• 24
    başlangıç

    "vücut ölçülerini alarak kişiye özel çalışma programı yapıyoruz." yalanına kanarak yavaş yavaş üye olma aşamasına geliyoruz. beslenme ile ilgili sorduğumuz sorulara da olumlu cevaplar alınca hemen üye oluyoruz. yalnız bu üyelik genellikle 1 ay olmaz çünkü aylık 100 lira vermektense, 3 aylık 270 vermek bize çok daha mantıklı gelir.

    gelişme

    ronnie coleman olma hayaliyle ele bir spor çantası alınır ve kulaklık takılarak spor salonun yolu tutulur. bu sürede inanılmaz derecede havalı davranırız, sonuçta kas yapacağız efendim. her neyse, spor salonuna ayak bastığımız an elimize bir kağıt verilir ve hayattan bezmiş, sanki babasının hayrına yapan hocayla hareketler öğrenilir. koşu bandında analiz, ölçüm gibi yalanlara kandığımız için kendimize kızarız. etrafta artistlik yapacak kızda anca hayallerde olur. çünkü gerçekte beyaz atlet ve alevli şortuyla oradakilere hareket göstermeye çalışan dayılar görürüz.

    sonuç

    kilo verdim, kas yaptım psikolojisiyle 1-2 hafta gazla gitsek de, genel anlamda hoşnut olmadığımızdan gitmemek için bahane ararız. spor salonuna gidilen yol bize işkence olur. evde oturduğumuz veya başka bir aktivite yaptığımız zamanda ise inanılmaz derecede mutlu oluruz. bu spor salonu aklımıza geldiğinde ise hocaya küfretmemek olmaz tabi. sonuç olarak, tam bir hayal kırıklığıyla, sürenin dolmasına 2 ay kala o salona gidilmez. sırf 30 lira kar yapacağım diye 200 liralık bir kazık yediğimizi de bir sonraki spor salonu kazığına kadar unutmayız.

    ha bu arada "hocaya artık kesin söyleyeceğim abi bu ne ya, para veriyoruz biz buraya" diyoruz ama neden hiç söyleyemiyoruz?
  • 28
    bir ara bu başlığa fitness ile ilgili (bodybuilding ile ilgili kısmı vücut geliştirme başlığına yazabilirim) tüm bildiğim bilimsel çalışmaları, supplementleri, beslenme şekillerini, warm-up-strecthing ve workout programlarını, herhangi bir hareketin incelikli ve püf noktalarını dökeceğim. ancak şunu söyleyeyim: işin gerçekten %60-70'i beslenme iken kalan %30-40'ının da %60-70'i genetikler. geriye kalan yaklaşık %15'lik kısım da dinlenme ve antrenman yöntemi ve yoğunluğu olacaktır.

    15 ocak 2014'ten beridir aralıksız bu sporu yapıyorum. o zamandan bu zamana kadar geçen 6 yıl 1 ay 6 günlük süreçte 6 kere hasta olmamdan dolayı her birinde 3-4 gün olmak üzere off vermek zorunda kalmıştım. 2014 ile 2017 yılları arasında (2017 dahil) eski spor salonumda ramazan ve kurban bayramlarında salon kapalı oluyordu. bundan dolayı da birkaç günlük offlarım var (evde vücut ağırlığımla devam ettim). ancak bunlar gibi mücbir sebepler haricinde kesinlikle ama kesinlikle bilerek ve isteyerek salona gitmemezlik yapmadım. çünkü orası benim evim. salonun elektrikleri kesildi orada idim. salon tadilata alındı boya-badanacılarla kavga etme pahasına sporumu yaptım. kar yağdı gittim, çok yorgundum gittim, vizem-finalim vardı gittim. gittim de gittim... (bkz: #2285345) hiç pişman değilim, halen de gideceğim. peki ne oldu?

    kollarım yıllardır 36-37 cm seviyelerinde (şaka gibi). geçen sene haziran ayında başlıca whey olmak üzere çeşitli supplementlere başladım ve o sayede biraz göğüs ve omuzlara ekledim. o kadar yani. güç var ama hacim yok cinsten biriyim ve topu topu 1 yıldır spor yapan birisi gibi görünüyorum. genetikler (alt vücut hariç) 0'ın altında. ilginçtir ki alt vücudum, özellikle kalçam (100 cm'nin üzerinde) ve quadricepslerim fazlasıyla iyi. ama upper body'den kaybediyorum işte. önemli bir nokta var ki; karakterim gereği kafayı sporla bozduğum kadar derslerim, akademik başarılarımla da bozdum. ama neyi kaybettim: sosyallik!

    siz siz olun geçen yılların değerini bilin.