• 10556
    geçmiş dönemlerde kendisini yan top, penaltı ve sezon içi 1-2 maçta yediği absürd gollerden ötürü eleştirmiş biri olarak;

    mondragon'un 40 yaşında köln, buffon'un 42 yaşında juve kalesini koruduğu yerde kendisi ile minimum 40 yaşına kadar sözleşme yenilenebilir.

    üstelik muslera'nın diğer örneklere göre fizik avantajı da var, aşırı kilo alacak bir bünyesi yok.

    reflekslerini geri götürecek bir dezavantajı da görünmüyor..

    her sene belli bir standartı vardı ancak 19-20 sezonunda god mod açmış kalecimiz.
  • 10557
    33 yaşında olmasına rağmen allah nazarlardan saklasın 25 yaşında gibi oynuyor. galatasaray’ın kaptanı, efsanesi ve en çok forma giyen yabancısı.

    sözleşmesi konusunda panik yaşanması gerektiğini düşünmüyorum; uzatmak istiyorsa uzatacağızdır. prime döneminde dünya devleri fellik fellik kaleci ararken mutlu olduğunu defaatle dile getiren, muslera’nın 34 yaşında piyasada teklif kovalayacağını sanmıyorum.

    eğer özel sebepleri (çocuğumu ülkemde okutayım) yoksa uzatıp bizimle kalacak, bizleri de, kendisini de mutlu edecek sözleşmeyi imzalayacaktır.
  • 10558
    umarım buffon gibi 40lı yaşlarına kadar futbol hayatına bizimle zirvede devam eder.

    hayal ettim sene 2027 olmuş hala sözlükte muslera'yı konuşuyoruz, bu maçta yine kıçımızı kurtardı diye kendisini övüyoruz. düşüncesi bile güzel*

    kendisi artık çoktan galatasaray'ın ta kendisi oldu. biliyorum kaptan o kupayı sen de bizler kadar istiyorsun. eksik olanı tamamlayana kadar gitmek yok ona göre.
  • 10560
    bu sezon dikkatimi en çok çeken özelliği son on maç gibi oyun kurulumuna yaptığı büyük katkı, pasla çıkarken; eskisine göre çok daha cesur, çok daha kararlı ve emin. pasları oldukça isabetli, kalecilik performansına değinmeme gerek yok.

    donk, marcao, mariano, saracchi, lemina ve seri kendisi gibi alternatifsiz. bu grubun sahada kalma süreleri ne kadar çok olursa, şampiyonluk şansımız da o kadar çok olur.
  • 10562
    bu seneye kadar bizde oynayan en iyi kaleciyi hep tafo olarak görüyordum çünkü tafo avrupa’dan kupalar kaldırmıştı, üst üste şampiyonlukları vardı, brezilya milli takımının da efsane kalecisiydi üstelik hadi artık bu olamaz denen henry’nin kafa şutunu uefa finalinde çıkarmıştı ama bu seneden itibaren kendisi artık tafo’nun da önünde gelmiş geçmiş en iyi 1 numaramız olmuştur.

    ben nando’yu yaptığı enfes kurtarışlardan dolayı sevmiyorum. kendisinin kalede öyle bi yer tutuşu var ki, ligdeki diğer oyuncular kendisiyle karşı karşıya kaldıklarında kurtarır diye topu hep imkansız noktalara göndermeye kalkıyorlar. teknik açıdan da o derece kalifiyeli olmadıkları için çoğu defa bunu başaramıyorlar. avrupa maçlarında bunu yapıyorlar ama o maçlarda da fark yememize rağmen enfes oyunlar çıkarıyor. hemen aklıma 29 nisan 2018 galatasaray beşiktaş maçı geliyor. hatırlarsınız, fabri’nin degajında maicon’un embesilliği yüzünden muslera’yla karşı karşıya kalan babel topu öyle bi yere gönderdi ki, nerdeyse taça gidecekti top. babel diyorum bak, yıllarca liverpool’da top oynamış, prime döneminde tekniği muazzam olan birinden bahsediyorum. o pozisyonda babel’in topu önüne alışına bi bakın. türkiye’de o klaslıkla o topu o şekilde önüne alabilecek kaç kişi var desem sayamazsınız ama yaptığı vuruşa bakıyorsun, resmen veysel cihan vuruşu. o babel’in bile ayarları bozuldu o pozisyonda.

    bakın bu bir psikolojik üstünlüktür. hiçbir rakip takım oyuncusu muslera’ya kolay gol atılamayacağını bilir. ona göre topu göndermeye kalkar. altay ile yahut uğurcan ile ya da mert günok ile karşı karşıya kaldıklarında daha rahatlar neden? çünkü onlar insan, muslera hayvan, ciddi söylüyorum bazen gerçekten hayvanlıklar yapıyor. gol yemiyor aq. tam tarihini hatırlamıyorum ama bir beşiktaş galatasaray maçında artık o kadar çok hayvanlaştı ki hugo almeida yanına gelip “ oha artık tepkisinde bulundu” yemiyo abi çünkü. her yerden denedi o maçta ama olmadı. diğerlerinden farkı bu. değilse uğurcan daha iyi kaleci olabilir ilerde yahur mert günok’un ayakları daha iyi olabilir ya da altay kendisinden daha iyi penaltı kurtarabilir ama onun adı nando. kendisi maç almaz, şampiyonluk kazandırır. psikolojik üstünlüktür. rakiplerde şu düşünceyi oluşturur: “adamlar çok boktan oynasalar da kalelerinde muslera var abi. muslera tek başına şampiyon yapar”. yaptı da zaten. 2014-2015 sezonunda tek başına zirvede tuttu bizi. o mersin maçında yaptıkları aklıma geliyor da akskddkkfjffn. biz bile “oha aq artık” tepkisi verdik. cidden inanılmaz. bu üstünlüğün ne manaya geldiğini kendisinden sonraki senelerde anlayacağız aynı şu an melo’nun yokluğunun ne demek olduğunu anlamamız gibi.. ya da hagi’nin. hiç farketmez...

    sözün özü; kendisi tarihimizin en iyi 1 numarasıdır. en büyük isteğim hagi ile birlikte kendisinin heykelinin dikilmesidir. çok yaşa sen nando... umarım bizimle çok uzun seneler daha olursun.