• 152
    newcastle united ile 5 sezonun sonunda şampiyonluğa ulaştığım oyun.

    kadrom
    ranieri
    mbabu-lascelles-lucumi- theo hernandes
    ronaldo viera- nicalas nartey
    adama traore(jordi mboula) miguel almiron- ryan sessegnon
    micheal kouame
    şeklindeydi. ranieri 180 potansiyelli regen. theo hernandes'si kelepir gibi aldım. nicolas nartey'in 3.9 milyon euroya serbest kalma maddesi vardı aldım. adama traore'yi chelsea aldı devre arasında. yerine west hamla championchip'te iyi bir sezon geçiren mboula'yı aldım. mboula sezonun kalanında 12 maç 7 gol 5 asist ile oynadı. kouame son 3 sezonun gol kralıydı zaten. atıyor adam.

    transfer politikamı genelde satış listesindeki oyuncular, sözleşmesi dolmak üzere olan oyuncular üzerine kurdum. çünkü oyunda başka türlü transfer yapmak cidden çok ama çok maliyetli.dahası oyuncu satmak da bir o kadar zor. alttan sürekli hayvan gibi regenler gelince kimse sizin göndermek istediğiniz adamlara iş atmıyor.

    5 sezonluk süre zarfında 2 kere avrupa ligini kazandım. 2 kere şampiyonlar ligine çeyrek finalde veda ettim. çok rotasyon yapmış olmamın ciddi bir oyuncu sirkülasyonu yaşamış olmamın da bunda etkisi büyüktü. devre arası 3 oyuncu kaptırıp 5-6 oyuncu alınca şampiyonlar liginde devam edebilme şansınız pek kalmıyor. premier lig şampiyonluğum bana bile sürpriz oldu. sezon başı manchester ile bi maç oynamıştım içimden geçmiştlerdi. pogba'nın yanında milinkovic savic, sol kanadında jadon sancho olan bir takım düşünün. işte o manchester united. sezonu 1 puan önde bitirdim. 4 ay yenilmeme serisi yapmış olmamın bu şampiyonlukta payı çok büyüktü.

    yeni sezonda orta sahaya claudio gomes ve micheal cuisance hamlelerini yaptım. maitlan-niles'ın sözleşmesi bitmişti onu da kaptım. yedek kulübesinde oynayabildiği mevkiler nedeniyle tam bir joker. elimi hafifletir diye düşündüm. 3.9 milyona aldığım nartey 35 milyon euro gibi bir bedelle leicester'ın yolunu tuttu.
  • 156
    galatasaray ile olan kariyerimden sıkılıp, serie a ekiplerinden birisi ile kariyer yapmam gerektiğini hissedip parma ile kariyere başladığım oyun olmuştur. ilk sezonda parma'da bir çok kiralık futbolcu vardı. tahminlere göre küme düşmeme mücadelesi verecekti takım fakat ligi 8. bitirdim. önümüz sezon için ise 9 milyon euro transfer bütçesi vermişlerdi. bu rakam çok azdı tabi. genelde ücretsiz oyunculara ve kiralık oyunculara baktım. kadromu olşuşturdum. 2. sezonun bitmesine 10 hafta kala ligde 6.yım. önümüz sezon için büyük bir bütçe gelir mi bilmiyorum ama karınca kararınca kadroyu geliştirmeye devam edeceğim. açıkçası sevdiğim, hoşuma giden bir kariyer oluyor.
  • 157
    (bkz: #2669911)

    parma kariyerim ile 2. sezonumu bitirdim. çok fazla yatırım yapamadığım için kurduğum takım çok parlak olmadı ve ligi 9. bitirdim. transfer dönemi için 17 milyon euro transfer bütçesi verildi. kadromu kurdum. forvet eksiğim vardı, atalanta'da genç bir pivot santrafor aldım. ayrıca juve'den de moise kean'i kiraladım. ayrıca oyunda çok güzel bir detay var. fatih hocamız, canımız ciğerimiz atalanta'nın başında 2 yıldır ve bu sezon sonunda yılın menajeri seçildi. 2 türk italya liginde mücadele ediyoruz.*
  • 158
    çekerim emaneti , öperim adaleti dürtüsü ile arsenal kariyeri açtığım oyundur. ne var ki 6 sezondan sonra bu da baydı. 1 premier lig , 2 avrupa ligi , 1 avrupa super kupası, 3 ff kupa , 4 ingiltere lig kupası sığdırdım. kadromun son hali ise ; kalede jack butland, geri 4 lü de , andrew robertson, de ligt , benkovic ve bellerin orta 3 lü tonali, pogba ,lemar ileri 3 lü de ise hazard , nelson ve moise kean... rotasyonda ise pongracic , eder militao , guendouzi, zivkovic gibi zamanlar var.
  • 160
    galatasaray ve üstü bir profilde takımla transfer listesindeki yıldız oyuncularla çok kolay kiralık sözleşme imzalayabildiğiniz oyun.

    galatasaray’a danilo pereira, ilkay, bernard gibi oyuncuları iki sezonluk yaklaşık sadece 2 mio €’ya kiralamıştım. james rodriguez de az kalsın geliyodu ama sattı real madrid kendisini.
  • 163
    oyuna harcadığınız saat x + aldığınız keyif y 4-5 sinema filmini geçiyorsa orjinal alınmalıdır. denemek için yüklediğim bir oyun var battletech diye, epeyde ilerlemiştim. orjinalini seve seve alırım save'leri atabilirsem. öyle diyeyim renktaşlar.

    severek oynuyorsanız yazın gidin gerekirse büfede sipariş götür getir işi yapın 1 aydan önce bahşişler yeter almanıza. bari temiz temiz oynarsınız.

    barisgs arkadaşımıza ben ilgili bilgileri ilettim, ondan alabilirsiniz ^^
  • 164
    saçma sapan bir regen motoru olan oyuncu. paso 166 lık adamlar çıkması mı dersin tek tük çıkan 2 metrelik oyuncuların kanat oyuncusu olması mı dersin 170 lik stoper çıkması mı dersin yoksa özel yeteneği 3-4, top sürmesi 7-8 olan kanat oyuncusu mu dersin uzar gider bu örnekler. regen motoru cidden sınıfta kalmış durumda. ya bi kere bir oyuncunun öyle 160-170 potansiyeli oluyorsa oynadığı mevkiyle ilişkili bazı özelliklerinin mutlaka kalburüstü olması lazım.
  • 168
    bir türlü galatasaray ile başarılı olamadığım oyun. başarıdan kastım; avrupa başarısı. içimi dökmek ve oynadığım oyunu biraz anlatmak için uzun bir girdi yazacağım; hazırlıklı olun *

    oyun stilim ilk olarak ekonomiyi düzeltip sonradan pahalı transferlere yönelmek üzerine kurulu. ffp olmadığı zaman da böyleydi olunca da böyle. o yüzden ilk sezon para edebilecek, çok maaş alan ama performansının düşük olacağını düşündüğüm adamların hepsini yolladım. kiralık ve güney amerika'dan genç, ucuz ve kaliteli adamlara yöneldim. yıllarca da bu adamların ekmeğini yedim. tek tek yazayım da belki alan olur. sağ bek tomas guidara, sol bek braian cufre, ofansif oyuncular matias vargas ve exequiel palacios. thiago almada da almayı kaçırıp pişman olduğum başka bir arjantinli. bu elemanları ortalama 3 mn euro ya alabilirsiniz. ileride ofansif oyuncuları 30'a bekleri de 15'e satabilirsiniz. ilk sezon şl'de sonuncu, olup türkiye'de tüm kupaları topladım.

    ikinci sezon da aynı planda ilerledim. lisandro martinez gibi muhteşem bir stoperi yok pahasına alıp birkaç sezonda 30'a serbest kalma maddesiyle kaptırdım. çok rahat 60 falan ederdi. yine bir arjantinli. yine türkiye'deki kupalarla yetindik, şl'de sonunculuk geldi.

    üçüncü sezon da aynı terane. bu arada takımda ikinci sezondan sonra tanıdık birkaç adam ya kaldı ya kalmadı. maaş konusunda çok katı davranıp harcanan maaşı yılda 35 mn euro lara kadar düşürdüm, belki daha da az. kulüp resmen para basıyordu ama gelin görün ki ffp yüzünden o parayı kullanamıyordum. neyse, türkiye'deki kupaları gene topladık. avrupa'da bu sefer şl'de 2. olup bir üst turda arsenal'e deplasman golüyle elendik. çok yüklenmiştik ama olmadı.

    4. sezon! sanırım fm hayatım boyunca en şok edici sezonlarımdan biridir. şl'de 3. olup uefa'ya gittim. namağlup finale kadar çıktım. finalde karşıma beşiktaş geldi. evet, beşiktaş. marcelo bielsa ile anlaşıp iyi kadro kurmuşlardı ve onun ekmeğini yiyorlardı. yapay zekanın uzun süredir bu kadar aktif olduğu bir fm gördüm bu arada. beşiktaş, fenerbahçe falan yeri geliyor 20 mn euro lara transfer yapıyorlar. neyse, finali kaybettim. ben şok, ben iptal. ligi de fenerbahçe'ye kaptırdım o sezon. tam bir looser lık.

    5. sezon saçma sapan bir fikstür vardı. dünya kupası qatar'da diye sanırım. hiçbir şey anlamadım bu yıldan. şl'de 3. olup uefa'da yarı finalde manchester united'a ezilerek elendim. 4 yıllık ffp sıkıntımdan sonraki ilk yılımdı ama hemen para vermeye başlamıyorlar. yarım sezonda anca verdiler.

    6. sezon. şl'de bir üst tura çıktım ama bayern münih'e elendim yine kötü oyunla. artık türkiye'de rakipsizim, paramın da olmasıyla bol alternatifli kadro kurabildim. bu ve bundan sonraki sezonlarda sırf tatille türkiye'deki maçları geçiyorum diyebilirim. tek bir amacım var, şl'yi almak.

    7. sezon çeyrek finalde villarreal'e elendim. en üzüldüğüm sezondu. kupayı porto almıştı ki ben de alabilirdim yani. ilk maçı 2-0 kazanıp deplasmanda duran toplar yüzünden 3-0 geriye düşmüştüm. 3-1'e bir şekilde maçı getirmiş ama son dakika golüyle 4-1 yenilerek elenmiştim.

    8. sezon roma'ya deplasman golü kuralıyla (son 16 turunda) gene 90+'larda gol yiyerek elendim. yine hüsran bir yıl.

    9. sezon. çeyrek finalde borussia dortmund'a yine son dakikalarda yiyerek elendim.

    velhasılıkelam sunday league footballer olarak başladığım kariyerde şu an bayağı tanınıyorum. kulüpte efsane statüsüne geldim. türkiye'de bir şampiyonluk dışı kaçırdığım şampiyonluk yok. türkiye kupası'nı hep kazandım ama türkiye süper kupası'nı en az bir kez kaybettim, belki de 2.

    gel gelelim avrupa'da kupa yok. sürekli avrupa'dayım o yüzden kulüp sıralamasında 12. liğe kadar yükseldim ancak daha yukarısı gelmedi bir türlü. zaten kupa da olmayınca ilk 10'a 5'e girmek çok zor. kupa almak da pek kolay değil. bir oyuncuya teklif geliyor, kabul etmiyorum; vay efendim niye kabul etmedin diye küsüp oturuyor. morali bozuk olunca da bir türü verim alamıyorsun. dakika başı sözleşme yenilemek istemiyorum. çıkmaza girdim resmen.

    para bol. şu an 150 mn euro transfer bütçem var. bir orta sahaya 112 mn euro vereyim de alayım lanet olsun dedim ki adam oyundaki en iyi orta alan oyuncularından biri olmuş ve kalburüstü bile sayılamayacak bir takımdaydı. chelsea de araya girdi oraya gitti tabii ki. türkiye'ye adam getirmek de zor. tek kulüple başarılı olunca lig kalitesi o kadar çabuk yükselmiyor bir türlü. ligin cazibesini arttıramıyorum.

    taktiğim de çok iyi değil demek ki bir türlü istediğim oyun oynanmıyor. artık kalburüstü takımlara da üstünlük kurabilsem de sürekli son dakika golleriyle bir şekilde eleniyorum. büyük takımlarla eşleşirsem muhtemelen direkt eleneceğim.

    ben de artık saldım. hedefim porto olmak dedim, oyuncu yetiştirip satıyorum. 80 mn euro'ya bir stoper sattım yerini 3 mn euro luk adamla doldurdum. arada ciddi kalite farkı var ama kaliteli kadro kurunca da zaten kazanamıyorum bari zengin olalım dedim. bakalım bir gün şl'yi alabilecek miyim?
  • 171
    hakkında sözlüğe bir açıklama borçlu olduğum oyundur.*

    şimdi ben yaklaşık 6 ay önce bu başlıkta hikaye anlatır gibi kariyerimi anlatıyordum.
    (bkz: #2571260)
    (bkz: #2573947)
    o ara insanların hoşuna gitmiş olacak ki adeta mesaj yağıyordu.*
    kitapların arkasında yazan ''son zamanlarda okuduğum en iyi şey, soluksuz bir macera, yemekte bile okuyoruz.'' tadında mesajlar alıyordum diyebilirim. tamam lan öyle diyemesek de hikayeden anlayan bazı yazarlar ''kardeşim devam edersen seviniriz, okuması eğlenceli oluyor, özlemişiz fm hikayesi okumayı'' tadında mesajlar atıyordu. işte bu açıklama o yazarlar için.

    beyler ben oyuna devam ediyordum. üst ligde işler beklediğimden iyi gidiyordu ve ligin 2. yarısının ortalarına kadar gelmiştim. bir gün niye olduğunu bilmediğim bir şekilde kayıtlı oyunuma giremedim. en azından istediğim şekilde giremedim. tek seçeneğim aylar öncesinden devam etmekti ve onu da yapmak istemedim açıkçası. iyi kötü çok ilerlemiştim çünkü. o kariyer eğlenceli gidiyordu ve başka kariyer açmak da istemedim. dolayısıyla bıraktım oyunu. neyse olay bu değil. ben bunu sözlüğe yazdığımı zannediyordum, meğer yazmamışım. yazmayı düşünmüştüm de aklımda ''yazdım'' diye mi kaldı bilmiyorum.

    öyle patladı yani o kariyer. yapacak bir şey yok başka bir kariyerde görüşmek üzere diyelim.
  • 174
    galatasaray'da şampiyonlar ligi kazanıp misyonumu tamamladığımı düşünüp takımdan ayrıldım. büyük bir takıma gidip neredeyse sıfırdan kurmak istiyordum.

    real madrid'den teklif geldi. gittim, 80 milyon € bütçe verdiler. kulübün mali durumu idare eder.

    yahu, galatasaray'da ben 150 milyon € bütçe alıyordum zaten.*
  • 175
    2025 yılına gelmeme rağmen hala daha gözlemcilik aktivitesini başarılı kullanamadığım oyun.

    ben istiyorum ki geleceğin yıldızı çıtır çocukları keşfetsinler. adam bana gelmiş 28 yaşında bonservisi 80 milyon euro olan kalburüstü forveti öneriyor. utanmasa dicek barcelona'da messi diye bir adam var , onu mu alsak.

    istediğim şeyi siz anladınız, bir yardım beklemekteyim.

    https://gss.gs/cki.jpg

    gözlemci aktivitem bu şekilde.