghouli ve belhanda'yı kesmeye niyet ediyorum. mouse imlecini üstlerine getiriyorum yedek kulübesine sürüklerken kafamın içinde taleal bedru çalmaya başlıyor, ürperip mouseyi bırakıyorum. linnes'i oynatıyorum mariano antreman sahasındaki binada balkonundan aşağıdan geçenlere tükürüyor, ömer bayram oynasın lan diyorum nagatomo odasına kapanıp son ses manga açıp kimseyi uyutmuyor. emre akbaba, emre taşdemir falan sakat oldukları için sessizler çoğunlukla. ama haber gönderiyorlar "bize böyle böyle yaparsa dötünü keseriz billah" diye. donk yahu donk. çok üzgünüm be. adamın odasını pargalı misali bastırıp uykusunda bayıltıp, küre dağları milli parkına bırakmak zorunda kaldım.
    gücüm yunus akgün'e atalay babacan'a falan yetiyor. bi de mustafa kapı. üçünü alıp umut sarıkaya'nın meşhur berlis karikatürü * gibi anlattıkça anlatıyorum, veriyorum coşkuyu... ama oynatmıyorum. oynatamıyorum.

    ve daha nicesi.

    bu çaresizlik içerisinde kapattım oyunu.

    allah başka dert vermesin. işimiz çok zor.
  • beta versiyonunda merak ettiğim 30 adet futbolcumuzun profilleri için buyrunuz.

    adem büyük - https://gss.gs/Dw6.jpg
    atalay babacan - https://gss.gs/3hB.jpg
    christian nekadio luyindama - https://gss.gs/cr4.jpg
    emre akbaba - https://gss.gs/BLt.jpg
    emre mor - https://gss.gs/Gb2.jpg
    emre taşdemir - https://gss.gs/jt1.jpg
    erencan yardımcı - https://gss.gs/Fm7.jpg
    fernando muslera - https://gss.gs/3rV.jpg
    florin andone - https://gss.gs/oBx.jpg
    jakup jimmy durmaz - https://gss.gs/bXm.jpg
    jean michael seri - https://gss.gs/N7M.jpg
    marcos do nascimento teixeira - https://gss.gs/lVz.jpg
    mariano ferreira filho - https://gss.gs/apu.jpg
    mario lemina - https://gss.gs/VDU.jpg
    martin linnes - https://gss.gs/mUL.jpg
    mustafa kapı - https://gss.gs/VfE.jpg
    okan kocuk - https://gss.gs/c7C.jpg
    ömer bayram - https://gss.gs/evq.jpg
    radamel falcao garcia zarate - https://gss.gs/6hs.jpg
    ryan guno babel - https://gss.gs/mHL.jpg
    selçuk inan - https://gss.gs/kTx.jpg
    sofiane feghouli - https://gss.gs/a8j.jpg
    steven nzonzi - https://gss.gs/YCe.jpg
    süleyman luş - https://gss.gs/RP3.jpg
    şener özbayrakli - https://gss.gs/fMf.jpg
    taylan antalyalı - https://gss.gs/so2.jpg
    valentine james ozornwafor - https://gss.gs/4VK.jpg
    younes belhanda - https://gss.gs/3pC.jpg
    yunus akgün - https://gss.gs/Vp2.jpg
    yuto nagatomo - https://gss.gs/HdD.jpg
  • cm 99-00'den beri her versiyonunu oynadığım, fm 2012den beri her sene orjinalini aldığım oyun. yani anlayacağınız 20 senedir bu oyunla haşır neşirim. sadece geçen sene fm 2019 sürümünü belki tek takımla oynamışımdır, geri kalan oyunlarda harcağımı saatler inanılmaz boyutlara ulaşmıştır.

    bu serinin son oyunu da çıkınca 1 senelik ara yeter dedim ve fifa ultimate team batağından kendimi kurtarmak için fmye sardım.öncelikle belirtmem gerekir bu sene oyun akıyor. 6 senelik macbook air üzerinden oynamaktayım oyunu ve 2014-2019 arasındaki oyunlar macbookta aşırı ısınma donma ve kasma yaparken bu sene arayüz ve oyun hızı çok iyi optimize edilmiş gibi hissettim. (maç motorunda sürekli 2d kullanırım hiç 3dye geçmem düşük sistemli kullanıcılar için önemli not)
    arayüz 2018den direk 2020ye geçince biraz zor geldi ancak form geçicidir klas kalıcı minvalinde, 20 seneni verdiğin bir oyunda hemen alışıyorsun. görsel olarak zaten bi beklentimizin olmadığı text tabanlı bir oyun zaten fm. o yüzden direk oyunu incelemeye koyulayım.

    oyunu aldım ve ilk olarak hemen ingiltere 4.ligini açtım. armasında aslan olması ötürü salford city ile kariyere başlayayım dedim çok şekilli bir arması vardı. hem yönetici olarak da paul scholes, gary ve phil neville kardeşler mevcutmuş bu kulüpte. zaten bütçemiz yok, bi yandan work permit işkencesi bi yandan alt lig çilesi derken beleşe oyuncu kiralayabileceğim bir parent club istedim yönetimden. tottenhamın pilot kulübü oldum 3-5 kiralık 3-5 free transfer derken takımı biraz arogdaki cem yılmazın takımından 1970ler ingilteresine çekebildim. tam dedim her şey hazır lige başlayalım, ama o da ne...

    -arkadaşlar bu oyunda ilk olarak bilmeniz gereken şey penaltı atılmıyor. ligde 8 penaltının 7sini kaçırdım. oyuncudandır dedim değiştirdim hala kaçırıyor ama rakip bundan hiç etkilenmemiş sapır sapır atıyor. buraya bir eksi yazdık.
    -bu oyunda ikinci olarak bilmeniz gerek şey karşı karşıya gol atmanız imkansız. sen de olsan ai da olsa orta sahadan topu alıp son stoperine 30m fark koymuş olsa bile kaleci ile karşı karşıya gol atması inanılmaz derecede zor. kimse atamıyor. ai da sen de kaçırıyorsun sürekli. bir eksi de buraya yazdım
    -yine oyunun bu sürümünde (20.3.2 yada 20.3.3 oynuyorum sanırım şuan açık değil oyun tarih itibariyle en günceli işte) topa hakim olan sabırlı, pas yapan beklerin bindirdiği total futbol ya da guardiola barcası ne derseniz artık şeklinde oynamaya çalışırsanız maç sonunda istatistiğiniz 6 şut girişimi 1 kaleyi bulan olarak sonuçlanır. en az 5 maç key pozisyon bile göremeden maç bitti. eh belki hata bendedir dedim eksi yazmadım ancak şuraya kadar...
    -oyundaki gol algoritması tamamen ai ya da user olsun stoper ve bek arasına atılan uzun topta forvetin arkaya kaçması üzerine kurulu tamam uzun top olur diyorsun ancak, stoper ya da kalecinin top takibi sıfır bu motorda büyük bir eksi. zaten 10 pozisyona girerse 1 tane anca atabiliyor forvetleriniz. dolayısıyla aynı maçı tekrar tekrar izliyor izlenimi veriyor maçlar.gollerin 10da 6si uzun top artı koşu, 2si duran top 1i uzaktan şut 1i orta kafa şeklinde. büyük eksi.
    -oyun sizden sadece hızlı kanat ve kaçan forvetle oynamanızı istiyor. diğer şekillerde gol atmanız başarısız. ayrıca salford city ile yaptığım 160 maçta gördüm ki, oyuncular karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda bir kere bile bakın bir kere bile yanında boş olan adama pas atmıyor, bu da büyük defekt.
    -eski serilerdeki kondisyon düşmesi, sakatlık ve ceza sorunları çözülmüş bu da bir artı.
    -brezilya 3.liginden bir topçu almak isterseniz hala 112m€ gibi fiyat çekiyolar ucuza wonderkid hala toplanmıyor. maşallah sizin dışınızdaki tüm kulüplerin judging potential ability özellikleri 20 üzerinden 56 filan. bu da saçma.
    -hala 5 maç iyi oynayan ödül alan oyuncunuz sözleşmesinin bitmesine 4 sene varken ya da daha sene başı sözleşme imzalamışken yeni kontrat isteme saçmalığını yapmakta. adamı sene başında alıyorsun 10. hafta yıllık 1 m alan genç yıllık 4.6m den sözleşme istiyor. vermezsen mutsuz huzursuz olup takımı bozuyor. bu da bir eksi.

    demem o ki oyun yine olmamış, 2013 ile arasında ne fark var deseniz sayamam. kendini oynatıyor ama zevk vermiyor. oyunun bugını buluyorsun ve oyunu oyunun istediği şekilde oynuyorsun. kendi istediğin şekilde değil. 4-3-3 formasyonlu atakta 3-4-3e dönen sabırlı bir tiki taka oynamak isterken, kendinizi asimetrik 4-2-3-1 ile vertikal tiki takada buluyorsun

    --- alıntı ---

    özet:bence almayın, yamalı 19 oynayın. ben salford city ile 3 senede 3 lig çıktım.şuan premier ligdeyim. kulüp para vermiyor, millet takımı beğenmiyor, bulduğun 18 yaş yıllık 1k euroya oynayan 18k değerli adama 78m€ bonservis isteniyor, karşı karşıya gol olmuyor, karşı karşıya takım arkadaşına pas veren yok, kazandığın penaltı kaçıyor, sürekli aynı golleri atıp yiyorsun, takıma empoze etmek istediğin taktik varyasyonları sınırlı... olmamış oyun.
    not:son yama ile ilgili görüşlerimi sonradan yine eklemeye çalışırım.
    --- alıntı ---
  • her zaman olduğu gibi yine türkiye ligindeki alt yapı oyuncularının zahmet edip de özelliklerini girmeyen oyun. fm data sitesinde genç oyuncuların bütün özellikleri yazarken oyun veri tabanında yazmıyor. dolayısıyla 0 olan bütün özellikler her yeni kurulan oyunda oyuncunun tahmini potansiyel yetenek aralığına göre random bir değer alıyor. o kadar paraya oyun satıp şu değerleri girmemek nasıl bir üşengeçlik onu da anlamadım ama mevcut düzende istediği kadar potansiyeli olsun alt yapıdan düzgün bir oyuncu çıkartmak random dağılan özelliklerin saçmalaması yüzünden çok zor oluyor. yine editöre girdik alt yapı oyuncularının elle tutulur potansiyeli olanların fmdata sitesindeki verileri tek tek işledik oyundan zevk alalım, kararlılığı 3 kanat oyuncusu, zıplaması 7 stoper oyuncusu vs çıkartmayalım diye. oysa oyuna para veriyoruz. bunların hazır yapılmış olması lazımdı.
  • beni bu akşam şoka sokmuş oyun. biraz fm oynayayım dedim açtım transfer dönemi, baktım oyuncular milli takımdan dönüyor, 1-2 futbolcu dönmedi "aa euro 2020 vardı, dur bakalım nolmuş" diye aklıma geldi ve bi baktım;

    https://gss.gs/cbR.png

    ulan bu nasıl mümkün olabilir. oyun temmuz 2019'dan başlıyor. türkiye gruptan çıkmış bi de üstüne kura ile aynı gruba düşüp 0 çekmiş.*
  • şimdiden "mario lemina sizinle kişisel bir meseleyi görüşmeyi talep ediyor" "younes belhanda sizinle kişisel bir meseleyi görüşmeyi talep ediyor, takım üzerinde etkisi büyük olduğundan meseleye dikkatli yaklaşmanız gerekebilir." bildirimlerini görmeye başladım. hangi birini oynatacağız lan?

    fatih hocama kolay gelsin. başında çok tatlı bir bela var bu sene.
  • artık fm severlerin akıllarıyla dalga geçmeye başlayan bir firmanın, yeni yıla hazırladığı tamamen makyajlanmış football manager 2019 gibi duran serinin yeni versiyonu.

    kadroları, oyuncu potansiyellerini, liglerdeki düşen-çıkan takımları güncelleyip; üzerine de bir kaç oyun için arayüzde değişiklik ve tema makyajı ile 19 serisini tekrardan üstelik 60 tl daha pahalı bir fiyatta oyunseverlerin önüne sunmuşlar.

    bu oyuna rakip ve muadili bir oyun piyasaya çıkmadıkça her sezon bir sezon öncekinin tekrarını yaşayacağız gibi duruyor.

    benim gibi fm manyağı bir oyuncuyu bile bu sezon çıkardıkları bu saçma versiyon ile çileden çıkartmayı başardılar.

    ne maç motoru, ne de yapay zekaya en ufak bir dokunuş bile yapılsa yine bu üstte yazdıklarımı yazmazdım.

    ama geçtim dokunuşu, adamlar sanki mükemmel bir oyun motoruna sahiplermiş gibi makyajlayıp "alın oynayın işte en iyisi bu, başka oyun yok zaten ehehehehe" demişler.

    %50'nin üzerinde bir indirimde yakalamadığım müddetçe almayacağım bir oyun yapmışlar kısacası.
  • son yama ile beni acayip şaşırtmış oyundur.

    uzuuun süre sonra ilk defa maç motorunu elden geçirmişler, ilk defa farklı farklı pozisyonlarda gol oluyor, ilk defa oyuncular 3 haneli iq ile oynuyorlar hissi veriyor. gel gelelim... epl oynamak hiç zevkli değil. sarıyer'in ingiltere şubesi brighton ile oynuyorum. uğraştım, didindim. ilk sezon uefaya gittim. 2. sezondan itibaren 4 sene üst üste 2. oldum. arada 1 şl kazandım ama... ligi kazanmak imkansız gibi gelmeye başladı. liverpool ilk 4 sezon 96 puanın altına inmedi. 5. sezon hazır liverpool yaşlandı. bu sene benim senem diyordum....

    manu mbappe + frenkie de jong + everton'a toplam 400 küsür m euro para verdi. 400 küsür m euro!!! 5. sezon manu sadece 106 puanla şampiyon oldu.

    resmen motivasyonumu düşürdüler eşşolu eşekler.
  • norwich city ile 2022-2023 sezonu ortasında onca zorluklarla geçen sezonlardan sonra nihayet orta üst sıralara tırmanmaya başladığım oyun. ilk işim maksimum sayıda ve en iyi seviyede antrenör, scout ve spor bilimi ile sağlık ekibi kurmak oldu. alanlarında en iyi hocaları en tecrübelilerini almaya çalışarak bütçemi buna ayırdım ve ligin en iyi kenar takımını kurdum. bu durum bireysel antrenmanlarla oyuncuların gelişmesine ciddi katkı sağladı. amacımız geriden kısa paslarla oyunu kurup rakibi paslarla yoracak bir orta tempoda kısa verkaç oyunları ile önde baskı oyununu sentezleyip ikisini bir arada harmanlamak ve nihayet istediğim pas ve hücum verilerini 2,5 sezon sonunda elde etmeye başladım. bu süreçte en karlı işlerimden biri sözleşmesi biten oscar' ı çinden bedava getirip bir sene sonra pornografik rakamlara yeniden çin' e satmak, stoke city' den butland' ı alıp arsenal' e yüksek karla satmak ve son olarak sandro tonali' yi üst seviyeye pazarlamak oldu. gitmek isteyeni tutmuyorum açıkçası. iyi bedeli gördüğüme inanınca bırakıyorum. takım kaptanım ward-prowse. çok iyi duran top kullanıyor adeta içine 2011 model selçuk inan kaçmış biridir. bir ara butland' ı sattıktan sonra uğurcan' ı getirsem de istediğim libero görevini yerine getiremeyince kendisini satıp schalke' den nübel' i 10m €' ya transfer ettim. takımda çok sayıda genç oyuncu hali hazırda mevcuttu ve bu sebeple avantajlı sayılırım. genelde 4-2-3-1 ve 4-3-3 tercih ediyorum. pas oyunumda daha çok 4-3-3. brexit sonrası ingiliz oyuncular daha bir değerlendi ligde. en külfetli harcamamı da barcelona b' den fati için 80m € ödeyerek yaptım. güncel as kadromda gk: a.nübel, cameron dawson
    sağ bek max aarons, rocky bushiri
    stoper: godfrey, nathan wood, pau torres, rodrigo becao
    sol bek jamal lewis, rob nizet
    merkez rotasyonum: sergio gomez, gabri veiga, monchu, ward prowse, t.almada, r. vieira, j.garner, s.mctominay, luca sangalli
    kanat forvet ve forvet rotasyonum: ansu fati, emi buendia, e.haaland, k.dembele, v.fischer(k), e.valencia, mohammed guindo, t.cantwell (mateo pellegrino ve tyrese omoteye kirada)
    genç ve dinamik bir kadroyla gümbür gümbür bir takım olduk ve hedeflerimizi büyüteceğiz. oyuncuların çok mevkili olması da takımı güçlü tutuyor. ama en önemlisi özellikli oyuncu bulmak. defansif orta sahada sadece savaşçı değil, merkez orta sahada defansif oyun kurucu rolü takım savunması ve hücum dengesi için çok daha makul bana göre.
  • bağımlılığım olarak her yıl almak zorunda olduğum oyun. yine galatasaray'ı alarak başladım.

    oyun yapım gereği adım adım giderek oynarım, en başta başarı gelmez çünkü kadroyu vs. sıfırlarım adeta. ekonomik oyuncular alır yavaş yavaş başarılı olmaya çalışırım. bu da uzun süre başarısızlık demek aslında. artık yaşlandık, öyle taktik falan da uğraşamıyoruz, yine başarısızlık demek bu da. zor geliyor artık bana bu oyun kısaca *

    ilk 3 sezon galatasaray için oldukça zor. sattığın kadar al kuralı yüzünden kadronun sağını doldursanız solu kalıyor solunu doldursanız sağı. ben de başarılı olamadım. ilk 3 sezonda sadece bir kez şampiyon olabildim, bir de türkiye süper kupası'nı almışımdır. bu dönemde bol bol altyapı tesisi geliştirdim, koçları vs. iyice adam ettim ve yüksek maaşlı oyuncular yerine düşük maaşlı oyuncu tercihlerim sayesinde ekonomi bayağı toparlandı. ffp sonrası dönem için iyi transfer bütçeleri almak istiyordum.

    ffp sonrası sezonlarda da, en başta, lige bile ambargo koyamadım diyebilirim. marcelo bielsa fenerbahçe'nin başına geçti ve sezonda 90 puana yakın topladığı oldu. yine giden şampiyonluklar oldu böyle. bu dönemde de transfer ücretlerini iyi kullanıp bu sefer kadro derinliğini de iyi kaliteye getirdim.

    altıncı ve yedinci sezonlar ise benim sezonlarım oldu sonunda. beşinci sezondan itibaren başarının ayak sesleri geliyordu zaten. altıncı sezonda maalesef şampiyonlar ligi'nde chelsea'ye gençliğimizin, sakatlıkların ve cezaların kurbanı olarak elendik. yedinci sezon ise tam istediğim gibi geçti. sakatlık ve ceza problemi yaşamayayım diye neredeyse 3 tane 11 çıkarabileceğim bir takım kurdum ilk önce. lige 28 kişi kaydedebiliyorsunuz ama u21 oyuncuları buna dahil değil, o yüzden +30 kişilik kadro da kurabilirsiniz. böylece ceza + sakatlık işinden bir nebze kotarabiliyorsunuz olayı. kura şansı da yanımda oldu. son 6 sezonda 4 kez şampiyon olan psg, milan'a yarı finalde elendi. ben de milan'ı finalde geçtim * milan'ın kadrosu şl finaline yakışmıyordu zaten, benimkinden kötüydü. oraya gelene kadar da bazı devleri zar da olsa zor da olsa eledik. ancak oyunda şöyle bir şey var; psg ve diğerleri. psg'yi elemeniz cidden zor. bana çıkmasın diye dua ediyorum.

    velhasılıkelam, 7 sezonda ancak şl'yi alabildim. avrupa'daki en yüksek diğer başarılarım, ffp sezonlarından birinde uefa kupası'nda oynadığım son 16 turu ve altıncı sezondaki şl son 16 turu.

    türkiye süper kupası ve türkiye kupası'nı taş çatlasa üçer kez almışımdır.

    şampiyonluk sayım da 4 bu 7 sezonda. ilk sezon 7. oldum, nasıl kovulmadım bilmiyorum *

    gelelim yorumlara; oyun istediğim gibi mi, hayır. oyunun istediği tarzda oyun oynamanız gerek. ben pas oyunu yapacağım falan uğraşmayın bence. ben de sonradan anladım olmadığını. ileride hızlı oyuncular oynatın ve onlara uzun paslar attırın. adamlar koşsun karşı karşıya kalsın. yarısını kaçırıyorlar, attıkları yetiyor işte. bu bakımdan oyun hayal kırıklığı oldu, illa hızlı adam lazım başka türlü olmuyor. zorunlu olarak bu şekilde mi oynamam gerek yani diyorsunuz. ancak yapacak bir şey yok, belki ben becerememişimdir başka taktik oturtmayı.

    galatasaray için arjantin pazarı bulunmaz nimet. ucuza çok kaliteli adamlar var. mutlaka bakın oraya. tüm kadroyu düzersiniz yok pahasına.

    oyunda şöyle bir olay da var sanki, başarısız iken altyapıdan efsane adamlar çıkıyor. ilk sezon 7. oldum, o sezon çıkan forvetim ve sağ bekim şu an şampiyonlar ligi şampiyonluğunda önde gelen adamlardan oldular. ikinci sezonumda çıkan kalecim şu an as kalecim. orta sahada yedek oyuncularım var bol bol altyapıdan çıkan. altyapı çok iyi çalışıyor en azından çalışıyordu. son 2 sezonda ise potansiyeline bakıp bu adam yedek bile zor olur diyeceğiniz adamlar çıkıyor. sıkıntı oluşturmaya başladı bu durum. asıl kadrodan takımda bir miktar tuttuğum (birkaç sezon) sadece fernando muslera, christian luyindama nekadio ve marcos do nascimento teixeira marcao oldu. profilleri iyi gerçekten. muslera'yı maaşı dolayısıyla göndermek istedim ama gönlüm razı olmadı * altyapıdan da işe yarayacak, en azından yedek olarak işe yarayacak, sadece süleyman luş ve mustafa kapı kadroda kaldı bildik isimlerden.

    bir de çin gerçeği var. bizim ara transfer dönemi onların sezon başı transfer dönemine denk geliyor sanırım. ara transfer döneminde çin'den oyuncularınıza fantastik teklifler geldiği oluyor. hatta biraz pazarlıkla inanılmaz tekliflere çıkarabiliyorsunuz ücretleri. garip olmuş.

    altyapınızdaki oyunculara da bazen çok ekstrem teklifler geliyor. bence bir kısmını kabul edin * 17 yaşında u19 daki adam için 50 mn yi reddetmişliğim var. sonra geliştiremedim ya da gelişmedi, 3 yıl sonra 5 mn'ye bıraktım. bir başkası için de 50 mn'yi reddettim, o gelişti. şu anda da gelen 50 mn'leri reddediyorum. biraz da şans demek ki *

    u19 takımım u19 şl'sini 3, 4 kez üst üste aldı. diğer takımların u19'larında çok kötü adamlar var. sizde biraz iyi adam olunca hep kazanıyorsunuz kupayı.
  • almak istediğim ancak alma eşiğim olan oyun.
    o eşik şu;
    en son fm 2015 oynadım. öyle kariyerler ve başarılar yaşadım ki kıyamayıp 2019 sonuna kadar oynadım. ancak bu oyunca değeri 300k olan genç yeteneğimize 425 milyon euro isteyen hollanda ikinci lig ekipleri vardı.
    aynı saçmalık efsanenin 2020 sürümünde var mı? varsa almayacağım. desteklerinizi esirgemeyin renktaşlarım. söz ilk belhanda'yı satacağım.*