• 1
    fm serilerinde lige ambargo koyulan sezonların ardından girişilen sapıklıklar, fanteziler bütünüdür.

    fm 15 olması gerekiyordu. efenim 5 sene üst üste şampiyon oldum galatasaray'ımızla. bu süreçte 1 adet de şl şampiyonluğu, 2 yarı final gibi sportif başarılar söz konusu. mali durum düzeltilmiş, hatta borç bir hayli azaltılmıştı. ama tabi ki bitmemişti. bilirsiniz; cehennem buz tutar, temmuz ayında izmir'de kar yağar ama bizim borç bitmez :(

    bu başarılı süreçler yaşanırken beşiktaş ve fenerbahçe birinci sıra hayalini öte yana koymuş, lig ikincisi olunca tura çıkmaya başlamışlardı. şampyionluklar gelmeyince mali yönden de zayıflayan bu ekipler, haliyle kadro olarak da zayıflamıştı. bu süreçte tuhaftır ki trabzon'a da kayyum atanmıştı. iki maçta toplam 14 gol atmıştım :(

    ancak kendi başarım beni kesmemiş, hedefimi diğer takımlara yöneltmiştim. fenerbahçe'nin kadrosundaki tüm oyuncular için basına ilgilendiğimiz açıklamasını yapmıştım. lige ambargo koyan ve şampiyonlar liginin de iddaalı takımı olan galatasaray'dan teklif alan oyuncular takımda huzursuzluk çıkarıyor, ayrılmak istediğini yönetime bildiriyordu. böylelikle tüm takımı huzursuz etmiş ve moralini bozmuştum. yaşanan olayları zevkle izlemekle meşgul olmaktaydım.

    aynı sezon beşiktaş'ın başına mourinho geçince hafif tadım kaçmıştı. rekabet sevmezdim. ona da aynı taktiği uygulayınca ilk devre bitmeden alınan başarısız sonuçlar sonucunda kovulmuştu*.
  • 5
    fm 2011'e işsiz başlamıştım. ligin 16.hafta'sı işsiz bir şekilde galatasaray fenerbahçe maçını izlemeye ali sami yen stadyumuna gittim ve orta sıralardaki galatasaray ligde on altıncı sırada bulunan fenerbahçe'yi 2-0 geriden gelip 3-2 yendi. bundan bir ay sonra büyük başkan aziz yıldırım tarafından teknik direktörlük teklifi aldım. ilk işim melo'yu juventus'tan almak oldu ve ligin ikinci yarısını bir beraberlik bir mağlubiyet alarak altıncı bitirdik.

    takımla iyice bütünleşmiştim. kadıköy'de 5-0'lık galatasaray zaferi sonrası kendimi kaybedip arkadaşımdan fener atkısı alıp maçlara mancini gibi çıkmaya başladım. kısa süredeki başarılı dönem sonrası yeni sezon planlarımı matematik defterimin arkasında yapıyor nisan ayında tur atmayı hedefliyordum. ama kelebek etkisi'nin başlangıcı olarak aziz başkan kulüpten ayrıldı.

    başkanımsız, alex ve hain ordusu ile dağ fare doğurdu; çubuklu ilk 10 hafta'da orta sıralardaydı. bende koşmadığı için kaptan alex'e 2-3 maçtır bilenmiştim ve bastım tekmeyi. alex'siz ilk maç'ta volkan başta olmak üzere tüm takım beni sabote etti ve karabük deplasmanında 5-1 kaybettik. herif(volkan) orta sahadan gol yedi. ömrü fm hayatımda böyle bir şey görmedim. bende maçtan sonra direk ültimatom bile yemeden kovuldum ve atkıyıda çöpe attım.
  • 8
    sapkınlık sayılmaz ama maç satmışlığım vardır.

    2004 yılında arkadaşımla lan üzerinden multiplayer oynuyoruz, ben akçaabat sebatspor o da ankaraspor. ben 7-8. sıralarda takılıyorum kümede kalmayı garantilemişim. arkadaş düşme potasında sondan bir önceki hafta akçaabatta benle oynayacak beni yenerse yüzde 90 yırtacak, ben yenilmem en kötü beraberlik koparırım o takımla. derken o ahlaksız teklif geldi. maçı ver lan bana dedi. düşündüm herşeyin bi bedeli var dedim. o zamanki oyunun iyi sağ beklerinden hasan yiğit onda oynuyordu onu bana bedavaya vericen altyapımdan da bi elemana bütün bütçeni basacaksın dedim. kabul etti maça saçma sapan kadroyla çıktım forvete stoper stopere forvet falan koydum 3-0 aldı maçı bizim arkadaş son hafta da beraberlik aldı ligde kaldı.

    bense soyunma odasında primleri dağıtmakla meşguldüm.