• 2401
    takımda aldığı paranın hakkını veremeyen oyuncuların başında geliyordu. hatta bir dönem o kadar kötüydü ki selçuk inan bundan daha iyi falan dedirttiği maçlar oldu. yani yok abartıyor falan diyen varsa eski maç başlıklarına yada bu başlıktaki eski entrylere bakabilir. bu adamın 2 önemli sorunu var. birincisi temaslı oyunu sevmemesi, ikincisi ise topu yüzü kendi kalesine dönük aldığında topla beraber dönememesi yani bu adama top galatasaray stoperlerinde iken yapacağınız bir markaj ile galatasaray'ın geriden kısa paslar ile çıkmasını engelleyebiliyordunuz. dikkatli izleyen bir çok yazar da bu durumunu fark etmiştir. luyindama'nın marcao'nın fernando'ya attığı paslar duvara çarpmış gibi geri dönüyordu. bir de şunu da eklemek lazım temaslı oynamayı sevmemesine rağmen çok boş, çok lüzumsuz sarı kartlar görüyordu. 45+3 de rakip ceza sahasının hizasında taç kullanılırken rakibin burnunu kırmak gibi.

    sevilla'ya gideceğinde başarılı olacağını tahmin etmek zor değildi. bu adam temassız oyun seviyor, ispanya ligi de temassız oynanıyor, tam kendisine uygun bir ortam vardı. peki bizde kalsa ne olurdu? n'zonzi'li takımdan 3-5 puan belki fazla toplardık. 8 maçlık seri'yi yapabilir miydik? bence yapamazdık. seri de fernando gibi temassız ama fernando'nun aksine geriden çok iyi oyun kurabiliyor takımı maestro gibi yönetebiliyordu. fernando'nun arkasına bir markaj verdiğinde stoperlerden kendisine gelen paslar duvara çarpmış gibi geri dönüyordu. hem de öyle bir dönüyor ki topla fernando'ya pası attığın noktadan 8-10 metre daha geride buluşuyordun. bu seride zaten seri'nin de payı büyüktü. peki pandemi sonrası dönem? muslera yok, falcao yok, andone yok, luyindama yok, marcao yok, fernando olsa ne olacaktı? bize performans olarak ne seri'nin ne de lemina'nın verdiğinden fazlasını vermedi ki bu adam. sakatlıksa o da sakatlanıyordu. her sene aralık gibi minimum 2 ayda dönebileceği bir sakatlık geçiriyordu. bu sene 9 günde dönmüş. ancak mayıs ayında antremanlar başlayınca tekrar sakatlanmış ve 70 günde dönebilmiş.

    takımımızda feghouli ve belhanda ile birlikte sevr gibi kontratı olan oyunculardan bir tanesiydi. sözleşmesinin son senesi kendisini zarar etmeden gönderebilmek çok büyük bir iş. şu adamı satabilmek mustafa cengiz yönetiminin yaptığı en başarılı işlerden bir tanesiydi. badem gözlü ilan etmenin pek de bir mantığı yok bence.
  • 2402
    şu anda lemina sözlükte yerilirken fernando güzellemeleri yapılması aşırı gülünç. kendis bizdeki son sezonunda 22 süper lig maçına çıktı. lemina 20... lemina dominant oyun sergiledi hep, fernando ise hayalet casper’dı. ben demiyorum açın önceki entrylere bakın. bu fernando sevgisi nereden çıktı bilmiyorum ama galatasaray’da doğru düzgün maça çıkmadı ve çoğunlukla silik performans gösterdi. birçok futbolcu’da olduğu gibi tudor döneminde iyi performans gösterdi, fatih terim döneminde kötü performans gösterdi. lemina istemeyenlere de söyleyecek tek sözüm var. sorun lemina’da fernando’da değil. fernando 34 lig maçına çıktı bu sene sevilla ile. bence artık kulübün antrenman teknikleri ve antrenörleri değerlendirilmeli. zira büyük bir sıkıntı olduğu belli.
    ps: tabi ki ziraat türkiye kupası ve cl maçlarını da kattım fakat aynı olduğu için sadece lig nazarında istatistik değerlendirmesi yaptım.
  • 2404
    eski futbolcumuz. taraftarımız tarafından özlemle anılmasının sebebi baharın müjdeleyicisi olarak beşiktaş’a attığı goller ve şampiyon olmamızdan kaynaklanmaktadır. performanstan ziyade güzel zamanlarda rol almasından özlem duyuluyor. bu bir nebze normal bence. ahmet yıldırım ve kerem inan aklıma geldiğinde bende gülümserim. bunun sebebi takımın o dönem iyi olmasından. kewell aklıma gelir bazen yüzüm düşer. kötü dönemin iyi futbolcusuydu ama şampiyon olamıyorduk.